Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


ENVER AYSEVER : DİN – ATATÜRK TİCARETİ ÜZERİNDE KÖŞE
KAPMACA !!!!




5 Eylül 2019 

Siyasal İslam pazarının ne
denli geniş olduğunu her gün öğreniyoruz. Yeni köşe kapmaca döneminde buradan
kim ne kadar pay koparacak göreceğiz. Erdoğan içlerinde elbette en güçlü akıllı
olan siyasi figür! Artık deneyim de kazandı. Üstelik çevresindeki herkesi
kendine borçlu bırakarak acayip bir denklem kurdu. Rektörlerden hâkimlere iş
insanlarından tarikat liderlerine hekimlerden gazetecilere herkese hak etmediği
sıfatlar zenginlikler sunarak iktidarına muhtaç hale getirdi. Yeteneklerine
güvenmeyen kişi mutlaka bir lidere gereksinim duyar onun paçasına yapışır.
Bunun en tipik örneği sarayda yapılan yargı yılı açılışıdır. Hazin durum.
Önümüzdeki sürecin belirleyici unsurları: İktisadi daralma ve işsizlik AB-Rusya
çekişmesinin (Suriye meselesi) sonuçları Kürt sorunu olacak. Diyeceksiniz ki
“hep diri değil miydi bu faylar?” Öyleydi ancak bu kez durum farklı. Hem
derinleşmiş keskinleşmiş vaziyette aynı sorunlar hem de ağır yenilgi alan AKP
iktidarının “benden sonra tufan” anlayışının ürkütücü günlerindeyiz. Diyanet
TSK gibi kurumların en yoz halini yaşadığı süreçte toplumsal kutuplaşma ve
lümpenlik almış başını gidiyor. Hukuk kimseye güven vermeyince her alanda kaba
kuvvet egemen oluyor. Böyle süreçler yazık ki sert çatışmalar getirir. Sağcılık
ve koyu sağcılık yarışması felaketi hızlandırıyor.


Atatürk ticareti


Gelelim bir diğer pazara.
Mustafa Kemal Atatürk’ü Türkiye halkı büyük oranda sever. Dolayısıyla adı geçen
her yerde yarar/iktidar sağlamak mümkündür. Gelişmiş ülkelerde “Kurucu
Babalar”a saygı duyulur tarihte hak ettiği yer verilir. Üzerine akademik
çalışmalar yapılır. Bizde Atatürk’e saldırmanın da içi boş “Atatürkçülüğün” de
müşterisi vardır. Endişe verici olan İzmir marşına indirgenmiş Atatürkçülüğün
giderek kurucu önderin temel ilkelerine zarar veriyor olmasıdır. “Aydınlanma”
“ilericilik” kavramlarının içi boşalınca sığ milliyetçiliğe indirgenen bir
“Atatürk” kalıyor geride. Atatürk üç alanda büyük olanak sağlıyor kişiye.
Sabahtan akşama adını zikrederseniz bir de doğru çevrelerde bulunursanız
siyasal bir yere gelmeniz mümkün örneğin. Delege belediye başkanı vekil falan
olabilirsiniz. Hele Ege Trakya bu konuda pek elverişlidir. Eğer ucuz AKP
eleştirisi yaparken bolca “Atatürk” derseniz “kanaat önderi” “gazeteci” olarak
yıldızınız parlayabilir. Hele bir de hitabetiniz güçlüyse kaleminiz kıvraksa.
Devam edelim; sanatçı olarak sosyal medyada “Atatürk” paylaşımı da çok iş
yapar. Konforlu alanınızı bozmadan hem saraya selam çakıp hem de muhalif
kahraman olabilirsiniz. Diyeceğim; “Atatürk” sevgisi duyan büyük kesime bu
biçimde aslında “cemaat” muamelesi yapılmış olunuyor.


Sırf ölçü koyalım diye Korkut
Boratav ve Taner Timur hocalarla söyleşi yaptım gazetemizde yayımlandı. Sosyalist
sol ve Kürtlerle Atatürkçüler barışmalı. Gördük ki seçilmiş HDP’li başkanlar
Atatürk tablosunu korurken kayyım geldi indirdi ve RTE’ninkini koydu. Bu
göstergedir. Bölge halkı açsından sadece Türkiye değil tüm Yakındoğu laiklik
önemlidir. Aydınlanma önemlidir. Azgın milliyetçi söylemin halkları birbirine
kırdırdığını görüyoruz işte. Geçmişinde ırkçılık olan birinin “Atatürk”
tarifiyle ilericilerin/ devrimcilerin farklıdır. Bunu eşitlememek gerekir.
Diyeceğim: Risklerle tuzaklarla dolu süreçte dostu düşmanı iyi anlamak gerek.
İktidarın din tacirliği kadar farklı grupların Atatürk ticaretiyle de mücadele
gereklidir.


Yeni olanak


“Gezi Dirilişi” sürecinde gaz
tazyikli su dayak ile tanışan İstanbullu gençler: “Bize burada bunu yapanlar
kim bilir Diyarbakır’da ne yapmıştır” diye ilk kez ciddiyetle sordu. Belki
sürecin en büyük kazanımı bu gönül bağı akıl birlikteliği oldu. Gericiliğin ne
denli yalancı siyasal İslamın ne denli acımasız saldırgan olacağını herkes
kendi deneyimledi. Sağcı devleti kutsal sayar solcu insanı. Elbet sadece soyut
“insan” güzellemesi yapmaz sosyalistler yoksulun örgütlemesini ister “sınıf”
kavgası verir. Orhan Gökdemir’in deyimiyle “Zalimin elindeki bayrakla halkın
elindeki aynı değildir. ” Bugünlerde din ve Atatürk pazarından pay kapmak için
yarış alabildiğine sürüyor. İktidar çevresinin hesabını kestiremem. Ancak
“Atatürkçüler” uyanık olmalı. İlhan Selçuk’un “Gardırop Atatürkçülüğü” yazısını
herkes okumalı. Cumhuriyet laiklik demekten korkmamak gerek. Yetmez
“aydınlanma” “anti-emperyalizm/anti-kapitalizm” diyeceksiniz. Şimdi görüyorum;
Özal döküntüsü tipler çıkmış meydana siyaset yapıyor yetmiyor düne kadar dinci
basında çalışan garip adamlar Atatürkçülük dersi veriyor.


Böyle sapla samanın kolayca
karıştığı günlerde esen popüler rüzgâra kapılmamak gerek. Sonra üzülürsünüz.




LİNK : http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1564985/Din_-_Ataturk_ticareti_uzerinde_kose_kapmaca_.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış