Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


E. TUĞA. TÜRKER ERTÜRK : BUGÜN İTİBARIYLA TÜRKİYE İÇİN
ÇÖZÜM NEDİR ???
 

LİNK
: http://www.turkererturk.com.tr/bugun-turkiye-icin-cozum-nedir/


Bu yıl itibarıyla; Kurtuluş Savaşı, Aydınlanma
Devrimleri
ve çağdaş uygarlık rotası ile taçlandırılan ve Gazi Mustafa
Kemal Atatürk
önderliğinde başlatılan Millî
Mücadelenin
100.yılını idrak ediyoruz. Karanlıktan aydınlığa
geçiş mücadelesinin başlatılmasının üzerinden bir asır geçmişken, gönlümüz daha
başka şeyler yazmayı ve konuşmayı arzu ederdi! Ama şimdilik ne mümkün! Çünkü
ülkemizde hiç ama hiç iyi şeyler olmuyor ve iktidarın antidemokratik, baskıcı
ve zorlayıcı yönetiminde zifiri karanlığa doğru tam yol ile seyretmekteyiz.


Belki 100 yıl önceki çapta değil
ama bir anlamda geniş halk kesimlerinde farkındalık yaratacak, desteğini
alabilecek, Cumhuriyetimizi
fabrika ayarlarına getirecek, demokratik değerleri, hukuku ve adaleti egemen
kılacak ve çağdaş uygarlık rotasına yeniden sokacak yeni bir milli mücadeleye
ihtiyacımız var.


Yargı
Reformu Dış Dünya İçin Makyaj


Tüm iktidarlar, ülkesine hizmet
ederken yanlışlar da hatalar da yapabilir. Geçmişte bunlar oldu, bundan sonra
da olacak. Ama halen ülkemizi yöneten iktidarın yaptıklarını yanlış veya hata
olarak nitelemek doğru olmaz. İktidarın kurucumuz Gazi Mustafa
Kemal Atatürk
’le, Cumhuriyetimizin kurucu ideolojisiyle, ilke ve
devrimleriyle, çağdaşlıkla, ulus kimliğimizle ve ulus devlet yapımızla çok
ciddi ve uzlaşmaz sorunları var.


Daha açık konuşmak gerekirse;
ülkemizin güvenliği, iç barışı ve çıkarları ile iktidarın artık iyice açığa
çıkmış olan gizli ajandası uyuşmuyor, hatta çatışıyor. İşte bu yüzden Türkiye,
her konuda felakete doğru sürükleniyor. Ama bu felakete doğru sürüklenişi
dillendirenleri ve halka anlatanları susturmaya, sansürlemeye çalışıyorlar ve
haklarında bitmez tükenmez davalar açıyorlar. Bugün hukukun ve adaletin
önündeki en büyük engel iktidardır. Bu nedenle; yargı reformu fiilen mümkün
değildir. Sadece dış dünyayı kandırmaya yönelik makyaj girişimidir.


Artık
Devlet Kurumları Yok Gibi!


İktidarın 17 yılın sonunda Türkiye’yi
getirdiği yer tam bir felaket tablosu. Çağdaşlıkla ilgili tüm endekslerde;
insani gelişmişlik, kadın erkek eşitliği, işsizlik, eğitim ve öğretimin
kalitesi, basın özgürlüğü, demokrasi, hukuk, adalet ve yolsuzluk konularında Türkiye’nin
karnesi, bu iktidar nedeniyle berbat ve yerlerde sürünüyor.


Devlet kurumları yok olmaya yüz
tutmuş, birer parti kurumu, hatta tek adam kurumu haline gelmiş ve gelmektedir.
Türk
Silahlı Kuvvetleri
’nin de durumu hiç iyi değil. İktidar, her
geçen gün Türk
Milletinin
Ordusunu parti ordusu haline getirmeye
çalışmaktadır. Geçen ay yapılan şura, Askeri Şura değildi. Bir parti şurasıydı. Geçmişin
ince eleyip sık dokunan, kılı kırk yaran ve 3 gün süren şuraları gitti, yerine
bir saatte bitirilen, girdileri AKP örgütünden ve saraydan verilen parti şurası
geldi. Muz cumhuriyetlerini ve kabile devletlerini ayrı tutarsanız; dünyanın
hiçbir yerinde böyle bir askeri şura yok. Bu; siyaseti Türk Silahlı
Kuvvetleri
’nin içine, iliklerine kadar sokar ve bizi tarihte
yaşadığımız Balkan
Savaşı
(1912) hezimetine taşır.


Türk
Diasporasını da Böldüler!


Dış politikamız yürekler acısı
ve herkesle kavgalıyız! Nedeni ise iktidarın gizli ajandası, bu kapsamda
geçmişin aklı olan Siyasal İslamcı ideolojisi, Yeni Osmanlı
hayali, mezhepsel bakış açısı ve çağdaşlıkla olan sorunlarıdır. Diplomatlarımız
da artık ehliyetten uzak. İngiliz ajanı şeyhin önünde el pençe duranlar, İslam’ın
kutsal metinleri ile bakara makara diye dalga geçenler ve darbecinin kardeşi
olanlar artık büyükelçi olarak bizi temsil ediyor.


Bulgaristan’da
Türkler,
yaklaşık olarak nüfusun yüzde 10’u. Soğuk Savaştan ve çok partili düzene geçildiğinden
beri Bulgaristan’da
Türklerin
partisi olan Hak
ve Özgürlükler Hareketi
(HÖH), her seçimde üçüncü parti çıkıyor
ve koalisyon ortağı oluyordu. Ama laik bir parti olduğu için iktidarın
husumetini üzerine çekiyordu. DOST adında Bulgaristan’da dinci bir parti kurdurdular. 2017
seçiminde Türk
oyları bölündü, Türkler iktidar ortağı olma şansını kaybetti ve
üçüncü parti durumuna Türk ve Müslüman düşmanı aşırı sağcı ve faşist ATAKA
geldi. Yani izledikleri politikalarla yalnız Türkiye’deki halkı
bölmediler, Türk
Diasporasını
da böldüler. Aynı durum, Avrupa’da ve Amerika’da da
oldu!


Suriye’den
Şehitlerimiz Gelmiyor Olacaktı


İktidar, Suriye’de
de yanlış işler yaptı. Mart 2011’de başlayan emperyalizmin vekâlet savaşının
ateşine odun taşıdı. Bu yüzden Türkiye’de terör azdı, 4 milyon Suriyeliyi kucağımızda
bulduk ve güneyimizden PKK’nın uzantısı PYD tarafından
kuşatıldık. Yanlış tarafta yer almasaydık; Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı
gibi harekâtlar yapılmak zorunda kalınmayacak ve o bölgeden şehitlerimiz
gelmiyor olacaktı.


Petrol ve doğal gaz olarak çok
zengin olan Doğu
Akdeniz
’e de iktidar sahip çıkmadı ve hala Münhasır
Ekonomik Bölgemizi
(MEB) ilan etmedi. Güney Kıbrıs
Rum Yönetimi
(GKRY) ise önce MEB’ini ilan etti
ve 2003’te Mısır’la,
2007’de Lübnan’la
ve 2010’da İsrail’le
anlaştı. Ayrıca iktidar, tüm uyarılara karşın Kıbrıs’ın 2004’te
uluslararası anlaşmalara aykırı olarak AB’ye girmesine izin verdi ve aynı yıl Annan Planına
evet dedi. Yani iktidar, bugüne kadar ülkemizin lehine hiçbir adım atmadı ama Türkiye’nin
Doğu
Akdeniz
’deki çıkarlarına sahibiyet gösteren Türk Deniz
Kuvvetleri
’ne, AB 2009 ilerleme raporunda şikâyet edildiği için
Balyoz
ve diğer kumpasları yaptı.


Denktaş’a
Düşman, Yorgo ve Barzani’yle Dost Oldular!


Niçin Mısır’la
kavgalıyız? Çünkü iktidarda İhvan aşkı var. Rabia da onun
sembolü. İhvan
ise Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı, cihatçı ve hilafetçi! Doğu Akdeniz
çanağında, istisnasız herkesle kavgalıyız. Bu şekilde ülkemizin çıkarlarını ve
güvenliğini koruyamayız.


İktidar geçmişte Rauf Denktaş’a
düşmanlık yaptı. Ama Yorgo Papandreu için “Erzurum
seninle gurur duyuyor”
diye slogan attırdı. Aynı şeyi Barzani
için Ankara’da
AKP
Kongresi
’nde de yaptırdılar. Türk Milleti ancak
kendisi için ter döken, katma değer üreten, savaşan ve can veren insanlarla
gurur duyar!


Sızma
Değil, Yardım Ve Yataklık Yapıldı!


FETÖ
ile mücadele de tam bir palavra! Hani FETÖ’nün
siyasi kanadı? 31 Ağustos 2013’de Pensilvanya’da, Gülen’in çiftliğinin
önünde eylem yaptık. Ben dışarıda “Bu adamın yaşaması bile günahtır! Darbe
hazırlığı içindeler! Askerin, polisin ve yargının içine yerleştirdikleri
köstebeklerle darbe yapacaklar ve Gülen’i Humeyni gibi Türkiye’ye
getirecekler!” diye konuşma yaparken, içeride AKP’li
milletvekilleri vardı. Hani, yargılandılar mı? Bu konuşmamı haber yapan Anadolu
Ajansı
muhabirini bile sansürlediler ve bu yüzden bana
düşmanlık ettiler.


Neymiş; Ecevit
ve Demirel
zamanında da cemaat
tarafından devlete sızma varmış! Doğru, sızma vardı. Ama bu iktidar zamanında;
atama, önünü açma, yardım ve yataklık vardı.


Halka
Din İman, Kendilerine Han Hamam!


15 Temmuz Darbe Girişimi
engellenebilirdi. Bu girişimin ne olup ne olmadığı konusu gerçekten
sorgulanmadı, hesap verilmedi ve üstü kapatıldı.


Türkiye’de
tam bir ekonomik iflas durumu söz konusu. Bu iktidarla, ekonomimizin
düzelmesine imkân ve ihtimal yok. Yaptıkları; savurganlık, Cumhuriyetin
ekonomik değerlerini haraç mezat satmak, “Devletin malı deniz, yemeyen domuz!” yaklaşımı
içinde olmak ve yüksek faizle borç para alarak saraylara ve yandaşlara sermaye
transferi yapacak projeler üretmektir. Kafasında tüy bitmemiş yetimin hakkının
yendiği dönem geçildi artık, bademleniyor ve tecavüz ediliyor!


Müslüman oldukları
konusunda da ciddi şüphelerim var. Halka din iman pompalıyorlar, öbür dünyada
cennet vaat ediyorlar ama kendileri için han, hamam, saraylar yapıyor ve bu
dünyada cennetten köşeler inşa ediyorlar.


İhtiyacımız
Olan Ortak Akıl


Son seçimlerden önce “Beka sorunu
var”
diyorlardı; halkı korkutmak ve kendilerine oy vermeye
mecbur edebilmek için! Bugün ise beka sorunundan söz eden yok! Aslında Türkiye’nin
gerçekten bir beka sorunu var ve bu sorunun nedeni iktidarın bizatihi kendisi.
Bu iktidarın Türkiye’ye
verdiği en büyük iki zarardan ilki toplumu ayrıştırması ve iç barışımızı
dinamitlemeye çalışmasıdır. İkincisi ise 80 milyonluk bir toplumu tek kişilik
akılla yönetilmeye mahkûm etmesidir. İhtiyacımız olan akıl, ortak akıldır. Bunu
da en iyi geçekleştirebilecek sistem, parlamenter sistemdir.


Tabii ki bu iktidar giderse, her
şey hemen güllük gülistanlık olmayacak. Bu 17 yılda ülkemize büyük zararlar
verdiler. Ama bu iktidar gitmeden de hiçbir şey düzelmez ve her şey daha da
kötüye gider. Bunu yaşayarak gördük ve görüyoruz.


Çözüm
İki Safhalı


Türkiye’yi
tekrar çağdaş uygarlık rotasına sokmak ve felaket sürecini durdurmak için iki
safhalı bir çözüme ihtiyacımız var.


Birinci
safha


İkinci
safha
ise; Türkiye’nin rehabilitasyonu ve tahrip edilen
kurumlarının onarılması safhasıdır. Bu, başka türlü birlikteliklere ihtiyaç
duyar. Ama birinci safha aşılmadan ikinci safha için şimdiden saflaşmak;
birinci safha için yapılması gereken birlikteliği bozar bizi felakete taşır.


Büyük
Hesaplaşma


Halen ülkemizi felakete
sürükleyen iktidarın karşısına çıkan herkes, her örgüt ve her siyasi parti
-yeter ki Cumhuriyet
değerleri ile bir sorunu olmasın- desteği ve ilgiyi hak eder.
Bu nedenle geçtiğimiz Cumartesi (21 Eylül 2019), Rıfat
Serdaroğlu
’nun davetlisi olarak Çoban Ateşi Hareketi’nin
Afyon’daki
toplantısına katıldım ve özetle bu yazımda sunduğum durum tespitini ve çözümü
anlattım. Bu arada, en başından beri iktidarın kendisini susturmak için açtırdığı
sayısız davaya karşı korkmadan, tek başına kahramanlar gibi mücadele eden Rıfat
Serdaroğlu
’nu saygıyla selamlıyorum.


Sınıf arkadaşım E. Amiral
Semih Çetin
’in Destek Yayınlarından çıkan “Büyük
Hesaplaşma”
adlı romanını okumanızı tavsiye ederim.


Türker Ertürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış