SAĞLIK & TIP & HASTANELER & PSİKOLOJİ & SOSYOLOJİ & KİŞİSEL GELİŞİM & FELSEFE


YUSUF KAYIŞOĞLU : DOKTORLARIN GÖZÜNDEN ŞEHİR
HASTANELERİ




28 Temmuz 2019 

E-POSTA : ykayisoglu@yenidonem.com.tr




Eskiden mürekkep kokulu bir dergiydi Hekimce
Bakış.


Belli periyodlarla gelirdi.


Sonradan dijitale döndü.


Artık internet üzerinden yine dergi tadında
yayınlanıyor.


Bursa’nın sağlık sorunlarına doktorların
gözünden mercek tutan derginin bu ayki sayısının konusu üzerinde çokça
konuşulan Şehir Hastaneleri oldu.


Elbette…


Kapak konusu 16 Temmuz’da açılan Bursa Şehir
Hastanesi’ydi.


Açılışından önce çıkan Hekimce Bakışı
Dergisi’nin konuya ilişkin yazısı şöyle başlıyor:


“Bursalılar 16 Temmuz sabahına
uyandıklarında ‘kamu sağlık’ hizmetleriyle ilgili ‘zorlu sancılı’ bir sabaha
uyanmış olacak.


‘Uyanma’ sözcüğünü teknik olarak
düşünebilirsiniz ‘gerçekten’ uyanmaları ve gerçekleri yaşayarak daha iyi
görmeleri için biraz zamana ihtiyaçları olacak.


Ama bu ‘acı’ bir uyanma olacak.


Açıkçası bu uyanma konusu Türkiye halkı için
hepimiz için biraz sancılı acı bir deneyime dönüşmüş durumda…


Şöyle geriye dönüp örneğin son 20 yıla
baktığınızda milyonları toplumun tümünü yakından ilgilendiren kamu hizmet
alanlarının nasıl çökertildiğini acı bir deneyime dönüştüğünü
görebilirsiniz…”


Bu girişin ardından ulaştırma eğitim enerji
tarım alanlarına tutulan aynanın ardından sağlıkla ilgili gelişmelere mercek
tutuluyor.


Çok çarpıcı değerlendirmeler var.


Tam anlamıyla büyük bir özet söz konusu…


Sağlık mı?


Şöyle anlatılıyor:


“Bu kamu alanlarından herhalde en müstesna
olanı insan yaşamındaki kıymetinin vazgeçilmez önceliği nedeniyle sağlık
alanı…


Türkiye halkının sağlığı da diğer kamu
alanlarında olduğu gibi özellikle son 17 yılda adım adım özel sektöre ve ranta
teslim edildi.


Herhalde bu adımların zirvesi ‘şehir
hastaneleri’ projesi oldu…


Çıplak bakışla bir ‘kamu projesi’ ama
ayrıntılarıyla baktığınızda tam bir ‘özel sektör projesi’ olan ‘şehir
hastaneleri’ eğer kısa sürede müdahale edilmediği takdirde muhtevası gereği
önümüzdeki 20-25 yıl boyunca sağlık alanında milyonlarca insan için yine kabusa
dönüşecek.


‘Ticari sır’ gerekçeleriyle ‘şartnameleri ve
sözleşmeleri’ halktan gizlenen ‘şehir hastaneleri’ projesinin gerçekleri ortaya
çıkarıldıkça halk için “sağlık üretme mekanizmasından” ziyade yerli
ve uluslararası şirketler için bir ‘rant üretme makinesi’ olarak tasarlandığı
görülüyor.


Bu konuyla ilgili bireysel olarak da Prof. Dr.
Kayıhan Pala deyim yerindeyse yıllardır çırpınıyor.


Hatta “Şehir Hastaneleri – Türkiye’de
Sağlıkta Kamu Özel Sektör Ortaklığı” ismiyle çok değerli bir kitap da
yazdı.


Ne yazık ki şehir hastaneleri konusu gündemde
yeterince yer bulamadı…


Şehir Hastanesi ile birlikte Bursa merkezdeki
bazı hastaneler de kapısına kilit vurularak binlerce hasta şehrin
kilometrelerce dışındaki bir hastaneye mahkûm ediliyor. Kapatılacak
hastanelerin şunlar olacağı kaydediliyor:


Muradiye Devlet Hastanesi Ali Osman Sönmez
Onkoloji Devlet Hastanesi Prof. Dr. Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi
ve Zübeyde Hanım Doğumevi Hastanesi.


Bu satırlardan sonra Bursa’nın üniversite içine
sıkışmayan kendi kariyeri yerine halkın gerçekleriyle dertlenen Kayıhan
Hoca’nın daha önce birçok kez paylaştığı şu sözler alıntılanıyor:


“Hastane açıldıktan sonra Sağlık Bakanlığı
ihaleyi alan şirketlere 2 ana başlıkta ödeme yapıyor. Birincisi kira ve bakım
onarımı içeren kullanım bedeli. Bu ihalede belirlenmiş sabit tutar ve 25 yıl
ödenecek. Bu tutar dolar bazında belirlendiği için dövizdeki kur farkından
etkilenecek ayrıca paranın değeri analizi adını verdikleri analize göre kur
farkı dışında enflasyondan da etkilenecek. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi bu
yöntemle değil klasik ihale yöntemiyle yapılsa 2 milyar TL’ye mal olacaktı.
Şimdi 25 yıl boyunca ödenecek kirayı topladığımızda yaklaşık 25 milyar TL
ödenecek.


Hesaplarımıza göre 3 buçuk 4 yıllık kiralarla
bu hastanelerin tamamı klasik ihale yöntemiyle yapılabilir. Temel itirazımız
modelin çok yüksek maliyet içermesine. Kalkınma Bakanlığı 2016 yılı raporunda
da 18 şehir hastanesi yatırım bedelinin 10.3 milyar dolar ödeyeceğimiz kira
bedelinin 30 milyar dolar olduğunu ortaya koyarak bizi doğruladı. Bu sağlıkta
özelleştirmenin yeni yöntemi. Tamamen uluslararası sermaye için yeni sermaye
birikim aracı ve yeni kar maksimizasyonu modeli.


Bir hesap yaptık. Sağlık Bakanlığı 2018
bütçesine açılmış olan 4 şehir hastanesi ve bu yıl açılacak hastaneler için 2.6
milyar TL kira ödeme bedeli koydu. Bu 2.6 milyarla hastane yapsak arsalar
hazineden 150 yataklı tam teşekküllü 64 hastane yapardık. Bir yıllık kira ile
150 yataklı 64 hastane yapabiliyorsak neden 25 yıl boyunca kira ödeyelim.


Yazı aslında çok daha ayrıntılı.


Şu iki notla birlikte özetini aldık buraya.


Şehir Hastanesi’nin yapımını üstlenen
şirketlere yüzde 70 yatak ve diğer hizmetlerde doluluk garantisi veriliyor.


Kira bedel ve artışları enflasyon ve döviz
kurlarındaki artışa bağlı olacak.


Burada devlet yaptığı hatayı anladı ve önlem
almaya çalışıyor.


Ve en önemli noktalardan biri daha…


‘Ticari sır’ gerekçesiyle şartnameler ve
sözleşmeler kamuya açıklanmıyor. Bazı bilgilere davalar aracılığıyla
ulaşılabiliyor.


Hukuksal uyuşmazlıklarda Türk mahkemeleri
geçerli olmayacak. Olası uyuşmazlıklarda davalar Londra’daki mahkemelerde
görülecek.


Şehir Hastaneleri’nin şehir merkezlerine
uzaklıkları kadar bu yönleri de önemli olsa gerek.




LİNK : http://www.yenidonem.com.tr/yazarlar/yusuf-kayisoglu-74/doktorlarin-gozunden-sehir-hastaneleri-11360.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir