“Yüzyılın
Anlaşması” Filistin Şehir Devletçiği Yaratmak


Yazan  Ünal Atabay




30 Ocak 2020


ABD Devlet Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benyamin
Netanyahu’nun birlikte açıkladıkları “Yüzyılın Barış Anlaşması”; ABD’nin
önderliğinde üzerinde uzun süredir çalışılan ve büyük bir kısmı da önceden
basına sızdırılan, malumun ilanı olan bu plan, dünya gündemini uzun bir süre
meşgul edeceğe benzemektedir.


İsrail devletinin 1948 yılında kurulduğu günden bu tarafa, coğrafi
anlamda merkezden dışarıya doğru yayılmacı anlayışla daima büyümüş, buna
mukabil Filistin toprakları ise gittikçe küçülmüştür. Yeni açıklanan bu planda
da farklı bir durum görülmemiştir.


İsrail’i, ABD başta olmak üzere, küresel güçler yayılmacılık
noktasında desteklemeye devam ettikleri sürece aksini düşünmek pek mümkün
olmayacaktır. Hal böyle olunca da, bölgede çatışma ve istikrarsızlık kaçınılmaz
olmaya devam edecektir.


İsrail-Filistin Planı, BOP
Projesi’nin Bir Parçasıdır


Esasen bu planı; 1917 yılında Britanya tarafından Filistin’de bir
Yahudi devletinin kurulmasını içeren ve Balfour olarak adlandırılan deklarasyonun [[i]] günümüze yansıyan bir biçimi
olduğunu ifade edebileceğimiz gibi, yine halen günümüzün gündemi olan, ancak
bazı çevrelere göre yürürlükte olmadığı veya geçerliliğini yitirdiği yönünde
iddia edilen meşhur Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)’ne bağlı eylem planının bir parçası
olduğunu söyleyebiliriz.


Söz konusu İsrail-Filistin planıyla nereye varılmak istendiğine
ışık tutmak açısından ve bu planın BOP projesinin bir parçası olduğuna ilişkin
kısa bir hatırlatma yapmak yerinde olacaktır.


Uzun zamandır Ortadoğu coğrafyasında uygulanmak istenilen BOP
projesinin özünde; bölge ülkelerinin federatif tip yönetimlerle şehir
devletçiği şeklinde parçalara ayrılması, bu devletçiklerin iç işlerine kolaylıkla
müdahale ve kontrole açık hale getirilmesi ve böylece sömürülmeye uygun alt
yapısının hazırlanması, istenildiği şekilde yönetilmesi, yönlendirilmesi gibi
bir düşüncenin yattığı değerlendirilmektedir.


Plan ile Şehir Devletçiğinin İlk
Tohumu Atılmaktadır


Trump’ın açıkladığı bu plana baktığımızda ise; “Filistinli’lere
haklarının verileceği iki devletli bir plan” [[ii]] gibi yaklaşımlarla
kamuoyuna sunulmuş olsa da, adeta parçalar halinde bırakılan Filistin
topraklarında, yerel idareler tarzında ve şehir devletçiği dediğimiz kantonel
tipte yönetimi içeren bir planın uygulanmak istendiği

anlaşılmaktadır.


Nitekim, “…İsrail ile yan yana barışçıl bir şekilde yaşayacak
bir Filistin devletinin kurulması…” [[iii]] şeklindeki bir ifadeyle
de; aslında İsrail’in birleşik ve bölünmez bütünlüğü tarif edilmekte, aynı
zamanda Kudüs’ün bölünmezliği üzerine de vurgu yapılmaktadır. Yine bu yaklaşım
üzerinden de değerlendirildiğinde; Kudüs’ün bazı bölgelerini kapsayan yerlerin
Filistin’in başkenti olacağı yönündeki söylem, tam da şehir devletçikli yerel
idareleri çağrıştırmaktadır.


Ayrıca, Trump’ın ifade ettiği; “…Filistin’e devlet kurma imkânı
sağlanacağı…” [[iv]] söyleminde, kastedilen
devlet; uluslararası bir devletin tanımıyla ya da bizim bugünkü manada
anladığımız devletin tanımı ile aynı değildir. Trump’ın ve Netenyahu’nun Filistin
için uygun gördükleri, diğer bir ifadeyle bu iki liderin devlet olarak
kastettikleri yapı; mikro, yerel öz yönetimi içeren şehir devletçiği yapılanmasıdır.


Diğer bir ifadeyle, ABD ve İsrail’in, Filistin devleti olarak
düşündükleri; yukarıda kısaca ifade edilen, şehir devletçikleri benzeri
özellikleri taşıyan, coğrafi bir bölge olmaktan öteye bir şey değildir. Benzer
şekilde Fırat’ın doğusunda yapılmak istenilen sözde rojava yönetimi ve bu
yönetime bağlı kantonlar, yerel meclisler, öz yönetim gibi idari-siyasi yapı
oluşturma gayretleri de, hep bu büyük İsrail projesinin ileride yayılma
sahasını içeren bölgeleridir.


Yeni dünya düzenindeki şehir devletçikleri; güçlü dünya
şirketlerince, büyük ekonomik ve sermaye gruplarınca sömürülmek üzere kurulacak
devletçiklerdir. Özellikle Ortadoğu’da uygulamaya konulmak istenilen bu
yapılanmanın nihai hedefi, bölgenin enerji kaynakları başta olmak üzere sömürülmesi
üzerine kurguludur.


Şehir devletçiği rüyası; ulus devletleri parçalayan, çok kutuplu
hale getiren ve aynı zamanda İsrail gibi küçük devletlerin güvenlik kaygılarını
giderecek şekilde, çevresinde tehdit oluşturan/oluşturacak güçleri param parça
ederek, şehir devletçikleri projesiyle güçlü yapıları sönümlendirmeyi amaçlayan
bir konsepttir.


Hiç şüphesiz, “Yüzyılın Barış Anlaşması” planı; ABD’li gelecek bilimcisi John
Naisbitt’in fikir babalığını yaptığı, dönemin BM Genel Sekreteri Butros
Galli’nin de gündemleştirdiği; “…dünya 200 devletli olmaktan 2 bin devletli,
hatta 5 bin devletli bir yapılanmaya doğru gidiyor…”[[v]] diye dile getirilen, günümüzde Trump ve
Netenyahu’nun hayata geçirmeye çalıştığı, yeni dünya düzeninin ve özelde yeni
Ortadoğu konseptinin İsrail-Filistin sahasına yansımasıdır.


İsrail’in Güvenliği, Şehir
Devletçiği Yapılanmasından Geçer


İsrail-Filistin coğrafyasına baktığımızda; Filistin yerleşim
yerlerinin arasına girmiş Yahudi yerleşim yerleri sayesinde Filistin
topraklarında tek bir devlet oluşturacak coğrafi alan imkânsız hale getirilmiş,
maalesef küçük devletçiklere yol açacak coğrafi koşulların oluşturulduğu bir
gerçek yaratılmıştır.


Elbette küçük parçalara ayrılan bir Filistin toplumu; birlik ve
beraberlik gibi cephe oluşturup topyekûn güç mücadelesi oluşturamayacaklarından
ve başkaldırı benzeri tepkisel hareketleri gösteremez hale geleceklerinden,
planda da belirtildiği gibi; “İsrail’in güvenliği mutlaka sağlanacaktır”
söylemine uygun şekilde, İsrail’in önünde bir engel kalmayacak ve İsrail’in
arzu ettiği güvenlik sistemi de tesis edilmiş olacaktır.


Ayrıca, planda Filistinli mülteciler için; “…şu anda yaşadıkları
ülkelere entegre olmaları…” ve “…yeniden yerleştirilmeleri…” [[vi]] şeklindeki ifadeler, söz
konusu ülkelerde (Ürdün, Lübnan, Suriye) yaşadıkları kampların kalıcı hale
getirilmesi demektir. Böyle bir uygulamanın gerçekleşmesi halinde, o ülkelerde
yaşayan Filistinli mülteciler üzerinden yerel-öz yönetimlerin
doğması/yaratılması ve ayrı bir şehir devletçiğinin kurulması anlamına geleceği
de unutulmamalıdır.


Bu kapsamda, Filistinli’lere sağlanmak istenilen devletçik modeli; önümüzdeki
süreçte, bölge ülkeleri üzerinde yaratılacak ayrışma, buna bağlı federatif
yapıya geçiş ve böylece şehir devletçiklerinin oluşması yönünde yeni planlar da
sahneye konulacaktır.
Böylece Filistin’den başlatılan bu
hamlenin, süreç içerisinde tüm bölgeyi kapsayan tarzda geliştirileceğinden
şüphe yoktur. Yani BOP projesinin alt planları, tüm bölge üzerinde aşama aşama
işletilecektir.


Sonuç olarak;


  • Planın
    uygulanacağı dört yıllık süreç içerisinde, tarafların karşılıklı
    müzakerelerinde bazı yeni planların daha devreye alınacağı ve gerilimli
    bir döneme girileceği,
  • Planın
    ruhunda gizli olan; Ürdün, Lübnan ve Suriye gibi çevre ülkelerde yaşayan
    Filistinli mültecilere dayalı yeni alt projelerin/planların daha
    açıklanabileceği,
  • Yine
    planda ön görülen, Filistin halkına yönelik maddi imkanlar sunacak olan
    projeler ve fırsatlar devreye alındıkça, zaman içerisinde Filistin halkı
    arasında plana ilişkin ciddi kamplaşmaların yaşanabileceği,
  • Planın
    uygulanması ya da müzakeresi yönünde, Arap dünyasından bazı ülkelerin
    Filistin üzerinde baskılar yaratabileceği, bu baskıların süreç içerisinde
    Filistinli’leri yalnızlaştırabileceği,
  • Ayrıca,
    Suriye’nin Cenevre sürecine bağlı gelecekte alacağı siyasi-idari şeklin,
    Filistin’in bu plana yönelik alacağı tavrını doğrudan etkileyeceği
    değerlendirilmektedir.


[[i]] Balfaour
Deklarasyonu: 1917 yılında İngiltere tarafından Filistin’de bir Yahudi yurdunun
kurulmasına destek vaadinin beyanı olan bir mektuptur. Bu mektup, o
tarihlerdeki siyonist grupları hareketlendirmiş ve yine o dönemdeki Dünya
Siyonist Örgütü’nün büyük devletler nezdinde muhattap alınmasını sağlayan bir
belge olmuştur. İsrail devletinin ta ki 1948 yılında kurulmasına kadar giden
süreçte en önemli kilometre taşı ve İsrail’i doğuran belge niteliğini
taşımaktadır.


[[ii]] Trump’ın
Açıkladığı Ortadoğu Barış Planı Ne Öngörüyor?, www.amerikaninsesi.com., 28 Ocak 2020.


[[iii]] a.g.m


[[iv]] a.g.m


[[v]] Anıl Çeçen, 200
Ulus Devlet’ten 2000 Eyalet Devleti’ne, ahmetsaltik.net., 04.08.2012.


[[vi]] Trump’ın
Açıkladığı ‘Sözde Ortadoğu Barış Planı’ Ne Öngörüyor?, www.timeturk.com., 28 Ocak 2020.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet