İSTİHBARAT & GÜVENLİK & GÜVENLİK TEKNOLOJİLERİ & İSTİHBARAT YÖNTEMLERİ

Ürküten tablo : 25
milyon silah, biner mermi

 

Son
dönemde kimsenin kimseye güveni kalmadı. Aynı odayı paylaşanlar, herhangi bir
konuda yorum yapmaya çekinir oldu. Kamuda çoğu kişi “Ne olur ne olmaz” deyip
sorumluluk almayarak hedef olmaktan kurtulmaya çalışıyor. Günümüzde de en
geçerli ihbar yöntemi “FETÖ”cülük.

 

İhbar
edene de, edilene de iyi bakmak lazım. Çünkü, örgütler hedef şaşırtmak, yaptığı
ihbarın doğru olduğunu ortaya koyabilmek için kendi örgütünden de bazı isimleri
ihbar edip ihbar edilen makamın güvenini kazanmaya çalışır. İşte o günlerde,
hedef aldıkları kişiler için de ya “FETÖ’cü” ya
da son dönemlerde sıkça kullanılan “Kripto FETÖ’cü”diye
ihbar ediyor. İşte, Eskişehir’de de bunun somut örneği yaşandı.

 

HADİ
BAKALIM AYIKLAYIN

 

Mülkiye
Başmüfettişi Arif Yıldırım
 ile Polis Başmüfettişi Ali Akın
Karayel
 tarafından yürütülen ve adliyeye gönderilen
soruşturma raporunda, Türkiye’de ihbarcılığın boyutunun görülmesi açısından çok
çarpıcı bilgiler var. Geçenlerde kısaca değindiğim bu konuyu dönemin emniyet
müdür yardımcısı ile istihbarat şube müdürünün ifadeleriyle açalım:

 

– Necati Çevik (Ankara İl
Emniyet Müdür Yardımcısı):
 15 Temmuz
süreci ve sonrasında günde yaklaşık 15 bin civarında telefonla ve elektronik
postayla ihbar gelmekteydi. Böylesi bir süreçte görev almış olmamdan dolayı
zaman içinde karalama, iftira ve kara propagandaya maruz kaldım.

 

– Cihangir Ulusoy (Ankara
İstihbarat Şube Müdürü):
 Özellikle 15
Temmuz darbe girişimi sonrasında bir anda on binlerce ihbarla karşı karşıya
kalınmıştır. Çeşitli programlar kullanılmak suretiyle, ülke içinde yapılan bir
ihbar yurtdışından gönderilmiş gibi kurgulanabiliyor.

 

İnsanları
öldürecek kadar kendinden geçmiş bir kişi, Eskişehir’de 102 kişi hakkında
FETÖ’cü ihbarı yapabiliyor. Bir önceki seçimde AKP’den Eskişehir Büyükşehir
Belediye Başkan adayı yapılan günümüzün rektörü ise önüne geleni “FETÖ’cü” diye
ihbar eden elemanıyla ilgili şikayetlere kayıtsız kalıyor. Rektör, bu kişinin
kendisi hakkında da benzer suçlamada bulunmasından çekinmiştir…

 

25
MİLYON ADET KAÇAK SİLAH

 

Türkiye’de
silah bulundurma ve taşıma ruhsatına sahip olanların 710 bin civarında
olduğu belirtiliyor. Bu yıl en az 100 bin civarında emekli ya da halen görevde
bulunan güvenlik korucularına, emekli de olsa orman muhafaza memurlarına da
ruhsatlı silah verilecek. Resmi sayıya göre halen ruhsatlı olan yivsiz av
tüfeği sayısı da 1 milyon 641 bin adet. Pompalı silahların sayısı da yine
milyonlarla ifade ediliyor.

 

Ruhsatsız
silah edinmek de kolaymış. İnternetten 750 liraya silah alındığı, bunun bin 800
liraya satıldığını TBMM’de yapılan konuşmalardan öğreniyoruz. CHP Milletvekili Mehmet
Tüm
, bireysel silahlanma boyutunun araştırılması için 25
arkadaşıyla birlikte TBMM Başkanlığı’na önerge verdi. Önergeden, ülkemizde
ruhsatsız silah sayısının 25 milyon adet civarında olduğunu öğreniyoruz. Tabii
ruhsatsız olduğu için gerçekte ne kadar silah bulunduğunun bilinmesi mümkün
değil. Ancak Emniyet yetkilileri tarafından da bu sayının belirtildiği de
Tüm’ün konuşmasında yer alıyor.

 

İKİ
YÜZDEN BİN MERMİYE

 

Bakıyorsunuz
öğretim üyesinde silah. O gün tam 27 mermi sıkmış. Silah “bulundurma”olduğuna
göre, bu kadar mermiyi bu hoca nasıl buluyor? Yerli sanayiyi desteklemek adına
ruhsatlı ve bulundurma silahı olanların daha fazla mermi alabilmelerinin yolu da
genelgeyle açıldı. İçişleri Bakanı Süleyman
Soylu
‘nun 14 Mart 2018 tarih ve 2018/5 sayılı genelgesini
okuyalım:

 

“Ateşli
Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik’in  24. Maddesi
‘Valilerce taşıma veya bulundurma amacıyla ruhsata bağlanmak üzere silah satın
alma izni verilen gerçek kişilerle, kurum, kuruluş veya işyeri demirbaşına
kayıt edilecek her silah için yıllık en fazla 200 adet mermi satın alınabilir.

 

İhtiyaç
sahiplerinin valiliklere yapacakları yazılı başvuru üzerine, taşıma veya
bulundurma ruhsatlı silahlar için 200 adet olan mermi istihkakı en fazla bin
adede çıkarılmıştır.”





























































Mermi
bol. Sıktıkça sıkarsınız. Sonra, 363 kadından 283’ünün  tabancayla öldürüldüğünü,
bireysel suçlarda ateşli silah kullanımının yüzde 80’i geçtiğini açıklarsınız.
Bir yanda kaçak silahlar, mermiler, bir yanda ruhsatlı silahlar için mermi
sayısını artırmalar. Gerilim ortamında bu silahlanma ürkütüyor haberiniz olsun…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir