Suay Karaman : NEFRET 

Cumhuriyet nefreti, demokrasi nefreti, laiklik
nefreti, Türklük nefreti ve Atatürk nefreti siyasi iktidarın en hoşlandığı
olgular arasındadır. Öyle ki son yıllarda eşsiz liderimiz Atatürk’e yapılan
hakaretler büyük boyutlara ulaşmıştır. Anayasa açık açık ihlal edilmekte ancak
dava açabilecek Cumhuriyet Savcıları bulunmamaktadır.




28 Kasım 2019 tarihinde 6. Din Şûrasının
kapanış programında konuşan AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan akıl dışı ve suç
unsuru taşıyan şu sözleri söyledi: “Nefsimize ağır gelse de hayatımızın
merkezine dönemin koşullarını değil, dinimizin hükümlerini yerleştireceğiz. B
iz İslam’a göre hareket edeceğiz.” 

Bu sözler, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin
lâiklik ilkesinin yok sayılması demektir ve yürürlükteki anayasamızı ihlal
suçudur. Bu anayasa ihlal suçu ve lâiklik ilkesinin yok edilmesi suçu hakkında
gereğini yapacak yargıçlar beklenmektedir. Toplum, sessiz muhalefet
partilerinin bu konuda tepki vermelerini beklemektedir. Bu beklentilerin boşuna
olduğu bilinmektedir çünkü örgütsüz yığınlarla, önümüze konan her şeyi
kabullenerek, ortaçağ karanlığına doğru yol almaktayız. 7 Aralık 2019 tarihinde
Suriye merkezli Haznevi tarikatının düzenlediği toplantıya katılan Adalet
Bakanı Abdülhamit Gül, tarikat lideri Muta el Haznevi’nin elini öperek,
laikliğin yerlerde süründüğünü göstermiştir.




Kamu Gözetim, Muhasebe ve Denetim Standartları
Kurumu,
12 Aralık 2019 günü
aldığı
“Faizsiz Finans Kuruluşlarının
Bağımsız Denetimini Yürüten Denetçiler İçin Kurallar”ı belirleyen kararını,
fıkıh kurallarına yani İslam hukukunun dinsel ilkelerine dayandırdı. Ülkemizde
hukuk birliğinin yok sayılmasına, 
anayasanın ihlal edilmesine yol açan ve
Kuranı Kerim’den ayetler, Peygamberin hadis-i şeriflerinden, Diyanet İşleri
Başkanlığı’nın çalışmalarından alıntılar yapılan bu
şeriat hükümlerine dayalı karar, 14 Aralık 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı. 

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin resmi yayın
organı olan Resmi Gazete’de yayımlanarak geçerlilik ve yürürlük kazanacak her
metnin öncelikle Anayasamızın 2. maddesinde yer alan Türkiye Cumhuriyeti’nin
temel niteliklerine uygun olması açısından incelenmesi ve Anayasa’ya aykırı
olduğu tespit edilen taslakların ilgili kuruma iade edilmesi gerekmektedir.
Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla
kanıtlanan siyasi iktidarın yönetiminde cumhuriyetimizin kurucu değerlerine ve
laik hukuk devleti ilkelerine savaş açılmıştır.


Bugün
ülkemizde 130 kamu ve 73 vakıf olmak üzere 203 üniversite bulunmaktadır. Bu
üniversitelerin birçoğunda neredeyse imam eğitiminin ötesine geçemeyen medrese
eğitimi yapılmaktadır. Günümüzde, ilahiyat fakültelerindeki akademisyenlerin,
hukuk fakültelerine kaydırılması için yasal zemin hazırlanarak, Türk hukuk
sistemi fıkıh kurallarına bağlanmak istenmektedir.
İstanbul Üniversitesi Açık ve
Uzaktan Eğitim Fakültesi’nin Adalet ön lisans programının “Hukuk Dili ve Adli
Yazışma” adlı ikinci sınıf ders kitabında Cumhuriyetimize ve Latin harflerine
yönelik ifadeler bulunmaktadır. Prof. Dr. Fethi Gedikli tarafından yazılan
kitapta, Osmanlı savunulurken, harf devrimi eleştirilmektedir. Kitapta, İslami
fıkıh geleneği üzerinde inşa edilen bir hukuk sistemi olan ve 4 Ekim 1926
tarihinde kaldırılan Mecelle savunulmaktadır.


Mardin Artuklu Üniversitesi yerleşkesinde
bulunan ve Mardin Anakent Belediyesi’ne bağlı Gençlik Merkezi bünyesinde açılan
Genç Kafe’ye, işletmeci tarafından 13 Aralık 2019 tarihinde “Genel ahlak
kurallarına uymayan öğrencilerimizin kafeye girişi yasaklanacaktır”
ifadelerinin yer aldığı bir afiş asıldı.




19 Aralık 2019 tarihinde Kırıkkale
Üniversite’sinde yeni bir skandal meydana geldi. Önceki skandal geçtiğimiz
Haziran ayındaki mezuniyet töreninde İstiklal Marşı’nın okutulmamasıydı.
Şimdi ise
Genç Kalemler
Topluluğu ile Bilim ve Sanat Topluluğu’nun, Dünya Arapça Günü ile ilgili
gerçekleştirdiği etkinliğe ait broşürlerde, İstiklal Marşı’nın Arapça
okunmasının programda yer aldığı görüldü. Program sırasında İstiklal Marşı, bir
öğrenci tarafından Arapça şiir olarak okundu.


İstiklal Marşımız sadece
Türkçe okunur. Türkçe dışında başka bir dilde okunamaz. Türkçe ezana karşı
çıkanların, Arapça İstiklal Marşı okutmaları şehitlerimize, gazilerimize ve
Türk Milletine saygısızlıktır, hakarettir.


İmam okulu açarak medrese
seviyesinde eğitim yapanlar, ülkemizi karanlıklara sürüklemektedirler. Bu
karanlıktan kurtulmanın yolu, Kemalizm’in Altı Oku’dur ve örgütlü toplum
olmaktır. Şimdi sözü Fransız yazar Emile Zola’ya (1840-1902) bırakalım: “İrtica,
saltanatını, bir ülkenin eğitimini ele geçirerek kurar ve böylece kökleşir
kalır. Okullarda beyinleri yıkanan kuşaklar, yönetimde görev aldıkları zaman
ülke çıkarlarının değil, kendilerini eğitenlerin sözcüleri olacaklardır.”


İlk Kurşun Gazetesi, 23 Aralık 2019.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet