TELEGRAM

HAARP Teknolojisi
NEDİR ? NE DEĞİLDİR ?

HAARP’in gerçek amaçları söyle
özetlenebilir: Atmosferi manipüle etmek ve modifikasyon sağlamak, geniş
kitlelerin düşüncelerini ve ruhsal durumlarını kontrol edebilmek, istenilen
ülkelerin iletişim sistemlerini çökertmek. Temel prensipleri, Tesla’nın 100 yıl
önce geliştirdiği fikirlere dayanıyor. Ikinci Dünya Savaşı’ndan sonra,
bugünlere kadar gelen süre içerisinde, çeşitli çevrelerde en çok tartışılan
konulardan biri “kara bilim” oldu. “Kara bilim” başta ABD olmak üzere büyük
devletlerin, dünyayı kendi hegemonyaları altında tutabilmek için yaptıkları
bilimsel teknik araştırmalara ve üzerinde çalıştıkları çeşitli projelerin
toplamına verilen ad. Bu projeler büyük ölçekli ve büyük bütçelerle yürütülen,
gizli ya da yan gizli projelerdir. Saldırı/savunma silahları üretimi, gözetim sistemleri
ve düşünce kontrolü üzerine yapılan çalışmalar, doğayı manipüle etme amaçlı
araştırmalar, bu projelerin içeriğini oluşturur.

HAARP’in
gerçek amaçları söyle özetlenebilir: Atmosferi manipüle etmek ve modifikasyon
sağlamak, geniş kitlelerin düşüncelerini ve ruhsal durumlarını kontrol
edebilmek, istenilen ülkelerin iletişim sistemlerini çökertmek. Temel
prensipleri, Tesla’nın 100 yıl önce geliştirdiği fikirlere dayanıyor. Ikinci
Dünya Savaşı’ndan sonra, bugünlere kadar gelen süre içerisinde, çeşitli çevrelerde
en çok tartışılan konulardan biri “kara bilim” oldu. “Kara bilim” başta ABD
olmak üzere büyük devletlerin, dünyayı kendi hegemonyaları altında tutabilmek
için yaptıkları bilimsel teknik araştırmalara ve üzerinde çalıştıkları çeşitli
projelerin toplamına verilen ad. Bu projeler büyük ölçekli ve büyük bütçelerle
yürütülen, gizli ya da yan gizli projelerdir. Saldırı/savunma silahları
üretimi, gözetim sistemleri ve düşünce kontrolü üzerine yapılan çalışmalar,
doğayı manipüle etme amaçlı araştırmalar, bu projelerin içeriğini oluşturur.



Söz konusu projeler gizli olduğu için, ortalıkta pek çok rivayet dolaşmaktadır
ve elimizde bu projeler hakkında çok da fazla bilgi yoktur. Buna karşın, bu
projeler içinde çalışan bazı insanlarını çalışmalarını deşifre etmesi, insanlık
dışı bir bilimi kabul etmeyen araştırmacıların ve bilim insanlarının çabaları,
devletler arasındaki çelişmeler ve nihayet bu projelerin bazılarının gizli
kalamayıp ister istemez su yüzüne çıkması sonucu, söz konusu projeler hakkında
az da olsa bilgi sahibiyiz.

Bu projelerin ilki, 2. Dünya Savaşı sırasında gerçekleştirilen Manhattan
Projesiydi. 1941 yılında çalışmalarına başlanan Manhattan Projesi’nin konusu
atom bombasının üretimiydi. Bu projenin gerçekliği Hiroşima ve Nagazaki’de acı
bir biçimde kanıtlandı.



Gerçek olduğu en son kanıtlanan girişim ise ECHELON Projesi oldu. 2. Dünya
Savaşı’ndan sonra ABD önderliğinde, İngiltere, Yeni Zelanda, Avustralya ve
Kanada arasında yapılan Ukusa Antlaşması’nın uygulamalarının 1980’lere
yansıması olan ECHELON sistemiyle; tüm e-postalar, “chat” tipinde iletişim
biçimleri, faks, teleks, telefon haberleşmeleri gözlenebiliyor. ABD ve
diğerleri yıllardır bunun bir komplo teorisi olduğunu, ECHELON Projesi diye bir
proje olmadığını iddia ediyorlardı. Geçtiğimiz Şubat ayında yaşanan gelişmeler
ise ECHELON’un gerçekliğini ortaya koydu.



Basında ve internette çıkan haberlere göre, ABD’nin yukarıda adı sayılı diğer
devletler ile birlikte casusluk yapması ortalığı karıştırdı. Fransa, ABD ve
İngiltere’ye karşı hukuki işlemlere başvurmaya hazırlanıyor. Alman ve İtalyan
parlamentoları ise konu hakkında araştırma başlattı. Avrupa Parlamentosu,
Bilimsel ve Teknolojik Seçenek Değerlendirme Dairesi (STAO), konu ile ilgili
özel bir rapor hazırladı. Avrupa Parlamentosu’nun konuyla ilgili raporu 22
Şubat’ta Özgürlükler Komitesi’nde ele alınacaktı. Şimdiye kadar varlığı kabul
edilmeyen ECHELON’un adı, Amerikan Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) Şubat
ayında internete verdiği, gizlilik derecesi olmayan belgelerden bazılarında da
geçiyor.














İşte HAARP (High Frequency Active Auroral Research Program) Projesi’nin de bu
tip bir kara proje olduğuna dair ciddi iddialar ve çalışmalar var.