Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

NSO’nun perde arkası : WhatsApp’i hackleyen şirket
hakkında bilmemiz gerekenler


Geçtiğimiz günlerde dünyanın en yaygın
kullanılan haberleşme uygulaması WhatsApp’taki bir güvenlik açığı nedeniyle
belirli sayıda hedef telefona casus yazılım yerleştirildiği ortaya
çıktı
.


Saldırının arkasında İsrail merkezli, mobil
cihazların hacklenmesi üzerine uzmanlaşmış NSO Group adlı şirketinin olduğu
iddia edildi. WhatsApp saldırısı NSO Group isminin geniş çevreler tarafından
duyulduğu ilk hadise olsa da; şirketin son zamanlarda oldukça kritik olaylarla
birlikte anıldığı dikkatlerden kaçmıyor.


Siber Bülten ekibi olarak yoğun bir çalışmanın
ardından NSO Group perdesini aralayarak şirket hakkında merak edilenleri
derlemeye çalıştık:


Kolay Erişim



NSO
GROUP’u kuran iki çocukluk arkadaşı kafadar


Mobil cihazlara uzaktan erişim sağlayan siber
istihbarat şirketi NSO Group, 2010 yılında (bazı kaynaklara göre 2009) İsrailli
üç girişimci Niv Carmi, Shalev Hulio ve Omri Lavie tarafından Herzliya
şehrinde kuruldu. Şirketin adı kurucularının baş harflerinden oluşuyor.
Çocukluk arkadaşı olan Hulio ve Lavie’nin beraber kurdukları 3. şirket olan NSO
Group’a teknik uzman olarak giren Carmi’nin bugün şirketle bir ilişkisi
bulunmuyor. Şirketin CEO koltuğunda Shalev Hulio oturuyor.


“İsrail,
ABD ve Avrupa’nın milli güvenliği önceliğimiz”


Şirket, sitesinde ‘İsrail ABD ve Avrupa’nın’
milli güvenliklerini önceliklendirdiğini ve bu ülke yönetimlerden küresel kamu
güvenliği ile ilgili ‘yönlendirme’ aldığını ilan ediyor. Bunun yanı sıra
NSO Group bünyesinden bulunan İş Etik Komitesi’nin uluslararası güvenlik,
istihbarat ve jeopolitik uzmanlardan oluştuğu bilgisi de veriliyor. Yasal
kuralların dışında etik değerlerin de şirket için önemli olduğu sık sık
vurgulanıyor. Sadece İsrail istihbarat dünyası ile değil aynı zamanda
dünyanın değişik ülkelerindeki istihbarat servisleriyle de içli dışlı olan
şirketin yatırımcı profili kadar hisse alım satımları da birçok soruyu gündeme
getiriyor.


Şirketin
kurucuları ucuza sattıkları hisseleri neden yüksek fiyatla geri aldı?


Şirketle ilgili dikkat çekici gelişmelerden
bir tanesi bu senenin başında yaşandı. NSO Group’un kontrol hisseleri
kurucular tarafından 2014 yılından 180 milyon dolar değerleme ile San
Francisco gruba satıldı. (Şirketin bugünkü değerinin 1 milyar doların
üzerinde olduğu hesaplanıyor.) Anlaşma sonrasında iki kurucuda şirketin yüzde
15’er hissesi kaldı. 2014’den bu yana kurucu ortakların hisseleri yüzde 10’a
(her biri için) geriledi. 2017’de şirket toplam 230 milyon dolar kâr payı
dağıttı.


Şirketi yakından tanıyanlar her bir ortağın
satışın ardından 80 milyon dolar kazandığını iddia ediyor. Ocak ayında basında
çıkan bir habere
göre ise
, Lavie ve Hulio 50’şer milyon dolar vererek sattıkları hisseleri,
şirket değeri yükseldikten sonra ilginç bir şekilde geri almaya başladı. Konu, NSO
gibi karanlık bir şirket olunca yatırım dünyası ucuza sat, pahalıya al
stratejisine anlam vermekte biraz daha zorlandı.


Hulio
ve Lavie’ye gelen esrarengiz telefon NSO Group’un kuruluşuna neden oldu


Shalev Hulio ve Omri Lavie’nin ilk girişimleri
NSO Group değil. Bundan önce de çeşitli girişimleri olmuş. Mesela 2007’de
-daha 26 yaşındayken- MediAnd adlı bir video reklamcılık firması kurmuşlar.
MediAnd’e yatırım yapanlar arasında Genesis Partners adlı bir yatırım firması
bulunuyor. Başındaki isim Eddy Shalev, Lavie ve Hulio’nun en büyük destekçisi,
bugüne kadarki her girişimlerine yatırım yapmış.


Tel Aviv Üniversitesi’nde İstatistik ve
Psikoloji bölümlerini bitiren ve ardından Bilişim Sistemleri yüksek lisansını
yapan Shalev, mezuniyetinden hemen sonra 1972 yılında çalışmaya başladığı
IBM’de 10 sene sonra İsrail’de teknoloji girişimlerine yatırım yapan girişim
sermayedarı şirketlerde çalışmış. Halen aynı işi yapan F2 Capital’in başında
bulunuyor. Kurucu ortağı olduğu Genesis Partners’de 23 yıl genel müdürlük
yaptıktan sonra 2014 yılında bu görevinden ayrılıyor. Bu kararın arkasında
yatırımcısı olduğu NSO Group hisselerinin satılması var mıdır bilinmez.


MediAnd’in kuruluşundan bir yıl sonra ikili
mobil cihazlara uzaktan teknik destek veren CommuniTech şirketini kurmuş.
CommuniTech ile NSO Group arasında önemli bir bağlantı olduğu açık ve net bir
şekilde gözüküyor. Şirket, müşterilerinin mobil telefonlarına uzaktan erişim
sağlayarak teknik destek sağlıyor. Cep telefonunuz bozulduğunda ve teknik
tamire ihtiyaç duyduğunda servise gitmenize gerek kalmadan CommuniTech teknik
danışmanını arıyorsunuz, o da cihazınıza uzaktan bağlanıyor ve sorunu çözüyor.


NSO Group’un mobil cihazlara casus yazılım
yüklemekle suçlandığını göz önünde bulundurunca, CommuniTech tecrübesinin
NSO’nun kuruluşunda önemli bir kilometre taşı olduğunu kabul etmek gerekiyor.
Zaten şirket CEO’su Hulio, medyaya verdiği bir röportajda CommuniTech yılları
sırasında Avrupalı bir istihbarat ajansından bir telefon aldığını ve ‘Neden
mobil cihazlara sızacak bir casus yazılım yapmayı denemiyorsunuz?’ fikrini
ortaya attığını anlattı.


Pegasus’un
ilk müşterisi hangi ülke oldu ve Kaşıkçı cinayetindeki rolü nedir?


Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğunda
katledilen Cemal Kaşıkçı olayında, Suudi hükümetinin Kaşıkçı’yı NSO grubun
geliştirdiği Pegasus adlı casus yazılım ile takip ettiği ve telefonundaki veri
akışını izlediği öne
sürülmüştü
.


Eski ABD Güvenlik Ajansı (NSA) çalışanı Edward
Snowden, Kasım 2018’de NSO Group’a ait Pegasus isimli yazılımının, Cemal
Kaşıkçı’yı takip etmek için kullanıldığını söyleyip NSO’yu “dijital hırsızlık
araçlarını geliştiren” bir şirket olarak tanımlamış, İsrail’i “buna dair
herhangi bir sorumluluk üstlenmeyi kabul etmemekle” eleştirmişti.


Bir telefon numarasıyla, cihazın modelini ve
operatörünü dahi bilmeden, telefondan gönderilen / alınan sesli çağrılar,
mesajlar, e-postalar ve sosyal ağlarda yapılan paylaşımları elde etmenin mümkün
olduğu Pegasus programı böylece ortaya çıkmış oldu. 2010’da NSO Group kurulur
kurulmaz şirketin ‘marka ürünü’ haline gelen Pegasus kısa zaman içerisinde
beklendiği gibi istihbarat örgütlerinin dikkatini çekmişti. Şirketin ilk
imzaladığı sözleşmelerden biri 2011 yılında Meksika
hükümeti ile oldu
. Daha sonra ortaya çıktığına göre, Meksika uzun süredir
savaş halinde olduğu uyuşturucu kartelleriyle mücadele yerine iktidara muhalif
çevrelere ve gazetecilere karşı Pegasus yazılımını kullanmıştı.


Meksika hükümetinin Al Chapo’yu yakalamasında
da Pegasus’un rolü olduğu bildirildi. NSO CEO’su Al Chapo’nun iletişim halinde
olduğu bir aktris, bir gazeteci ve bir avukat olduğunu operasyonun başarısı
için gazetecinin de telefonuna sızılması gerektiğini gazetelerdeki haberlerden
öğrendiğini savunuyor ve ekliyor: “Bin Laden’i yakalamak için 16 yaşındaki
oğlunun telefonuna sızmak meşru mudur, değil midir?”


Hulio
Suudiler’e Pegasus’u ne kadara sattı?


Müşterilerinin Pegasus’u kimlere karşı
kullandıklarını bilmediğini iddia eden İsrailli CEO, röportajın ilerleyen
bölümlerinde yazılımın kötüye kullanılması durumunda yazılımın çalışmasını
durdurabildiklerini, bunu yapmaları için hem hakları hem de teknolojileri
olduğunu söyledi.


NSO CEO’su Hulio şirketinin Kaşıkçı
cinayetindeki rolünü kesinlikle inkar ediyor. ‘Cinayetten sonra kontrol
ettirdim; geliştirdiğimiz teknoloji ile hiçbir ilişkisi yok cinayetin.’
sözlerini CBCNEWS’deki
röportajında
dile getiriyor. İsrailli girişimci ‘Riyad’a giderek bizzat
Suudilere 55 milyon dolar karşılığında Pegasus’u sattınız mı?’ sorusuna ise
gülerek, ‘Gazetelerin yazdığına inanmayın’ deyip sıyrılmaya çalışsa da inkâr edemiyor.
NSO’nun Meksika’ya toplam 80 milyon dolarlık siber istihbarat yazılımı sattığı
New York Times tarafından
ortaya çıkartılmıştı
.


Şirket ise ürünlerinin sadece güvenlik
amacıyla kullanıldığını savunuyor. Sitesinde
verdiği bilgide
kaçırılmış çocukların bulunmasından canlı bomba eylemlerini
önlemeye kadar birçok önemli güvenlik hadisesinde ürünlerinin kolluk
kuvvetlerine ve istihbarat ajanslarına yardımcı olduğu öne sürülüyor.


Şirketin
UNIT 8200 ve Mossad ile ilişkileri


Konu İsrailli bir siber istihbarat şirketi
olunca, gözler ister istemez şirketin Mossad ve UNIT 8200 ile olan ilişkisine
çevriliyor. Hulio ve Lavie’nin NSO’dan önceki şirketi CommuniTech’in teknolojik
altyapısını kuran iki kişiden biri İsrail ordusunun sinyal istihbarat
birimi UNIT 8200’de (1952’de kurulan birimin adı değişmese de misyonu sinyal
istihbaratından kod kırmaya doğru evrildi) çalışmış eski bir asker.


Bu arada belirtmeden geçmeyelim, UNIT
8200’nin eski elemanlarının dijital dünyanın önde gelen şirketleri
arasında görmek şaşırtıcı bir olgu değil. UNIT 8200’den ayrılan İsrailli
askerlerin kurdukları şirketler hakkında detaylı bilgiye buradan
ulaşabilirsiniz
.


NSO Group’un 8 yıllık geçmişinde Herzliya’daki
şirket merkezine dair tek bir görüntü bile medyada bulunmuyordu. CNBCNEWS’e
kısıtlı da olsa verilen görüntü çekme izninde
, çalışanların boş
zamanlarında Play Station oynadığı, binanın teras katında spor hocası eşliğinde
egzersiz yapılan sempatik, çalışanlarının rahatı ön planda tutulan bir şirket
imajı çiziliyor. Diğer taraftan hiçbir çalışanın yüzü ekrana yansıtılmıyor ve
binaya girerken sıkı güvenlik tedbirlerinin alındığı haber arasına
sıkıştırılıyor. NSO’nun çalışanlarından önemli bir kısmının İsrail askeri
istihbarat teşkilatı ve MOSSAD elamanı olduğu da haberde bildiriliyor.


Kendi
ürünlerine karşı ürün geliştirdiler: Kaymera


Dünya Lavie ve Hulio ikilisinin kurduğu NSO
şirketine odaklansa da, seri yatırımcılar 2013’de Kaymera adlı yeni bir şirket
kurdular. CommuniTech ile başlayan NSO ile devam eden  mobil telefon
hackleme macerasını Kaymera ile bu sefer defans düzlemine taşıyan Lavie – Hulio
yeni şirketleriyle cep telefonlarına yönelik sızma girişimlerini önlemeyi
hedefliyor. Başka bir deyişle NSO’nun geliştirdiği Pegasus’un işlevini yerine
getirmesini önlemeye çalışıyor.


İsrailli yatırımcılar siber istihbarat
alanında önemli bir fırsat görmüş olmalılar ki, bir sonraki yatırımları da yine
bu alanda yapmak istediler. Kasım 2108’de Lavie – Hulio’nun Fifth
Dimension adlı bir siber istihbarat şirketini satın almayı planladıklarına dair
haber medyada yer aldı. Fifth Dimension’ı sıradan şirketlerden ayıran önemli
bir özelliği bulunuyor: Şirketin başındaki isim İsrail eski Genelkurmay Başkanı
Benny Gantz.


İsrail’de üst düzey eski askerlerin teknoloji
şirketlerinin yönetim kurullarında bulunması ya da bu sektörde danışmanlık
yapmaları sık karşılaşılan bir durum. Akla ilk gelen örneklerden birisi IoT
hackeleme konusunda uzmanlaşan TOKA’nın
kurucu ortağı olan İsrail eski başbakanı (savunma bakanlığı da yaptı) Ehud
Barak
.


İsrail
eski genelkurmay başkanı da Pegasus kurbanı mı?


Gantz isminin  Lavie – Hulio ile birlikte
geçmesinde ise dikkatli gözlerden kaçmayan önemli bir ayrıntı gizli. Gantz
geçtiğimiz nisan ayında yapılan seçimde mevcut başbakan Binyamin
Netanyahu’nun (yine kazandı) rakibiydi ve seçimlerden kısa bir süre
önce, genelkurmay başkanı olduğu dönemde telefonunun
hacklendiği
 iddia edildi. Kasım ayında çıkan ‘satın alma’ haberinden
bir süre sonra  Lavie – Hulio Fifth Domain’i almaktan vazgeçtiler.
Ardından şirketin büyük yatırımcılarından bir tanesiyle yaşanan sorunlar
nedeniyle şirket battı.


Gantz’ın telefonunun hacklenmesinde olağan
şüpheli olarak İranlı hackerlar işaret edilse de, İranlıların bunu nasıl yaptığı
henüz ortaya çıkmadı. İranlıların Pegasus kullanması düşük bir ihtimal. Ama
yine akılda tutulması gereken bir seçenek.


İsrail’deki şirketlerin yabancılara kritik
savunma sanayi ürünleri satabilmesi için İsrail Savunma Bakanlığının
İhracat Kontrol Müdürlüğü’nden izin alması gerekiyor. 2016 yılında İsrailli bir
şirketin bir Arap şirketine bir siber güvenlik ürününe ait lisans satmasına
Savunma Bakanlığının izin verdiği
haberi çıktı
. Araplara ürün satan İsrailli şirketi tahmin etmek zor olmasa
gerek: NSO Group. NSO’nun ismi açıklanmayan Arap şirkete iki farklı
Pegasus lisansı sattığını yazan  Times of Israel gazetesi, bunlardan
birinin casus yazılımla hedeflenen şahsın telefonuna gelen bir mesajdaki linke
tıklamasını gerektirdiğini, diğerinin ise herhangi bir linkte tıklamadan casus
yazılımın aktif hale geldiğini belirtti. İsrailli yetkililer, NSO’nun ikinci
tip lisansla satış yapmasına izin
verdiği bildirildi
.


Şirketin eş başkanı Tami Mazal Shachar da,
Pegasus’u satma kararı almadan önce şirketin etik komitesinin toplanarak karar
verdiğini anlatıyor: “Otokratik eğilimleri olan bir devletin terör saldırısıyla
karşılaştığına dair ciddi bir bilgi varsa o zaman karar vermek siyah ve beyaz
arasındaki ayrımı belirlemek kadar kolay değil. Bu zor karar ile ilgili ciddi
tartışmalar yaşanıyor.” ifadelerini kullanıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış