EKONOMİ (EVSEL – MİLLİ – GLOBAL) & FİNANS & TİCARET & DIŞ TİCARET & BITCOIN & ÖZELLEŞTİRME & DÖVİZ


COVID19 ve Küresel Ekonomik Kriz


Bugün (31 Mart) medyada Goldman Sachs’ın,
ABD ekonomisinin ikinci çeyrekte yıllık olarak %24 küçüleceği tahminini %34’e
çıkarması ve yıl ortasında işsizlik oranının %15’e ulaşacağı tahminleri vardı.
Bu bana garip gelmedi, çoğu kişiye de öyle. Çünkü beklenenler pek o kadar iç
açıcı değil. Hatta daha kötüsü bekleniyor. Gelin etraflıca inceleyelim.



Sırf eleştiri odağı olması sebebiyle bile
ABD’nin ve şu anki Başkanı Trump’ın ne denli kritik durumda olduğunu kabul
etmemiz gerekiyor. İçerideki muhalifler ve diğer güç odakları dahil, dünyanın
diğer geri kalanı için sürekli takip edilen yer Amerika Birleşik Devletleri.
Çünkü ABD’deki politikalar hemen herkesi ilgilendiriyor.


Yeni tip koronavirüs salgını oldu, yine
Amerika’ya ve Trump’a kulak kabartıyoruz. Çin’den çıkıp yayılmadı mı bu virüs?
Acaba medya böyle olmasını mı istiyor? Medyanın da etkisi büyük, ama olgular
gözardı edilemez. Belki de çok yazılıp çiziliyor, medya dışında, her
disiplindeki akademik neşriyat, bilimsel tartışma materyali ve sosyal psikoloji
bu sonucu gerekli kılıyor, ne dersiniz?


Bugün her bir konu Amerika ile
ilişkilendirilmek zorunda. Peşinden Çin’i konuşmak durumundayız. Konu ekonomi
mi, strateji mi, politika mı, sosyal hayat mı?.. Ama biliyoruz ki daha 1875
yılındayken, ABD borsasına bakarak Baron Karl Mayer von
Rothschield, “Bütün dünya bir şehir oldu!” demişti. Berlin Duvarı
yıkılır yıkılmaz birlikte o ifadeyi güncelledik, “Dünya artık küresel bir
köydür!” şeklinde.


ABD’nin kendi yapısı ve organları, bir
başarı var veya yok, her türlü eleştiri içinde yer alıyor. Hatta bu bağlamda
yeni kavramlar, anlayışlar, hipotezler bile gündeme geliyor. O zaman
diyebiliriz ki, bu güç odağı Amerika içindeki dinamiklerin küresel etkisiyle
bir sürtünme, enerji üretiliyor ve bununla birlikte hemen herkes kendine göre
nasibini bir şekilde alıyor.


Şubat 2020 itibarıyla Nouriel
Roubini: ABD’de küçülme %24-30


Dünya Bankası, IMF ve FED için çalışmış,
Beyaz Saray ve ABD Maliye Bakanlığı’nda danışmanlık görevini de yapmış olan New
York Üniversitesi Ekonomi Profesörü Nouriel Roubini’nin söylediklerini
önemsiyorum. Bu kadar üst düzey kurumda görev yapan bir bilim insanının
öngörülerini dikkate almak gerekir diye düşünüyorum. Ama her fikir
tartışılabilir, bunda bir sorun yok, yeter ki karşı fikrin dayanakları aynı
türden araştırmalar sonucu ortaya konsun.


Roubini, “Covid-19’un küresel
ekonomiye verdiği şok etkisi, 2008 küresel finansal krizinden ve hatta (1929)
Büyük Buhran’dan daha hızlı ve daha şiddetli,” diyor. Madem küresel bir
köydeyiz, o halde köyümüzde neler oluyor ki bizler bu tür büyük buhranlarla
karşı karşıyayız, bunu bugün de düşünmeden geçemeyiz.


Benim öncelikle bakmak istediğim konu, ABD
küresel yatırım ve finans şirketlerinin, geçen yıl yaptıkları değerlendirmelere
bağlı olarak, 2020 için ne tür pozisyon aldıklarıyla ilgili oldu. Çünkü bu tür
şirketlerin hesapları her türlü stratejik öngörüyü içinde barındırmaktadır.
Bunların ele almadıkları konu yoktur; örneğin küresel felaketler, savaşlar,
politik çalkantılar… Benim uzmanlık alanımla ilgili bir cümle kuracak olursam,
bu tip küresel finans şirketleri tam bir stratejik istihbarat merkezi gibi
çalışırlar, demem gerekmektedir.


Mart sonu itibarıyla Goldman Sachs: ABD
ekonomisinin küçülmesi ikinci çeyrekte yıllık olarak %34


Mart 2020 ortalarında ifade bulan
Roubini’nin teşhisine bakalım: “Goldman Sachs, JP Morgan ve Morgan Stanley
gibi genel finans şirketleri bile ABD GSYİH’sının ilk çeyrekte yıllık %6,
ikinci çeyrekte %24 ila %30 oranında düşüş bekliyor.” Bugün Goldman
Sachs’ın açıklaması neydi? “ABD ekonomisinin ikinci çeyrekte yıllık olarak
%24 küçüleceği tahminini %34’e çıkardı.” Bakın şaşılacak bir şey yok.
Beklenen yaklaşık olarak buydu zaten, en azından Roubini böyle
demişti. Ama bence daha fazlasını söylersek şaşırtıcı olacak: Siz 2021
yılını da silin defterinizden! Evet, 2020 sonlarında işler çok kötü
sonuçlanacak. Haziran 2020’de yaklaşık %30’un üstünde bir küçülmeden söz
ediliyor. Bu durumda başka olumsuz etkileri de yaşarsak, Aralık 2020’de neler
olmaz ki?


2020 Kriz Yılı


Peki aynı finans şirketleri 2020’de
olacakları hesaplamamış mıydı, kendi pozisyonlarını bu öngörüye göre almamış
mıydı? İşte mesele burada, 2019 Ocak ayında aynı şirketler 2020’de bu tablonun
olacağını hesaba katmışlardı ve yatırımlarını da buna göre planlamışlardı.


O zaman neyi biliyorlardı, diye sormam
gerekiyor, öyle değil mi? Benim öğrenebildiğim, “2008’den bu yana,
özellikle FED cephesinde, küresel açıdan alınan önlemler var olan balonu
ortadan kaldırmaya yetmedi, bu nedenle 2020 kriz yılı olacak,” beklentisi
vardı.


Ama gördük ki Ticaret ve Teknoloji
Savaşları, Siber ve Hibrit Savaşlar, politik gerilimler, Kasım ayında
gerçekleştirilecek ABD Başkanlık seçimleri, vs. o denli ortamı germişken, bir
de COVID19 çıkageldi! Bu durumda insan şüpheleniyor, acaba bu yeni tip
koronavirüsten de haberdar mıydılar acaba diye.


Roubini başka ne demiş, ona da baktım.
2010’da yazdığı Crisis
Economics
 adlı eserinde bir başlık var, “Financial a Pandemic” diye.
Buradaki pandemi ifadesi bir Biyolojik Savaş değil, endişelenmeyin, ama bu
finansal pandemi tarifi, yayılan ve birbirini etkileyen olumsuzluklardan
bahsediyor Roubini, asıl söylenen ise küreselleşmenin olumsuz etkisi, mevcut
sistemde güncellemeler gerekli görülüyor.


Kâhin olarak isimlendirilen Roubini’nin
güncel yazılarına da baktım, Şubat 2020 ortalarında ikaz ediyor. Koronavirüs
küresel pandemisi çıkmış ve yayılmış haldeyken Roubini şunları söylüyor: “Teknoloji,
veri, yatırım, para birimi ve finans konusundaki ikili Soğuk Savaş daha
şimdiden keskin bir şekilde artıyor. COVID19 salgını ABD’de muhafazakarlık
iddiasında bulunanların konumunu pekiştirdi ve Çin-Amerikan ayrışması eğilimine
daha fazla ivme kazandırdı…”


Bu yaklaşım beni Aralık 2020’deki
endişeleri daha da artıracak olan bir senaryoya itiyor. Durum böyleyse 2021 ve
hatta 2022 başları şimdiden daralmanın ve krizlerin dip yapacağı zamanlar
olacak görünüyor. Bu durumda küresel finansal devler pozisyonlarını buna göre
çoktan almış olmalılar!


Senaryolar


Senaryolar gerçekçi verilerle yazılırsa
sağlam bir öngörü halini alır ve ilgili herkese rehberlik eder. Roubini nasıl
bir değerlendirme yapıyor?


“Çin-Amerikan Soğuk Savaşı tanım gereği
düşük yoğunluklu bir çatışma olsa da bu yıl (rekabette) keskin bir yükseliş
olması muhtemeldir. Bazı Çinli liderler için, ülkelerinin aynı anda büyük bir
domuz gribi salgını, şiddetli kuş gribi, bir koronavirüs salgını, Hong Kong’da
siyasi huzursuzluk, Tayvan’ın bağımsızlık yanlısı cumhurbaşkanının yeniden
seçilmesi ve adım atması bir tesadüf olamaz. Doğu ve Güney Çin Denizlerinde ABD
deniz operasyonlarını hızlandırdı. Çin’in bu krizlerin sadece bir kısmında
suçlamasının gerekip gerekmediğine bakılmaksızın, Pekin’deki görüş komplocu
olmaya yöneliyor.”


Burada küresel gerginlik senaryosu hat
safhada ve olumsuz şekilde anlatılıyor. Senaryoda her iki gücün mücadelesinde
öne koyacağı parametreler neler olacak? Taraflar açıkça birbirlerine ateş
etmeyecelerse de ellerindeki güç unsurlarıyla sürekli önden müdahale edecek
biçimde bir saldırıda bulunacaklardır. ABD tarafından kendine karşı hasım
olarak tarif edilen ülkeler Çin, Rusya, Kuzey Kore ve İran’dır. Sadece Çin olsa
da önemli etki yaratır, ama bakıldığında benzer karşı koymalar diğerleri için
de söz konusu oluyor. 


Örneğin, halen taraflar arasında büyük bir
Siber Savaş var. Roubini diyor ki, ABD Başkanlık seçimlerine bu hasım ülkeler,
2016’da olduğu gibi, siber saldırılarda bulunacaklar. Bu saldırılar ABD iç
cephesindeki kutuplaşmaları ve tartışmaları artıracak ve gerilimi hat safhaya
itecek. Hatta bu ülkelerin hacker’ları dünya SWIFT (Society for Worldwide Interbank Financial
Telecommunication
) sistemine bile saldırıda bulunabilirler. Bu
konuda hatırlanacaktır, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, Avrupa
finans piyasalarına yönelik bir siber saldırının 645 milyar dolara mal
olabileceği konusunda ilgileri uyarmıştı ve telekomünikasyon altyapısının
potansiyel olarak savunmasız olduğunu, ABD çin de benzer endişeleri duyduğunu
dile getirmişti.


Roubini bakın ne diyor: “Önümüzdeki yıl
(2021), ABD-Çin çatışması soğuk bir savaştan sıcak bir ateşe doğru durumunu
yükseltebilir.” Sıcak çatışma olur demiyor, dikkat edelim, tırmanmadan
bahsediyor! Devam ediyor: “COVID19 krizinden ciddi şekilde zarar gören ve
huzursuz kitlelerle yüz yüze gelen bir Çin rejimi ve ekonomisi, dış bir günah
keçisine ihtiyaç duyacak ve muhtemelen Doğu ve Güney Çin Denizlerindeki Tayvan,
Hong Kong, Vietnam ve ABD deniz pozisyonlarına odaklanacak; yüzleşme askeri
kazaların artmasına neden olabilir. Ayrıca, eğer bahse konu sıcaklıkta yükseliş
gerçekleşirse, ABD Hazine bonolarının varlıklarını boşaltması yolu finansal
‘nükleer seçeneği’ de takip edebilir. ABD varlıkları, Çin’in (ve daha az ölçüde
Rusya’nın) dış rezervlerinden bu kadar büyük bir pay içerdiğinden, Çinliler bu
tür varlıkların ABD yaptırımları yoluyla (İran ve Kuzey Kore’ye karşı
halihazırda kullanılmış olanlar gibi) dondurulabileceğinden endişe
duymaktadırlar.” 


Bu senaryoda Çin ne yapabilir? Elindeki
dolarların bir kısmını renminbi’ye çevirir, bu birincisi. ABD hazine senetleri
elden çıkartıldıkça Çin’in altına yönelmesi zaruri görülmektedir, bu da
ikincisi. Çin ve Rusya, 2019’un başından bu yana fiyatlardaki %30’luk
artışa sebep olan altını stoklamaktaydı, bu yolda ilerlemeye devam edebilirler.
Bugüne dek Çin ve Rusya altını yavaş yavaş aldı, ABD hazine bonosu getirileri
bu alışlardan etkilenmedi. Ancak şok yaratacak miktarlarda altın alımı ABD
hazine bonosu getirilerinde de büyük oynamalara yol açarsa bu durum ABD
ekonomisi açısında önemli bir olumsuzluk konusudur.


Bütün bunlara bakarak, ABD Siber Savaş ve
başka finansal tedbirlerle ve yaptırımlarla önleyici tedbirlerini alacak
güçtedir, demenin ardından, ilk kez küresel çapta hem ekonominin hem de siber
unsurların devrede olacağı büyük bir kaotik ortamın beklenebileceğini de
hatırlatmamız gerekmektedir. 


Bu demek oluyor ki 2020 sonlarına doğru
şiddetli bir jeopolitik tırmanış söz konusudur. Buna ilave çevreyle ilgili
maliyeti yüksek ve orta vadede ilave risklere sebep olabilecek senaryolar var.
Şimdiden iklim değişikliğinin etkileri gün yüzüne çıktı. Bunun yanı sıra
manyetik kutuplardaki sismik hareketlenmeden kaynaklanacak ve Antarktika
veya Grönland’daki buzulları tetikleyecek doğa olayları var. Denizdeki
asitlenmenin artışına da bağlı olarak balık stoklarında anormal erimeler
bekleniyor. Bunlar ekonomi için iyi senaryolar değil.


COVID19 henüz ABD’de böylesi kötü etkiyi
yaratmadan Roubini senaryolarını öne sürerek yıl sonu kötümserlik içeren tablosunu
yazmıştı. Ancak bugün ABD’de bu pandeminin etkisiyle beklenenden daha hızlı
sosyo-ekonomiyi ve politikayı sarsabilecek ölçüde bir sorunlu zaman dilimi
gelmiş oldu. Goldman Sachs’ın yaklaşımı, Roubini hesabına bağlı ama, Şubat
ortasındaki durumdan Mart sonuna kadarki gelişmeleri de içerir mahiyettedir.
Görülen bu ilave etkiyi de eklediğinde düzeltme, küçülme beklentisi bakımından,
%24’ten değil, %30’dan %34’e çıkarılmaktadır; kötümser yaklaşımla 4 puanlık bir
ekleme söz konusudur.


Böyle bile olsa değerlendirmemiz
olumsuzluğu içerir mahiyette olacak ve bu durumda ABD büyüklüğündeki bir
küresel güç çok fevri davranışlar sergileyerek durumu kontrol edecek hamleleri
gerçekleştirebilir, dememiz gerekecektir. Eğer Büyük Buhran’dan daha kötü bir
senaryo söz konusu olacak ise bu durumda ABD kendisiyle beraber batacak birçok
gücü de batağa sürükleyecektir. Dolayısıyla benim beklentim, en azından 2022
başı da dahil, küresel çapta ekonomik açıdan işler hiç iç açıcı değil; 2020 ve
2021 kötü, sonrasında iyileştirici bir sürpriz bekleyeceğiz.


Belki bu sürpriz, mevcut sistemdeki küresel
açıkları gideren Roubini gibi uzmanların hazırladığı bir paketi içerir, ne
dersiniz?


Roubini Mart 2020 ortalarında şöyle
diyor: “Büyük Buhran ve İkinci Dünya Savaşı sırasında bile, bugün Çin, ABD
ve Avrupa’da görüldüğü gibi, ekonomik faaliyetlerin büyük bir kısmı tam
anlamıyla bu biçimde kapanmadı. Benzer ifade Birleşmiş Milletler Genel
Sekreteri Antonio Guterres’den de geldi. En iyi senaryo, mali krizden daha
şiddetli (kümülatif küresel üretimin azalması açısından), ancak daha kısa
ömürlü, bu yılın dördüncü çeyreğine kadar pozitif büyümeye geri dönüş sağlayan
bir düşüş olmasıdır. Bu durumda, tünelin sonundaki ışık göründüğünde pazarlar
toparlanmaya başlayacaktır.”


Bence Roubini bunu söyledi ama Mart ayı
sonu itibariyle görülen gerçek şu, Avrupa dökülüyor, pandemik sürecin olumsuz
etkileri artarak devam ediyor. Hatta ABD bile eleştiri yağmurunu hakkedecek
türden bir atmosfer içinde.


Helikopter düşüş içeren beslemeler ile
nerelere kadar gidilecek, hep birlikte göreceğiz. Bankalar, tahvil piyasaları,
faizler, fonlar, ticari kolaylıklar gibi pek çok iyileştirme ve destek hamlesi
var ama bunların yetmeyeceğini şimdiden herkes görebiliyor. Bu sistem artık
para basıp dağıtmanın çözüm olmayacağı bir ortamı işaret ediyor. O zaman başka
bir opsiyon gerekli olmalı. 


Modern Para Teorisi ile yürünecek yol bu
kadar.


KAYNAK : https://politikmerkez.com/konular/ekonomi/covid19-ve-kuresel-ekonomik-kriz/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir