Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara



Soner Polat : Tansiyon hastası iseniz bu yazıyı okumayın !



Türk milletinin
değerlerini yok etmek için yurtdışında senaryolaştırılıp Türkiye’de yabancı
dili iyi olan Kriptolar tarafından Türkçeye çevrilen “Türk”
televizyonlarındaki dizi ve programlarını seyrettiğimiz sürece bu durumdan
çıkış yok.
Bu
dönem diziler üzerinden yapılan alçaklık Türk milletini sürekli gerilim içinde
tutmak ve yaşama sevincini kaybettirmek. Bu diziler izlendikçe toplum geriliyor
ve en ufak bir işarette birbirini boğazlayacak hale getiriliyor. Böyle giderse
küçük kıvılcımlar bile iç çatışamalara yol açabilir. 




Bu durumu görüp tedbir alması
gerekenler ya oynanan oyunu göremiyor ya da umursamıyor.  Türk medyası
üzerinden Türk milletinin nasıl mahvedildiğini 2016’da bir arkadaşıma
gönderdiğim iletide ele almıştım. E. Amiral Soner Polat da arkadaşımın
kendisine yönlendirdiği yazımı “Tansiyon hastasıysanız bu yazıyı
okumayın” başlığı ile yayımlamıştı. Geçen süreçte durum çok daha vahim
hale geldi. 




E. Amiral Soner Polat’ın
ekteki yazısını okuyun lütfen.




E. KUR. ALB. ÖMER LÜTFİ TAŞCIOĞLU




*** 

Bugün köşemi hiç tanımadığım ve hayatım boyunca
karşılaşmadığım konuk bir yazara devrediyorum. İnternet üzerinden tarihçi Sayın
Nazan Sezgin Hanımefendi’nin gönderdiği, Ö Lütfi Taşçıoğlu’na ait aşağıdaki
satırları çok ilginç ve dikkat çekici buldum! Sizlerle de paylaşmak istedim.
Metni kısalttım. Ara başlıklar tarafımdan konulmuştur.



HDP-TAŞNAK PARTİSİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ



Diyarbakır’da başta tarihi surlar olmak üzere hangi tarihi eserin üzerindeki
yazıyı okursanız, “Artukoğulları Sultanı Nasirüddin Salih bin Muhammet ya da
Akkoyunlu Uzun Hasan tarafından yapılmıştır!” ifadelerini görürsünüz.



Güneydoğu Anadolu bölgesi ve özellikle Van ve Diyarbakır Türk’lerden ele
geçirilirse, Ermeniler ile Kürtler arasında paylaşılması konusunda Ermenistan
Taşnak Partisi ile HDP ve DBP(BDP) arasında yapılmış protokoller var. Bu
protokoller benim 15 Nisan 2015’te çıkan Ermeni meselesi ile ilgili kitabımda
detaylı olarak açıklanıyor. Bölgede Ermenilerin taşınmaz alımı yabancı uyruklu
Ermeniler ve kriptolar aracılığıyla sürdürülüyor. Diyarbakır’ın Sur ilçesi ise
ilk kez sokak levhaları Ermeni isimleriyle değiştirilen ve BDP’li Belediye
Başkanı tarafından girişine Ermenice “Diyarbakır’a Hoş Geldiniz!”
levhası asılan ilçe! 



PROF. HALAÇOĞLU NE DEMİŞTİ?



Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu PKK lıların ancak %10 unun müslüman olduğunu
açıklamıştı. Cami yakma olayları bile PKK’nın, HDP’nin ve DBP’nin tamamına
yakınının Kripto Ermeni, Süryani ve Yezidilerden oluştuğunu Türk milletine
anlatamıyorsa, yapabileceğimiz çok bir şey yok! Kürt meselesi denilen meselenin
aslında Kürtlükle ilgisi yok. Kürtçülük “Kürt Alevi” kimliğiyle kendilerini
gizleyen, aslında Alevilikle hiçbir ilgisi olmayan Kripto Ermenilerinin
geçmişin rövanşını almak için kullandıkları bir araç!



Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Alevilerin Türk kökenli olduğunu, kendilerini
Kürt-Alevi olarak tanımlayanların %99’unun kripto Ermeni olduklarını
açıklamıştı. Nitekim Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir Özdemir
27 Ekim 2015’te yaptığı açıklamada aşağıdaki ifadeleri kullanıyor:



“Anadolu Alevileri bugüne kadar hiç devletine başkaldırmamış bir
toplumdur. Hiçbir Alevi cana kıymaz, bu dinimizde de yoktur. Son günlerdeki bir
takım terör olaylarına karışan, PKK’ya katılan, sözde kendine Aleviyim diyen
yurttaşların hepsi kripto Ermeni’dir. Bu kripto Ermeniler yıllardır bu ülkede
Alevi toplumunu sürekli kötü göstermek için ellerinden geleni yapmışlardır.
Oysa ki bunların kimliklerine indiğimiz zaman Ermeni kökenli oldukları ortaya
çıkmaktadır”.



Bu konu son çıkan kitabımın (Türk Ermeni İlişkilerinde Tarihi, Hukuki ve Siyasi
Gerçekler) 299-333. sayfaları arasında belgeleriyle anlatılıyor. Belki 30
yıldır bu konuyu dilim döndüğünce anlatmaya çalışıyorum. Ama insanımızı uyarma
konusunda bir karış bile yol kat edemedim. Buna karşılık hainler her gün yeni
bir kazanım elde ediyorlar. 



TV DİZİLERİ GERÇEKTE NEYİ HEDEFLİYOR?



Bizde Kurtuluş Savaşı ve tarih dizileri düşman kavramını yok etmek ve
özellikle, “Rumlar ve Ermeniler olmasa bu vatanı kurtaramayacakmışız!” mesajını
vermek için çevriliyor. Ne hikmetse dizilerdeki bütün hainler, katiller,
alçaklar, tecavüzcüler, tefeciler, entrikacılar Türk; bütün karakter sahibi,
dürüst ve yardımseverler ise Rum ve Ermeni olarak tanıtılıyor. 



Ayrıca sürekli-Türk-Ermeni, Türk-Rum aşkı işleniyor. Tek bir dizide 7 tane
Türk-Rum aşkı saydım. Ne hikmetse Türk Türk’e âşık olamıyor. Ama bir Kıbrıs
şehidinin oğlu bir Rum kıza âşık ediliyor ve “biz bir elmanın iki yarısıyız”
diyorlar. Kahramanlık dizilerimizde bize İzmir’i Yunan askeri üniforması giymiş
Türklerin yaktığı yalanı öğretiliyor. Bir dizi karakteri “ben Ortodoks Rum’um”
dediğinde diğer karakter “sizde bir İzmirlilik olduğunu anlamıştım” diyor.



Özellikle Ege bölgesinde yerleşim yerlerinin isimleri Rumcaya dönüştürülüyor,
düzenlenen festivallere Yunanca isimler verip kızlarımızı eski Yunanlılar gibi
giydiriyoruz. Kaplıcalara Yunanca isimler veriyoruz. Yunan tanrı ve
tanrıçalarının heykelleri ile donatıyoruz. Böylece geçmişte Ege bölgesinde
hiçbir devlet kurmadıkları halde, Ege kıyılarına geçerek İyonya’lılara
yaptıkları talanlardan elde ettikleri birkaç kap kacağı bu bölgede
yaşadıklarının delili olarak ileri süren Yunanlılara Ege bölgesini adeta altın
tepsi içinde sunuyoruz. O bölgede bulunan ünlü tarihçi Heredot’un “bu bölgeye
ilk yerleşenler Orta Asya’dan gelmeydi” dediğini zaten hiç bilmiyoruz ya da
bildirmiyoruz.



KİLİSELERİ KİMLER NİÇİN ONARIYOR?



Yunanistan’daki türbelerimizin ve ibadethanelerin kiliseye çevrildiğini
öğrendik. Bizim belediyelerimiz ise nerede yıkık bir kilise bulsak da onarsak
diye birbirleriyle yarışıyorlar. Bugüne kadar 5000’den fazla kilisenin bizim
vergilerimizle tamir edildiği tahmin ediliyor. En önemli maddesi “Bu kanunla
azınlık vakıflarına verilen haklar ve yetkiler Türk ve İslam vakıflarına
uygulanmaz” olan Vakıflar Kanunu’nun azınlık kiliselerine tanıdığı tüzel
kişilik hakkına dayanılarak bu kiliselere tapu veriliyor. Böylece aslında
topraklarımızın tapusu birilerine veriliyor. Biz ise Rumlara vakıf mallarını
iade etmek için böylesine çaba harcarken peygamber efendimizin halasının
türbesinin bulunduğu ve %70 inden fazlası Osmanlı vakıf toprağı olan Kıbrıs
toprakları üzerinde hiçbir talepte bulunmuyoruz.



Biz AB fonları ile 290 tane ders kitabımızdan “düşman”, “şehit” ve “gazi”
kelimelerini ayıklarken Yunanlılar bunu yapmadıkları gibi, çocuklarına Türk
düşmanlığı aşılamaya anaokullarında başlıyorlar. Bizim insanımız medya
aracılığı ile “bir Yunanlı bulsam da sarılsam” moduna getirilirken Yunanlı
gençler “yetiştirilme tarzımız Türkleri sevmemize engel” diyorlar. 



TÜRK KÜLTÜRÜNE SİNSİ SALDIRI



Osmanlı dizileri ise Osmanlı sultanlarını Türk halkının gözünde küçük düşürmek
ve azınlıkların ne kadar iyi insanlar olduğunu, ancak Osmanlı devletinin bu iyi
insanlara nasıl acımasızca eziyet ettiğini göstermek için çevriliyor. Kanuni
Sultan Süleyman bile zevk ve sefaya düşkün haremden hiç çıkmayan biri olarak
tanıtılıyor. Oysa ömrünün 16 yılı harplerde geçmiş. Bununla da yetinmeyen
senarist Kanuni’yi bir hizmetçi kıza tecavüz etmiş gibi gösteriyor. Saraydaki
kadınların kıyafetinin o dönem için imkânsız olduğunu halk sorgulamıyor bile.



Dizilerdeki bir uygulama da isimler üzerinden yürütülüyor. Allah’ın sıfatları
olan Gafur (Avrupa Yakası), Hasip (Aşk Bir Hayal), Aziz (Beyaz Gelincik),
Mennan (Hayat Bilgisi), Kadir (En son Babalar Duyar) gibi isimler dizilerdeki
katillere, tecavüzcülere, karısını döven, insanlara eziyet eden, dalavereci ve
sahtekâr tiplemelere isim olarak veriliyor.



Benzer şekilde dizilerdeki hizmetçilere verilen isimler peygamber efendimizin
eş ve kızlarının isimleri olan Ayşe, Fatma, Hatice gibi isimler arasından
seçiliyor. Tek başına bu gerçek bile dizilerin arkasındaki finans kaynaklarının
yabancı istihbarat servislerinin yanı sıra Yunanistan Kiliseler Birliği, Dünya
Kiliseler Birliği gibi kuruluşlardan oluştuğunu göstermek için yeterli.



KORKU TOHUMLARI EKENLER



Diğer yandan Ergenekon-Balyoz-Poyrazköy-Askeri Casusluk ve Fuhuş Davası gibi
davalar üzerinden Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türk milleti nazarındaki
itibarının ayaklar altına alındığı dönemde bütün dizilerde eş zamanlı olarak
Polis sorgulaması, Savcı ve Hâkim sorgulaması, ardından kumpas sonucu cezaevi
parmaklıkları arkasına atılan suçsuz insanların cezaevlerinde çektikleri
çileler ve hatta içeride bıçaklanarak öldürülmeleri sahneleri abartılı şekilde
verilerek vatansever insanlara “uslu çocuk olun, vatansever takılmayın,
yoksa başınıza bunlar gelebilir!” mesajı aktarılarak insanlar korkutulmaya
çalışıldı.



Yukarıda yazdıklarım dizilerin Türk milletini inançlarından, tarihinden ve
geçmişinden utandırmak ve vatanseverleri korkutmak amacıyla nasıl
kullanıldığına ilişkin hususlar. Bundan daha önemlisi ise diziler üzerinden
Türk toplumunun ahlak yapısı, gelenek ve görenekleri ile davranışları ve hatta
dili ve karakteri değiştirilmeye çalışılıyor.



TÜRK’ÜN AHLAKİ DEĞERLERİNE DOLAYLI
TAARRUZ



Taklitçiliği çok seven Türk insanı kıyafetinden konuşma şekline ve davranış biçimine
kadar dizi kahramanlarını rol model olarak kabul ederek taklit ediyor. Bunu
fark eden dizi yapımcıları dizilerde canlandırılan kahramanlar üzerinden Türk
halkı üzerinde inanılmayacak derecede büyük tahribat yapıyorlar. Bir
bakıyorsunuz dizilerde genç kızlar sokağa çorapla çıkıyorlar. Ertesi gün genç
kızlar hatta evli yaşlı hanımlar sokaklarda pantolon ve eteklik giymeden
çorapla boy gösteriyor. Çorap işi tamamlandı şimdi sıra şortta. Artık dizilerde
genç kızlara şortla ve yırtık pantolonla sokağa çıkmak dayatılıyor. Varsın
mevsim şartları uygun düşmesin.



İffet diye bir dizi gösterime girmeden önce reklama başladığında reklamdaki
kadının boynunda iffet yazılı kolye taşıdığını görünce hemen durumu anladım.
Dizideki kadın kahramanın adı İffet olacak ama kendisi iffetsiz olacak ve
iffetsizlik Türk kadınına marifet olarak sunulup seyircinin bu karakterden yana
olması sağlanacak. Yani kelimelere ters anlam yüklenecek. Nitekim dizi
gösterime girdi ve senaryo aynen tahmin ettiğim gibi çıktı.



Son dönemde işlenen ana konulardan biri genç kızların sevmedikleri erkeklerle
evlenmeleri ve evlendikten sonra eski sevdikleri ile ilişkilerinin devam
etmesi. Böylece eşlerin birbirini aldatması meşru gösterilmiş oluyor. Ne
hikmetse hiçbir dizide birbirini severek evlenen ve normal aile yaşantısı olan
tek bir çift yok. Türk kadınına ve erkeğine açıkça iffetsizlik dayatılıyor ve
aile yapısı bozulmaya çalışılıyor.



TÜRK DİLİ DE HEDEFTE!



Dizilerde son günlerde en önemli çaba Türkçe’nin bozulması için harcanıyor.
Sürekli devrik cümle kullanılıyor. Eskiden kendilerini ”Ben Ömer” diye
tanıtanlar artık konuşurken “Ömer ben“ demeye başladılar. Üç kelimelik cümleyi
bile devrik kuruyorlar. Artık devrik cümle duyma limitimiz doldu. Bildiğiniz
gibi Türkçe Ural/Altay dil grubuna mensup takılı bir dildir. Ancak artık –ın,
-nın, -nun gibi takılar da kullanılmaz oldu. Edilgen kullanım ise büyük ölçüde
terk edildi. 



Bütün bu verdiğim örnekler Türk televizyonlarında gösterilen dizilerin tamamına
yakınının yurtdışında senaryolaştırılıp Türkçeye uyarlandıktan sonra
çekildiğini ve yurt dışından parasal kaynak aktarılarak desteklendiğini, Türk
milletini değerlerinden kopartarak zayıflatmak ve millet olma vasfını yok etmek
isteyen çevrelerin hedeflerine ulaşmak için sözde “Türk” senaristleri ve film
yapımcılarını kullandıklarını ortaya koyuyor. Dizi yapımcılarının yurt dışı ile
olan parasal ilişkilerine bakılsa durum derhal ortaya çıkacak. Ama bunu yapması
gereken makamlar başka işlerle meşgul olacak ki buna vakit ayıramıyorlar.



Dizilerle ilgili tespitlerimin hepsini size aktarmaya kalksam kitap olur.



Ö.Lütfi Taşcıoğlu



Sayın Taşçıoğlu’nun görüş ve değerlendirmeleri özetle böyle! Son kerte önemli
bu konuda toplumun tüm kesitlerinin görüş ve önerileri, bence yaşamsal bir
nitelik taşıyor… Bu konuda, ilave bilgi ve farklı görüşlerle ortak aklı bularak
bir çerçeve çizmeliyiz! Sizler ne düşünüyorsunuz?



ulusalkanal.com.tr


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış