Arslan BULUT : “Mülteciler stratejik silâhtır!”


E-POSTA : arslanbulut@yenicaggazetesi.com.tr


Banu Avar, “Zemberek”
adlı kitabında yer verdiği önemli bir bilgiyi, son haftalarda yoğunluk kazanan
Suriyeliler tartışmasına ışık tutacağı için güncelledi. 


2016 yılında yayınlanan kitapta, Angelina
Jolie’nin Hatay’daki sığınmacı kamplarına yaptığı ziyaretleri kastederek “Ünlü
yıldızların, siyasi aktörlerin, gazetecilerin ziyaret ettiği mülteci kampları
niye var? Çünkü bir anda savaşın içine sokulan ülkeler var. Timsah gözyaşları
dökenler, bu ülkelerde yıllarca kaosu örgütlerken mülteci akını olacağını
bilmiyorlar mıydı? Kan tacirleri ortalık kan gölüne dönünce halkın komşu
devletlere akacağını hesaplamamışlar mıydı?”
ifadesini kullanan Avar
şöyle devam ediyordu:


“Kamplarda, 3 milyona yakın
sığınmacının arasına gizlenmiş bol sayıda istihbarat elemanı, terörist,
uyuşturucu, kimyasal madde, silah, organ kaçakçılığıyla uğraşan çete mensubu
vardır. Bu kamplar sınırların delik deşik olmasında önemli bir rol oynar.
Demografik yapıyı değiştirir. Kaçakçılara serbest bölge açar. Bölgedeki terör
guruplarına liman olur. Teröristlerin ve istihbarat görevlilerine ‘uluslararası
toplum’ denilen çete ile gizli temas için mükemmel bir ortam sağlar. Sınırlar
arasında ‘cepler’ yaratır.


Harvard üniversitesinde yapılan ‘Bir
savaş Silahı olarak tasarlanan göç olgusu’ (Strategic Engineered Migration as a
Weapon of War) başlıklı araştırmada, ‘Mülteciler olgusunun hedef ülkelerde savaş
ve barış zamanlarında stratejik bir silah olarak kullanılabileceği ve bunu
kontrol eden devlete yararlar sağlayacağı’ tespiti yapılıyor…


Mülteciler konusunda en çok fikir beyan
eden ABD ülkesine genel olarak mülteci kabul etmiyor. Ama 1519 kişilik bir
gruba bu hak tanınıyor. Kim onlar? ABD Yönetiminin, 2014 yılında vatandaşlık ve
göçmenlik statüsü verme, ikamet hakkı tanıma ve Hükümetin koruması altında
yaşama garantisi verdiği 1519 kişinin tümü diğer ülkelerin teröristleri ya da
terörle yakından bağlantılı olanlar!


Sonuç olarak toplum, ekranlarda gördüğü
mülteci ölümleri, bebek cesetleriyle kahrolurken, Washington’da birileri, kendi
yarattıkları mülteci krizinin stratejik silâh olarak kullanımıyla
keyifleniyor…”


***


Bu arada, eski MHP Iğdır milletvekili Sinan
Ogan, Twitter mesajında, İsrail’in 1948’den beri nasıl büyüdüğünü gösteren
haritayı yayınladı ve “Bu resme iyi bakın! Önce Filistin’in içini
boşalttılar, sonra boşalan o topraklara yerleşerek İsrail devletini kurdular.
Şimdi sıra Büyük İsrail için
‘vaad edilmiş topraklar’ın boşaltılmasına
geldi. Suriye Büyük İsrail’i kurmak için boşaltılıyor. Bunu nasıl görmezsiniz?”

diye sordu.


Suriye’nin boşaltılması konusunda, eski
Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ da önemli bir uyarıda bulunmuş ve Lozan
Konferansı’nda, Azınlıklar Alt Komisyonu’na getirilen bir teklifi şöyle
hatırlatmıştı:


“Teklifi getiren kim? Amerika! Teklif
şu: ‘Ermeniler için ulusal yurt olarak bir toprak parçası bulalım, bu bölgeyi
tanımlayalım ve bu bölgeye saldırı ve sızmalara karşı bir koruma düzeneği
kuralım.’ Bunun için de Suriye’nin kuzeyini öneriyorlar ve ‘Böylece Türkiye ve
Suriye arasında tarafsız bir bölge kurulmuş olur. Bu toprak parçasının denize
kolay bir çıkış yolu da vardır’ diyorlar! Peki, o halde, 6 Ocak 1923’te
Ermeniler için düşünülen şey, bugün başka birisi için mi düşünülüyor?”


Bu veriler, Suriyeli sığınmacıların hem
Suriye’yi hem Türkiye’yi parçalamak için kullanıldığını gösteriyor. Siyasi
iktidar da bu projelere gözünü kapatarak, “görev”ini yapıyor!


Peki muhalefet partileri bu konuda ne
yapıyor?


Kaynak Yeniçağ: “Mülteciler stratejik silâhtır!” – Arslan BULUT