Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


LİNK
: http://www.turkererturk.com.tr/malazgirtten-dumlupinara/


Gazi Mustafa Kemal
Atatürk
, sahip olduğu tarih bilinci ve derinliği nedeniyle Malazgirt
Meydan Savaşı
’na gönderme yapmak için Dumlupınar
Meydan Savaşı
’nı aynı gün, 26 Ağustos’ta başlatır. Yani Alp Arslan’dan
tam tamına 851 yıl sonra; “Senin Türklüğe kazandırdığın Anadolu’ya kanımızın son damlasına
kadar sahip çıkacağız, düşmana terk etmeyeceğiz”
demiştir.


Bu suretle Atatürk; hem tarih
bilgisini ve tarihte dönüm noktası sayılabilecek olaylardaki farkındalığını
ortaya koymuş, hem de gelecek nesillere bu farkındalık üzerinden mesaj vermek
istemiştir. Bu tarih bilincini, Atatürk’ün yaşamında ve icraatlarında çokça
görmek mümkün…


Hektor’un
Öcünü Aldık!


Atatürk, Kurtuluş
Savaşı
’ndan sonra 1922’de “Hektor’un öcünü aldık”
derken; yaklaşık olarak 3200 yıl önceye, Truva Savaşı’na referans yaparak buradan,
Doğu-Batı arasındaki tarihsel çekişmenin farkındalığı üzerinden bize ve gelecek
nesillere mesaj vermek istiyordu. İngilizlerin adını Aka Orduları Komutanı Agamemnon’dan
alan HMS
Agamemnon
zırhlısının 1915’de Çanakkale’ye
gönderilmesinin ve 30 Ekim 1918’de, Mondros Mütarekesinin yine bu gemide Doğu’nun en
büyük gücü olan Osmanlı Devleti’ne imzalatılarak baş
eğdirilmesinin tesadüf olmadığını biliyordu.


Atatürk’teki tarih vizyonu, Malazgirt’i
de Alp
Arslan
’ı da aşar. Hatay davası ile uğraştığı sırada Atatürk “40 asırlık
Türk yurdu yabancı eline bırakılamaz”
derken; Ön Türklere
referans yapar ve Anadolu’daki Türk varlığının Malazgirt’in
çok öncesinde olduğunu göstermeye çalışır. Atatürk, bu farkındalık nedeniyle
Tahsin Bey’i Meksika’ya
Mayaları, Mu Kıtasını ve bunların Türklerle olabilecek ilişkisini araştırması
için gönderir. Tahsin Bey’e “Mayatepek” (Maya dilinde tepek, tepe demektir)
soyadını Atatürk vermiştir, bu bilinç nedeniyle.


Atatürk’ün
Büyükelçileri


Atatürk’ün büyükelçi atamaları
da anlamlıdır ve derinliği vardır. Ali Fuat Cebesoy, Yakup Kadri Karaosmanoğlu,
Vasıf Çınar ve Hamdullah Suphi Tanrıöver gibi!


Bin akınlarda çocuklar gibi
şendik

Bin atlı o gün dev gibi orduyu yendik

Haykırdı, ak tolgalı beylerbeyi “ilerle!”

Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kafilelerle!..



Deniz ufkunda bu top sesleri nereden geliyor?

Barbaros, belki donanmayla seferden geliyor!

Adalar’dan mı? Tunus’tan mı, Cezayir’den mi?

Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi

Yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor;

O mübarek gemiler hangi seherden geliyor?


Yukardaki alıntılar; 15 Temmuz
bahanesi ile kapatılan ve işgalden sonra açılacağından şüphe bile etmediğimiz Deniz Lisesi’nin
ve Nazım
Hikmet
’in edebiyat hocası ve Atatürk’ün
büyükelçisi Yahya
Kemal Beyatlı
’nın eserlerine ait.


Atatürk’te
Tarih Bilinci Vardı! Ya şimdikilerde!


Ya şimdi! İngiliz ajanı olduğu
yolunda devletin kayıtlarında yer alan Kıbrıslı şeyhin dizinin dibinde oturup
el alan bayanı, darbecinin kardeşi ile bakara-makaracıyı büyükelçi atayan
iradenin hangi farkındalık ve anlam ile bu atamaları yaptığının yorum ve
değerlendirmesini ise okuyucularıma bırakıyorum.


Atatürk’te; “Bir vatana
sahip olmanın yolu o topraklarda yaşanmış tarihi olayları bilmek, doğmuş
uygarlıkları tanımak ve sahip olmaktan geçer”
diyen bir tarih
bilinci ve “Nerede
yaşıyoruz? Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? İnsanlığın yarattığı medeniyete
katkımız nedir ve ne yapmalıyız?”
sorularını içselleştirmiş bir
farkındalık var!


Yapılan
Şark Kurnazlığıdır, Yemezler!


İşte bu nedenle Atatürk, Hititler
(Etiler) ve Sümerler
gibi uygarlıkların peşine düşüyor, araştırılmasını istiyor, bizzat kendi
ilgileniyor, tarihi kalıntılarına sahip çıkıyor ve “çanak-çömlek”
muamelesi yapmıyor. Sakinleri farkında mıdır, bilmiyorum ama İstanbul’un
Beşiktaş ilçesi sınırları içinde bulunan Etiler ile Zeytinburnu ilçesinin sınırları
içindeki Sümer
mahallelerinin adları, Atatürk’ün ektiği tarihi farkındalık tohumunun bir
ürünüdür.


Bugün (26 Ağustos 2019), Malazgirt’ten
tam tamına 948 yıl sonra, Türklükten bahsetmeyen, “Ben
Türk’üm!”
diyemeyen, milletin adını koyamayan, çağdaşlıktan
zerre kadar nasibini almayan, çağdaş kimliğe (ulus kimlik) ve çağdaş devlete
(ulus devlet) düşman olan ve çağdaş değerleri katleden (özgürlükler, demokrasi,
hukuk) bir irade Malazgirt’i kutlamaya çalışıyor. Bu yalandır,
rejim değişikliği, yeni bir devlet kurma ve Türk ulusal kimliğini yok etme
yolunda halkı kandırmak için bir manevradır ve Cumhuriyetimizin kuruluş
mücadelesinde Dumlupınar
Meydan Savaşı
’nın üstünü örtmek için yapılmış bir şark
kurnazlığıdır, yemez!


Türker Ertürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış