GÜNDEM ANALİZİ & DEĞERLENDİRME & RÖPORTAJ (TÜRKÇE & İNGİLİZCE)

Osman DİYADİN : Bütün
Türkler bir gün ansızın delirecektir !!!!..

İstiyorlar ki
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bölgesindeki gelişmelere kayıtsız ve sessiz kalsın,
sınırında terör devletinin kurulmasına izin versin!..

E-POSTA
: o.diyadin@hotmail.com

Yüreğimiz
yanıyor…


Böyle bir ortamda
birileri siyasi emelleri uğruna hain saldırıyı kullanarak Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan’ı hayasızca  suçlayıp sorguluyor…


Evet Erdoğan hatalı(!)


VİCDANLI olması…


İNSAN olması…


NAMUSLU olması…


ZALİM olmaması…


BANA DOKUNMAYAN YILAN BİN YAŞASIN demeyip o yılanın asıl hedefinin
Türkiye olduğunu ve yarın Türkiye’yi sokacağını görüp önlem alması!


İşte Erdoğan
bunun için hatalı!


“Suriye’de ne işimiz var?” diyenlerin
bölgemizde bir terör devleti kurulmaya çalışıldığını, o terör devletinin kuzey
ayağını bölgemize taşıma noktasında Akdeniz’e açılmak zorunda olunduğu için
İdlib üzerinden büyük bir oyun oynandığını, bununla birlikte  ‘Büyük İsrail
Projesi’
nin taşlarının örüleceğini görmemeleri gaflet ve delalettir…


Erbakan Hoca’nın
1992’de yaptığı efsane konuşmasında “Eğer bir gün mesele Suriye olursa, bilin ki hedef Türkiye’dir”
sözlerini bir hatırlayın..


(Hatırlamayanlar
youtoube’dan açsın izlesin)


Tayyip Erdoğan bu
büyük oyunu bozan adamdır!


Mesele budur!


Erdoğan’ın yıllar
önce kendisine  “BOP’un eş başkanı” elbisesi dikmeye çalışanlara
karşı o elbiseyi yırtıp atması oyunun bozup dik durmasıdır..


***


Sevgili dostlar…


Biz bugün Suriye’ye girmezsek yarın Suriye (PKK, YPG) Türkiye’ye
girecektir ki, Türkiye’nin ,Tayyip Erdoğan’ın bütün hamlesi yarını görüp bunun
önüne geçmek içindir…


Biz devlet olarak
ne kadar vicdanlı olmaya çalışsak da, karşımızdaki güçlerin kendi çıkarları
için her defasında samimiyetsiz, kalleş, hain, iki yüzlü olduğunu gören bir
Türkiye gerçeği artık vardır…


Kuşkusuz acı
bedeller ödüyoruz…


Rejim güçleri
yapmış, yapmamış ne önemi var!


Katil Esed’in bu hain saldırıyı bütün varlığını borçlu olduğu
 Rusya’ya, Putin’e rağmen  gerçekleştirme şansı olabilir mi?


Aptal mıyız?


Türkiye’ nin
üzerine oynanan  büyük oyunu görüp, güçlü bir aktör olması karşısında
şaşkın olanlara dikkat edin sözde Türkiye seviciliği yaparken ‘Bu sorunlar
Erdoğan yüzünden Türkiye’nin başına geliyor
‘ gelerek algı
operasyonu ile Türk milletini etkilemeye çalışıyor…


Çünkü Tayyip
Erdoğan’ı güçsüz hale getirmeden,devirmeden Türkiye üzerindeki emellerini
gerçekleştirme şanslarının olduğunu her kumpas girişimlerinde gördüler!..


Esed’in ABD RT
Nevs kanalına yaptığı son açıklamasında olayı saptırıp Erdoğan’ı sultanlık
hayali ile suçlayarak “Erdoğan kendini yeni Osmanlı sultanı sanıyor. Bölgeyi denetleme
hevesinde.”
şeklindeki sözlerini bu noktada iyi okumak gerek…


İstiyorlar ki
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bölgesindeki gelişmelere kayıtsız ve sessiz kalsın,
sınırında terör devletinin kurulmasına izin versin!..


Evet Tayyip Erdoğan; ABD’nin, Rus’un, İngiliz’in, Fransız’ın var
olduğu bölgede, savaş için değil barış için ve kendi ülkesinin bekası için
vardır
..


Ve bunun için
bölgedeki gelişmeleri denetlemektedir..


O nedenle Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin hakkını hukukunu koruyup kollayan bir Cumhurbaşkanını
karşılarında görmelerini hazmedemiyorlar!


Bütün mesele
inanın bu!


Bunun adı
sultanlık ise sultanlık, liderlik ise liderlik, başkomutanlık ise
başkomutanlık, Cumhurbaşkanlığı ise Cumhurbaşkanlığıdır!


Başımızın
üzerinde yeri var!..


***


Şöyle tarihe bir
bakın ne zaman bu millet, bu devlet başını kaldırmış, gücünü dünyaya göstermeye
başlamışsa, her zaman ‘Otur oturduğun yerde, yoksa!..’ diyerek küresel 
tehdit ve bölgedeki işbirlikçileri karşısına dikilmişler..


Ne yazık ki buna
içerideki işbirlikçileri de eklenmiş!


Öyle bir hainlik
ki bu…


Hala Esed ile iş
tutanları…


Hala Esed ile
görüşelim diye her gün nara atanları…


Ve hala 34
kahramanımızın şehit edilmesinin katili olan Esed için tek kelime tepki
göstermeyenleri bu güzelim ülke topraklarında yaşıyoruz!


Bir düşünün…


Suriye Rejiminin, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı propaganda aracı
olarak  CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun videolarını kullanması çok
enteresan!


Bu millet artık
herkesi iyi tanıyor…


Şehit cenazesinde
izledik…


Bir şehit yakını cenaze töreninde Kemal Bey ile yan yana durmamak
için Emniyet Müdürünün ısrarlarına rağmen  önce araya mesafe koyuyor ona
bile dayanamayınca yerini değiştiriyor!..


Neden?


***


Ya bu ülkede
çalışan Rus Haber Ajansı Sputnik’in yaptığı…


“Çalınan İl: Suriye’nin Bir Köşesi, 80 Yıl Önce Neden Fransa
Tarafından Türkiye’ye Verildi?”
başlıklı haber yapıp, Hatay’ın
Türkiye’ye katılışı ve gerçekleştirilen referandumla ilgili yanlı iddiaları
ortaya koyma cesaretlerine bir bakın..


Gözaltına
alınmışlar..


Tabi ki  bir
bedeli olacak…


Dünyanın hiçbir
ülkesinde bunun adı basın özgürlüğü olamaz..


Ayrıca Sputnik çalışanları Türk’müş?


Vallahi yabancı
medya kuruluşlarında çalışan herkes, bir gün mutlaka böyle bir yol ayrımına
geleceğini bilmeli!


Kaldı ki bir
kısmı zaten potansiyel satılık oldukları için o  adreslerde olsa gerek!


Peki Sputnik’in başında kim var!


1915’te Türkiye’den tehcir edilen bir Ermeni ailenin kızı!


Yani
anlayacağınız hiçbir şey tesadüf değil!


Adamlar Hatay’a
bile ‘çalınmış
eyalet’
derken kuş beyinliler de ‘İdlip’te ne işimiz var’
diyor.


En acısı ne biliyor musunuz?


Savaşan bir
orduya moral bozgunu yapmak, orduyla millet arasında fitne fesat çıkartmak
amacıyla açıklama yapan bazı emekli subayları bilerek veya bilmeyerek düşman
adına psikolojik harp yürüten ajan gibiler..


Her biri 
hainlere yalanlarla, abartılarla malzeme vererek suç işliyor!..


Peki  böyle dönemler için  TC Anayasası  ne diyor?


Okuyalım
mı: ***




İçişleri Bakan
Danışmanı Mazhar Yıldırımhan’ın önemli bir paylaşımı vardı..


Diyor ki;


Önemli bir
paylaşımı vardı…


Diyordu ki;


‘Türkiye PKK ve Fetö terör örgütlerinin hem sahadaki militanları
ile hem de siyasi ayakları ile mücadele ediyordu. Şimdi de Esedin suriyedeki
militanlarını ezerken ülke içinde de el muhaberatın siyasi ayakları ile
mücadele etmek durumunda. El muhaberat ne de çok ayak bulmuş!..’


Aynen öyle..


Bütün bunları üst
üste koyun neler yaşandığını anlarsınız!


 CHP’ nin
TBMM’de kapalı (Gizli) oturum isteme meselesini unutmayalım!


Kime bilgi
verilecek?


Daha dün ‘ESED ile
görüşmeye hazırız.. ESED’e yalvaracaklar’ 
diyenlere mi?
34 şehidimiz için kaleme alınan bildiriye  imza atmayan HDP’ ye mi? PKK’
nın, PYD’nin, Öcalan’ın, Esed’in siyasi kanadı gibi çalışanlara mı?


Kalsın kardeşim!..


***


Bakın…


Türk vatanına
sevdalıların bir yemini vardır…


Bilen bilir!


Denir ki;


Varlığına, birliğine ve yücelerin en yücesi olduğuna inandığımız,
ol deyince olduran ve gönüllerimizi iman nuruyla dolduran:


Allah’a, vatana, millete, bayrağa, Kur’an’a ve silaha yemin olsun!


Şehitlerim, gazilerim emin olsun!


Türk gençliği olarak;


Komünizme, kapitalizme, faşizme, Siyonizm’e ve her türlü
emperyalizme karşı mücadelemiz, son nefes, son nefer, son damla kana kadardır!


Unutmayalım ki…


Zafer, asIa  mahvoIdukIarını zannedenIer tarafından
kazanıIamaz!


***


Ve…


Suriyeli mültecileri ülkemizden kovup katil Esed rejimine teslim
etmeyi seçim vaadine koyan alçaklar var ya!


Şimdi çok üzülmüşler, tepki gösteriyorlar kapıların açılıp
Suriyelilerin gidişine…


Çok ALÇAKSINIZ  çok!


34 askerimiz
şehit olunca ‘Atamız
bir asker için Menemen’i yakıyordu’
diye ortalığa düşen de
onlar. Sonra kalleşçe şehit edilen(bölgede barış için bulunan)  34
askerimiz uğruna tüm Suriye sahasını yakmaya başlayınca ‘Savaşa
hayır’
öyle mi?


Çok ALÇAKSINIZ  çok!..


***


Türk Milleti 
için  tarihe not düşülmüş düşmanlarına yönelik anlamlı bir söz vardır…


Denir ki;


“Bütün Türkler bir gün ansızın delirecektir!


O zaman Tanrı Türk’ü değil, sizi korusun!”


İşte  34
şehidimizin ardından bugün o günleri (Türklerin delirdiği günleri) yaşıyoruz!..


Türkler için artık sınır yok. Sınır sadece zihinlerde!..


‘Bahar Kalkanı ‘ zulme kalkan, umudun ise habercisi oldu...


Ellerimiz 
semaya kalktı…


İmam-ı Rabbani
(ks) der ki;


“İki ordu vardır:


Biri gaza ordusu, Diğeri de dua ordusu.


Ve bu savaşlar, bu iki ordunun ittifakı ile kazanılır.”


İşte o  iki
ordu;


Malazgirt’te,
Çanakkale’de, Dumlupınar’da olduğu gibi yine  birleşti!..


Anlayacağınız;


Türkler yine delirdi!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir