Erkut Ersoy : Güvenlik
soruşturmasını kim olumsuz sonuçlandırır ?


Bir kamu kurumuna atanacak adayın güvenlik soruşturmasının olumlu
veya olumsuz olmasına, atamayı yapacak kamu kurumu karar verir.

Bilindiği üzere, 657
sayılı Kanunda ve diğer mevzuatta yapılan değişiklik uyarınca, kamudaki
görevlere atanacaklara güvenlik soruşturması uygulanmaktadır.

Ancak kamuoyunda güvenlik soruşturmalarıyla ilgili
olarak yanlış bir kanı bulunmaktadır.

Güvenlik soruşturmasında, kişinin emniyet
tarafından halen aranıp aranmadığı, kolluk kuvvetleri (emniyet ve jandarma) ve
istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının olup olmadığının,
yıkıcı ve bölücü faaliyetlerde bulunup bulunmadığının, ahlaki durumunun,
yabancılar ile ilgisinin ve sır saklama yeteneğinin mevcut kayıtlardan ve
yerinden araştırılmak suretiyle saptanması ve değerlendirilmesine
bakılmaktadır.

Dolaysıyla örneğin A kamu kurumuna atanacak adayın güvenlik soruşturması için Emniyete yazı
yazı yazılır ve bu yazı üzerine kişinin kendisi ve ailesiyle ilgili hem
emniyet, istihbarat kayıtlarındaki veriler hem de adli sicil kaydındaki
bilgiler bir dokuman olarak hazırlanır.

Ancak hazırlanan bu doküman sadece bilgileri ihtiva
eder. Bilgilerin bulunduğu bu doküman A kurumuna gelince, A kurumunda bir
komisyon oluşturulur ve bu komisyon, bilgilere bakarak güvenlik soruşturmasının
olumsuz olup olmayacağına karar verir.

Örneğin aday MEB’e atanacaksa, güvenlik
soruşturması emniyet tarafından yapılır ve gerekli bilgiler MEB’e iletilir. Bu
bilgilere göre atama yapılıp yapılmayacağına MEB’de
oluşturulan komisyon karar verecektir.

Güvenlik soruşturmasının olumsuz olup
olmayacağıa, atamayı yapacak kamu kurumu karar verdiği için de uygulama
farklılıkları oluşmaktadır.

Eğer aday, MİT MÜSTEŞARLIĞI’na yada yüksek güvenlik arz eden bir kamu kurumuna
alınacaksa o takdirde güvenlik soruşturması
MİT tarafından yapılır. Süreç şöyle işler. Aday hakkında ilgili kurumlardan görüş
beyanı istenir ve MİT’in arşivindeki güncel bilgiler rapor haline getirilir.
Ayrıca aday bir süre için hassas takip prosedürüne alınarak 7/24 kontrol/gözlem
atında tutulur ve sosyal ve psikoljik profili çıkarılır. Adayın sır saklama
kabiliyeti, bireysel önlem geliştirebilmesi, bireysel strateji ve liderlik
becerileri gibi önemli oto kontrol becerileri, sosyal yapısı ve ahlaki durumu
netleştirilir. Yerleşeceği kamu kurumundaki hassas görevin liyakati ile adayın
becerileri eşleşirse o takdirde olumlu rapor, eşleşmez ise olumsuz rapor
hazırlanır ve tahkikat komisyonuna sunulur. Bu süreç FETÖ’cülerin MİT içindeki
durumu yoğun olduğu dönemler böyleydi. Ancak bu sadece FETÖCÜ MİT’çilere özel
bir süreç miydi ? Yoksa aynı süreç FETÖ’cülerden arındığına inandığımız şimdiki
MİT’te de böyle mi açıkçası bilemiyorum.

Eskiden teknolojinin olmadığı dönemlerde kolluk güçleri
adayın komşularına, muhtara yada mahalle sakinlerine sorardı. Eğer adayın
çatıştığı bir esnaf varsa doğal olarak iyi konuşmazdı. Neyse ki bu gibi
objektif olmayan yöntemler artık eskide kaldı. Artık beybabalar aday seçerken
20,000 km öteden uydu üzerinden adayın içtiği kahvedeki sütün rengini bile
oturduğu yerden görebilecek teknolojiye sahip.

Teknolojik yarınlar dilerim.

Erkut Ersoy




























İstihbarat Uzmanı