GÜNDEM ANALİZİ

Ayıptır Söylemesi Ama Bu Yıl da Davos’a Gitmeyeceğim
!..

Her
yılın ocak ayı sonuna doğru gerek yazılı ve gerekse görüntülü medya gruplarını
bir telaş alır; bu yılın Davos Toplantıları katılımcılarını müjdelerler!

Davos
Toplantıları, 1971 yılında Dr. Klaus Schwab tarafından “Dünya Ekonomik Forumu”
adı ile İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenmeye başlanan bir toplantıdır.  Katılımcıların kimlikleri dikkate alındığında
da bazılarına göre “Zenginler Kulübü” denerek tanıtılır.

Ülkemizden
de değerli katılımcılarımızın orada bulunmasından gurur duyarız.  Sayın Tayyip Erdoğan, ‘One Minute’ olarak
anımsanan oturumdan bu yana oraya küskündür ve artık katılmamaktadır.  Bu yıl ise ülkemizi Sayın Bakanlar Mehmet
Şimşek ve Nihat Zeybekçi temsil edecektir.  
Keza bazı şirketlerimizin yöneticileri de orada bulunacaklardır.

AK-ŞAKA
köşesini temsilen bendeniz, bu yıl da Davos Toplantısı’na katılmayacağım!

Neden?

Davos
Toplantıları, IMF ve Dünya Bankası ağırlıklı bir katılımcılar grubudur.   Dünya Bankası verilerine göre ise dünyamızın
nüfusu 7,1 milyarı bulmuş ise de bunun % 11’lik kesimi, yani 800 milyonu
fakirlik sınırındadır.  Günlük 1,9 dolar
gelirle yaşamak zorunda olanların 300 milyonu Güney Afrika da, 250 milyonu
Güney Asya da ve 50 milyon kadarı da Latin Amerika da yaşamaktadır. 

Buna
karşın dünya insanlarının % 1’i, tüm dünya hasılatının yarısına ve % 10’luk
kısmı ise % 85’ine sahip olmaktadır. 
Geriye kalan % 90’lık ana kısım ise kalan % 15’i bölüşmektedir.  İşte Davos Ekonomik Forumu katılımcıları bu %
10’luk varsıl kişilerdir.  Yani benim
gibi dünya hasılatının ancak % 15’ne talim edenlerin orada yeri yoktur.

Zenginler
Kulübü olarak tanımlanan Davos Ekonomik Forumu’na karşı, dünyamızın
garibanlarınca bir karşıt forum oluşturulmaya çalışılmıştır.  “Dünya Sosyal Forumu” adı ile tanıtılan bu
girişim Brezilya’nın Porto Alegre kentinde 2001 yılında toplanmıştır.  “Başka Bir Dünya Mümkündür!” sloganı ile
toplanan bu yeni forum grubu, maalesef yaşayamamış, belki de yaşatılmamıştır.

Buna
karşın kırk yılı aşkın süredir düzenli toplanan Davos Forumu, “Parçalanan
Dünyada Ortak Gelecek Oluşturmak!” ana teması ile bu yılda toplanabilmiştir.  ABD ve Fransa Başkanları ile Almanya
Şansölyesi bu yılın özel konuklarıdır. 
Bu yılın toplantısında Kadın –Erkek ayrımının iş dünyasındaki
yansımaları ve eşitsizliği öne çıkarılacaktır ve dünyanın ünlü kadın
yöneticileri oturum başkanlıkları ile onore edileceklerdir.

Bana
gelince, bu yılın yılbaşı ikramiyesi tek başıma bana çıkmış olsa dahi sanırım
oraya   gitsem bile korkarım içeri
alınmazdım!

Nedeni
basit, bendeniz kendi ülkemde ve hatta yaşadığım kentte bile sakıncalı bir
kimlik olarak tanınmakta imişim!

Özetlersem,
durumun vaziyeti aynen şöyledir.   Bu yıl
çıkan dördüncü kitabım bir biyografi çalışması idi; “Mersin’in Kanatsız Meleği
Lina Nasif”.   Bu kitabın tanıtım
programına katılmak inceliğini gösteren TRT Çukurova Bölge Müdürlüğü grubundan
bir yapımcı beni canlı yayın konuğu olarak davet etmişti.  Davetli olduğum gün, kişisel programım uygun
olmadığı için ve biraz da gerek TV ekranına ve gerekse mikrofon karşısına
çıkmaktan haz etmediğim için özür dileyerek affımı rica etmiştim.   İlgili yapımcı ileri bir tarihe işaret
edince, çok nazlanmış olmamak adına olabilir, ancak gene de önceden konuşalım
demiştim.

Teklif
edilen ikinci davet günü adına beni bu kez başka bir yapımcı arayarak
katılacağım kesin bir tarihi söyleyince, olur demek zorunda kaldım.   Saptanan tarihte bu kez beni arayan bir
başka yapımcı ise, bu günlerde hep Mersin konulu program yaptık, bu nedenle
sizi birkaç ay sonrasına bırakıyoruz deyince, itiraf edeyim hem şaşırdım ve hem
de bunun altında bir çapanoğlu olsa gerek diye düşündüm.

Sonunda
haklı çıktım, bir iki gün sonra konuştuğum bir arkadaşım, maalesef sizi
programa çıkartmak adına sakıncalı kişi olarak tanıtmışlar ve bu nedenle seni
iptal etmek zorunda kaldılar deyince, anladın çapanoğlunu.   Sözüm ona, benim facebook yazışmalarım
manidar bulunmuşmuş!

Ben
yirmi yılı aşkın süredir bilgisayarla uğraşırım.   Bugüne kadar sosyal medya ile hiçbir ilişkim
olmamıştır.  Ne facebook, ne instagram,
ne linkedin ile ilgim yoktur.  Ayıptır
söylemesi tweet nasıl atılır bunu da bilemem. 
Anladım ki, ya olası bir yalancı facebook sayfası kuruldu adıma veya
sizlerin halen okuduğunuz gibi sıradan yazılarım bazılarınca sakıncalı
bulundu.   Zaten mikrofon ve TV ekranı
meraklısı olmadığım için gülüp geçiyorum!

Keza
demiştim ya, beni sıradan bir kitap tanıtımı için sakıncalı bulanlar, Davos’a
gitse idim beni salona bile aldırmazlardı. 
Kendi ülkesinde ve yaşadığı kentte sıradan bir sohbet için bile
engellenen gariban yazarınızın Davos’ta ne işi olabilirdi ki!

Ha,
eğer bu yazımı okudunuz ise, umarım sizler de sakıncalı kişi sayılmazsınız!..








































































Erdal
Akalın (24.01.2018)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir