Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


FERRUH DEMİRMEN
: TÜRKİYE’DE İLGİNÇ GELİŞMELER OLUYOR !!!


 


Sayın Turkish Forum mensupları: Son
günlerde Türkiye’de oldukça ilginç gelişmeler yaşandı.


Bu gelişmelere kısaca göz atmakta yarar
var.


Gelişmelerden biri, 2 Temmuz 1993’de
yaşanan Madimak Katliamı’nın anılması idi. Yeni İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Bu katliama neden olan zihniyetin bu
ülkeden defolup gitmesini istiyorum”
demekle güzel bir hatırlatma
yaptı. Bu zihniyet, Aydınlanma’ya karşı irticanın hortlamsını temsil ediyordu.
Madimak Katliamı için 2012’de verilen ve daha sonra Yargıtay tarafından
onaylanan “zaman aşımı” kararı adalet açısından utanılacak bir karar idi. Adam
öldürme ve katliam suçu zaman aşımına uğramaz. 2 Temmuz gecesi HalkTV’de merhum
Aziz Nesin’le eskiden yapılmış bir söyleşi, ve bunun yanısıra Madimak’ta 
yaşamlarını yitirmiş 2 kadın şairin kızlarıyla yapılan canlı söyleşi bütün halk
tarafından dinlenmeliydi.  Aynı şekilde, 12 yıl süren Ergenekon davası ay
başında resmen çöktüyse de, bu kumpasta rol oynayanların bir kısmı ve kumpası
destekleyen siyasi erkan adalet önünde hesap vermemişlerdir. Ergenekon
operasyonları TSK’ni ve Atatürkçü aydınları hedef aldı, ve ölüm dahil çok can
taktı. Üst düzeydeki bir iktidar mensubunun zamanında bu davanın savcısı
olduğunu belirtmesi, başka bir iktidar mensubunun, “Türkiye bağırsaklarını temizliyor” beyanı, dönemin
savcısı Zekeriya Öz’e
özel Mercedes tahsis edilmesi … unutulacak gibi değil. Aynı savcıya zamanında
övgüler yağdırmış bir siyasinin bugün bakan olarak görev alması da oldukça
düşündürücü. Ne yazık ki, b
u adaletsizliğin bedelini kumpas
mağduru vatanseverler ödemiştir.


TSK’yi hedefleyen Balyoz, Poyrazköy ve
Askeri Casusluk gibi kumpaslar da başka yüz karaları idi. Sahte belgelere
dayanan bu operasyonların sonucu açılan davalar da beraat ile sonuçlandı, ama
yine çok can yandı. Deniz Kuvvetlerine bağlı vatansever subay ve
generaller  hedef alınırken milli şirket TPAO’nun Doğu Akdeniz’de derin-su
sondajı yapma istekleri Hazine tarafından onay görmedi. Kıbrıs Rum tarafı Doğu
Akdeniz’de rahatlıkla kendi çıkarı yönünde petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri
için komşu ülkeler ve yabancı şirketler ile ittifaklar imzalar, ruhsatlar
verirken Türkiye bu gelişmelerde seyirci kaldı, KKTC’nin ve Türkiye’nin bu
bölgedeki enerji çıkarları gereken ilgiyi görmedi. Bu ihmalciliğin sonucu
olarak günümüzde şimdi Doğu Akdeniz’de “gunboat diplomacy” ile enerji
paylaşımında hak aranıyor. Olduça geç değil mi?


Bu arada anlaşıldığı kadar Ege’de statüsü
belirsiz birtakım adalar da Yunanistan tarafından işgal edildi. Ergenekon
ve Balyoz türü operasyonlar ile ilgili iktidardan gelen “yanıldık” mesajı
inandırıcı olmamıştır. Bir özür dileme olmadığı gibi, kumpas olaylarından bu
yana TSK daha da yıprandı.


Atatürk sevgisi aşılayan askeri okullar
kapatıldığı gibi askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı’na devredildi, ordunun
kanadı kırıldı. “Yüksek İstişare Kurulu”nın maaşları ile ilgili aşağıdaki
gelişme de başka utanılacak bir haber.http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/1466925/Kilicdaroglu_ndan_Arinc_a__O_parayi_vatandas_veriyor.htmlBu
noktada Turkish Forum’da güzel yorumlamalar çıktı; burada yenilemeye gerek yok.
Aslında sorunlara çare bulmaya yönelik önerilerde bulunacak “Yüksek İstişare
Kurulu” hakkında maaşın ötesinde başka söylenecekler var. Bir de bu habere
ne denir?https://odatv.com/ali-babacanin-dosyasi-savcilikta-02071957.htmlBaşka
kimlerin dosyası yok ki? Anlatmakla bitmez!


Örneğin, Rifat Serdaroğlu kaleme almış:http://www.bandirmamanset.com/kose-yazilari/bu-apo-da-korkak-10489.html Son
günlerde gündeme gelen başka bir gelişme de Sayın Cumhurbaşkanı’nın Japonya
gezisi ile ilgiliydi.


Sayın Erdoğan G-20 zirve toplantısından
“kadın üniversiteleri” adı altında bir proje ile döndü. Erdoğan, Japonya’daki
kadın üniversiteleri beğendiğini ve bu tür üniversitelerin Turkiye’de kurulması
için YÖK Başkanı’na talimat verdiğini açılkladı.http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/1459039/Erdogan__Japonya_daki_80_kadin_universitesini_inceleyerek_Turkiye_de_de_bunun_adimini_atacagiz.htmlJaponya’nın
kadın-erkek eşitliğinde geride kaldığı ve kadınların iş hayatında ayrımcılığa
mâruz kaldığı bilinen bir gerçek. Japonya’nın bilim ve teknolojideki üstün başarıları,
güçlü ekonomisi, ülkedeki toplumsal ahenk ve dayanışmayı örnek alacağına Sayın
CB’nın harem-selâmlığa dayanan kadın üniversitelerini Türkiye için örnek alması
oldukça garip. Türkiye’deki karma üniversitelerin nesi eksik ki kız öğrenciler
bu üniversilerde dejavantıjlı olsun? Üniversiteler kız-erkek ayrımı yapmadan
bilim ve irfan yuvası olmalı. Yarı-ciddi, insanın sorası geliyor: Kadın
üniversiteleri kurulduktan sonra Türkiye’deki üniversiteleri dünya
sıralamasında en arkalarda değil, ön sıralarda mı göreceğiz, ve Oxford,
Harvard, Stanford gibiler kıskanacak mı? Haberlere göre Japonya’daki kız
üniversiteleri bilimsel alan yerine daha çok hizmet alanında eğitim
veriyorlar. Sayın Erdoğan, kadının toplumdaki statüsünü yükseltmek isterse
“farklı fıtrat” argümanını ileri süreceğine, kadın-erkek eşitiliğini desteklese
daha doğru olmaz mı?https://www.bbc.com/turkce/haberler/2014/11/141124_kadininfitrati_erdogan2017
verilerine göre Türkiye’de kadınların işgücüne katılma oranı İktisadi Kalkınma
ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkeleri arasında en düşük seviyede: %33.6. 
 Japonya gezisininden çıkan başka bir görüntü de, Erdoğan ve First
Lady’nin Japon İmparatoru Naruhito’nın sarayında çektirdikleri fotoğraf idi. Bu
karenin en dikkate değer yanı, Saray’ın olağanüstü sadeliği.


Prof. Dr. Hakkı Keskin bir hafta önce
Turkish Forum’da yayımlanan yazısında Almanya Şansölyesi Angela Merkel’e sadece
bir resmi uçak tahsis edildiğine dikkat çekti – o da 2011’de olmuş! Mütevazı
olmak hususunda bir ekleme yapmak gerekirse Merkel, Almanya Başbakanı olduktan
sonra önceleri eşiyle beraber oturduğu eski Doğu Berlin’deki mütevazı
apartmanda ikamet etmeye devam etmiştir. Binanın bulunduğu sokakta sadece 2
güvenlik polisi var. Şansölye olduktan sonra Merkel herhalde ihtişamı ve bin
küsur odalı bir sarayda oturmayı aklından geçirmedi. Merkel’in akademik
kariyerli eşinin de resmi, özel bir imtiyazı yok.


En son olarak, Sayın CB’nın Japonya’dan
Çin’e gitmesinin ardından gündeme gelen bir gelişme de oldukça ilginç.
Erdoğan’ın, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile buluştuğunda Uygur Türklerine
atıfla, “Sincan bölgesindeki
etnik azınlık mutlu bir yaşam sürüyor”
dediği basına yansıdı. Bu
sözler Dışişleri Bakanlığı’nın Uygur Türklerinin temel insan hakları hususunda
Çin’e çok kez uyarılarda bulunmasıyla çelişkili idi. CB’nın bu uyarıları niçin
gözardı ettiği bir soru işareti oldu. Bu beyanın ardından Cumhurbaşkanlığı
İletişim Başkanlığı Twitter hesabından,
“Cumhurbaşkanımız … Uygurların Çin’de huzur, esenlik ve refah içinde
yaşamalarının yegâne temennimiz olduğunu ifade etmiş, bu meseledeki görüş ve
beklentilerini muhatabına iletmiştir”
açıklaması ile bu çelişkiyi
örtbas etmeye çalıştı. Ancak Erdoğan’ın Şi Cinping’ı gücendirmemek için
beyanını kasıtlı olarak yaptığı daha olası görünmektedir.


Dr. Ferruh Demirmen

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış