Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Ümit ÖZDAĞ
: Suriyeli sığınmacılar neden Türkiye’de ?


E-POSTA : uozdag61@gmail.com


Suriyeli
sığınmacıların Türkiye’de olmasının bir çok nedeni var. Gelen sığınmacıların
nedenleri var. Erdoğan’ın sığınmacıları Türkiye’de tutmak için nedenleri var.
Ve uluslararası sistemin Suriyeli sığınmacıların Türkiye’de kalmasını
istemesinin nedenleri var. Bunlara aşağıda değineceğiz ancak önce altını
çizmemiz gereken husus İYİ Parti’nin bu konuyu gündeme getirmesinin iktidarı
çok rahatsız ettiği gerçeğidir. Türk Milletinin çok büyük bir bölümü, Bilgi
Üniversitesi ve diğer araştırma kurumlarının araştırmalarına göre Suriyeli
sığınmacıların ülkelerine dönmelerini istemektedir. Ancak İYİ Parti, Türk
Milletinin bu talebini siyasetin gündemine taşıyana kadar AKP her türlü baskı
aracı ile halkın Suriyeli sığınmacılar ile ilgili sıkıntılarını ifade etmesini
engellemeye başlamıştır. 


İYİ
Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’in Suriyeli sığınmacıların Türkiye’nin
geleceği için yaşamsal tehdit olduğunu ifade etmesi sonrasında tartışma yeni
bir düzleme taşındı. AKP  ve AKP yandaşları saldırarak cevap vermeye
başladılar. AKP ve yandaş saflarına açık bir panik başladı. Çünkü farkındalar
ki, AKP’ye oy veren yurttaşlarımızın büyük bölümü de Suriyeli sığınmacıların ülkelerine
geri dönmelerini istiyorlar. Bugün Suriyeli sığınmacılar konusunda İYİ Parti’ye
ve İYİ Parti’nin temelini oluşturan Türk Milliyetçilerine “ırkçı” diye saldıranlar ile
aramızda hangi temel konularda ayrışma ve fikir çatışması olmuştu hatırlamakta
yarar var. 


Yandaşlar, Kıbrıs’ta Türklüğün tasfiyesi
anlamına gelen Annan Planı’nı destekliyorlardı.
Biz, Türk milliyetçileri bütün
varlığımız ile Annan Planı denilen emperyalist komploya karşı çıkıyorduk.
Yandaşlar, emperyalizmin oyununa düşmüş, hatta “Kıbrıs adasının jeopolitik önemi yoktur” diyenleri
çıkmıştı.


Yandaşlar,
Ergenekon adlı sahte terör örgütü masalına sonuna kadar sarılmış, FETÖ ile iş
birliği içinde Türk Ordusu’na saldırıyorlardı. Biz, Türk milliyetçileri bütün
varlığımız ile Ergenekon diye bir örgütün olmadığını, bunun bir büyük
emperyalist komplo olduğunu, amacının millî-üniter devletin yıkılması olduğunu
ifade ediyorduk. Yandaşlar yine emperyalizme hizmet
ediyordu.    


Yandaşlar,
sahte Balyoz darbe planı iddialarını üreten FETÖ ile birlikte Türk subay
ve  generallerinin tutuklanmasını, aşağılanmasını alkışlıyorlardı. Biz,
Türk milliyetçileri böyle askerî darbe olmayacağını, amacın Türk Ordusu’nu
hırpalamak, FETÖ’cü sızmanın Türk Ordusu’nda önünü açmak olduğunu ısrarla
tekrarlıyorduk. Yandaşlar her zaman olduğu gibi yine emperyalizmin yanında
konuşlanmışlardı.


Yandaşlar,
“Hepimiz Ermeniyiz. Aslında
geçmişte İttihatçılar bir soykırım yapmış galiba”
hezeyanları,
Ermenistan ile yakınlaşmayı savunuyorlardı. Biz Türk Milliyetçileri, Ermenistan
ile sözde soykırımı kabul ederek ve kardeş Azerbaycan’ı küstürerek
yakınlaşmanın hem  milli kimliğimize ve tarihimize hem Türkiye’nin ve Türk
dünyasının çıkarlarına aykırı olduğunu tekrar ediyorduk. Yandaşlar ise
emperyalizmin gerekçelerini savunuyorlardı.


Yandaşlar,
FETÖ ile iş birliği içinde PKK ile müzakereleri savundular. Öcalan’a yağ
çektiler. Türk askerini ve polisini PKK ile mücadele etmemesi için baskı altına
alan AKP’yi alkışladılar. Türkiye’nin ve Türk bayrağının adını değiştirmeyi
dahi önerdiler. Biz, Türk milliyetçileri PKK’ya teslimiyet ve Türkiye’nin
bölünmesi anlamına gelen PKK açılımına karşı her yolu kullanarak karşı çıktık.
Yandaşlar, emperyalizmin Kürdistan tuzağının Türk milletine kurulmasına
yardımcı oluyorlardı. 


Yandaşlar,
F. Gülen’e ve örgütüne Türk Ordusu’nun, yargısının, eğitiminin sonunda devletin
teslim edilmesini alkışladılar. FETÖ için para bastılar. Biz, Türk
Milliyetçileri ise FETÖ’nün bir casusluk örgütü olduğunu söyledik, FETÖ’nün
saldırılarına maruz kaldık. Yandaşlar ise emperyalizm ve FETÖ ile el ele halay
çekiyorlardı. 


Bugün
biz Türk milliyetçileri Suriyeli sığınmacıların Türkiye’de kalmasının ülkemizin
birliği için en büyük tehdit olacağını söylüyoruz. Halen Türkiye’de yaşayan her
20 kişiden birisinin Suriyeli olduğunu söylüyoruz. (Bundan dolayı aHaber
benim ırkçı olduğumu ileri sürdü. Matematik oğlum matematik.)
2020 yılında
Suriyelilerin sayısı 7.5 milyona yükselecek. Üstelik bu rakam, bugün resmî
olarak açıklanan 3.8 milyon Suriyeli üzerinden yapılan açıklama doğru kabul
edilir ise, doğru. Aslında Suriyeli sığınmacı sayısının 5 milyon civarında
olduğu devletin derinliklerinden gelen bilgi. Özetle, 20 yıl sonra Türkiye’de
çok daha fazla Suriyeli olacak.


Ümmet bilinci rüyası sadece hayal


Erdoğan’ın
amacı Türk devletinin demografik yapısını değiştirerek millet kimliği yerine
ümmet kimliğine dayanan yeni bir sosyoloji yaratmak. Bu sosyoloji üzerinde
amaçladığı hilafet rejiminin daha rahat oturacağını düşünüyor. Bundan dolayı,
Erdoğan’ın amacı, Türk halkından büyük tepkiler gelmesini engelleyerek ve
zamana yayarak Suriyelilere vatandaşlık vermek. Ancak Erdoğan ümmet bilinci
rüyası sadece hayal. Türkiye bu rüyanın sonunda bir etnik cehenneme
dönüşecek. 


Yandaşlar
yine yanılıyor. Onlar tarihin yanılan yanında duranlar. Biz Türk milliyetçileri
ise tarihin hep haklı çıkardıklarıyız. 


Peki,
Erdoğan hilafet devletinin toplumsal temelini oluşturacak bir ümmet için
Suriyelilere ihtiyaç duyduğunu düşünürken, emperyalizm neden 5 milyon
Suriyelinin Türkiye’de kalmasını istiyor? Suriye’den özellikle de Kuzey
Suriye’den 5 milyon Suriyelinin Türkiye’ye taşınması ilk aşamada onların
boşalttıkları yerin PKK’nın eline geçmesini ve orada bir PKK’istan kurulmasını
kolaylaştırır.


Özetle, emperyalizmin Suriyelilerin
Türkiye’de kalmasını istemesinin birinci nedeni, Suriye’nin kuzeyini PKK’ya
vermek istemesidir. İkinci neden ise, gelecek on yıllarda Türkiye’de bir
Kürdistan kurmak için çıkarılacak iç savaşta Suriyeli sığınmacılardan istifade
etmektir
. Türk milliyetçileri bu gerçeği görmekte ve Türk
milletini uyarmaktadırlar. Türk milliyetçilerinin hedefi, vatanlarından
ayrılan/ayrılmak zorunda kalan biçare Suriyeli değildir. Türk milliyetçilerinin
hedefi, emperyalizmin Türkiye’yi bölme projesini tarihe gömmektir.


Yandaşlar,
Türk milliyetçilerini varsınlar ırkçılık ile suçlasınlar. Onlar tarihi doğru
okuma yeteneği olmayan bir gruptur. Kendi gerçek görüşleri dahi yoktur. Erdoğan
ne isterse onu düşünürler. Yarın Erdoğan “Suriyeliler gitmeli” derse, hepsi “Suriyeliler gitmeli” diye
alkış tutarlar. Yandaşlar, parti veya devlet memurudur. Görevleri söyleneni
yazmaktır. Onun için 6 yandaş gazete aynı başlık ile çıkar. Bırakın fikir
üretmeyi, manşet bile üretemezler. Türk milliyetçileri, bilirler ki Türkiye
kolay vatan olmamıştır. Yahya Kemal Beyatlı, Madrid’de büyükelçi iken bir
konferans verir. Türkiye’nin nüfusunun 66 milyon olduğunu söyler. Konuşmanın
sonunda bir İspanyol dinleyici “Sayın
Büyükelçi, bildiğim kadarı ile Türkiye’nin nüfusu 16 milyon”
diye
müdahale edince, Beyatlı, “50
milyon da toprağın altında yatan var”
cevabını verir. Özetle, biz
Türk milliyetçilerinin vatandaşlık anlayışı 250 bin dolara verilen vatandaşlık
değil, şühedaya yani şehitlere dayanan vatandaşlıktır.


Türk
Milliyetçileri, Suriye’nin boşaltılarak emperyalizmin kuklası PKK’ya teslim
edilmesine direneceklerdir. Türk Milliyetçileri, Türkiye’de bir iç savaş
sosyolojisinin oluşturulmasına, millî ve kültürel kimliğimize suikast
yapılmasına izin vermeyeceklerdir.   


Kaynak
Yeniçağ: Suriyeli sığınmacılar neden Türkiye’de? – Ümit ÖZDAĞ


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış