HAARP Projesi Nedir ?
HAARP Teknolojisi ile Neler Yapılabilir ?

Geniş çaplı bir komplo teorisi üretmek istiyorsanız ilk
başvuracağınız adres kesinlikle HAARP teknolojisi olabilir. Bunca zamandır
ortaya atılan iddialar ve görüşler ile kamuoyunda ciddi bir algı yaratılmıştır.
Peki bunun aslı astarı var mıdır? Yoksa yine basit bir komplo teorisinden öteye
gidilemiyor mu? Gelin hep beraber derlediğim bu yazı ile HAARP projesini gözden
geçirelim…

HAARP Tam Olarak Nedir?

Temel bilgi olarak önce kelimenin açılımını ve sonra
Türkçe anlamını paylaşalım: HAARP High Frequency Active Auroral Research
Program olarak açıklanmış olup, Türkçesi Yüksek Frekanslı Etkin Güneşsel
Araştırma Program olarak çevrilmiştir. Yani işin özünde bir araştırma
teknolojisi bulunmaktadır. Komplo teorisi üretebilmemiz için bu araştırma
programının, yani HAARP’ın neleri başarabildiğini bilmemiz gerekir.

Alaska’da bulunan HAARP tesisine bir göz atalım. Bu
tesiste kayıtlı bilgilere göre tam olarak 180 tane anten bulunuyor. Ve bu
antenler sayesinde iyonosfere -atmosferin elektromanyetik dalgaları yansıtacak
miktarda iyon’ların ve serbest elektronların bulunduğu 70 km ile 500 km lik
kısmı- 3.5 megavat (simgesi MV olan, bir milyon vat değerindeki elektrik güç
birimi) gücünde ve 10 MegaHertz (Hertz ; saniye başına düşen devir sayısını
ifade eder) boyundaki dalgalar gönderilebilir.

HAARP ve Doğal Afet İlişkisi

Ölçeği küçülterek konuya bakarsak, Türk televizyon
tarihindeki tartışma ve araştırma programlarının çoğunda İlluminati kartlarının
aslında önceden planlanmış gelecek senaryoları olduğu konusunu kusturana kadar
gözümüze soktuklarını biliyorsunuzdur. Bir milletin uyanması için bu
programların şahsen yararlı olduğunu düşünenlerdenim. Kusturma konusuna
gelirsek; toplamda 110 karttan oluşan bu oyunun sadece 3-4 kartının (İkiz
kuleler, Pentagon, Tsunami vs) bu denli göze sokulması ve bunların zaten
geçmişi yansıtan komplolar olması bence bir hayli rahatsız edicidir ve konuyu
komik bir hale getirmektedir. Oysa ki geleceğe dair komplolar üretmek üzere
incelenebilecek pek çok önemli kart mevcuttur.

Şimdilik konumuza uygun olması açısından bir kartı
sizlerle paylaşmak istiyorum.

Tidal Wave (Deprem Dalgası / Gelgit) isimli bu kartta
rakibinize karşı bir doğal afet senaryosu ile zarar verebileceğiniz
söylenmektedir. Peki ama gerçek hayatta böyle bir saldırıyı nasıl
tasarlayabilirsiniz ki? İşte komplo teorisyenlerini HAARP konusunda cezbeden
nokta da burada devreye giriyor. Mevcut HAARP teknolojisi ile zaten böyle bir
saldırıyı rahatlıkla yapabilecekleri söyleniyor. Yani tsunaminin vurmasını
istediğiniz sahilin açığında bir depremi tetikleyip dev dalgalar yaratabilirsiniz.

Bu teknolojinin 1999 Gölcük depreminde de kullanıldığını
iddia eden yerli yabancı pek çok komplo teorisyeni de bulunmaktadır. Tabii ki
burada nasıllar değil nedenler araştırılması daha doğru bir yaklaşım olur.
Böyle bir teknolojiye sahip olan bir gücün neyi amaçladığını bilirsek, nedenler
de kendiliğinden açıklanmış olur.

İlluminati örgütünün amacı dünya üzerinden Tek bir yönetim
sistemi kurmak… tek devlet, tek ulus, tek din…

Ve zafere giden yolda güçlü bir silah…

HAARP ve İklim Değişikliği

Sanırım en sağlam komplo teorilerinden birisi de
“İklim Değişikliği” olacaktır. Ancak bunu HAARP ile bağdaştırmadan
önce farklı bir bakış açısı yakalamanızı istiyorum. Son yıllarda bilim
insanları tarafından geliştirilen tezler neticesinde dünyamız ciddi bir iklim
değişikliği ile karşı karşıya… İnsanoğlunun geliştirdiği teknolojiler
nedeniyle doğaya verdiğimiz zarara vurgu yapılıyor. Ozon tabakasına verdiğimiz
zarar neticesinde güneş ışınlarının gezegenimize daha tehlikeli bir oran ile
giriş yaptığı ve bunun sonucunda da kutupların eriyerek dünyanın yeni bir iklim
değişikliğine gideceğinden bahsediliyor. Yeni diyorlar çünkü dünyamız tarih
boyunca farklı çağlarda düzenli olarak iklim değişikliği ile zaten kendini
yenileyip durmuş. Buna örnek olarak da Afrika’daki çöllerin bir zamanlar
aslında yeşil bitki örtüsüne sahip olduğunu söylemeleri…

Doğru veya aldatmaca… bir şekilde iklim değişikliği
kisvesi altında ciddi bir algı operasyonuna maruz kaldığımız doğrudur. Son
yıllardaki büyük depremler, kasırgalar, buzulların erime hızının yükselmesi,
volkanik patlamalar, ani hava sıcaklık artışları veya düşüşleri karşısında
insanların tepkisizliği veya kanıksama halleri bu operasyonların ne denli
başarılı olduğuna dair güçlü bir sinyaldir.

Buradan varmak istediğim sonuç şu; iklim değişikliğinin
doğal yollardan veya HAARP gibi doğal olmayan yollardan gerçekleşip
gerçekleşmemesinin bir önemi olmadığıdır. Önemli olan şey dünya nüfusunun büyük
bir çoğunluğunun bu değişime zaten zihin olarak hazır durumda olmasıdır. Bu
tabii ki komplo değil, bir realitedir. İşin komplo kısmına inersek çıkması bir
hayli zor olacaktır. Hatta ciddi bir kitap konusu haline gelebilir… Belki
başka bir uzun yazı da bunu da tartışırız.

HAARP ve Nikola Tesla İlişkisi


































Sanılanın aksine tabii ki HAARP Nikola Tesla tarafından
kurulmamıştır. Ancak fikir babası olarak bu ismi gösterebiliriz. Tesla’nın
müthiş teorileri ve çalışmaları sayesinde bugünün HAARP teknolojisi
üretilebilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet