ÖZEL BÜRO NOTU : HOCAMIZ DURUMU ÇOK İYİ ÖZETLEDİ. HOCAMIZIN AĞZINA SAĞLIK.

Vize Krizi Niye Çıktı ?










Gerçekte
Türk halkının ilgisini vize krizine yoğunlaştırıp, arada fark ettirilmeden
yapılmak istenen bir iş var. Ona geçmeden önce bir hatırlatma yapalım;
1970’lerin ve 1980’lerin Türkiye’si ve Milli İstihbarat Teşkilatı yok artık
Türkiye’de. Çok daha gelişmiş, göbeğinden bağlı olmayan, teknolojiyi yakalamış
ve gerek kendi içinde, gerekse de komşu ülkelerde nelerin döndüğünü bilen bir
Türkiye ve MİT var artık. Üstelik artık ABD, AB gibi yabancı ülke ve istihbarat
kuruluşlarının etkisi ve baskısı altında değil.


Şimdi gelelim esas konumuza; Yunanistan, Kıbrıs krizi nedeni ile
Rusya’ya sipariş edilen S300 füzelerini alıp, Girit’e konuşlandırınca ABD, NATO
ve üyesi olduğu Avrupa Birliği ağzını açıp bir tek kelime bile etmedi. NATO’dan
tıs bile çıkmadı, hiç kimse “Ne yapıyorsunuz siz Yunanlılar ve Rumlar” bile
demedi.


Türkiye, Suriye’den iş kızıştırmak için Türkiye’ye atılması
olası füzeleri havada imha etmesi için Suriye sınırına Patriot füze savarları
yerleştirmek isteyince, NATO lütfen Hollanda’dan Patriot füzelerini ve ekibini
göndermiş ama havalarından, tafralarından ve tehditlerinden geçilmemişti.
“AB’nin dediklerini, ABD’nin istediklerini yapmazsan geri çekeriz ha” gibi
yakışık almayan ifadeler kullanmışlardı. Bırakın politik dili, kahvehane ağzı
ile kabadayı formatındaydı konuşmaları.


15 Temmuz kalkışması ile ilgili ABD ve AB vatandaşları ile
birlikte Türkiye’deki eğitilmiş ajanları da MİT tarafından şüphe kaldırmaz
cetvel gibi doğru gerekçelerle yakalanınca neye uğradıklarını şaşırdı ABD
Yönetimi. Gerçekte, Avrupalı, Ortadoğulu, Afrikalı ve Asyalı devletçiklerin
kendilerine biat etmelerine öyle alışmışlar ki, böyle bir cesurca uygulama ile
karşılaşmayı hiç beklemediklerinden, açıkçası şok oldular. Şokun yanında
korkuya da kapıldılar. Gizli kapıların ardında yıllardır yaptıklarının ortaya
çıkacağı, uzun yıllar içinde kurmayı başardıkları gizli ve uyuyan hücrelere
zincirleme olarak ulaşılacağı ve yıllardır kurdukları casusluk, provokasyon,
kaos yaratma ve terör alt yapısının dağılacağı endişesi belli ki tavan yapmış.
Zaten kayıtlara bakıldığında, özellikle de ABD Kongre Binasındaki kütüphanedeki
kayıtlar incelendiğinde, ABD’li istihbarat mensuplarının 1913 yılından beridir
Anadolu’da cirit attıkları görülmekte. Türkiye’yi suçlamak ve zan altında
bırakmak için 1913-1916 yılları arasında ABD Büyükelçisi olarak İstanbul’da
görev yapmış Henry Morgenthau’nun dönüşünde ünlü bir gazeteciye bugünün parası
ile 1.5 Milyon Dolar verip yazdırdığı “Büyükelçi’nin Hikayesi” adlı yalan
dolanla dolu kitap, günümüzün Ermeni iddialarının temelini oluşturmakta. Görevi
boyunca Pendik’ten öteye Anadolu’ya gitmemiş olan Morgenthau, Ermeni Tehciri
konusunda açıkçası duyuma dayalı ahkamlar kesmiş. Kitabın içinde bir tane olsun
resmi belge bile yok ama gelin görün ki Ermeniler tüm iddialarını bu kitaba ve
yıllar sonra “İngiliz İstihbaratı’nın verdiği para ve baskısı ile yazdım” diye
günah çıkaran ve itirafta bulunan İngiliz tarihçi Arnold Toynbee’nin “Mavi
Kitap”ına dayandırmakta. İşte istihbarat ve casusluk, yanıltmak ve yalana
dayalı gündem oluşturmak böyle bir şey, aynen 17-25 Aralık Gezi olayları gibi.


Asıl önemlisi, İngiltere, Fransa ve ABD’nin neredeyse bir asır
evvel kurmayı ve hayata geçirmeyi planladıkları, Sevr Anlaşması haritasında da
Ermeni bölgesinin güneyi ile İngiliz bölgesinin kuzeyi arasına yerleştirdikleri
Kürt Bölgesi’nin, veya namı-diğer “Büyük Kürdistan”ın Türkiye, Rusya, İran ve
Irak’ın ortak hareketi ile kurulamayacak olmasının hezeyanı.


ABD, Türkiye’siz Ortadoğu’da ve Yakın Doğu’da başarılı
olamayacağının bilincinde. Artık “Vererek almayı öğrenmesi”nin zamanının
geldiğini iyice anlamış bulunmakta. Türkiye’ye gerçek olarak ve aynı değerde
bir kazanım sağlamadan, Türkiye’den hiçbir şey alamayacağını bilincinde. Vize
sorunu, ABD Devlet Sekreteri (Dışişleri Bakanı) Rex Tillerson’un veya Bakan
Yardımcılarından Tony Blinken’in ya da Heather Higginbottom’un başını yiyecek
ve kısa bir zaman sonra da eskisinden daha iyi koşullarla yürürlüğe girecek.
Bana göre kellesi alınacak kişi Tillerson.


Prof. Dr. Ata ATUN


KKTC III. Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı


e-mail: ata.atun@atun.com veya  ata.atun@gmail.com


http://www.ataatun.org  


Facebook: AtaAtun1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet