TERÖR

FETÖ üyeleri birbirine düştü

Fetullahçı Terör Örgütü’nde
çözülme sürüyor. Örgüt üyeleri elebaşı Fetullah Gülen’in kararlarını
sorgulamaya ve birbirlerine sosyal medyadan hakaret etmeye başladı.

Örgütün, terörle mücadele operasyonları sayesinde on binlerce
üyesinin devlet kadroları ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) ihraç edilmesi,
tutuklanması, mali kaynaklarına el konulması, propaganda imkanını kaybetmesiyle
kendi içinden eleştiriler ve mensupları arasında da ciddi gerilimler başladı.

Karanlık yüzü açığa çıkan ve sorgulamaların başladığı terör
örgütünde tavan ile taban, Türkiye’de kalanlar ile firariler, firariler ile
yerleşikler arasındaki gelirim artık açık yazışmalar ve sosyal medya üzerinden
yürütülüyor.

Örgüt üyeleri birbirine düştü

Örgütteki baş gösteren yeni duruma ilişkin ilk yazı, 31 Ağustos
2017’de FETÖ’ye ait Türkiye’de yasaklı bir internet sitesinde Deniz Ayhan takma
adıyla kaleme alındı. Yazıda örgüt üyeleri, “mağdurlar”, “kafası
karışık olanlar” ve “zihni berraklar” olarak 3 ana gruba
ayrıldı.

“Kafası karışık olanlar”ın “15 Temmuz’un hemen
akabinde örgütten uzaklaşıp sessizliğe gömülenler” ile “bağlarını
koparmadığı halde örgütü onlarca teamül üzerinden amansızca
eleştirenlerden” oluştuğu belirtildi.

Örgütün geleceğinin ise “zihni berraklar”larda olduğu ve
“bu grubun temsilcilerini ortak hareket etme ve yıkıcı tenkitlerden uzak
durma amaçları etrafında birleştirmişe benzediği” ifade edildi.

Bu yazıya yapılan yorumlar da örgüt içindeki bölünmenin geldiği
boyutu ortaya koydu. Yazıyı, hainlik bulanlar kadar anlamlı görenler de çıktı.
Bir yorumda, “Sonuçta hareketin geleceğini bugünün mağdurlarına sahip
çıkmayan hürler belirleyecektir” ifadesi kullanıldı.

“Şeref yoksunu bir
müfteri”

Yazıya firari FETÖ üyesi gazetecilerden de çok sayıda tepki
gelirken, sonraki günlerdeki eleştiriler sosyal meydada örgüt mensuplarının
birbirlerini ihanetle suçlamasına kadar vardı.

Firari örgüt üyelerinden İhsan Yılmaz, yazıyı FETÖ’yle bağlantılı
olduğu için kapatılan TUSKON’un Brüksel’deki çalışanlarından Ebubekir Işık’ın
kaleme aldığını ancak sonradan inkar ettiğini öne sürerek, kendini terörle
mücadele operasyonları karşısında “sessiz kalmakla” suçlayan Işık’ın
“şeref yoksunu bir müfteri olduğunu” belirtti.

Örgütle ilişkisini “sempatizan” düzeyine düşürdüğünü
söyleyen Yılmaz, 21 Kasım 2017’de Facebook hesabında paylaştığı aynı yazıda,
Işık ve onun gibilere ilişkin olarak, “Bana göz göre göre bu zulmü yapan
bu tiplerin bir de devletin karanlık dehlizlerinde, kimse görmezken neler
yaptıklarını tahmin edin!” diyerek örgütün karanlık yüzüne dikkati çekti.

Eleştiri, itirafları getirdi

Eleştiriler, son zamanlarda itirafları da beraberinde getirdi.
Firari gazetecilerden Bülent Keneş, yasaklı internet sitesinde 13 Mart’ta
yayımlanan yazısında, örgütün sınav sorularını çaldığını itiraf ederek, bu işi
yapan kişinin “Hizmet için gerekirse aynısını tekrar yapmakta gözünü bir
lahza olsun kırpmayacağını” dediğinin kendisine söylendiğini, örgüte asıl
ihanet edenlerin de eleştirenler değil, bu gibi kişiler olduğunu kaydetti.

“Darbeden Gülen’in haberi
vardı”

Firari Adem Yavuz Arslan da, şubat ayında Kanada’dan yayın yapan
thecrcl.ca’daki röportajında Fetullah Gülen’in darbeden önceden haberi olduğunu
belirtti.

Eski Zaman gazetesi muhabiri Ahmet Dönmez ise, 26 Mart’ta
thecrcl.ca’daki röportajında 15 Temmuz sonrası “Eşref” adındaki bir
sivilin darbe girişimine ilişkin rolünü sorguladığını ancak “cevap vermek
yerine bir yerlerden öfkeli sesler geldiğini” aktardı.

Dönmez, “Eşref, ABD’de yaşıyor şu an. Houston’da. Neden
çağrılıp dinlenmiyor? Onun konuşmasını istemeyen birileri mi var? Anlatacakları
birilerinin işine gelmeyecek şeyler mi? Üstelik ‘Eşref’ yalnız değil. Onun
İstanbul’da yaptığının aynısını Ankara’da yapan ve bazı teknik sivil kişileri
Telekom’a vs. götürdüğü iddia edilen bir kişi daha var. O da şimdi Houston’da.
Zaten ne hikmetse bunlar Houston’u üs haline getirmiş durumda.” dedi.

“Güven’, ‘itimad’ tuz-buz,
süreç bittikten sonra ben yokum”

Dönmez, aynı röportajda ayrıca, “Ortada büyük bir travma var.
Cemaatin üzerine kurulu bulunduğu en önemli kolonlardan biri olan ‘güven’,
‘itimad’ tuz-buz… Hem içerideki bireylerin birbirine güvenleri anlamında hem de
dışarısının cemaate eskiden duyduğu güvenin yok olması anlamında söylüyorum.”
diyerek “süreç” dediği terörle mücadele operasyonları bittikten sonra
örgüt içinde olmayacağını açıkladı.

FETÖ yalnızlaşıyor, üyeleri
bile güvenmiyor

Örgütün Londra’daki kurumlarının yöneticilerinden İsmail Sezgin ve
Özcan Keleş de yapının eleştirilmesi gerektiğini sık sık dile getirenler
arasında yer alıyor.

26 Mart’ta kendi Youtube.com’daki yorumlarında, örgüte karşı hem
kendi içinden hem de dışarıdan ciddi bir güven sorunu olduğunu itiraf eden
Sezgin, Uluslararası Af Örgütünün bile son zamanlarda artık uzak durmaya
çalıştığını ve FETÖ’nün yalnızlaşmaya başladığını söyledi. Sezgin,
konuşmasında, “Bir de takipçileri arasında bir güven krizi var. Yani
esnaflar, talebeler, öğretmenler, iş adamları birçok insan cemaati artık çok
güvenilir bir noktada görmüyor” şeklinde konuştu.

“Konum elde edebilirime
bakmam”

4 Nisan tarihindeki mesajında kaçak ve kaçılan ülkelerdeki
yerleşik üyeler arasındaki güç mücadelesine değinen Keleş, “Ben bir
ülkeden başka bir ülkeye gitmiş olsam, oradaki yapılanma içinde nasıl ‘konum’
elde edebilirime bakmam diye düşünüyorum. ‘Geldiğim yerde yaptım, burada da
yapayım’ demezdim diye ümit ediyorum. Hele hele makam hiç istemezdim diye
düşünüyorum” dedi.

“Akademisyen abiler
sizleri de sahaya bekliyoruz”

Keleş’in İngiltere’ye kaçan ve darbe girişimi gecesi halkın sokağa
çıktığını duyunca şok geçiren Kerim Balcı gibi sonradan bu ülkeye gidenleri
kastettiği sanılıyor.

Zira, Balcı’nın Kosova’daki MİT operasyonu sonrası İngiltere’de
yapılan bir gösteriye dair mesajına yazılan bir cevapta, “Evet, çok bilen
ve eleştiren akademisyen abiler sizleri de böyle yiğitçe sahaya bekliyoruz. Ne
zaman sahaya inersiniz o zaman samimiyetinize inanırız” ifadesine yer
verildi.

“Eskiler zaten getto gibi
olmuşlar”

Bir dönem STV’de program yapan Halit Esendir, sosyal medya
hesabında yerleşiklerin firarilere yardımcı olmadığını yönündeki iddiaları
doğrulayacak şekilde, 4 Nisan’da “Eskiler zaten getto gibi olmuşlar
onlardan beklentileri de yok” diye yazdı.

“Gitmek isteyen Hizmet’e
ihanet eder”

Twitter’da Güner ismiyle yazan başka biri de, mesajlarıyla örgüt
içinde dayanışmanın azaldığını gösterdi. Söz konusu kullanıcı 7 Nisan’daki
paylaşımında, pasaportunun süresi bittiği için Güney Afrika’dan ayrılması
gereken bir öğretmene “Pasaportunuz bitse de burada kalacaksınız, gitmek
isteyen Hizmet’e ihanet eder, tek kuruş da ödeme alamaz” dendiğini yazdı.

“Size artık ihtiyacımız
yok başınızın çaresine bakın”

Aynı kullanıcı, başka mesajında da “Ya da Afganistan’da
gözden çıkardıkları arkadaşlara ‘Size artık ihtiyacımız yok başınızın çaresine
bakın, yol paranızı veriyoruz ister TRye ister başka yere gidin’ demek
dayanışma değildir” diye konuştu.

Elebaşı Gülen de sorgulanıyor

Örgüt içindeki tartışmalar, elebaşı Gülen’e de ulaşmış durumda. Bu
konudaki tartışmayı başlatanlardan biri, yine bir başka internet sitesinin
kurucularından Ahmet Kuru oldu.

San Diego State Üniversite Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Kuru, Ekim
ayındaki “Liderler, Prensipler ve Peygamber Örneği Problemi” başlıklı
yazısında, Gülen’in adını vererek “Prensiplere ve sözleşmenin esaslarına
aykırı davranan, önderlik ettikleri kitleleri başarısızlığa sürükleyen liderler
hesap vermeye ve istifa etmeye çağrılmalıdırlar” dedi.

Ağzı bozuk Gülen kötü örnek
oluyor

Aynı sitede yazan Gökhan Bacık da başarısızlık ile lider arasında
bir bağ olduğunu vurgulayarak, Gülen’in eleştirilmesine değindi. Gülen’in
kızdıklarını ve rakiplerini “goril”, “salya atmak”,
“Pakraduni”, “aşüftesi vardı” gibi sözlerle eleştirdiğine
dikkati çeken Bacık, yazısından dolayı Kuru’ya kimliği açık ya da gizli örgüt
üyelerinin “cahil”, “akademisyen bozması”,
“aptal”, “ne olduğu belirsiz” şeklinde hakaret ettiğine
işaret ederek, elebaşının üslubunun örnek oluşturduğunu dile getirdi.

“FG çekilmeli, heyet
kendini lağvetmeli”

Bunlara son olarak Amerika’da yaşayan İsmail B. Tutar adlı bir üye
eklendi. Tutar, sosyal medya hesabından Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT)
Kosova’daki 6 FETÖ üyesini Türkiye’ye getirmesi sonrası, “Kosova’daki
kaçırma hadisesi cemaat yapılanmasının tüm eksiklerini ortaya döktü. Merkezin
bir exit (çıkış) stratejisi yok. Öyleyse FG (Fethullah Gülen) çekilmeli, heyet
(kurmay tabaka) kendini lağvetmeli.” diyerek elebaşını örgütü bırakmaya
çağırdı. Gelen tepkilerin ardından Tutar’ın bu mesajını sildiği görüldü.

Tutar’ı diğer bazı FETÖ üyeleri, “nifak tohumu atmak” ve
“fitne sahibi münafık” olmakla suçladı.

“Gülen’in bütün olanlarda
ana suçlu olduğunu düşünüyorum”

Kendini eski üye olarak tanımlayan ve Avustralya’da yaşayan İsa
Hafalır da Gülen’i açıkça suçlayanlar arasında yer aldı. Hafalır, 1 Nisan’da
sosyal medya hesabından şu mesajı paylaşarak, elebaşını eleştirdi:

“Gülen’in bütün olanlarda ana suçlu olduğunu düşünüyorum.
Suçu cemaati bu şekilde tasarlaması; bir tarafı görünen, ahlaka, eğitime, dine
önem veren; diğer tarafı gizli, tedbir yapan, gizli ajandası olan, makyavelist
bir yapı. Bu cemaatin iki yüzü—dolayısıyla genel olarak bakıldığında iki
yüzlülüğü—asıl büyük problem ve bunun asıl suçlusu Gülen kanımca.”

Eleştirlerde sık sık en üst tabaka olan kurmay tabakanın
aşılamadığı, elebaşı Gülen’e ulaşılamadığı da dile getiriliyor.

“Münafıklık yolunda yoldan
bihaber”

Eleştiri yapılmasını savunan Fuat Baran’ı bir örgüt üyesi
“ABD’ye hicret ettik deyip klavye arkasından gazetecilik taslamakla”
suçlarken, diğeri de “Münafıklık yolunda yoldan bihaber yolcu! Kendini çok
akıllı görüp geri kalan bizi de bir sürü koyun sanıyorlar” şekinde yazdı.

“Eleştiri sapıklığı”

Twitter’daki bir FETÖ üyesi, eleştiriye karşı çıkarak,
“Eleştiri sapıklığını Hizmet bünyesine virüs gibi yerleştirmeye
çalışanların bir kısmı gafletinden, bir kısmı akademik sarhoşluğundan bir kısmı
da hainliğinden yapıyor” dedi.

Eleştiride bulunanlara tepki gösterenler arasında örgüt içinde adı
en çok tartışılanlardan Houston’da yaşayan Tuncay Opçin de var. Darbe
girişiminden bir gün önce, “Yatakta basacaklar, şafakta asacaklar”
şeklinde bir paylaşımda bulunan Opçin, eleştiri yapanlara “Bize
danışmıyorlar, bizimle istişare yapmıyorlar. Peki, siz yaptığınız, yapacağınız
işlerle ilgili istişare yapıyor musunuz?” sorununu yöneltti.










































































































Terör örgütü FETÖ üyelerinin son dönemde sosyal medya üzerinden
birbirlerini, hakarete varacak şekilde sık sık “şeref yoksunu
müfteri”, “fitne sahibi münafık”, “hain”,
“samimiyetsiz”, “akademisyen bozması”, “virüs”
olmakla suçladıkları görülüyor.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir