Suay
Karaman : GÜN’LER

Kasım ayında dünya
genelinde iki, ülkemizde ise bir önemli gün bulunmaktadır; 20 Kasım Dünya Çocuk
Hakları Günü, 24 Kasım Öğretmenler Günü, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı
Uluslararası Mücadele Günü.

Çocuk hakları,
yasal ya da ahlaki olarak dünya üzerindeki bütün çocukların doğuştan sahip
olduğu; eğitim, sağlık, yaşama, barınma, fiziksel, psikolojik, cinsel sömürüye
karşı korunma gibi haklarının hepsini birden tanımlamakta kullanılan bir
kavramdır. Günümüzde çocuk hakları ile ilgili olan uluslararası belge, 20 Kasım
1989 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen ve ABD ile Somali
hariç Birleşmiş Milletlere üye tüm ülkeler tarafından onaylanmış olan
“Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme”dir.

Çocuklara bayram
armağan eden ilk ve tek ülke olan Türkiye’nin günümüzde, çocuk hakları
konusunda örnek bir ülke olduğu söylenemez. Çünkü bugün ülkemizde tutuklu çocuk
sayısı 2700, tecavüze uğrayan çocuk sayısı 7 bin,
cinsel istismara
uğrayan çocuk sayısı 17 bin, sokakta
yaşayan çocukların sayısı 21 bin, çocuk gelin sayısı 185 bin, kimsesiz çocuk
sayısı 700 bin, çocuk işçi sayısı 1 milyon, alınmayan önlemler nedeniyle
yaşamını yitiren çocuk sayısı ise 750’dir. Bunun yanında anne baba dayağı yiyen
çocuk oranı %72, öğretmen dayağı yiyen çocuk oranı %22 ve güvenlik güçleri
dayağı yiyen çocuk oranı ise %12’dir. Bu koşullarda Çocuk Hakları gününü
kutlamak yerine, çocuklarımızın haklarını kurtarmak için çözüm gereklidir.

Cumhuriyetimizin
kurucusu Atatürk’ün Başöğretmenliği kabulü ve Millet Mekteplerinin açılışı olan
24 Kasım günü, ülkemizde 1981 yılından beri “Öğretmenler Günü” olarak
kutlanmaktadır. Öğretmenlik mesleği açısından, “5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü”
kutlanmaktadır, ancak Türkiye’de 12 Eylül 1980 sonrasında ilan edilen “24 Kasım
Öğretmenler Günü” kutlaması yapılmaktadır.

Vahşi
kapitalizmin bizlere dayattığı önü arkası kesilmeyen öğretmenler günü gibi özel
günler, sadece tüketim canavarına dönüştüğümüz günler olarak adlandırılmalıdır.
Ülkemizin pek çok okulunda öğretmenler günü, öğretmenlere hediye vermek için
yarışılan bir gün olmaktadır. Bu günde öğretmenlerin sorunları, öğrencilerin
sorunları, eğitim programları ve nasıl daha iyi bir eğitime ulaşılır gibi
konular üzerinde durulması gerekirken, hediye verme yarışı gündeme
oturmaktadır. 

Yaşamda bizlere
en küçüğünden, en büyüğüne bir şeyler öğreten tüm insanları öğretmenimiz bilip,
teşekkürlerimizi sunmalı, ellerini öpüp, sımsıkı kucaklamalıyız. Eşsiz
liderimiz Atatürk’ün “cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür
nesiller ister“ dediği öğretmenlerimize vereceğimiz en büyük armağan, sevgidir,
saygıdır.

1999 yılında
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 25 Kasım günü “Kadına Yönelik
Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” olarak belirlenmiştir. Bu gün, 25
Kasım 1960 tarihinde Dominik Cumhuriyet’inde Rafael Leonidas Trujillo
diktatörlüğüne karşı mücadele eden Mirabel kardeşler olarak bilinen Patria
Mercedes, Minerva Argentina ve Maria Terasa isimli üç kız kardeşin tecavüz
edilerek, öldürülmelerini simgelemektedir.

Kadına yönelik
şiddet, kadınların fiziksel, cinsel, duygusal yönden zarar görmesiyle
sonuçlanan ya da sonuçlanması olası, her türlü cinsiyet temelli şiddet eylemi
ile bu eylemin yapılacağına ilişkin tehdit, zorlama ve keyfi olarak özgürlüğün
kısıtlanmasıdır. Aynı zamanda bu tanım ailede ve yakın çevrede olagelen
fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddeti de kapsamaktadır.

Türkiye’de 2002
yılından günümüze kadın cinayetlerinde %1700 oranında artış olmuştur. 2002 ile
2016 yılları arasında 150 binin üzerinde kadın cinsel saldırıdan mağdur olmuş
ve altı binden fazla kadın öldürülmüştür. Her gün yazılı ve görsel basında,
kadına yönelik cinsel taciz ve öldürme olaylarını görmekteyiz. Kadınların
özgürlüğünü ve namusunu kılık kıyafete indirgeyen zihniyetle, ürkütücü
boyutlardaki dövülen, tecavüze uğrayan, yaralanan, sakat bırakılan, öldürülen
kadınların sorunları için sadece boş söylemler üretilmektedir. Birleşmiş
Milletler tarafından yapılan araştırmaya göre Türkiye, şiddet gören kadınlar
sıralamasında 86 ülke arasında 75. sırada bulunmaktadır. Ülkemizde 2015 yılında
yapılan bir araştırmaya göre kadına yönelik şiddet oranları şöyledir; fiziksel
şiddet %36, duygusal şiddet %49, 
ekonomik şiddet
%30, cinsel şiddet %12’dir.

Ülkemizde laik
cumhuriyetin değerlerinden uzaklaşıldıkça, çocukların da, kadınların da
mağduriyetinin arttığı görülmektedir. Saf, masum ve öğrenmeye açık çocuklar
ülkemizin geleceğidir. Çocuklarımızı her türlü tehlikeden ve ahlaksızlıktan
korumak zorunluluğundayız. Toplumun ışığı olan kadınlar sevgidir, dostluktur, emektir.
Kadınlar toplumu aydınlatır ve ilerlemesine öncülük eder. Yaşamın akıl ve
bilime uygun olarak düzenlendiği çağdaş bir toplum mücadelesinde annelerimize,
babalarımıza, kadınlarımıza, erkeklerimize büyük görev ve sorumluluklar
düşmektedir. Çocuklarına değer vermeyen ve kadınlarına şiddet uygulayan toplum
geri kalır, karanlıklara mahkumdur. Bu sorunların aşılabilmesi için,
cumhuriyetin birikimli ve aydınlanmacı öğretmenlerine gereksinim vardır.














































İlk Kurşun
Gazetesi, 27 Kasım 2017.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet