Ercan Caner : Hava Kuvvetleri Komutanlığı “Kardeş
Kuruluşu” Türk Hava Kurumu’na Neden Sahip Çıkmıyor ??


E-POSTA : ercancaner@sunsavunma.net 

Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak
ve helikopter lisanslarına sahiptir. Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında
doktora tez çalışmalarını sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve
Taarruz Helikopterleri (2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı
kapsayan TSK, BM ve NATO deneyimlerine sahiptir.


02 Eylül 2019


Son duası mı okundu?


Sanki Türk Hava Kurumu’nun “Son duası” o zaman okunmuş gibi!..


Müyesser Yıldız, ODATV, 01 Eylül 2019


Bizzat
Atatürk tarafından kurulan, ancak özellikle “FETÖ”nün iktidar ortağı
olduğu dönemden itibaren çürütülen ve yolsuzluk batağına sokulan Türk Hava
Kurumu’nun akıbeti yavaş yavaş netleşti.


Kurumun
yeni yönetimi işbaşına geleli daha bir yıl olmadı, ama on yılların faturası
adeta sistematik bir şekilde onlara kesilmeye başlandı.


Geçen
yıl 13 Ekim’de yapılan 45’inci Olağan Genel Kurul’da mevcut başkan emekli Hava
Pilot Tuğgeneral Kürşat Atılgan’ın devam etmesi bekleniyordu. Ancak Genel
Kurula birkaç gün kala sürpriz bir şekilde Balyoz kumpası mağdurlarından emekli
Tümgeneral Ahmet Bertan Nogaylaroğlu’nun adaylığına karar verildi.


Kurum
gerçekten çok zor durumdaydı. Kulislerde, AKP’ye yakın bir isim olduğu,
iktidarla koordineli çalışarak, işleri düzeltebileceği düşüncesiyle
Nogaylaroğlu’nun tercih edildiği konuşuluyordu.


Nitekim
Genel Kurul’dan bir gün önce Nogaylaroğlu’nun adaylığını duyururken, gündemdeki
iddiaları da aktarmıştık. Bir kesime göre, Türk Hava Kurumu’nda yeniden “FETÖ”cülük
ve yolsuzluk tartışmalarının başlaması Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda
rahatsızlık yaratmış, bunun üzerine yeni bir isim arayışı gündeme gelmişti. Bir
başka kesime göre ise bizzat mevcut Başkan Kürşat Atılgan, Hava Kuvvetleri
Komutanı Hasan Küçükakyüz ve Genelkurmay yetkilileriyle görüşerek,
Nogaylaroğlu’nu önermişti.


İlginçtir,
bu haberimiz hem Atılgan, hem Nogaylaroğlu’nun tepkisine yol açmıştı.


Son
birkaç ayda Türk Hava Kurumu üzerinde yaşanan tartışmalar sırasında Atılgan ve
Nogaylaroğlu’nun karşı karşıya geldiğini, birbirleri hakkında suç duyurusunda
bulunduğunu gördük.


-Hükümet Neden İzledi?-


Sadede
gelirsek; Olan biteni başından beri izleyip, haberleştiren Cumhuriyet’ten
Tuncay Mollaveisoğlu bugünkü yazısında, “Türk Hava Kurumu’nun içi
boşaltılırken, hükümet neden izledi?”
diye çok haklı bir soru sormuş.


Raporların
sümen altı edildiğini, yolsuzluk ve usulsüzlük belgeleri Erdoğan’a iletildiği
halde harekete geçilmediğini, birçok şirket ve banka borç yapılandırılması ile
kurtarılırken, THK’nın borç yapılandırma kapsamına alınmadığını, özetle adeta
kurumun batışının izlendiğini vurgulamış.


Ya
İktidar medyasında esen/estirilen hava?!.. Yolsuzlukları Savcılıklara bildiren
yeni yönetim, ancak suçlanan onlar. Sanki tüm bunlar 10 ayda olmuş, bitmiş
gibi!..


Bir
de Türk Hava Kurumu’nun sözleşme imzaladığı Avukat Haluk Pekşen’in CHP eski
milletvekili olması konusu var ki!.. Buradan yüklenip, “THK, CHP’nin arka
bahçesi oldu”
iddiasında bulunuyorlar.


Eski
Başkan Kürşat Atılgan da bir dönem MHP milletvekilliği yapmıştı. Üstelik
Bahçeli’nin hemşehrisi. Niye o zaman kimsenin aklına, “THK, MHP’nin arka
bahçesi mi?”
diye sormak gelmedi ki?


-Şimdi AKP’nin “Arka Bahçesi” mi Oluyor?-


Kurumun
Haluk Pekşen’den önceki Avukatının AKP’li bir isim olduğu ve 2 sayfalık tek bir
mütalaa için 200 bin lira ödendiğinin öne sürüldüğünü belirtip, son gelişmeyi
aktaralım.


Kulislere
bomba gibi düşen iddiaya göre, 31 Temmuz itibarıyla THK ile sözleşmesini
bitiren Pekşen’in yerine, AKP’nin çeşitli kademelerinde görev yaptıktan sonra
milletvekili aday adayı olan ve halen de Genel Merkez’de Başkan Yardımcısı
konumunda olan bir avukatla sözleşme imzalanmış.


Ne
zaman mı?


Erdoğan’ın
Salı günkü Rusya ziyaretinden dönerken, yaptığı şu açıklamanın hemen ardından:


“Şu
anda bir olay daha çıktı ortaya; Türk Hava Kurumu meselesi. Türk Hava
Kurumu’nun arkasında kim var? CHP’li milletvekili. Onun arkasında CHP. Bunu
savunuyorlar ve ‘Bakanlık neden Türk Hava Kurumu ile çalışmıyor?’ diyorlar.
Yahu bu adam zaten mezarlığa dönüştürmüş Türk Hava Kurumu’nu. Oradaki uçakların
motorları, pervaneleri yok. Yani rezillik diz boyu. Şimdi büyük ihtimalle
şurada birkaç gün içerisinde orayı da masaya yatıracağız. Yani bu Türk Hava
Kurumu ile bir yere varamayız.”


Doğruysa,
şimdi de “Türk Hava Kurumu AKP’nin arka bahçesi mi oluyor?” diye sormak
gerekmez mi?


Toparlarsak;


On
yılların sorunu bir kalemde 10 aylık bir yönetime kesildi…


Kurumu
kurtarıp, ayağa kaldırmaya yönelik tüm talepler geri çevrildi…


İktidar
medyasında, “THK kapatılmalı” sesleri yükseldi…


Ve
Atatürk’ün kurduğu 94 yıllık bir kurum daha kapatılma veya kayyıma devredilme
noktasına geldi…


-Hava Kuvvetleri Komutanı: Biz Belirledik-


İlginç
olan da tüm bunlar yaşanırken, başta Hava Kuvvetleri Komutanlığı olmak üzere
TSK ve MSB’nin sessiz kalması!..


“Ne
âlâka”
diyenler olabilir.


Yazının
başında Nogaylaroğlu’nun Başkan adaylığına, Hava Kuvvetleri Komutanı ve
Genelkurmay’ın karar verdiğini belirtmiştik.


İnanmayanlar
için Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz’ün geçen yılki Genel
Kurul’da yaptığı konuşmanın şu ilk bölümünü aktaralım:


“Öncelikle
45’inci olağan büyük genel kurulda bulunmaktan duyduğum memnuniyeti arz etmek
istiyorum ve sizlerle beraber olduğumdan dolayı hakikaten mutluluk duyuyorum ve
hepinize saygı ve sevgiler sunuyorum. Öyle uzun uzun bir konuşma konusu
düşünmedim. Ben öncelikle Ulu Önder Atatürk’ün 1925 yılında kurup, bize
bıraktığı bu güzide kurumu Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ayrılmaz bir parçası
olan Türk Hava Kuvvetleri ile kardeş kuruluş olduğu hususunu hepinizin bildiği
gibi yine aynı şekilde tekrar ediyorum. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da aynı
şekilde kol kola olacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu vesileyle
öncelikle Sayın Genel Başkanıma, yönetim kurulu ve delegasyona, hepinize üç
yıldır yapmış olduğu hizmetlerden dolayı gerçekten çok teşekkürlerimi ve
saygılarımı sunuyorum, sağ olun var olun. Aynı hizmetleri bundan sonra da diğer
konularda yardımcı olacak şekilde sürdüreceğinize eminim. Sayın Genel
Başkanımızla yapmış olduğumuz istişare sonucunda kendisinin bana söyledikleri,
‘Ben yoruldum. Beni lütfen değiştirmek için elinizden geleni yapar mısınız?’.
Biz de onunla beraber aynı yola çıkarak, yeni bir genel başkan adayı sunduk. O
da sizlerin takdirlerinedir.”


-Komutanın Anlamlı Fıkrası-


Orgeneral
Küçükakyüz’ün konuşmasının son bölümü daha da dikkat çekiciydi. Genel
Kurul’daki gerginliği azaltmak için bir fıkra anlattı.


Küçükakyüz’ün,
hem Türk Hava Kurumu’nun anlam ve önemi, hem de ortam açısından o zaman hiçbir
anlam veremediğim fıkrası şuydu:


“Temel
kahvede oturuyor, tabi hem kumar oynuyor hem de içki içiyor. Akşam oluyor,
kumarda parayı kaybetmiş, içkiden de sarhoş olmuş. Kalkmış evinin yolunu
tutmuş. İçinde bir pişmanlık, ‘Kumar oynadık parayı kaybettik. İçki içtik
sarhoş olduk, hem de günaha girdik’. O sırada da mezarlığın yanından geçiyor.
‘Yahu bari ben bu mezarlıkta bir dua okuyayım da bir sevaba gireyim’. Dönüyor
mezarlığa, kaldırıyor ellerini, efendim bir dakika, iki dakika, tık yok.
Bakıyor olacak gibi değil, ‘Hepinize iyi akşamlar, bol şanslar diliyorum’. Ben
de tüm kurula ve hepinize bol şanslar dilerim. Saygı ve sevgiler sunuyorum.”


Sanki
Türk Hava Kurumu’nun “Son duası” o zaman okunmuş gibi!..


Ancak
bizlere düşen, Atatürk’ün kurduğu bu tarihi kuruma “Bol şanslar” dilemek
yerine, kurtarılması, yaşatılması ve eski misyonuna kavuşması için canla başla
sahip çıkmak olmalı, değil mi?!..


LİNK
: https://odatv.com/son-duasi-mi-okundu-01091950.html