Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Ümit ÖZDAĞ
: FETÖ ile mücadele sona mı eriyor ?

E-POSTA : uozdag61@gmail.com


Erdoğan’ın FETÖ ile mücadelesi bir intikam operasyonu olarak
başladı ve devam ediyor. Bu mücadele ne yazık ki, hiçbir zaman devlet aklına
dayanan, stratejik aklı ve hedefleri olan uzun vadeli bir eylem planına sahip
olmadı. Mücadelenin devamını sağlayan Erdoğan’ın intikam duygusu ve milli
asker, polis, savcı, hakim kadrolarının bireysel mücadele azmidir. AKP
kadrolarına kalsa bugün FETÖ ile barışıp kucaklaşmaya hazırlar. Ve dahası FETÖ
ile bugün mücadele eden bütün kadroları da FETÖ’ye teslim ederler.  FETÖ
ile mücadele stratejik bir hedef olmadan,  FETÖ’nün fikri alt yapısı ile
mücadele edilmeden dangul dungul devam ediyor görünüyor. Bu mücadelede en ön
safta olması gereken Diyanet İşler Başkanlığı’nın hiç bir etkili çalışma
yaptığını söylemek mümkün değil. Zaten Diyanet İşleri Başkanı FETÖ’nün halkla
ilişkiler platformu olan Abant Toplantılarının önde gelen isimlerinden birisi
iken nasıl etkili bir mücadele gerçekleşebilir. Özetle, FETÖ ile mücadele hiç
iyi gitmiyor. Bir de FETÖ ile mücadele adına aslında orta ve uzun vadede
FETÖ’ye alt yapı oluşturacak adımlar atılıyor. FETÖ’nün kenarında olup
kolaylıkla kurtarılabilecek insanlar yapılan yanlış uygulama ve zulümler ile
FETÖ ile mücadele adına keskin FETÖ’cü olmaya itiliyorlar. 25 gün önce doğum
yapan kadın bebeği ile hapishaneye yollanırken,  FETÖ’nün yakalanan en
önemli adamı serbest kalıyor. Kim mi? Basri Aktepe. 


Basri Aktepe, FETÖ terör örgütünün en önemli operasyonel
elemanıdır. “Neden?”
diye sorabilirsiniz. FETÖ bir terör örgütü olmaktan da öte önce bir casusluk
örgütüdür. Bir casusluk örgütünde istihbarat imamı olması Basri Aktepe’yi
örgütün en önemli operasyonel elemanı yapar. Basri Aktepe, FETÖ’nün o dönem
Emniyet İmamı Kemalettin Özdemir tarafından 1987 yılında İstanbul Emniyet
Müdürlüğü İstihbarat Şubesi Grup Amirliğine yönlendirilmiş. Aktepe, 1990’lı
yılların sonlarında ABD’ye dil eğitimine gönderilmiş. FBI’da eğitim görmüş,
Türkiye’ye döndükten sonra Kemalettin Özdemir’in girişimleriyle İstihbarat
Daire Başkanlığı Bilgi İşlem Merkezi’ne girmiş ve merkezi yönetmiş. Adı
“kozmik Basri”ye çıkmış.


Basri Aktepe’nin örgüt ile ailevi bağları da var. Gülen’in yerine
geçeceği ifade edilen Şerif Ali Tekalan’ın ağabeyinin damadıdır. Basri Aktepe,
FETÖ’nün başta TSK olmak üzerine bütün devlet kurumlarına karşı yürütmüş olduğu
operasyonların istihbarat zeminini hazırlamıştır. Basri Aktepe’nin yasadışı
dinlemeler yaptığını dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 3 Haziran 2008’de
CHP grup toplantısında dile getirmiş. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Önder
Sav’ın dinlenmesi konusunda, “Başbakan’ın
tayin ettiği TİB’in 35 kişilik kadrosu dikkat çekicidir. Aktepe, 1999’da
emniyetin hazırladığı ve DGM’ye sunduğu Fethullahçı polisler raporunun ilgili
listesinde 15. sırada yer alan polis şefidir”
demişti.


Bu arada Basri Aktepe’nin doğrudan başbakan Erdoğan ile iletişim
içinde olduğu anlaşılıyor. Erdoğan Basri Aktepe’yi hastanede ziyaret edince MHP
Grup Başkanvekili Oktay Vural da Başbakan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği
önergede, “25 Aralık 2008’de
16.30’da Basri Aktepe’yi hastanede ziyaret ettiniz mi? Bu görevli ile Sayın
Başbakan’ın nasıl bir ilişkisi vardır”
diye sormuştu.


FETÖ’nün istihbarat karargahına dönüşen “Telekomünikasyon
İletişim Başkanlığı” Fethi Şimşek ile birlikte Basri Aktepe Teknik Daire
Başkanı olarak yönetmiştir. Daha sonra 2011 senesinde Hakan Fidan tarafından
MİT’e davet edilmiş Elektronik Teknik İstihbarat Daire başkanı olmuş,
Genelkurmay Başkanlığı’ndan devralınan GES komutanlığının başına geçirilmiştir.
Basri Aktepe daha da ilerletilmiş, istihbarat teşkilatları arasındaki
istihbarat çatışmalarını önlemek ve istihbaratın tek elde toplanabilmesi
hedefiyle oluşturulan ve bazı çevrelerde istihbaratın can evi olarak nitelenen
Müşterek İstihbarat Koordinasyon Merkezi (MİKM) Genel Sekreterliğine
atanmıştır.


Basri Aktepe, FETÖ’nün yapmış olduğu bütün yasadışı dinlemelerin
bir numaralı sorumlusudur. Basri Aktepe olmadan FETÖ yapmış olduğu hiç bir
operasyonu gerçekleştiremezdi.  Basri Aktepe’nin Uludere bombalamasını
Erdoğan’ı Lahey’de yargılatmak için bilerek ve devleti yanıltarak yaptırdığı
AKP medyasında ileri sürülmüştür.


Aktepe’nin FETÖ’nün MİT’ten sorumlu imamları arasında yer alan
Atilla Öztürk ile 2011-2015 yılları arasında pek çok defa telefon ile görüştüğü
tespit edilmiştir. Aktepe’nin yine HTS kayıtlarına göre FETÖ’nün üst düzey
yöneticileri arasında yer alan Bayram Arslan, Tuncay Delibaşı ve Mustafa Mert
ile görüştüğü bilinmektedir. Aktepe’nin 15 Temmuz darbe girişimini Akıncı
Üssü’nden yöneten sivil imamlardan Harun Biniş ile toplam 23 kere telefon
irtibatı kurduğu tespit edilmiştir. Basri Aktepe’de bulunan belgelerden birisi
de FETÖ örgütü üyelerinin yakalanmaları durumunda nasıl ifade vermeleri
gerektiğini düzenleyen belgedir. Bütün bu bilgiler internette 30 dakika
dolaşırsanız bulabileceğiniz bilgilerdir.


Mahkemede yaptığı savunmada 2002’ye kadar FETÖ’ye yakın olduğunu
fakat 2002 sonrasında ayrıldığını iddia eden Basri Aktepe bu hafta serbest
bırakıldı.  Basri Aktepe serbest bırakılırken, TBMM’de AKP tarafından
savunulan bir yasa teklifinde terör ile mücadele amacı ile KHK’lar ile ihraç
edilen doktorların SGK ile çalışan özel hastanelerde de çalışmasını yasaklayan
bir maddeyi savunuyordu. Haklarında bir yargı kararı olmadan ihraç edilen,
kimin suçlu olduğunun belli olmadığı bir doktorların adeta elinden doktorluk
hakkını almayı AKP terörle mücadele olarak kamuoyuna pazarlarken, (ki başta İYİ
Parti olmak üzere muhalefetin baskısı ile geri adım atıldı) FETÖ’nün en önemli
operasyonel elemanı serbest bırakılıyor. Güvenlik bürokrasisi bu serbest
bırakılmaya çok sert şekilde tepki gösteriyor. Gerçekten de Aktepe’yi serbest
bırakırsanız içeride kimseyi tutmanıza gerek yok. Bakalım, Aktepe dışarıda
kalacak mı? Yoksa tekrar içeri girecek mi? Eğer dışarıda kalırsa hiç kimse FETÖ
ile mücadelenin devam ettiğini söylemesin.


Not: Bu yazı gazeteye yollandıktan sonra  tutuklama kararı çıktı.
Bu da iktidar uyusa da güvenlik bürokrasisinin uyumadığını gösterir.


++++


Hitler’in
hortladığı coğrafya: Doğu Türkistan


Doğu Türkistan Türk Dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır. Doğu
Türkistan, yüzyıllardan buyana Çin emperyalizminin baskısı altındadır. Son
yıllarda Doğu Türkistan’da baskılar inanılmaz ölçülerde artmıştır. Doğu Türkistan
“dünyanın en büyük cezaevi” haline dönüşmüştür. Birleşmiş Milletler
Ağustos 2018’de yayınladığı raporda Doğu Türkistan’ı ” No Rights
Zone” (İnsan hakları olmayan bölge) olarak nitelendirmiştir. Birleşmiş
Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachalet, Doğu Türkistan’daki
durumu, en derin derecede acı ve sarsıcı” kelimeleri ile ifade etmiştir.
Doğu Türkistan’da 1 milyon Uygur Türkü toplama ve işkence kamplarında
toplanmıştır.


Batı dünyası genellikle Türk dünyasına karşı yönelik baskılar karşısında
suskun kalmasına rağmen bu kez baskılar o kadar mide bulandırıcı boyutlara
çıkmıştır ki, batılı insan hakları kuruluşları dahi seslerini yükseltmişlerdir.
Ancak Türkiye’den Çin Halk Cumhuriyetlerine yönelik en ufak bir kınama
yükselmemektedir. İktidar inatla Doğu Türkistan’daki baskıları görmemezlikten
gelmektedir. AKP’nin desteğini kazanmak, yardımını alabilmek için Türk olmayan
Müslüman olmak mı gerekmektedir.  Hem Müslüman hem Türk olunca sorun mu
çıkıyor ki, 1 milyon Uygur Türkünün ıstırabını görmemezlikten
geliyorsunuz? 


Saray’a çağrıda bulunuyorum.


1)Pekin’e Doğu
Türkistan’da kurulan toplama kamplarını kapatması ve insanları serbest
bırakması için baskı yapın.


2)Camilerin
yıkılmasını engelleyecek girişimlerde bulunun,


3)İslam dinin
öğretilmesini engelleme girişimlerini durdurmak için çaba gösterin. Gerekir ise
Türkiye’den Doğu Türkistan’a din adamı yollanmasını önerin.


4)TBMM üyelerinden
oluşan bir heyetin Doğu Türkistan’ı ziyaret edebilmesi için girişimlerde
bulunalım.


5)Bağımsız
gözlemcilerden oluşan bir heyetlerin Doğu Türkistan’ı ziyaret edebilmesi için
Pekin nezdinde girişimlerde bulunun.


6)Doğu
Türkistan’dan kaçan Uygurları havaalanında
süründürmeyin.    


Kaynak Yeniçağ: FETÖ ile mücadele sona mı
eriyor? – Ümit ÖZDAĞ



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış