Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Prof. Dr. Ümit Özdağ : Suriyeliler
Konusunda Yapılan İftiralara Cevap


08 Temmuz 2019


2011’de Suriye’de başlayan ve AKP Hükümetleri
tarafından Beşar Esad rejimini devirerek Müslüman Kardeşleri iktidara getirmek
için kışkırtılan Suriye iç savaşından Suriye’den sonra en zararlı çıkan ülke
Türkiye olmuştur.


Esasen Türk Dışişleri Bakanlığı’nın bünyesinde Polonya
Dışişleri Bakanlığı’ndan daha az Arapça bilen diplomat olduğu gözönünde tutulur
ise AKP’nin Suriye’de örtülü operasyon ile iktidar devirmesinin mümkün olmadığı
da görülürdü. Zaten MİT 3 rapor vererek Suriye rejimini devirmenin mümkün
olmadığını belirtmişti.


Erdoğan’ın Beşar Esad’ı devirme sevdasının Türkiye’ye
ağır zarar veren sonuçlarını dört temel başlık altında toplamak mümkündür.


Bunlardan ilki,


1) Suriye’nin kuzeyinde gelecek on yıllarda Türkiye
için en büyük tehdidi oluşturacak olan bir PKK’istanın kurulma süreci
başlamıştır. Üstelik Saray rejimi “Bugün yarın tepenize iniyoruz” diye epeyce
bir esip gürlemeden sonra ABD ile PKK-YPG’nin Suriye’nin kuzeyinde hakim olması
konusunda anlaşmıştır. Bu anlaşmanın yapıldığını,


a)
Teröristbaşı Öcalan’ın son mektubu,


b)
ABD’nin Suriye özel temsilcisi Jeffrey’in açıklaması,


c) Başkan Trump’ın Erdoğan’a söyleyerek,
PKK’ya karşı askeri harekatı durdurdum şeklindeki açıklaması ayrı ayrı
göstermektedir. Öte yandan bu sonbahardan itibaren yeni bir terörle müzakere
sürecinin başlayacağı anlaşılmaktadır. “Bir gece ansızın gelebilirim”
şarkısının yerini “Bir başka bahara kaldı mutluluğum” mısraları almıştır.


İkinci zarara gelince;


2) Erdoğan’ın Esad’ı devirme politikası ülkemize
kayıtlı-kayıtsız olmak üzere toplam 5.3 milyon Suriyelinin dolmasına neden
olmuştur. Şimdi Türk Milleti uyutularak, alıştırılarak Suriyelilere vatandaşlık
verilmesi politikası izlenmektedir. 2040 yılında Suriyeli sayısı 10 milyona
yükselecektir. Türkiye’nin birçok kenti Arap kenti haline dönüşecektir.
Ülkemizin milli kimliğini muhafaza etmek mümkün olmaktan çıkacaktır.


Üçüncü ağır zarar ise;


3) Erdoğan’ın Esad’ı devirme politikasının bedelini
Türk Milletinin 40 milyar Dolar borçlanarak ödenmesinden kaynaklanmaktadır.
Suriyeliler için harcanan 40 milyar Dolar bugün yaşanan ekonomik krizin önemli
nedenlerinden birisidir. Türkiye gibi 450 milyar Dolar dış borcu olan, Dolar için
%7.5, Avro için %5.25 faiz ödeyen bir ülkenin Saray’ının Türk Milletinin
sırtından bonkörlük yapmaya, halk soğan kuyruğunda bekler, gençler 
işsizlikten intihar ederken Suriyelileri yedirip içirme hakkı yoktur.


Ve dördüncü büyük zarar,


4) Erdoğan’ın Esad’ı devirme tutkusu Türkiye’yi ABD
ile Rusya arasına sıkıştırmış ve Türk dış politikasının manevra alanını ortadan
kaldırmıştır.


Türk halkının İYİ Parti’ye, Ak Parti’ye, CHP’ye,
MHP’ye, HDP’ye, Saaadet Partisi’ne oy veren yüzde 90’ından fazlası Türkiye’nin
başına ağır belalar açan bu Esad’ı devirme politikasının sona ermesini ve
Suriyeli sığınmacıların evlerine dönmelerini istemektedir.   


Peki, kimler Suriyeli sığınmacıların Türkiye’de
kalmasını istemektedir.


Suriyeli sığınmacıların Türkiye’de kalmasını
isteyenlerin başına Suriye’den Arapları kovan, aç kalmaları için evlerini ve
tarlalarını yakıp yanan tarlaların kenarında halay çeken PKK YPG çeteleri ve
onun Türkiye’deki uzantısı HDP adlı partimsi amorf yapı gelmektedir. PKK-YPG
adlı etnik temizlikçi, emperyalizmin uşağı narkotik çete ve Türkiye’deki sahte
siyasal uzantısı, Suriyelilerin evlerine dönmelerinin Kuzey Suriye’de kurulmak
istenen terör devletinin engelleyeceğini bilmektedir.


Suriyelilerin Türkiye’de kalmasını selefi cihatçı denilen
IŞİD, Nusra ve benzeri adlarda örgütlenen kozmopolit, İslam ve İslam medeniyeti
düşmanı,  emperyalizmin beşinci kolu olan çeteler istemektedir. Çünkü bu
çeteler gelecekteki terör alanı olarak Türkiye’yi hedeflemektedirler.
Suriyelilere içlerinde büyüyecekleri koza olarak bakmaktadırlar. Bu küçük
grubun AKP üzerinde büyük ve etkili şekilde baskı yaptığı görülmektedir.


Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilmesinin
propagandasını yapan üçüncü grup ise tanıdık bir güruhtur. Bu güruh, 2002’de
“Kıbrıs’ın jeopolitik önemi yok, verelim gitsin” çığlıkları atanlardır. Bu
güruh, 2007-2014 arasında “Kahrolsun Ergenekon, yaşasın cemaat” diye salya
sümük Türk Ordusuna saldıranlardan oluşur.  Bu güruh, 2009-2015 arasında
“Öcalan güzellemesi yapan, Türk bayrağının isminin değiştirilmesi gerektiğini”
söyleyenlerden oluşur.


Suriyeli sığınmacılara Türkiye’de kalsın diye çırpınan
dördüncü grup ise FETÖ’cülerdir. Türkiye’nin karışması için her fırsatı sonuna
kadar istismar eden bu çete şimdi Suriyelilerin kalmasının propagandasını
yapmaktadır.


Şimdi bu güruhlar kumbaralarına yeni jeton atıldığı
için koro halinde Suriyelilerin vatanlarına dönmelerini isteyen ve bunu ifade
edenleri “ırkçı” olmakla ve halkı Suriyelilere karşı kışkırtmakla
suçlamaktadırlar.


Bu dört grubun dışında başkaları da Suriyelilerin
Türkiye’de kalmasını istemektedir.


Kimdir bunlar? ABD, Suriyelilerin Türkiye’de kalmasını
istemektedir.


Avrupa Birliği, Suriyelilerin Türkiye’de kalmasını
istemektedir.


İsrail, Suriyelilerin Türkiye’de kalmasını
istemektedir.


Arap ülkeleri olan Lübnan ve Ürdün Suriyelileri
entegre etmeyi reddedip geri yollarken, Türkiye’den imkansız olan istenmekte ve
Suriyelileri entegre edin denmektedir. Çok entegre etmek istiyorsanız alın siz
entegre edin.


Suriyelilerin Suriye’ye vatanlarına, doğdukları
topraklara dönmesini isteyen bütün partilerden yurttaşlar, Suriyeli
sığınmacıların ve Suriye’nin gerçek dostlarıdır. Çünkü bizler, bu noktada bütün
Türk Milletinin iradesini temsil ediyoruz. Nereden mi belli? Gelin referandum
yapalım. Biz biçare Suriyeli sığınmacılara değil, amacı önce Suriye’yi sonra
bir iç savaşa sürükleyerek Türkiye’yi bölmeyi hedefleyen emperyalist bir
projeye karşı çıkıyoruz. Biz Saray’ın Türk halkını uyutarak Suriyelilere
vatandaşlık vermesini reddediyor, Suriyeli sığınmacıların yurtlarına
dönüşlerinin sağlanması için gereken politikaların uygulanması gerektiğini
savunuyoruz. Bu konuyu ben Ümit Özdağ olarak kişisel olarak gündemde tuttum ve
tutmaya devam edeceğim.


Saray rejimi Suriyeli sığınmacılar konusunun
kamuoyunda tartışılmaması için elinden geleni yaptı. Suriyeli sığınmacılar
konusu basında sansür edildi. Ancak ben Türkiye’nin 1 numaralı milli güvenlik
sorunu olarak gördüğüm bu konuyu gündemde tutmak için yoğun bir çaba sarfettim.
Kitap yazılmasını teşvik ettim ve yazdırdım. Çalıştaylarve paneller düzenledim.
Konuyu değişik açılardan inceleyen raporlar yayınlattım. Mektuplar yazdım.
Konferanslar verdim. İnternet siteleri kurdum. Sanal medyayı kullandım. Bütün
sansüre rağmen konunun tartışılmasını sağladım. Bugün bütün Türkiye bu konuyu
tartışıyor. 31 Mart ve 23 Haziran seçimleri gösterdi ki, AK Parti’nin seçimleri
kaybetmesinde ekonomik krizin yanında Suriyeli sığınmacılar politikası önemli
rol oynadı.


Son 10 gündür içlerinde AK Parti milletvekillerinin de
olduğu malum Annan Planı, FETÖ, PKK dostu bir güruh bana karşı “halkı Suriyeli
sığınmacılara karşı tahrik ettiğim iddiası” ile hedef göstererek sanal
alemdebir saldırı başlattılar.


Öte yandan bazı illerimizde polis Suriyeli
sığınmacılar tarafından işlenen suçlara karşı sanal alemde demokratik tepki
gösteren yurttaşların evlerini basıp bu insanları gözaltına alıyor.


Bana yönelik hedef gösteren saldırılar ve demokratik
tepki gösteren yurttaşlara yönelik polis operasyonlarının arkasından
Suriyelilere yönelik bir provokasyon gelecek. Kontrollü olaylar çıkarılacak ve
sonra suç bizlerin üzerine bırakılmaya çalışılacak. Arkasından baskı
operasyonları ile Suriyeli sığınmacılar konusunda demokratik muhalefet
susturulmaya çalışılacak. Şimdiden açıkça uyarıyorum. Bu tür psikolojik operasyonlara
hiç girişmeyin. 


Bu vesile ile başta gençler olmak üzere Suriyeli
sığınmacılar arasında suç işleyenlere tepki gösteren bütün yurttaşlarımıza
sesleniyorum. Asla Suriyelilere karşı şiddet kullanmayın. Devlet güçlerini
göreve çağırın. Polis, jandarma ve yargı bırakın görevini yapsın. Siz, Suriyeli
sığınmacılar meselesini Türkiye’nin başına saran AK Parti’nin politik
kadrolarına, demokratik tepkinizi iletin. AKPartili milletvekillerine tepkinizi
gösterin. AKPartili belediye başkanlarına şikayetlerinizi iletin. AKP il ve
ilçe teşkilatlarına gidip şikayetlerinizi anlatın. Şiddetten kesinlikle uzak
durun.


Bölücüsü, emperyalizmin taşeronu,  strateji ve
jeopolitik cahili güruh ve hangi sınıftan olursa olsun bana yapılan hiçbir
saldırı beni Türk Milletinin hukukunu, Anadolu’daki egemenliğini, refah ve
güvenliğini koruma ve savunma konusundaki kararlılığımdan asla
vazgeçiremeyecektir. Suriyelilere Türkiye’de vatandaşlık değil,  Suriye’de
vatan verme mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğime tekrar söz veriyorum. 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış