SON DAKİKA

Yurtsever ve Açık Bilgi Platformu | Özel Büro İstihbarat Grubu Özel Buro

GÜNDEM ANALİZİ & DEĞERLENDİRME & RÖPORTAJ (TÜRKÇE & İNGİLİZCE)

GÜNDEM ANALİZİ /// SELCAN TAŞÇI HAMŞİOĞLU : BUNLARA RAĞMEN KURULDU… BUNLARA RAĞMEN KORUNACAK !!!!!

GÜNDEM ANALİZİ & DEĞERLENDİRME & RÖPORTAJ (TÜRKÇE & İNGİLİZCE)
Bu haber 24 Eylül 2020 - 9:50 'de eklendi.
Whatsapp Paylaş Telegram Paylaş


SELCAN TAŞÇI HAMŞİOĞLU : BUNLARA RAĞMEN KURULDU…
BUNLARA RAĞMEN KORUNACAK !!!!!
 

Soruyorsunuz ya şimdi:


– Baştan sona silme hakaret aşağılama tehdit ve
şantaj olan bir mektuba neden Yarabbi şükür denildi?


– Suriye’nin kuzeyine yaptığımız harekat terör
örgütünü bitirmek üzere idiyse neden terör örgütünü “özgürleştirecek”
bir şekilde neticelendi? Şehitlerimiz hangi gizli pazarlıklara feda edildi?


– Rusya’yla kapalı kapılar arkasında
konuştuklarımız kapının önünde ilan ettiklerimizden ibaret mi?


“O zaman” da Damat Ferit İngilizlerle
yaptığı gizli anlaşmada İngilizlere “Mustafa Kemal bize de size de karşı
ya bizim bir ordu göndermemize izin verin ya da siz bir askeri kuvvet
göndererek stratejik noktaları işgal edin” demişti.


Bir “kararname”yle Kuva-yı
İnzibatiye’yi kurduğunu ilan etmişti. O kararnamenin birinci maddesi:


– Kuva-yı İnzibatiye’nin asıl görevi Kuvayı
Milliye adı altında eşkıyalığı meslek edinen kötü adamların yakalanması ve
bastırılmasıdır!


***


Bir Osmaniye Kaymakamı vardı; Mesut Fani…
“400 yıldır altında yaşadığımız bayrak denilen o kırmızı paçavradan ne
fayda gördünüz? Bugün muazzam bir devletin (Fransa) şanlı bayrağı üzerimizde
dalgalanıyor. Bari bundan istifade ederek mesut yaşayalım” diyebilmişti;
“bez parçası”cı takımın aynısı değil mi!


***


Sindiremiyorsunuz tabii;


“Devlet”in en tepesinde el bebek gül
bebek “bakılan” gazeteci sıfatlıların dilinde bir gün “katil
devlet” oluyor bir gün “seri katil” Türkiye Cumhuriyeti.
Cumhuriyet Türkiyesi’ne kast eden terör örgütlerinin ise
“güçlendirilmesi” beklentileri.


“O zaman” da “İstiklal
Harbi”nin “Vatan ve millet menfaatına aykırı bir savaş” olduğunu
savunuyordu gazete manşetleri! Çoğunluk “Bizim için yapılacak tek şey bir
devletin siyasi beraberliğidir o devlet de İngiltere’den başkası olamaz.
Olamaz! Olamaz. ” Diyenlerin elindeydi.


Çarşaf çarşaf “Milliyetçilik demek
çetecilik demektir. Soygunculuk ve yağmacılık demektir. Milliyetçilerin amacı
milleti soymak aç bırakmak ve tamamen öldürmektir” diye yazanlara göre
“medeniyetin temsilcileri”ydi ülkenin işgalcileri.


Misak-ı Milli’yle bile dalga geçildi:


– Bereketi bol olsun başımıza bir milli daha
çıktı geceler bir milli daha doğurdu. Millet anamız yine varlığını gösterdi
ortaya bir yavru daha attı: Misak-ı Milli. Aman Allah’ım! Söylenmesi ne güç ne
çirkin ne gayri milli…”


Sindirilecek gibi mi!


***


Birer korkak böcek gibi kaçıp saklandıkları
sığındıkları ülkelerden Türkiye aleyhine atıp tutanlara sinir oluyorsunuz ya;


“O zaman” da Türk ordusunda albaylığa
kadar yükselmiş ama cebinden “drahmi”ler fışkıran Yunanlılar
tarafından Savaştepe’de Türk’e karşı görevlendirilip Türk taarruzu başlayınca
Selanik’e kaçanlar vardı. Kaçtıkları ülkelerden Türk’e Yunan İngiliz Fransız
propagandası yapıyorlardı.


***


Hani şimdi öz yurdunuzda garip hissediyorsunuz
ya siz kendinizi…


Bakın Yüzbaşı Selahattin Bey “o
zaman”ın İstanbul’unu nasıl anlatmıştı:


“Bağımsızlık peşinde koşan Arap Kürt Rum
temsilcileri İstanbul’a doluşmuşlardı. Bir evin kapısında ‘Trabzon Rum
İmparatorluğu Temsilciliği’ bir başka kapıda ‘Pontus Cumhuriyeti’ bir
başkasında ‘Kürt Krallığı’ biraz ötede ‘Klikya Ermenileri Temsilciliği’ güzel
bir konağın girişinde ‘Arnavutlar ‘Birliği’ gibi levhalara ve uydurma
bayraklara rastlanıyordu… İstanbul’da aranıp bulunamayan yalnız Türklük’tü.
Payitaht tam bir uluslararası kent niteliğine girmişti. Bu şehirde en hakir en
zavallı olanlar Türklerdi. Türklerde ne hayat yeteceği kalmıştı ne şeref… Türk
de Türklüğünü bir günah gibi saklayarak kenara çekilmişti…”


***


Kızarmayanlar adına sizin yüzünüz kızardı değil
mi Putin sehpanın üzerinden “o harita”yı kaldırttığında…


“O zaman” da bir Türk’ün haritası
istenmiyordu “masada”; “Anadolu’da Türk’ten başka her azınlığa
devlet kurma hakkı tanınmalıdır”da buluşmuş gibiydi bütün milletler
dünyada!


***


Yokmuş gibi davranınca yok olmuyor… Önce ailesi
sonra “Mehmet”imizi evlat bilen koca bir milletin yüreğinde kolay
kolay kapanmayacak bir yara haline geldi kendine “Türk” diyenlerin o
lanetli gecede köprüde bir gariban Türk askerini linç edişi…


Böylesi bir gözü dönmüşlüğün tek emsali Menemen
sanırsınız değil mi?


“O zaman” da Bolu’da vücudunu delik
deşik ederek boğazına ip bağlayarak sokaklara sürükleye sürükleye
katletmişlerdi 32. Kafkas Piyade Alayı’ndan Abdülkadir’i…


***


Ezanını Cumhuriyete borçlu olan camilerimiz
Atatürk’süz Cumhuriyet’siz hutbeler geçidi…


İtirazım yok ağır tabii.


Ve fakat…


“O zaman” da “din” sözüm
ona “Yunanlıların dinsizleri terbiye etmek için Cenab-ı hak tarafından
gönderildiğini” “camilerin Yunanlılar sayesinde dolduğunu
söyleyebilen ahmakların” “Venizelos hazretlerinin sağlığı için dua
eden haysiyetsizlerin” “işgal kuvvetleriyle işbirliği yapan
alçaklar”ın “büyük bir devlete karşı gelmenin küfür olduğunu savunan
cahiller”in elinde oyuncak edilmemiş miydi?


***


Atatürk silah arkadaşları ve öyle ülkenin
toplumun halkın tamamı filan değil bir avuç Türk bütün bunlara rağmen kurdu
Cumhuriyeti.


Cumhurbaşkanı haklı:


“Millet ve devlet olarak varlığımızı ve
geleceğimizi korumak amacıyla yine tarihi bir mücadelenin içindeyiz…”


Ve biz “bir avuç Türk” bugün de bütün
bunlara rağmen koruyacağız kutlu emanetimizi!




LİNK : https://www.yenicaggazetesi.com.tr/bunlara-ragmen-kuruldu-bunlara-ragmen-korunacak-53719yy.htm

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

TÜM KATEGORİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER