Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Oraj POYRAZ : “TÜRK”
DİYE BİR MİLLET YOKTUR !!!


E-POSTA : 0raj.p0yraz@neomailbox.net


Milli Eğitim Bakanlığı Danıştay 8. Dairesi’nin
verdiği andımız kararına itirazını gerekçelendirirken birçok nedenin yanında
“Türkler kendi çağdaşı unsurlara göre ulus bilincine en geç ulaşan topluluktur”
şeklinde bir gerekçe de yazan üç kişiyi görevden almış veya onlarla çalışmayı
bırakmış. Kutluyorum bakanlığı. Zira Türk Milleti’ne bundan daha büyük hakaret
ve daha büyük aşağılama yapılamazdı.


AK Parti sözcüsü Ömer Çelik “(Temyiz dilekçesindeki)Bu
bölüm AK Parti’nin görüşünü yansıtmamaktadır. Sayın Bakanımızın başkanlığında
oluşturulan görüşe aykırı olarak bu konuda avukatların kendi tasarruflarını
ortaya koyduğu bir dilekçedir. Bahçeli’nin eleştirisi haklıdır ahlaki olarak
bir hatadır. Batı’da üretilen ulus devlet teorilerinden etkilenerek
söylenmiştir. Bakanımızın ve bakanlığımızın oluşturduğu görüşe rağmen oradaki
avukatlar tarafından bu paragraflar oraya ekleniyor. Kontrol etmesi gereken
bürokratlar da kontrol etmemiştir. O bürokratlar da görevden alındı avukatlarla
ilişik kesilmiştir dilekçeden o bölüm çıkarılmıştır. . ”(1) dediğine göre; o
itiraz dilekçesi toptan geri çekilmeli ve “Andımız” okullarda okutulmaya
başlamalıdır. Madem “Bahçeli haklı” diyorsunuz. Yapılması gereken budur. Çünkü
Bahçeli de “Andımız”ın okutulmasını istiyor.


Bırakın çok daha eskiye gitmeyi günümüzden yaklaşık
1300 sene önce dikilen Orhun Abideleri’nde “TÜRK” adı açıkça zikredilir ve
orada Göktürk Kağanı Bilge Kağan “Ey Türk Budunu silkin ve kendine gel!” der.
Bunun anlamı “Ey Türk Milleti millet olmanın bilincine var” demektir kısaca. Ya
da bu tabir Türk Milleti’nin çağdaşı olan milletlerin millet bilincine
varmasının miladı sayılan 1789 Fransız İhtilali’nden en az 1060 sene önce
millet bilincine vardığını göstermektedir.


1029-1102 Kaşgarlı Mahmut’un aslında bir Lügat yani
Sözlük olan ünlü eseri “Divan-ı Livat’üt-Türk”ü Araplara Türkçe öğretmek için
yazdığı söylenir hep. Bunun anlamı Kaşgarlı Mahmut’un yaşadığı Doğu Türkistan
Bölgesi’ndeki Türklerin daha 11. yüzyılda milletleşme bilincine ulaştığını
göstermektedir bize.


Yerli ve yabancı bütün tarihi kaynaklarda yer alan
bir bilgidir; 1071 Malazgirt Savaşı’nda Bizans Ordusu içinde yer alan
Gayrimüslim Uzlar (Oğuzlar) ve Peçenek Türkleri soydaşları olan Müslüman
Selçukluların tarafına geçerek Bizans’ın yenilmesinde amil olmuşlardır. Peki
Hıristiyan Uzları ve Peçenekleri Müslüman Selçukluların yanında yer almaya iten
güç neydi? Millet bilinci olabilir mi? Elbette olabilir.


Geçtiğimiz ay içinde Moldova’da bulunan Gagauzya’ya
giden Cumhurbaşkanı’nın “Soydaşlarım” olarak hitap ettiği Gagauzlar kimler mi?
Fransız İhtilali’nden 718 yıl önce olmak üzere; 1071 yılında Selçuklu
Ordusu’nun safına geçerek Malazgirt Zaferi’nin kazanılmasında amil olan
Hıristiyan Uzların ve Peçeneklerin bugünkü torunları olabilir mi? Olabilir.
Çünkü kaynaklar Gagauzların yani Gökoğuzların Uz Peçenek ve Kuman (Kıpçak)
Türklerinin bugünkü bakiyeleri olabileceklerini söylüyor bize. Kendileri de
öyle diyorlar zaten(2)


1093-1166 yılları arasında yaşayan Pîr-i Türkistan
Hoca Ahmet Yesevi’ye ait olduğu söylenen “İslamiyet tercihimiz Türklük
kaderimizdir” sözünün altında yatan duygu acaba ne olabilir? Millet bilinci
olabilir mi? Neden olmasın; olabilir. Demek ki; Hoca Ahmet Yesevi’de çağdaşımız
olan milletlerin çoğunun millet bilincine varmasının miladı olan Fransız
İhtilali’nden en az 6 asır önce millet bilinci varmış ve çevresine de bu
bilinci yaymış olmalıdır. Belki bu söze “uydurma” diyenler olabilir; peki Hoca
Ahmet Yesevi’ye ait şu beyitler ne anlatıyor size:


“Sevmiyorlar
bilginler sizin Türkçe dilini


Bilgelerden
dinlesen açar gönül ilini


Ayet-hadis anlamı
Türkçe olsa duyarlar


Anlamına erenler
başı eğip uyarlar


Miskin zayıf Hoca
Ahmet yedi atana rahmet


Fars dilini bilir
de sevip söyler Türkçeyi”(3)


1277 gibi erken bir dönemde “Şimden girü hiç kimesne
kapuda ve divanda ve mecalis ve seyranda Türki dilinden gayri dil söylemeye.
Bugünden sonra hiç kimse sarayda divanda meclislerde ve seyranda Türk Dilinden
başka dil kullanmaya” şeklinde ferman yayınlayan Karamanoğlu Mehmet Bey’i bu
şekilde ferman çıkarmaya iten sebep neydi acaba? Bunun adı Millet ve Türklük
bilinci değil de nedir?


Lütfen hiç kimse bu milleti aşağılamaya kalkışmasın.
Bu millet onların sandığından çok daha büyüktür çok daha kadimdir çok daha
madenidir. Hiç kimse Osmanlı’nın yönetim anlayışının gereği “Anasır-ı İslam”
denilerek Türklük bilincinin unutturulmaya çalışılmasından hareketle “Türkler
çağdaşı milletlerden daha geç millet bilincine ulaşmışlardır” gibi kepaze
ahlaksız ve gayr-i ilmi bir kehanette bulunmasın. Osmanlı asırları boyunca
Türklük belki saraydan uzak tutulmuş bazen de aşağılanmış olsa da Türklük halk
şiirinde ve ozanların dilinde hep yaşamıştır yaşatılmıştır. Çünkü ozanlarımız
şiirlerini Türkçe çalıp söylemişlerdir. Türkçe ise milliyetimizin ve millet
bilincimizin dışa vurumundan dışarıya yansımasından başka bir şey değildir. Ay
yıldızlı al bayrağımız nasıl ki millet bilincimizi temsil ediyorsa dilimiz olan
Türkçe de de aynı şekilde millet bilincimizi temsil etmektedir.


“Türklüğün can damarı olan Türkçe yaşamımızın her
anını onunla paylaştığımız bir sırdaşımız gibidir… Türkçe göklerde dalgalanan
kutlu bayrağımıza ezgilerle eşlik eden ses bayrağımızdır. Bunun için Türkçemizi
yaşatmak ses bayrağımızı binlerce yıl öncesinden bugünlere ulaştıran
atalarımıza vefa borcumuzdur. Bu vefa borcu ayrıca Türk adını yarınlara
taşıyacak bir araçtır. Çünkü biz ancak dilimizi öz değerleri içinde saklayıp
daha güçlü bir biçimde yaşatabildiğimiz sürece var oluruz. Unutmamak gerekir ki
dillerini kaybeden toplumlar benliklerini de kaybederler. Benlikleri yok olan
toplumlar ise yeryüzünden silinmeye mahkumdurlar…”(4) diyen yazar ne güzel
söylemiş.


MEB adına itiraz dilekçesi yazanlar bereket versin;
“Türkler kendi çağdaşı unsurlara göre ulus bilincine en geç ulaşan
topluluktur…” diyerek yine de insaflı davranmışlardır. Çünkü “Türk diye bir ırk
yoktur” diyenler bile var bu zihniyet mensupları arasında(5). Bu bilgi
sefaletine dûçar olanlar belli ki; Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkılmaktan ve
dağılmaktan kurtarmak için sesini çıkarmayan ve dağılmayı hızlandırmama adına
ulus bilincini öteleyen bastıran Türk Milleti’ni 1789 Fransız İhtilali ile
başlayan Milliyetçilik akımının etkisiyle farklı millet olduklarını anlayan ve
imparatorluğu yıkmak için ayaklanan Sırplar Yunanlılar Bulgarlar Romenler
Arnavutlar Ermeniler ve Araplar’la eşdeğer tuttukları için böyle düşünüyorlar.
Bu zavallılar Türklerin 1923 yılından itibaren millet bilincine vardıklarını
sanıyorlar besbelli. Bu adamların yönetici pozisyonlarında bulunmaları Ülkemiz
ve milletimiz adına ne üzücü bir durumdur…


1- https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/omer-celik-bahceli-hakli-2737292/
   


2-Bkz. Prof. Dr. Dionis Tanasoğlu “Gagauzlar”
başlıklı yazısı https://www.altayli.net/gagauzlar.html


3- Ahmet Yesevî’nin “Divan-ı Hikmet” isimli
eserinden (Ahmed Yesevi Divan-ı Hikmet Yayına Hazırlayan:


Dr. Hayati Bice T. Diyanet Vakfı yayınları. 4.
Baskı; 2005-Ankara) alıntı ile http://www.tasavvuf.info/tengri1_hb.htm . Ayrıca
bk. http://www.historicalsense.com/Archive/yesevi.htm


4-Yavuz Tanyeri “Türklüğün Kalesi: Türkçe” başlıklı
yazısı


https://www.cokbilgi.com/yazi/turklugun-kalesi-%E2%80%9Cturkce%E2%80%9D/  



5- https://www.youtube.com/watch?v=7g-wxF-R5eU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış