LİNK : http://www.turkererturk.com.tr/cagdisi-insan-malzemesi/

Halen ülkemizi yöneten, iliklerine kadar kirlenmiş, debelendikçe
daha fazla çamura dalan ve beraberinde ülkemizi de felaket bataklığına batıran
iktidar iradesi için din ve ecdat; çıkarlar için kullanılabilen sarf
malzemeleridir. Gerçekte ne din ne de ecdat umurlarında bile değildir.

İktidarın zihniyeti için din ve ecdat; siyasi güce sahip
olabilmek ve dolayasıyla devlet kasalarını ve bürokrasinin üst düzey masalarını
ele geçirebilmek, zenginleşebilmek, karşı devrim yaparak iktidarda sonsuza
kadar kalabilmek ve halkı kandırabilmek için birer enstrümandır. Halka din,
iman ve öbür dünyanın soyut nimetlerini sunar. Kendisi içinse; han, hamam
peşinde koşar ve bu dünyanın somut nimetlerine ulaşmak için ihlal edemeyeceği
yasa, çiğnemeyeceği ahlaki değer, işlemeyeceği günah yoktur.

Cihada Katılmayanın
Durumu Münafıklıktır

Bu iktidar iradesi için ne kadar Müslüman
olduğunuzun, ibadetlerinizi yapıp yapmadığınızın, hele hele dürüst olup
olmadığınızın beş paralık değeri yoktur. Önemli olan; cihat edip etmediğiniz,
yani canınızla ve malınızla Allah’ın yolunda olup olmadığınızdır. Tabii ki
hangi yolun Allah’ın
yolu olduğuna içlerindeki imam karar verir. Cihada katılmayanların durumu ise
münafıklıktır.

15 Temmuz Darbe
Girişimine
katılanlar ve arka planda destek verenler de siyasetçisinden
askerine, iş adamından yargı mensubuna, polisinden bürokratına kadar,
canlarıyla ve mallarıyla imamları olan Gülen’in gösterdiği Allah’ın
yolunda cihat etmişlerdi.

İnanmaya ve Sanmaya
Devam Ediyorlar

Dün (18 Aralık 2017), kumpas operasyonlarından Balyoz davasının
mahkeme başkanı Ömer Diken İzmir’de, FETÖ’den
hakim karşısına çıktı. Utanacağını, yüzünün kızaracağını ve pişmanlık
duyacağını sananlar var. Yanılıyorlar, sanırım meseleyi anlamamışlar! Bu insanların
işletim sistemi, küçük yaşta verilen cihatçı eğitimle bozulmuştur.

Onlar; kumpas kurarken de 15 Temmuz’da halkın üzerine ateş
açarken de doğru şeyler yaptıklarına inanıyorlardı ve Allah’ın
yolunda olduklarını sanıyorlardı. Bu insanların ezici bir çoğunluğu, özellikle
de küçük yaşta devşirilmiş olanları hala inanmaya ve sanmaya devam ediyorlar
biliyor musunuz?

Her İki Zihniyet de
Çağdışı

Dememiz o ki; bugün ülkemizi yöneten iktidar iradesi ile Gülen
Cemaatinin
zihniyeti arasında fark yoktur. İkisi de “Siyasal
İslamcı”
ideolojiyle, “Yeni Osmanlıcı” hayaliyle ve mezhepsel bakış
açısıyla halkı kandırıyor ve dünyevi hedeflerine ulaşmaya çalışıyor.

Her iki zihniyet de çağdışı! Her iki akıl da bu çağın değil,
geçmişin aklı! Günümüzde, geçmişin zihniyetine ve aklına sahip olanlara çağdışı
insan malzemesi denir. Ne yazık ki geçmişin aklı ve zihniyeti ile çağın
sorunları çözülemez ve çağdışı insan malzemesi ile çağdaş işler yapılamaz.

Çağdaş İnsan

21.Yüzyılın ilk çeyreğinin sonuna doğru yaklaşırken insanlığın geldiği
bu aşamada çağdaş insan; akılcı ve bilimsel düşünce dönemine geçmiş, bilim
egemen kafalı ve eleştirel akla sahip, her türlü otoriteyi (anne, baba, devlet,
Tanrı) sorgulayan, biat etmeyen, hayır demesini bilen, dini inanç ve itikatla
sınırlayan, dinini kamusal yaşamın referansı yapmayan, inancı taklidi değil,
tahkiki olan insandır.

Çağdaş insan; aynı zamana ecdadına sahip çıkan, saygı duyan onu
hedeflerine ulaşmak için sarf malzemesi olarak kullanmayan ve tüketmeyen
insandır. Evet biz, her gittiğimiz ve bulunduğumuz ortamda geçmişimize sahip
çıktık ve çıkacağız! Osmanlı’ya, Selçuklu’ya, daha önceki Türk
tarihine ve Anadolu’da
ki medeniyetlere de sahip çıktık ve çıkacağız!

Evrenin Değişmeyen
Tek Kuralı

Geçmişine, atalarına ve ecdadına sahip çıkmak farklı bir durum,
onların 15’inci, 16’ıncı, 17’inci, 18’inci yüzyılda ulaştıkları zihin ve akıl
durumu ve örgütlenme biçimleriyle günümüzün ve çağın sorunlarının
çözülebileceğini sanmak çok daha farklı bir durumdur.

Evrenin değişmeyen tek kuralı; değişimdir. Değişmeyen, değişime
ayak uyduramayan yok olur. Bulunduğumuz coğrafyada kimler yıkılmadı ki! Hititler,
Urartular,
Lidyalılar,
Romalılar,
Bizans,
Selçuklu
ve Osmanlı!
Daha saymadıklarımız da var! Yıkılmalarının esas nedeni düşmanları değil, çağın
gelişimine ayak uyduramamalarıydı.

Bugün Türkiye, yaşamsal olarak tehdit altında! Nedeni
ise emperyalizm ve düşmanları değil, geçmişin aklını ve zihniyetini bugün
egemen kılmaya çalışan çağdışı insan malzemesi ile yönetiliyor olmamızdır.

Türker Ertürk

E. Amiral, Araştırmacı – Yazar 

RESMİ İNTERNET SİTESİ:

http://www.turkererturk.com.tr

Facebook:

https://www.facebook.com/turker.erturk.5

https://www.facebook.com/pages/T%C3%BCrker-Ert%C3%BCrk/556317261057681?ref=profile

Facebook Grup:

https://www.facebook.com/groups/797431790326056/?fref=ts 

Twitter:

https://twitter.com/Orsatramola

Instagram:








































































https://www.instagram.com/turkererturk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet