• GÖÇMEN DOSYASI : İngiliz Kraliyet Raporlarında Filistin'e Yahudi Göçleri (1930-1936)
  • Yayın Tarihi : 16 Ocak 2019 Çarşamba
  • Kategori : GÖÇMENLER & MÜLTECİLER & İLTİCA


DOKUMANI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

Göçlerin bir Anglo-Yahudi planı olduğunu iddia eden Araplar haklı olarak sert tepkiler göstermeye başladılar. Ancak Arap toplumu kendi içindeki ayrışmalar ve Yahudi lobisinin Londra’daki gücü yüzünden haklarını yeteri kadar savunamadı. İngilizler tarafsız bir idare uyguladıklarını iddia etseler de ekonomik açıdan oldukça zengin ve girişimci olarak nitelendirdikleri Yahudi toplumunun baskılarına boyun eğdiler. Filistin’in işgalinden İsrail Devleti’nin kuruluşuna giden süreçte Filistinli Araplar büyük haksızlıklara uğradı. Araplar geç de olsa 1933’ten itibaren siyasi ve hukuki alanlarda mücadelelere başladılarsa da bir sonuç elde edemediler.  

 

“Aliyah” olarak bilinen bu Yahudi göçleri, Filistin’de yüzyıllar boyunca Türk idaresinde barış içinde yaşamış toplumları günümüze kadar gelmiş olan bir çatışma ortamına sürüklemiştir. 1930 sonrası Avrupa’daki siyasi gelişmeler, söz konusu Yahudi göçlerini büyük bir hızla arttırdı. Göçlerle birlikte Filistin’e büyük bir sermaye de gelmiş oldu. Tarım, endüstri ve eğitim alanlarında hızla gelişen Yahudiler ve Araplar arasında siyasi ve ekonomik açıdan büyük uçurumlar oluşmaya başladı. Başta Tel Aviv olmak üzere birçok kasaba hızla şehirleşmeye başladı. Yahudiler sadece endüstride değil tarım alanında da güçlendiler. Arapların elindeki tarım arazilerinin çoğu Yahudilerin eline geçti.

 

1917’de Birinci Dünya Savaşı devam ederken, Osmanlı İmparatorluğu birden çok cephede aynı anda savaşırken, başta Kudüs olmak üzere, Müslümanların kutsal saydığı Orta Doğu toprakları İngilizler tarafından işgal edildi. Söz konusu coğrafyada, işgalci İngilizlerle işbirliği yapan Arapların isyanları sonucu, Türk idaresi sona ermiş oldu. Filistin, sadece Müslümanların değil, Hristiyanların ve Yahudilerin de kutsal saydığı kültürel ve stratejik açıdan önemli bir bölgeydi. Yahudiler, İngiliz siyasetindeki etkin konumları sayesinde 19. yy.’ın başlarından itibaren Filistin’de bir Yahudi yurdu hayalleri kurmaya başlamışlardı. Elbette Türk idaresi altında böyle bir şey söz konusu olamazdı. Filistin’deki İngiliz işgali, onlara uzun zamandır bekledikleri “Ulusal Yahudi Yurdu” fırsatını verdi. Böylece Filistin’e İngiliz Askeri ve Manda İdaresi himayesinde Türk idaresi altındayken izin verilmemiş olan Yahudi göçleri yasal bir hale gelmiş oldu.