Mete Yarar :
Dualarımızda MİT mensupları da olsun

Güvenlik Uzmanı
Yarar, Afrin’de süren Zeytin Dalı Harekatı’yla ilgili olarak “Asker şehit
olduğunda tören oluyor. Maalesef Milli İstihbarat Teşkilatı personeli başka bir
coğrafyada şehit olduğunda belki cenazesini bile getiremiyorlar.

Erzurum Güncel- Güvenlik Uzmanı Yarar, Afrin’de süren
Zeytin Dalı Harekatı’yla ilgili olarak “Asker şehit olduğunda tören
oluyor. Maalesef Milli İstihbarat Teşkilatı personeli başka bir coğrafyada
şehit olduğunda belki cenazesini bile getiremiyorlar. Orada defnediliyor. Veya
Türkiye’ye getirip sessiz sedasız defnetmek zorunda kalıyorlar. Aileleri bile
orada olduklarını bilmiyor” dedi.

Güvenlik uzmanı Mete Yarar
Star’dan Fadime Özkan’a çarpıcı açıklamalarda bulundu. 

PKK-PYD tereyağından kıl çeker gibi temizlenecek

– Afrin operasyonu  nasıl olacak size göre?

Fırat Kalkanı çok uzun bir süpürme
harekatıydı, bu çok daha dar ve çevrelenmiş bir yerde olduğu için çoğunlukla
askerin ayağını basmadan temizlik yapılacağını düşünüyorum. Sihalarla. Özel
kuvvet personeliyle ve zaman zaman da istihbarat yoğunluklu operasyonla.
Siville terörist ayrılacak. Bir ev düşünün şehrin içinde ve tamamen cephanelik.
Nasıl uçurabilirsiniz havaya? Bütün mahalle ayakta kalır ama o ev aşağıya iner,
onun bir tekniği var, tereyağından kıl çekmek gibidir. Bu yüzden daha ince, nokta
nokta çalışacaklar. O yüzden de iş uzayacak. Nereden baksanız bölgede 400 bin
insan yaşıyor çünkü. 

Afrin Operasyonu neden önemli? 

Afrin önceden de önemliydi.
90’larda PKK Kandil’e yerleşmemişken, ABD Çekiç Güç’le PKK’ya şemsiye
sağlamamışken Beka vadisinde eğitim alıyor, Amanoslar üzerindeki bağlantı
yerlerine geçiyorlardı. İlk güzergahları Afrin’di. Siyasi anlamda destek
aldıkları yerlerden birisi Afrin’di. O dönem bir müddet bölgede görev yaptım.
Türkiye’de öldürülen teröristlerin nasıl defnedildiğini dürbünlerle izlerdik.
PKK’da Suriye kökenliler yüzde 30 civarındadır. Çoğunluğu da Afrin’dendir.
Afrin PKK için önemli bir lojistik merkez. Militan anlamında da öyle.
Amanosların ve Suriye’ye kadar olan alının güvenliğini sağlamak istiyorsanız
Afrin’de PKK olmamalı.

SUİKASTLER YAPTILAR 

– PKK’nın Afrin’i ilk gasp ettiği tarih 2012 miydi? 

2012’den beri yerleşik
vaziyetteler. Bölgedeki aşiret ve dini liderleri öldürdükleri yerdir Afrin.
Onlar için iki yer önemli. Diğeri Kamışlı. Nüfus olarak orada fazlalar. İlk
isyan girişimlerine başladıkları yer Kamışlı ve Afrin’dir. 

– Esed PKK’nın 2012’de Afrin’e el
koymasına izin verdi mi? Gücü mü yetmedi? 

Müsaade etmedi, birçok tutuklama
yaptı. Bizim iyi olduğumuz dönemlerdi ve PKK’lıların Türkiye’ye teslim
süreçleri o dönemde yaşanıyordu. Seri şekilde 7-8 çok önemli, Türkiye ile yakın
olan ve Türkiye ile sorun yaşamak istemeyen dini ve aşiret liderini öldürdüler,
suikastlerle. 

HORMONLU PKK-PYD

– Geçen altı yılda PKK eğitim ve donanım desteğini aldı ABD’den.
Afrin’de nasıl bir PKK var karşımızda?

Organik olmayan bir PKK var.
Doping yapan sporcu gibi. Doğal sürecin dışında popüler edilmiş,
silahlandırılmış, güçlü gösterilmeye çalışan bir örgüt. Ama biz şişirildiğini
biliyoruz. İlk karşılaşmalar Münbiç operasyonunda, el-Bab’da oldu. O dönemde de
silahlandırılmıştı PKK.

10 SN DİRENEMEDİLER

– Nasıldı karşılaşma? 

10 saniye bile direnemediler.
Bugün de çok fazla direneceklerini düşünmüyorum. Ama bir asker kaybı bile
Türkiye için önemli. Bu yüzden süreci uzatmaya, içerde tartışmayı yükseltip
Türkiye’nin sabrını ölçmeye çalışacaklar. Ezici çoğunluk Afrin operasyonu
yapılsın diyor. Kobane zamanındaki gibi ses yükseltmeye çalışanlar da olacaktır
ama ben Mardin’de Diyarbakır’da olay beklemiyorum. 

– Batı şehirlerinde mi bekliyorsunuz?

Kaos isteyenler olacaktır. Etnik,
mezhepsel bir kimlik vermiyorum. Son yaşananlara baktığımda çok üzülüyorum.
Yaşadığımız vatanın bir bütün olduğunu unuttuğumuz oluyor. Siyaseten bir kişiyi
aşağıya çekebilirsiniz ama vatanı aşağıya çektiğinizde kendi zemininizi aşağıya
çekiyorsunuz. Tayyip Bey üzerinden vatanı da aşağıya çekmeye çalışıyorlar. Ben
bu kadar bel altı vuruşların olduğu bir dönem hatırlamıyorum. Türkiye’yi
yıpratmayı tercih ettiğinizde bunun adı başkadır. 

VATAN HAİNLİĞİDİR BU!

– Bunun adı nedir? 

Vatan hainliği! Çünkü bu iş
uzadığında ölecek olanlar, bizim evlatlarımız, arkadaşlarımız, bizim için görev
yapan insanlar. Kayıplarımız bizim kayıplarımız. Afrin bölgesine PKK geldikten
sonra bölgeyi terk eden Kürt, Arap ve Türkmenlerin sayısı 250 bin. PKK Kürtleri
temsil ediyorsa neden Kürtler geri dönmüyor? Kobani’den Türkiye’ye 300 bin
mülteci geldi ve PYD yönetimindeki Kobani’ye dönmedi. Barzani’ye sığınan
Kürtler de dönmedi geri. Türkiye Fırat Kalkanı’nı yapınca bölgede nüfus 10 kat
arttı. Çünkü PKK bölgede etnik süpürme yapıyor. Kendisinden olmayan Kürtler,
Araplar ve Türkmenlerin bölgede yaşamasına müsaade etmiyor. Türkiye Afrin’e
huzur götürecek. 

EZİCİ VE YIKICI ÜSTÜNÜZ

– PKK dopingliyse askeri olarak zayıf mı yani?

Kendisini çok hormonlu görebilir
ama Türk Silahlı Kuvvetleriyle karşılaştırılamaz. Barzani kendisini en güçlü
hissettiği dönemde 12 saat direnebildi. Bu iş öyle kolay değil. Eline silah
verdiğinizde, üç aylık eğitimle bir yerden bir yere gelemezsiniz. Türk
ordusunun gerçekten söylüyorum; ezici ve yıkıcı bir üstünlüğü var. Bunu PKK
için değil herhangi bir bölgesel ülke ile ilgili de söylüyorum. 

AYIKLAMA OPERASYONU 

– Nasıl olacak harekat? 

Türkiye gücühü böyle kullanmayacak
çünkü bölgede sivilin arasına karışmış bir PKK var. Sivilin zarar görmemesi
için bir süpürme operasyonundan çok, ayıklama operasyonuna girecek. Barikatlar
dönemine benzeyecek. Sivil halkı önce oradan çıkaracak, PKK’yı temizleyecek,
sonra diyecek ki “kardeşler toprak sizin, huzurla yaşamaya devam edin”.
Barikatlar hendekler dönemine benzer bir dönem olacak. Zor çünkü yeraltına
inmiş durumdalar ve zorla askere aldıkları sivilleri ön cepheye dizmiş
durumdalar.

BÖLGEYİ MAYINLADILAR 

– Hendek teröründe PKK her evin kapısına, bebek beşiğine,
buzdolabına vb bomba tuzaklamıştı? 

Aynısını yaptılar Afrin’de de.
Bölgeyi mayınladılar. Yeraltına tonlarca patlayıcı döşediler. Üzerine beton
dökerek. ABD’den aldıkları tank savar silahları oraya götürdüler. Bölgede
tahmini terörist sayısı 6 ila 9 bin arasında. Fırat Kalkanında 3 bin beş yüzlük
DEAŞ teröristi vardı, harekat 170 güne yakın sürmüştü. Afrin operasyonu da
yarına bitecek bir operasyon değil. 

ÖSO NE DURUMDA? 

– Afrin’de partnerimiz Özgür Suriye Ordusu. Askeri kapasite ve
beceri bakımından ne durumda ÖSO?

 Çok güzel soru teşekkür
ederim. ÖSO 32 ayrı gruptan oluşur. İçlerinde S.Arabistan, İngiltere, Fransa
destekli gruplar da var. Bizim yetiştirdiğimiz 3 alay şeklindeydi Fırat
Kalkanı’nda. 3500 ile 5000 arasında. Bugün ÖSO 17000 kişiye ulaştı. Afrin’de
eğitimleri daha zayıftı, bugün ise çok daha farklı bir noktalar. Hem silah,
donanım ve ekipman olarak, hem kendilerine güven bakımından. Adları Türkmen
Tugayları yahut Murat Tugayı diye geçer. 

TSK YAZLIK ORDUSU DEĞİLDİR 

– Kış mevsimi harekat için biraz daha zor bir mevsim mi?

Fırat Kalkanı’nda 15 Temmuz’u daha
yeni yaşamıştık acılarımız tazeydi, Beşiktaş’ta, Kayseri’de, Antep’te bombalar
patlıyordu. Fırat Kalkanını o esnada icra ettik. Bugün o durumda değiliz. Hem
iç tarafta çok daha fazlasıyla güvenlik sağlanmış durumda hem TSK kendisini
onardı, teknolojik anlamda gelişti. 2016’da bölgede kullandığımız SİHA sayısı 2
idi. Çünkü o kadar vardı. Bugün onlarca var. Teknoloji, askeri ve güvenlik
anlamında çok farklı bir yerdeyiz. O yüzden kış şartları çok da önemli değil.
TSK her türlü hava şartlarında ve 24 saat görev yapmak üzerine eğitim alır.
Yazlık bir ordu değildir. Karda da, yağmurda da, en tehlikeli ortamda da yapar.
Mevsim askerin yaşam şartlarını zorlaştırır ama savaşın gidişatını ve şeklini
fazla değiştirmez. 

ASKERİMİZ CANINI DEĞİL VATANA
VERECEĞİ ŞANI DÜŞÜNÜR

– Askerin morali nasıl? Nasıl hazırlanılır bir operasyona?

Türk Silahlı Kuvvetleri yapı
olarak bunu her gün yaşar. Bir İsviçre ordusu değil, her gün çatışma ortamında
bu coğrafyada. Tatbikat yapmıyor, çünkü zaten yaşıyor. Canını ortaya koyduğu
çatışma ortamlarından buraya geldi askerlerimiz. Bu tecrübeye sahip dünyada tek
ordu var, o da ABD. Başka eş değerde bir ordu yok. Bütün personeli çatışma
ortamından geçmiş, eğitim-savaş tecrübesi olan başka ordu yok. Operasyona
giderken havası şudur askerlerin: “Vatanın bize ihtiyacı var, dün Hakkari’de
vardı, bugün Afrin’de var. Ben bu vatana nasıl hizmet edebilirim”. Bu değişmez.
Gittikleri toprak parçasından çok bu vatana ne kadar şan ve şeref vereceklerine
bakarlar. 

– Kendi hayatları, aileleri, hayalleri gelir mi akıllarına? 

El-Bab’da şehit olan askerlerin
tamamına yakını yaralıydı. Yaralılar yarasının özelliğine göre 45 gün evine
giderler ama hiç biri evine gitmedi. Tedavi süresinde evine gitmeyip görev
yerine dönen insanlarla karşılaştım. Özel kuvvet personeli ve komando
birliğinden gelen. Hepsinin söylediği şuydu, birebir duyduğum için söylüyorum:
‘Lütfen hemen tedavi edin, orada adama ihtiyaç var, elim hala silah tutuyor”.
Çoğu nişanlısını görmedi, çoğu düğününü ertelemişti şehitlerin. Çocuğunun
doğumuna gitmemişti. Birçoğu annesinin babasının veya ailesinden birisinin
cenazesine gitmemişti. Hiç biri izin kullanmamışlardı. El Bab’a gidenler
Yüksekova’dan gelmişlerdi. 

ŞEHİT ANNESİNİN DUASI

Şehit olan üst teğmenimiz Kayseri
komando tugayında görevliydi. İlk operasyon yeri Yüksekova, arkasından
Nusaybin, arkasından El-Bab. Ve hiç izin kullanmamıştı. Kayseri’deydim
cenazesine katılmak nasip oldu. Annesinin sözü kulaklarımda: “O beni hiç
yormadı evlat olarak, Allah’ım sen de onu yorma”. Çok güzel bir duaydı. O
yüzden askerin tek isteği; vatan toprağına şan ve şeref getirebilmektir.
Barikatlar döneminde yaşamıştım çekime gittiğimde. Parmağı kopma noktasında bir
polis memuru vardı, resmen sallanıyordu ve onu iki parmağıyla sarıp çatışmaya
devam ediyordu. Sorulduğunda “dönemem burada bana ihtiyaç var” deyip orada
kalmıştı. Böyle insanlar onlar. Allah inşallah onların yar ve yardımcısı olsun.

ŞEHİT ZAFER’İN PEŞİNDE  AFRİN

“Benim ilk görev yerim Afrin’in
karşısıydı. İlk teğmenlik yılımda dört yıl beraber okuduğum, çok sevdiğim devre
arkadaşımla gitmiştim Afrin’e. Hakkari’den fazla çatışma çıkardı. 90 yılıydı.
Akşam arkadaşım evimdeydi, akşamüzeri göreve gitti, sabahleyin kapımı çalıp
dediler ki “arkadaşın şehit” oldu. O sırada eşim hamileydi. Oğlum olursa
şehidimizin adını vereceğim demiştim. Oğluma Gurur Zafer ismini verdim,
şehidimizin adı Zafer Tukay’dı. Afrin denilince her yanım titrer, çok farklı
bir anlamı vardır bende. 

Tıraşlı DEAŞ PKK safında

– DEAŞ aniden buharlaştırıldı. Bir kısmı ABD talimatı PYD eliyle
Rakka’dan güvenli şekilde çıkarıldı. DEAŞ’ın kılık değiştiren bir yapı olduğunu
da biliyoruz, nasıl ortaya çıktığını da. Bu açıdan DEAŞ’lıları tıraş edilmiş
olarak PYD’lilerin arasında karşımızda görme ihtimalimiz var mı Afrin’de?

Var! Net sordunuz net
cevaplıyorum. PYD-DEAŞ ilk defa işbirliği yapmadı. Rakka operasyonu sırasında
DEAŞ PYD’lilerin arabasıyla taşındı. Deyrizor’a götürüldüler. Deyrizor DEAŞ,
PYD adına Esad ve Rus güçlerine saldırdı. Bugün farklı bir şey olacağını
beklemeyin. PYD içerisinde yüzlerce DEAŞ’lı olabilir. PYD içinde yabancı ülke
vatandaşları da var. Bir kısmı eski asker, özel birliklerde yetiştirilmiş. Bir
sürü ajan var, parayla tutulmuş eğitim için getirilmiş insanlar, danışmanlar
var. Coğrafya o kadar kirletildi ki temizlemeye çalışan bir tek Türkiye var.
Türkiye’ye bu kadar laf söylenmesine inanın bazen dayanamıyorum. 

Barış Suriye’ye Afrin’den gelecek

– Türkiye Afrin’de ne yapmak istiyor? PYD’yi oradan tamamen
kazıyıp atacak mı?

Kazıyıp atamazsınız, sonuçta bir
siyasi bağı da var. Ama Türkiye silahlı gücünü atmak istiyor. Bakın burası bir
İdlib değil, bir Fırat Kalkanı Harekatı bölgesi değil. Burası ideolojik anlamda
PKK’ya yakın insanların yaşadıkları yer. Silahtan arındırır, denetim altına
alırsınız. Risk yönetilirse sorun olmaktan çıkar denir. En azından kabul
edilebilir bir noktaya getirmek, Türkiye’nin amacı bu bence. Türkiye şunu
yapmak istiyor ama: Fırat Kalkanı, Münbiç ile beraber Afrin ve İdlib bölgesini
eğer güvenli hale getirebilirse Türkiye’deki mültecilerin yarısı bölgeye
dönecektir. Bu, Türkiye üzerindeki baskıyı azaltır. Buranın kendisini
toparlamaya başlamasıyla beraber Türkiye ekonomik anlamda kazanmaya başlar.
Şuan bölgenin en büyük sorunu elektrik. Münbiç alınırsa elektrik santrali
alınmış ve bölgeye elektrik verilmiş olacak. O andan itibaren bölgede kalkınma
başlar. Bölge zeytin ağaçlarının, hayvancılığın olduğu çok verimli bir
bölgedir. Suriye barışı için iyi bir model.

Türkiye sınırında bir etnisitenin
olmasına değil örgütün olmasına karşı. Yoksa Afrin’de PKK’nın yaptığı gibi
etnik süpürme yapmayacak. Burada Kürtler yaşamaya devam edecek. ÖSO’da Kürtler
de var, Arap ve Türkmenler de. 

İdlib’de çözüm yakın görünmüyor

– Astana ile birlikte İran, Rusya ve Türkiye garantör devletler
olarak İdlib’de güvenliğin sağlanmasında anlaştı. Pratik de böyle.  Ama
her ülkenin Suriye planı farklı. Rusya ve İran Esed kalsın Suriye’ye hakim
olsun istiyor. Türkiye ise muhalifler denklemde kalsın siyasi temsili olsun
diyor. Dolayısıyla İdlib düğümlendi mi? 

İdlib’de handikap şu. Yalnızca ÖSO
yok orada, Ruslar ve uzantıları var. ABD bize “PKK ile mücadele gibi İdlib’deki
el-Nusra ile mücadelede ortak çalışalım” diyor. El-Nusra’yı DEAŞ ile eş değer görüyorlar,
Türkiye de terör örgütü olarak görüyor. İdlib operasyonu askeri harekat değil
intikal harekatıydı, Çatışmasızlık alanına gözlemci sokmaktı. Bu iş zor. Askeri
olarak süpürmek kolay ama bir yerde istihbarat faaliyeti yapmak zordur. 14
kontrol noktası kurmamız gereken yerde 3 buçuk tanesini kurabildik. Çünkü
çatışmalar çok yoğun. Oradaki gruplar kendi aralarında anlaşamıyorlar ve artan
bir gerilim var. İdlib sorunu yakın dönemde çözülecek gibi görünmüyor.

Dualarımızda MİT mensupları da olsun

– Askeri operasyon ya da terörle mücadele mevzuu olduğunda
aklımıza hemen askerimiz polisimiz geliyor ama sahada MİT mensupları da var
canını tehlikeye atan?

Aslında şehadetlerini de es
geçiyoruz onların. Asker şehit olduğunda tören oluyor. Maalesef Milli İstihbarat
Teşkilatı personeli başka bir coğrafyada şehit olduğunda belki cenazesini bile
getiremiyorlar. Orada defnediliyor. Veya Türkiye’ye getirip sessiz sedasız
defnetmek zorunda kalıyorlar. Onlar yaptıkları işi de söyleyemiyorlar. Aileleri
bile bilmiyor. Aslında çok zor bir şeydir bu ama onlara öğretilen, hepimize
öğretilen şey şudur “Siz biliyorsunuz ya, sizin bilmeniz yeterlidir. Bu vatan
için ne yaptığınızı siz biliyorsanız, sizde o iman varsa birilerinin size bir
şey demesine gerek yoktur”. Onlar öyle insanlar… Ama dualarımızı eksik
etmemek, onları da onurlandırmak lazım. Çünkü bazen duyduğumuz bazı şeyler
oluyor, insan çok üzülüyor…




























































































































Kaynak: Mete Yarar: Dualarımızda
MİT mensupları da olsun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet