GÜNDEM ANALİZİ

LİNK : http://www.turkererturk.com.tr/afrin-bir-secim-yatirimi/

ABD zor durumda! Yukarı tükürse
bıyık, aşağı tükürse sakal. Bu nedenle; aynı mehteran gibi iki ileri gidiyor,
bir geri geliyor ama belirlediği nihai hedefe doğru ilerlemekten vazgeçmiyor. ABD,
Türkiye’den
de Kürtlerden
de şimdilik vazgeçmek istemiyor. Kürtler
önemli; çünkü Ortadoğu’da
Kürt
Devleti
’nin kurulması, Büyük Ortadoğu Projesi’nin olmaz ise
olmazlarından. Bu sefer de Kürtleri satarsa; artık bu enstrümanı uzunca bir
süre kullanamaz. Ayrıca; bu işe İsrail de olur vermez.

İsrail, dolayısıyla Yahudi
diasporası ve lobisi çok ama çok önemli ABD Başkanı Trump için! ABD derin
devleti tarafından kendisini görevden almaya yönelik üzerine
gelişleri, Yahudilere
yaslanarak dengelemek istiyor Trump. Damadı Jared Kushner
üzerinden bu bağ sağlanıyor. “Kudüs Operasyonu”, bu yaslanışın ve ilişkinin
ürünüydü!

ABD’nin Bölgedeki Tutumu

İsrail, Beşar’ın
devrilmemesi ile iyice güçlenen ve etkinliğini Tahran’dan kesintisiz
olarak Akdeniz’e,
Lübnan’a,
Golan’da
sınırlarının dibine ve hatta Hizbullah-Hamas ilişkisi nedeniyle İsrail’in
içine kadar genişleten İran’ın durumsal üstünlüğünden hiç memnun değil.
İşte bu durum nedeniyle; neredeyse bitmiş olan Suriye Savaşı yeniden
başlatılıyor ve ikinci safhaya geçiliyor. Suriye’deki Kürtler ve
PKK’nın
uzantısı PYD,
bu safhada İsrail
ve ABD
için önemli bir enstrüman. Bu nedenle; Suriye’deki Kürtleri şimdilik satmazlar.

ABD, Türkiye’den de
vazgeçemiyor. Çünkü; Türkiye’nin eşsiz jeopolitik konumuna çok ihtiyacı
var! İş Ortadoğu ile bitmiyor ki! Daha sırada Kafkaslar ve Karadeniz var!
Rusya’nın
kuşatılmasında Türkiye, kilit ülke! İşte bu nedenle ABD,
Türkiye’nin
Afrin
Operasyonuna
çok fazla tepki vermedi ve itidalli yaklaşıyor. Çünkü; Türkiye’yi
kontrol edebileceğine inanıyor ve operasyonun Türkiye’yi yöneten
iktidar tarafından iç politika malzemesi olarak kullanıldığını ve 2019’a
yönelik seçim yatırımı olduğunu değerlendiriyor.

İktidarın Gizli Gündemi Var

ABD
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert; “Türkiye’nin PKK konusundaki
güvenlik kaygılarını anlıyoruz ve saygıyla karşılıyoruz. Ama bir noktaya
açıklık getirelim. Bizim Afrin’de askeri varlığımız yok. Türkiye’yi ve herkesi
diğer gruplarla değil, IŞİD’le savaşmaya teşvik ediyoruz. Türkiye gözünü
IŞİD’den ayırdı ve PKK’nın peşine düştü”
diyor. Mesaj çok açık;
“İç
politika malzemesi olarak kullanmanız için Afrin’e müsaade ederiz, ama ötesine
hayır
deriz” demek istiyor.

Ruslar da durumun farkında ve Türkiye’yi
yöneten iktidar iradesinin gizli bir gündemi olduğunu biliyor. Afrin
Operasyonu
için Suriye
hava sahasını açmalarının nedeni; Türkiye ile ABD’yi karşı karşıya getirmek ve Türkiye’yi
Batı’dan
ve NATO’dan
koparmaktır. Bu iktidar iradesine güvenilmeyeceğini, her an tekrar ABD
tarafına geçebileceğini de değerlendiriyorlar ve kontrollü adımlar atıyorlar.

Sorun; Fabrika Ayarlarının Kaçmış
Olması!

Yaptıklarını
beğenmeyebilirsiniz ama bölgede herkesin (Rusya, ABD, İsrail, İran, Suriye) ne
yaptığı ve ne yapmaya çalıştığı belli. Türkiye’nin ise belli değil. İktidar nedeniyle
ülkemiz, rüzgârda savrulan yaprak gibi bir o yana bir bu yana gidiyor. Nedeni
ise; Türkiye
Cumhuriyeti
’nin fabrika ayarlarının kaçmış olmasıdır.

İktidarın
en yetkili ağzı tarafından sarf edilen “Suriye’yi asli sahipleri için emin bir yer oluncaya kadar
operasyonları sürdüreceğiz”
söylemi; baştan aşağıya problemli
ve gizli bir gündemi olduğunun açık belirtisidir. Belli ki iktidar, Beşar Esad
yönetiminin Suriye’nin
asli sahibi olduğunu kabul etmiyor. Yani hala “Bir karış toprağında gözümüz yok”
dese de “Suriye’nin
toprak bütünlüğünden yanayız”
açıklamasını yapsa da kafasındaki
ajanda farklı.

Yanlış Siyasi Hedef, Başarısızlığı
Garanti Eder!

Yanlış
bir siyasi hedef belirlerseniz; cephede askerî zafer kazansanız bile, sonuç
hüsran olur. Tarihimiz, bunun sayısız örnekleri ile dolu! İktidar; hala Esad’a
düşmanlık peşinde, ülkemiz için intihar olmasına rağmen Suriye’yi
bölüp parçalama, kuzeyinden parça koparma ve çağdışı “Yeni
Osmanlıcı”
hayalini gerçekleştirme yolunda! Tabii ki bunu açık
açık söyleyemiyor ve bu konuda Türk Silahlı Kuvvetleri’ne açık ve anlaşılır
siyasi direktif veremiyor. Lozan’a karşı tekrar başlatılan düşmanlık, Suriye
konusunda yanlış tespit edilen bu siyasi hedefin arka planını oluşturuyor.

Biz
Afrin
Operasyonuna,
PKK
ve türevleri terör örgütleri tarafından kuşatılmışlığımıza karşı askeri harekât
yapılmasına karşı değiliz. Hatta; bu terör kuşağının oluşmasına iktidarın neden
olduğunu ve operasyon için geç bile kalındığını söylüyoruz. Bizim itirazımız;
halihazırdaki yapılış şekline. Yapılması gereken; Suriye
Merkezi Hükümeti
ile işbirliğidir. Yapılmaması gereken ise Suriye’nin
PKK’sı
olan, ÖSO
denen kafa kesip, kelle koparıp, organ yiyen cihatçı ve tekfiri
gruplarla işbirliği yapmak ve finanse etmektir. Bu şekli ile bu harekâttan
ülkemize hayır gelmez, ancak felaket gelir.

Türker Ertürk

E. Amiral, Araştırmacı – Yazar

RESMİ İNTERNET SİTESİ:

http://www.turkererturk.com.tr 

Facebook:

https://www.facebook.com/turker.erturk.5

https://www.facebook.com/pages/T%C3%BCrker-Ert%C3%BCrk/556317261057681?ref=profile

Facebook Grup:

https://www.facebook.com/groups/797431790326056/?fref=ts 

Twitter:

https://twitter.com/Orsatramola

Instagram:
































































https://www.instagram.com/turkererturk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir