TRUMP,
TALİBAN VE COVID-19


Yazan  Doç.
Dr. Dilek Yiğit




26 Mayıs 2020


Afganistan’da son açıklanan verilere göre COVID-19
vaka sayısı 8.676’a ulaştı; can kaybı 193. Hem Afgan hükümeti hem de ABD hükümeti
pandeminin Afganistan’da bir felakete dönüşme riskinden kaygı duymakta.


Zira iç catışma ortamındaki Afganistan’da sağlık
sistemi oldukça zayıf ve sınır kontrolleri de etkili değil. Virüsün
Afganistan’da hızla yayılma riskinin kaynaklarından biri de, salgından en fazla
etkilenen ülkelerden olan İran’da yaşayan yüzbinlerce Afganın ülkelerine
dönüşü. 1 Ocak- 18 Nisan arasında 255.000 Afgan İran’dan Afganistan’a, saglık
kontrolleri yapılmaksızın, giriş yapmış. Birleşmiş Milletler Nisan ayında günde
1.500 Afganın Iran’dan Afganistan’a giriş yaptığını açıkladı. Dönenlerin ne
kadarının enfekte olduğu bilinmese de, İran sınırı Afganistan açısından adeta
” virüs kapısı” gibi değerlendiriliyor.

Afganistan hükümeti, pandemi karşısında başlıca üç önlem aldı; karantina
uygulamak, pandemiye karşı kamu farkındalığını artırmak ve ihtiyaç içindeki
vatandaşlara gıda yardımı yapmak. Ancak bölgeden gelen bilgiler halkın
karantina kurallarına uymadığı yönünde. Taliban da kontrolü altındaki bölgeler
için önlemler aldı. COVID-19 bilgilendirme kampanyaları düzenleyen Taliban
halka “evde kalın” çağrıları yapıyor. Bölge uzmanları bir
“hükümet” gibi davranan Taliban’ın Afganistan hükümetini halkı
pandemiden koruyamamakla eleştirdiğini belirterek, örgütün COVID-19′ u hükümet-
karşıtı propaganda malzemesi yaptığına dikkat çekiyor.

Bu noktada iki soru akla geliyor.

Birincisi pandemi ABD’nin Afganistan politikasını nasıl etkileyecek?

İkincisi ise pandemi Afganistan-içi barış sürecini nasıl etkileyebilir?

Bilindiği gibi geçtiğimiz Şubat ayında Afganistan’da barışın temini amacıyla
ABD ve Taliban arasında bir anlaşma imzalanmıştı; bu anlaşma uyarınca ABD
askeri aşamalı olarak Afganistan’dan çekilecek (çekilmenin Mayıs 2021’de
tamamlanması öngörülüyor), Taliban Afganistan hükümeti ile görüşmelere
başlayacak ve kontrolü altındaki bölgelerde radikal örgütlerin faaliyet
göstermesine engel olacak. 

Anlaşmaya yönelik eleştiriler ABD’nin Taliban’a ödün verdiği noktasında
yoğunlaştı; bu tür eleştirilerde haklılık payı olabilir. Ama Trump için önemli
olan Taliban’a ödün verilip verilmemesi değil, ABD askerinin Afganistan’dan
çekilmesi.”Herkes kendi başının çaresine bakmalı; bir 20 yıl daha orada
kalamayız” diyen Trump “ABD-sonrası Afganistan”ın tamamen
Taliban’ın kontrolüne girmesinden de rahatsızlık duymayacağı sinyali veriyor;
zaten böyle bir ihtimal bizzat Trump tarafından dile getirildi.

Anlaşmanın akdedildiği Şubat ayından itibaren ülkenin şiddet ortamında bir
iyileşme olmadı. Hatta dün (21 Mayıs 2020) ABD’nin Afganistan özel temsilcisi
Khalilzad taraflara şiddete son vermeleri çağrısında bulundu. Bir gün önce
Taliban üyelerine “amaca odaklanın, safları sıklaştırın” çağrısı
yapmıştı. Bu çağrı Taliban’ın önceliğinin barış süreci olmadığının yeni bir
göstergesi gibi. Zaten ABD’de Taliban’ın anlaşmadan kaynaklanan
yükümlülüklerini yerine getirmeyeceği yönündeki görüşler yaygın. 

Anlaşmanın Taliban için tek bir anlamı var; o da ABD askerinin Afganistan’dan
çekilmesini sağlayacak olması…

Pandeminin yarattığı koşullarda, öncelikle, ABD hükümetinin Afganistan hükümeti
tarafından açıklanan COVID-19 vaka sayılarının doğruluğundan şüphe duymakta
olduğunu belirtelim. Vaka sayısının açıklanandan çok daha fazla olduğunu
düşünen ABD Afganistan’ın pandeminin merkezlerinden birine dönüşmekte
olduğundan kaygılanıyor. Bu kaygıya, doğal olarak, Afganistan’daki ABD
askerinin COVID-19’dan nasıl korunacağı yönündeki kaygı eşlik ediyor. Basında
yer alan bilgiler Afganistan’daki ABD askerleri açısından tanı kiti temini
sorunu olmadığı yönünde; ancak enfekte olan ABD personeli olup olmadığı yönünde
henüz bilgi yok.

Afganistan basınında yer alan haberlere göre Trump, askeri ve güvenlik
politikası danışmanlarına ABD askerinin tamamının çekilmesi yönünde calışmalara
başlaması talimatını vermiş; pandemi Trump’in Afganistan’dan çekilme isteğini
artırmış görünüyor; bu durumda ABD askerinin Afganistan’dan çekilme hızı
artabilir.

Ancak Trump’ın ABD askerinin tamamının Afganistan’dan çekilmesi için, bir başka
deyişle çekilme sürecini hızlandırması için pandemiyi gerekçe göstermesi eleştirilere
açık bir konu. Zira COVID-19 salgını küresel bir mesele, o nedenle pandemi
deniliyor ve ABD’nin 150’den fazla ülkede askeri varlığı söz konusu. Bu durumda
ABD salgının olduğu her yerden askerini çekecek mi? Mesela İtalya’dan…?

Bu soruya “evet” olarak yanıt verilemeyeceği açık. Öyleyse Trump
COVID-19 salgınını Afganistan politikası hedefleri için araçsallaştırmış
görünüyor.

Kısaca Taliban’in hükümet-karşıtı propaganda için araçsallaştırdığı COVID-19,
Trump açısından Afganistan’dan bir an önce tamamen çekilme isteğini artıran bir
faktöre dönüşmüş durumda.

Afganistan-içi barış görüşmeleri açısından, acil bir sağlık meselesinin
tarafları bir araya getirmek için fırsata dönüşebileceğini düşünenler yanıldı.
Bilindiği gibi ABD-Taliban arasında akdedilen anlaşma uyarınca Taliban’ın
Afganistan hükümeti ile görüşmesi gerekiyor. Geçtiğimiz Mart ayında başlaması
gereken bu görüşmeler, seçim sonuçları üzerindeki anlaşmazlık, tutukluların
serbest bırakılması sürecine dair iddia edilen aksamalar nedeniyle başlamadı.
COVID-19 da hükümet-Taliban görüşmelerini öteleyecek yeni bir gerekçe olarak
sahneye cıktı. Hükümet pandemi ile mücadeleyi Taliban ile görüşmekten daha
öncelikli bir konu olarak görüyor, Taliban da pandemiyi masaya oturmak için bir
neden olarak değil de hükümetin meşruiyetini zayıflatmak için bir araç olarak
görüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet