NEDİM ŞENER : FETÖ’nün istihbarat istasyonları


FETÖ hakkında yorum yapanların tartışmayı “cemaat, tarikat”
boyutundan çıkarmasının zamanı geldi de geçiyor. Pazartesi günü Habertürk
televizyonunda, FETÖ’nün 100’den fazla ülkede bulunan okullarının birer ABD
istihbarat istasyonu olduğunu söylemiştim. Bu durum MİT İstanbul eski Bölge
Başkanı Nuri Gündeş’in kitabında da, MİT’in TBMM’deki FETÖ Darbe Araştırma Komisyonu’na
gönderdiği rapor da yer alan bir tespitti. Konuyu güncel gelişmeler üzerinden
de araştırdığımda şaşırtıcı olmayan sonuçlar ortaya çıktı. Elbette bu konuda
başvuracağımız kaynak, FETÖ’nün yurtdışındaki okullarını devralmak için iki yıl
önce kurulmuş olan Maarif Vakfı oldu. Vakıf bugüne kadar 90 ülke ile temasa
geçmiş, 28 ülke ile anlaşmaya varmış, 16 ülkedeki 104 okul devralınmış. Ama
gidilmesi gereken çok yol var; çünkü FETÖ, 160 ülkede faaliyet gösteriyor. 100
ülkede de FETÖ’nün 700 dolayında okulu var. MİT’in tespitlerine göre FETÖ’nün
Afrika’da 63, Asya’da 222, Avrupa’da 150, Kuzey Amerika’da 315, Güney
Amerika’da 7 okulu bulunuyordu. Bugüne kadar en çok Afrika kıtasındaki şu
ülkelerdeki okullar devir alındı; Gine, Nijer, Kongo Cumhuriyeti, Sudan,
Somali, Moritanya, Sao Tome, Cibuti, Sierra Leone, Gambiye, Mali, Senegal, Çad,
Tunus, Somaliland, Madagaskar, Burundi, Fildişi Sahili, Kamerun, Demokratik
Kongo Cumhuriyeti, Gabon, Ekvator Gine, Gine Bissau. Afrika’da bu okulların
devralınması sırasında yaşananlar, tespitlerin doğruluğunu gösteriyor.


ELÇİLİK
KARŞISINDA OKUL


Bu ülkelerin eskiden batılı ülkelerin sömürgeleri olduğuna
özellikle dikkat çekiyorum. Maarif Vakfı yetkilileri Afrika’daki ülkelere
gittiklerinde, karşılarında yalnız o ülkenin değil, Fransa, İngiltere, İspanya
gibi eski sömürgeci ülkelerin büyükelçiliklerini de bulmuşlar. Yalnız onlar mı?
Kimi ülkede İsrail, kimi ülkede Vatikan, tabii hepsinde ABD’liler karşılarına
çıkmış. ABD’nin istihbarat istasyonu olan FETÖ okullarının müdürleri mutlaka o
ülkenin çok yakın ilişkili olduğu eski sömürgeci ülkeden çifte vatandaşlık
almışlar. Kendilerini korumak için ilgili ülkenin başkentindeki okul binasının,
müdürün vatandaşlık da aldığı o eski sömürgeci ülkenin büyükelçiliğinin
karşısında ya da yanındaki bina olmasına önem verilmiş. Okullara el konduğunda,
müdürler o büyükelçiliklere sığınıp, “Teröristler okulumuza el koydu” diye
şikayetçi olmuşlar. O ülkeler adına da ajanlık yaptıkları için onlardan koruma
beklemeleri doğal. FETÖ’cüler hem okulun bulunduğu ülke adli makamlarına hem de
müdürün çifte vatandaş olduğu İspanya, İngiltere, Fransa ya da İsrail ya da ABD
gibi ülkelerin elçilikleri nezdinde girişimlerde bulunmuşlar. Buna rağmen
bugüne kadar 104 okul devralınmış ama dediğim gibi daha gidilecek çok yol var.