Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Murat AĞIREL : Şaşırıyorum


LİNK : https://www.yenicaggazetesi.com.tr/sasiriyorum-53523yy.htm
  


E-POSTA : murat.agirel@hotmail.com


12 Ekim 2019


Türk Ordusu, Suriye’de terör örgütlerine karşı başlattığı
operasyona devam ediyor. Operasyonu ve gelişmeleri hepimiz tüm dikkatimiz ile
takip ediyoruz.


Öncelikle sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim.


Mustafa Kemal Atatürk’ün “Savaş zaruri ve hayati olmalıdır.
Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir” öğüdünü
aynen savunuyorum.


Yıllardır yanlış uygulanan politikalar, milli menfaatlerin kişisel
menfaatlerden sonra gelmesi işleri bu noktaya getirdi.


Bunun suçlusu en başta Erdoğan olmak üzere AKP hükümeti ve
Davutoğlu siyasetidir.


Gelelim esas meseleye…


PKK (PYD/YPG) göz göre göre ABD, AB ve gibi emperyalist ülkelerin
Suudi Arabistan gibi işbirlikçilerin verdikleri sınırsız destek ile Suriye’nin
kuzeyini “işgal ederek” bir özerk yapı kurmaya çalışıyordu. Bu
yapılmak istenen 1920 yılında bölünme projesi olan Sevr anlaşmasında da aynen
vardı. Yani o zamanki bölünme projesi şimdi de devreye sokulmak istendi.


Ta en başında Suriye rejimi ile masaya oturup anlaşarak emperyalist
planları bozmamız gerekiyordu.


Ne yazık ki yapılmadı.


Bugüne geldiğimizde operasyon kararı alındı ve başladı.


Bu saatten sonra ordumuzu desteklemek ve askerimizin burnunun dahi
kanamadan görevini tamamlayıp dönmesi için arkasında durmak şart. Verilen
destek AKP ve AKP Genel Başkanı sayın Recep Tayip Erdoğan’a değil Türk
ordusunadır.


Operasyonun başlaması ile önce yurtiçinde ve sonra yurt dışında
Türkiye aleyhine inanılmaz bir propaganda çalışması başlatıldı. Suriye’nin
kuzeyini emperyalist ülkelerin silah, mühimmat, gıda yardımı gibi destekleri
ile işgal eden PKK unsurlarını görmeyip Türkiye’yi işgalci olmakla itham
ettiler.


Suriye, ABD, AB gibi ülkelerin ve NATO gibi uluslararası
kuruluşların terör örgütü olarak kabul ettiği PKK’nın Suriye’nin kuzeyini işgal
edip demografik yapısını değiştirdiğini görmeyip yapılan operasyon,
“Kürtlere karşı savaş yapılıyor” olarak nitelendirildi. Yapılan
“savaş” değil terör örgütlerine düzenlenen bir operasyon oysaki…


Savaş iki devlet arasında olur. Karşımızda devlet değil bir terör
örgütü var.


1982 yılında Dünya Siyonist Örgütü’nün yayın organında çıkan bir
makalede İsrail’in güvenliği için Irak’ın Şii, Sünni ve Kürt bölgesi olarak
üçe, Suriye’nin Nüsayri, Şam, Dürzi ve Halep Cumhuriyetleri olmak üzere dörde
ayrılması gerektiği savulmuştu. Irak aynen makaledeki gibi üçe bölündü. Suriye
ise Kürt Bölgesinin katılması ile beşe bölünmek üzereydi.


28 Eylül 2013 yılında New York Times gazetesinde de Robin Wright,
Ortadoğu’daki 5 devletin parçalanarak 14 devlet oluşturacağını yazdı.
Yayınladığı haritada Irak’ın Kuzeyi ve Suriye’nin kuzeyinde Kürdistan Devleti
vardı.


Yine ABD eski dış işleri Bakanı Condoleezza Rice, Ortadoğu’da 22
ülkenin sınırlarının değişeceğini yazmıştı. BOP projesi 2000 ve 2004 Davos
zirvesinde dillendirildi. Hatta Sayın Cumhurbaşkanı da “eşbaşkanıyım”
diye ifade etmişti.


Her şey ortadayken ben gerçekten şaşırıyorum…


Türkiye’yi “işgalci” gibi göstermeye çalışan kişilere,
operasyonun PKK ya değil de Kürtlere karşı yapılıyormuş gibi gösteremeye
çalışanlara şaşırıyorum.


Üstelik bu kişiler kendilerini “sol”da konumlandırıyor ve
Kürtler üzerinden PKK’yı savunmaya çalışıyorlar.


Aynı kişiler antiemperyalist olduklarını söyleyip PKK’nın
Suriye’nin kuzeyini işgal etmesini görmezden geliyor.


Aynı kişiler ABD’nin kuklası YPG ve PYD’nin emperyalizme para
karşılığı hizmet etmesine ses çıkarmıyor. Dahası bunlar, uluslararası kanunlara
göre meşru olan terörle mücadele hakkını kullanan Türkiye’ye işgalci deme
küstahlığını gösteriyor.


Şaşırıyorum.


Ha bu arada…


Sayın Cumhurbaşkanı Recep tayip Erdoğan’ın bütün ülkenin birlik
beraberlik içerisinde Türk Ordusunun ardında mevzilendiği bir dönemde Sırbistan
dönüşü  “Millet ittifakının
zayıflaması gerekmektedir” söylemine de tepkiliyim.


Tüm dünya ülkemize karşı cephe almış ve açıklamalar ardı ardına
geldiği bir dönemde muhalefeti ve iktidarı ile birlikte duruş sergiliyorken
bütün herkesi “AKP ye üye olmaya” davet etmesine…


Şaşırıyorum…


Sanki sanırsınız ki AKP, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i
Hukuk partisi de Millet koşa koşa gidip kayıt yaptırsın! Sayın
Cumhurbaşkanı’nın  17 yıldır yaptıklarını
unutup,koşulsuz şartsız kendisini destekleyeceğini düşünmesine, böyle bir şeyin
söz konusu dahi olmayacağını,Milletin desteğinin sadece Türk ordusuna olduğunu
görmemesine…


Cumhurbaşkanı Danışmanı Fahrettin Altun’un Washington
Post’ta çıkan yazısında “ABD’nin kazanımlarını korumak bizim
çıkarımızadır” ifadesine…


Şaşırıyorum…


Emperyalist ülkenin kazanımı nasıl bizim çıkarımız
oluyor…


Şaşırıyorum…


Sınırımızın hemen dibinde kurulmaya çalışılan özerk
bir Kürdistan’ı önlemek içi operasyona başlamış iken Mevlüt Çavuşoğlu’nun bir
kanalda operasyon 30 kilometre derinlikte bitecek açıklamasına…


Şaşırıyorum…


Mısır, İsrail, Arabistan gibi operasyona karşı
açıklama yapan devlet liderlerine ağır şekilde cevap veren Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın Trump’ın küstah ve hadsiz bir şekilde her gün yaptığı tehditlere
sessiz kalmasına…


Şaşırıyorum…


Operasyondan önce çok fazla seçenek vardı.


Halen de var.


Hali hazırda Suriye rejimi ile masaya oturmak emperyalist planları
yırtıp atmak demektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış