GÜNDEM ANALİZİ & DEĞERLENDİRME

LİNK : http://www.turkererturk.com.tr/katin-tipi-kumpas-katliami/

Bugün itibarıyla (5 Mart 2018), Zeytin Dalı Harekâtının
45’inci günündeyiz. İktidarın zorlayıcı direktifi ile Türk Silahlı
Kuvvetleri
’nin beraber hareket etmek zorunda kaldığı ÖSO’cular,
geçen gün Suriye
bayrağını indirdi ve ayaklarının altında çiğnedi.

Zeytin Dalı
Harekâtının
siyasi hedefi Suriye’nin toprak bütünlüğü ve PKK’nın
uzantısı PYD
terör örgütü tarafından güneyimizden kuşatılmışlığımıza son vermek ve
sınırlarımızın hemen ötesinde bulunan terörist yapılanmasını temizlemek ise; Suriye’nin
bütünlüğünü temsil eden Suriye bayrağına karşı yapılan bu eylem çok ama
çok yanlıştır.

Hangisi
Vatanseverlik?

Bu eylem askeri disiplinden uzak ÖSO’nun kontrolsüz
bir davranışı mıdır? Yoksa iktidarın kafasında bulunan Suriye
konusundaki gizli bir gündem ve planın parçası mıdır? İktidar bir an önce bu
konuya açıklık getirmek zorundadır.

“Niçin bunları
sorguluyorsunuz? Afrin’de icra edilen harekâta koşulsuz destek verin! TSK’nın
moralini bozuyorsunuz!”
diyenleri duyuyorum. Ama haksızlar, hem de çok! İktidar, Mart
2011’de Suriye’de
başlatılan emperyalizmin vekâlet savaşında başından itibaren çok yanlış işler
yaptı ve Türkiye’nin
güneyden kuşatılmasına ve yangının ülkemize sıçramasına neden oldu. Şimdi de
yanlışlar yapmaya devam ediyor. Hangisi vatanseverlik; susmak mı, gördüğümüz
yanlışları söylemek ve uyarmak mı?

Önce Müktesebatına
Bak, Sonra Suçlama Yap!

Üç nesilden beri asker bir aileden geliyoruz. 31 yıl namusumuz
ve şerefimizle hizmet etmişiz, tek bir çizik yok. Savunma ve güvenlik konusunda
askeri okullar hariç, bir sürü eğitim almışız. Dedemizden (Şevki Ertürk) İstiklal
Madalyamız
(No:73271) var; yani bu ülkenin kuruluş harcında ve
mücadelesinde genetik katkımız var. Ayrıca; Türk Dünyasına
hizmetlerimiz nedeniyle iki adet altın şeref madalyamız daha var ama Türk Silahlı
Kuvvetleri
’nin moral ve motivasyonunu ben değil, sen daha iyi
düşünüyorsun!

Türk Silahlı
Kuvvetleri
’nin moralini ve motivasyonunu bozanlar; Ergenekon
ve Balyoz
gibi gayri hukuki kumpas operasyonları ile askeri hapse atanlar, teröristleri
gizli tanık yapanlar, 15 Temmuz Darbe Girişimi’ni İmamın
Askerleri
yaptığı halde faturayı Mustafa
Kemal’in Askerlerine
kesen ve iş makineleri dahil her türlü
vasıtalarla Türk
Silahlı Kuvvetleri
’ni itibarsızlaştıranlardır.

Hedef Polonya İdi!

Almanya ve Sovyetler
Birliği
, 23 Ağustos 1939’da kendi aralarında saldırmazlık paktı
imzaladılar ve gizlice Polonya için anlaştılar. Almanya’nın
amacı; önce Avrupa’nın
batısını halletmek, daha sonra doğuya dönüp Sovyetler Birliği’ni
haklamaktı.

Almanya, Sovyet
Birliği
ile anlaştıktan 9 gün sonra Polonya’yı
batıdan istila etmeye başladı. Almanya’nın işgale başladığı tarihten 17 gün sonra
da bu sefer Sovyetler
Birliği
, doğudan Polonya’ya girdi. Sonuç olarak Polonya
ikiye bölünerek ve paylaşılarak ortadan kaldırıldı.

Hedef Polonya
Olunca, Subaylarını Katletmek Lazım!

Tam olarak 78 yıl önce bugün, 5 Mart 1940’da Sovyet
gizli polis teşkilatı (NKVD), esir alınan Polonya subay
birliklerinin tümünün öldürülmesi için yazılı teklif gönderdi. Teklif onaylandı
ve Josef
Stalin
’in emriyle, 3 Nisan-19 Mayıs 1940 arasındaki 47 günde,
22 bin Polonyalı
başlarına kurşun sıkılarak tek tek öldürüldü.

Katliamın varlığını daha sonra Sovyetler Birliği’ne
saldıran ve Polonya’nın
doğusunu da işgal eden Almanlar, 1943’de toplu mezarları bularak ortaya
çıkardı. Bu vahşet, tarihe Katin Ormanı Katliamı olarak geçti. Bu katliamın
Katin olarak adlandırılmasının nedeni; ilk olarak Smolensk
bölgesinde Katin
Ormanı
denilen yerde, yaklaşık 4 bin Polonyalı savaş tutsağının enselerine sıkılan
kurşunlar ile öldürülmüş ve 12 katmanlı toplu mezarlara gömüldüğünün tespit
edilmiş olmasıydı.

Esasında Katin’den başka birçok yerde daha infazlar
yapılmıştı. Bu katliamlarda; ağırlıklı olarak subaylar, polisler, doktorlar,
yazarlar, mühendisler, avukatlar ve gazeteciler gibi toplumu örgütleyebilecek,
işgale karşı önderlik edebilecek tüm aydınlar yok edildi.

Hedef Türkiye İdi!

Hedef; Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan Türkiye
Cumhuriyeti
idi. Aynen Polonya’yı yok etmek için anlaşan Hitler
Almanya
’sı ile Stalin’in Sovyetler Birliği gibi; Gülen Cemaati
ile AKP
anlaştı, Türkiye’de rejim değişikliği için!

Bu birliktelik sayesinde gerçekleştirilen Ergenekon
ve Balyoz
gibi gayri hukuki kumpaslar ve itibarsızlaştırma operasyonlarıyla; başta
askerler olmak üzere aydınlarımız, emperyalist planlara karşı direnç
oluşturulmasın, adım adım yapılmaya çalışılan rejim değişikliğine itiraz
edilemesin ve halka önderlik yapamasınlar diye Katin benzeri bir
katliama uğratıldılar.

Bu katliam yapılamasaydı; 15 Temmuz Darbe Girişimi olamayacak, Türkiye PKK
ve uzantısı terör örgütleri tarafından kuşatılamayacak, Afrin operasyonunu
yapmak zorunda kalmayacak, 4 milyon sığınmacı ülkemize doluşmayacak, Türkiye
teröre boğulmayacak, Ortadoğu bataklığına saplanmayacak, ekonomimiz
çökmeyecek, bölgemizde ve dünyada yalnızlaşmayacaktık.

E. Koramiral Atilla
Kezek
’in yeni yayınlanan “Dışarıdakiler, Adaleti Beklerken” adlı kitabını
okumanızı tavsiye ederim.

Türker Ertürk












































E. Amiral, Araştırmacı Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir