TÜRKER ERTÜRK : BİR GECE ANSIZIN GELEMEZSİN

Mat; satrançta
taraflardan birinin şahı tehdit altındayken yapacak hiçbir hamlesi olmaması
durumudur. Oyun bu durumda iken şahı tehdit edilen oyuncu mat olmuş olur, yani
oyunu kaybeder. Dış politika ve devletlerin çıkarlarının çatıştığı uluslararası
arena da aynen satranç oyunu gibidir. Devletler adına bu satranç oyunu, siyasi
iktidarlar tarafından oynanır.

Geçtiğimiz Pazartesi
(25 Eylül 2017), Kuzey Irak’ta Kürtler bağımsızlık için referandum yaptılar ve
beklendiği gibi sonuç “Evet” çıktı. Türkiye bölgenin statükosunu,
istikrarını bozacak, kendi güvenliği ve bekasına yaşamsal derecede tehdit olan
bu gelişmeye sesini çıkaramadı ve kıpırdayamadı bile, yani mat oldu.

BARZANİ’NİN
BOYUTLARINI AŞAR

Türkiye yumurta
kapıya gelinceye kadar hiçbir şey yapmadı, Barzani’yi referandum kararından
caydıracak hiçbir tedbir almadı, alamadı, alamazdı da! Tek yaptığı, bunu halka
nasıl yuttururum çabasıydı. Yüksek perdeden açıklamalar ve eylemler halkın
gazını almak içindi. Milli Güvenlik Kurulu açıklaması, sınırda yapılan tatbikat
ve Meclis’ten alınan tezkere; bu kandırmacanın sonuç almaya yönelik olmayan
palavradan hamleleriydi. İşin garibi; bunun böyle olduğunu bizim kamuoyumuz
hariç, tüm dünya biliyor.

İşin buraya gelmesi
ve Türkiye’nin mat edilmesi Barzani’nin boyutlarını aşar. Daha başka
gelişmelere gebe bu gelişmeyi okumak için büyük resme bakmak lazım. Yoksa
ayrıntıda boğulur ve çözüme gidebilecek ve ülkemizin aleyhine gelişen bu
sarmalı durdurabilecek girişimleri yapamazsınız.

BİR GECE ANSIZIN
GELEMEZSİN

“İzin vermeyiz,
bir gece ansızın gelebiliriz” demiş. Ben de eğer bu işlerden biraz
anlıyorsam; “Geçmiş olsun! Geçti Bor’un pazarı! Sıkar!” diyorum. Bu
duruma razı olmayan hamlelerini daha önce yapacaktın. Barzani, referandum
yapacağını tam tamına 2,5 yıl önce açıkladı! Neredeydiniz yumurta kapıya
gelinceye kadar! Hatta; referandum günü bile hiçbir şey yapılmadı! Türkiye’nin
jeopolitik konumu ve milli güç unsurları ile bu referandumu engelleyebilmesi
çocuk oyuncağı idi, ama yapılmadı! Niçin?

ABD, Ortadoğu
bölgesinin statükosunu değiştirmek ve yeni bir siyasi harita çizmek istiyordu.
Bunu açıkça söylüyordu da! Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) bunun adıydı. Özetle;
bölgeyi etnik, dinsel ve mezhepsel olarak daha küçük parçalara ayırmak, ulus
devletlere son vermek, İsrail’in çevresindeki ülkeleri Balkanlaştırmak,
bölgenin Arap-İsrail ana çatışma eksenini Şii-Sünni olarak değiştirmek, enerji
ve ham madde kaynaklarını tamamen denetim altına almak, bölgeyi
istikrarsızlaştırmak ve İslam’ı radikalleştirmekti. BOP’un en önemli bacağı ise;
bölgede bir Kürt Devleti’nin kurulmasıydı. Bu, İsrail açısından yaşamsal önemde
görülüyordu.

TÜRKİYE’SİZ
YAPILAMAZDI

Bu proje Türkiye’siz
yapılamazdı! Türkiye’deki iktidar ele geçirilmeliydi. AKP; bu proje için
kurduruldu, desteklendi ve iktidara getirildi. Bu partinin çekirdek yapısı
Cumhuriyet’e ve Aydınlanma Devrimlerine karşı travmalı ailelerin çocuklarıydı.
BOP’un sahibi açısından bu çok önemliydi. Çünkü; Türkiye’ye çıkarlarına uygun
olmayacak bir şekilde yeni bir elbise biçilmişti. Bu ancak eski elbiseye
(Cumhuriyet ve kurucu ideoloji) düşman bir kadro tarafından
gerçekleştirilebilirdi.

AKP iktidar
yapılmıştı yapılmasına ama yetmiyordu! Başta asker olmak üzere devletin
ağırlığı, BOP tarafından Türkiye’ye biçilen elbiseyi giymek istemiyordu. O
zaman AKP’nin önü açılmalı ve bu maksatla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir
bölümü içeri atılmalı, geri kalanı korkutulmalı ve tamamı
itibarsızlaştırılmalıydı.

MUHALEFETE DE
OPERASYON YAPILDI

Düğmeye basıldı;
ayarlanmış hakim ve savcılarla Ergenekon-Balyoz gibi kumpas operasyonlarına ve
ele geçirilen medya aracılığı ile TSK’ya karşı itibarsızlaştırma saldırılarına
başlandı. Bu gidişe dur denmesini engellemek ve halkı seçeneksiz bırakmak için
muhalefet partilerine de operasyon yapıldı.

BOP’un sahibi
akıllıydı ve küresel çapta iyi bir satranç oyuncusuydu. AKP İktidarına da bir
elbise biçti. Batı’da dikilen bu elbisenin ana hatları “Siyasal
İslamcı” ideolojiye, “Yeni Osmanlıcı” hayale ve mezhepsel bakış
açısına dayanıyordu. İktidara giydirilen bu elbise hem BOP’a uygundu hem de
giydirdiğini motive ediyordu. Türkiye’yi büyüteceklerini, Sünni İslam
Dünyasının lideri olacaklarını gerçekten zannettiler. Tabii ki “Bizim
niyetimiz sizi de bölmek” diyemezlerdi! Dedim ya; “Travmalıydılar,
sağlıklı düşünme yetilerini kaybetmişlerdi”. Atatürk’ün kurduğu
Cumhuriyet’e düşmanlıkları nedeniyle körleşmişlerdi, kandırılabilecekleri hiç
akıllarına gelmedi.

REFERANDUM
YAPILAMAZDI

Dünyanın tüm
demokratik ülkelerinde iktidar olmak demek, her şeyi yapabilmek demek değildir.
Her devletin kontrol ve denge mekanizmaları vardır. Türkiye’de de vardı!
Ergenekon-Balyoz gibi kumpas operasyonlarıyla başlayan süreçte bu yok edildi,
iktidar padişahlarda bile olmayan, hukuku bile yok sayan bir güçle donatıldı.

Bunlar olmasaydı;
Suriye’deki vekalet savaşında Radikal İslami örgütlere destek sağlanamayacak,
15 Temmuz Darbe Girişimi olmayacak, 4 milyon sığınmacı ülkemize doluşmayacak,
Kuzey Irak’ta bağımsızlık referandumu yapılamayacak, ülkemizin ekonomik
değerleri haraç mezat satılamayacaktı.

HANGİ KONUDA
KANDIRILMADILAR

Bu saymaya
çalıştıklarım, ülkemizin başına gelen melanetlerin sadece bazılarıdır. Türkiye
ne yazık ki kural ve hukuk tanımayan, küresel barışı tehdit eden, belirli bir
düzen ve sistem içinde hareket etmeyen, ne yapacağı önceden tahmin edilemeyen,
terörizme destek veren ülke anlamına gelen “Haydut Devlet” ilan
edilme tehdidi altındadır.

Yine
“Kandırıldık” diyorlar! Allah aşkına, kandırılmadıkları tek bir konu
var mı? Eğer büyük resmi görebilseler, asla kandırılmazlardı! Ama travmaları
bunu görmelerine engel! Bu iktidarla Türkiye’nin iç barışa, huzura ve esenliğe
ulaşmasına imkân ve ihtimal yok. Ne kadar erken kurtulursak, ülke olarak göreceğimiz
zararın çapı o kadar az olur.

Bizi bu durumdan
çıkarabilmek için yeni bir lider lazım. Bu lider savaşçı, Cumhuriyetimizin
kurucu ideolojisi ile barışık, sorunlara bu toprakların gözüyle bakan, tarihi
derinliğe, ilkelere ve değerlere sahip, ekonomik geçmişinin hesabını da
verebilir olmalıdır. Şimdilik ortada yok ama 2019’a kadar ortaya çıkacağından
şüphem de yok!

Türker Ertürk

Odatv.com




























































































LİNK : http://odatv.com/bir-gece-ansizin-gelemezsin-2809171200.html