Kumpaslarla
hayatı karartılan Çağdaş Eğitim Vakfı Onursal Başkanı Gülseven Yaşer, Sözcü
gazetesinden Özlem Gürses’e önemli açıklamalar yaptı. İşte o söyleşi:



1999’da ATV Haber’in yayınladığı Gülen kasetlerini bize rahmetli Org. Kemal
Yavuz getirmişti. Ona da siz mi vermiştiniz o görüntüleri?


Evet.
Her şey 1998’de iki eski cemaat mensubu gencin, bize, yaşadıklarını
anlatmasıyla başladı. İsmail Özdemir ve Serhat Özkan, Vakfa gelerek Işık Evleri
ve Gülen Cemaati gerçeklerini anlattılar. Bu bilgiler ışığında biz “Hocanın
Okulları” isimli kitabı hazırladık.



O sırada davalar başlamış mıydı?


Tabii,
kitap çıkınca kıyamet koptu! Bu çocukları da korkuttular, ikisi de ortadan
kayboldu. Hayatta mahkeme görmemiş bizlere, 11 dava açtılar.


NE
ACILAR ÇEKTİK TAHMİN EDEMEZSİNİZ



Nerede acaba bu çocuklar şimdi?


Hiç
bilmiyorum. Kitap çıkınca biz Hulki Cevizoğlu’nun yayınına katıldık, bu sefer o
meşhur kasetler geldi elimize. Bursa’dan bir çocuk aradı, “Mustafa” diyorum ben
ona, adını biliyorum aslında ama söylemek istemiyorum. Onun getirdiği kasetleri
önce Show’a, Star’a götürdüm, hiçbiri ilgilenmedi, yayınlamadı. En nihayet
Kemal Yavuz’dan rica ettim, Ali Kırca’ya ulaştık. Kasetler yayınlandı. O andan
itibaren ne acılar çektiğimi tahmin edebilirsin.


FETÖ
MEDYASI BİZE SÜREKLİ SALDIRIYORDU



Ne oldu mesela?


Evim
defalarca kurşunlandı, failler bulunamadı. Bu arada denetimler geliyor
maliyeden, FETÖ medyası sürekli “ÇEV’i kapatın” diye baskı yapıyor. Biz
çocuklara burs verirken soruyormuşuz, “Siz Cumhuriyet’e bağlı mısınız?” diye.
Evet, çünkü biz bu parayı bunun için vakfettik. İstanbul Emniyeti’nden bana
randevu aldı Sadettin Tantan, derdimizi anlatmak için. Müdür Yardımcısı Ramazan
Akyürek’ti! Nereden bileyim, anlattık. Bir hafta sonra bir adam geldi
Emniyet’ten “Teşkilatın tümünü Fetullahçılar ele geçirdi, size yardımcı olmak
istiyorum” diye. Meğer kütüphanemize PKK broşürleri koymuş, baskın yaptılar,
Yönetim Kurulumuz DGM’de PKK’ya yardımdan yargılandı.


SES
KAYITLARI, İFADELER HER ŞEYİ ALDILAR…



O dönemde PKK ile FETÖ’nün bir bağlantısı var mıydı acaba?


Zannetmiyorum,
sonradan ittifak yaptılar. PKK’nın olduğu yerlerde Fetullah okullar açtı. PKK
her yeri yakarken bu okullara hiçbir zarar vermedi.



Nasıl ve niye gittiniz ABD’ye?


Bütün
bu olaylar sonunda tiroid kanseri oldum. Tedaviye başladım. Nüks ediyordu, hâlâ
boğazım kötü. 2009’da tedavi için Amerika’ya gittim. Yaşar, eşim yani, beni
almaya geldi, tedavi bitecek döneceğiz. 13 Nisan’da sekreter telefon etti,
“Sizin evde ve vakıfta arama var” diye. Ne bir yetkili, ne bir avukat, 3 gün 3
gece didik didik etmişler her şeyi… Aramalarda, o çocukların bize anlattıkları,
ses kayıtları, ifadeler, basın toplantıları, kitabın notları, her şeyi almışlar
ve imha etmişler.



Hiçbiri yok yani bugün…


Hiç.
Anlaşılan bu aramaların nedeni buydu, kendileri ile ilgili suç unsurlarını
ortadan kaldırmak. Bu olayları öğrendikten sonra nasıl gelip bunlara teslim
olursunuz? Zaten tedavim de devam ediyordu. Çok zorlu günler geçirdik, 173
ülkede terörist olarak arandım, bu ne kadar acı bir şey biliyor musun? Interpol
reddetti, 3 defa. Bir hakim Cihan Kansız, Amerika’ya bile gelmeye kalktı benim
için. Interpol yine reddetti, bu siyasi bir davadır diye…


ÜLKENİN
DEĞERLERİNİ HARCADILAR, SUÇLULAR



Kaç senedir Amerika’dasınız?


6
yıl 8 ay. Her günü, her ayı sayıyorum. Bu arada kızımdan torunum oldu, onu bile
göremedim. Türkiye özlemi, vatan özlemi bize öyle bir işlemiş ki, kahredici bir
şey.



Hakkınızda yazılar yazanlar bugün hapiste. Ne hissediyorsunuz bunları okuyunca,
görünce?


Ben
artık kimsenin şu ya da bu şekilde acı çekmesini istemiyorum. Bunlar uygar bir
ülkeye yakışmayan şeyler. Ama bu kişiler, Nazlı Ilıcak, Altan kardeşler, Cengiz
Çandar Türkiye’nin bu kardeş kavgasına sürüklenmesine neden olan kafalar.
Bizlerin çabalarını iktidara yaranmak adına aşağıladılar, dalga geçtiler.
Türkiye’yi, Türkiye’nin bütün çağdaş değerlerini harcadılar. Laiklik gibi,
olmazsa olmaz bir değeri harcamak için her türlü imkanı kullandılar. Çok
suçlular…


GENÇLERİMİZİ
BİRER FAY HATTIYLA AYIRDILAR



Bundan sonra ne olur Türkiye’de, siz ümitli misiniz?


Eğer
olayları sadece seyredersek Türkiye’nin geleceği çok karanlık gözüküyor bana.
Çocuklar arasında öyle bir ayrım gerçekleşti ki… Bir tarafta Atatürkçü
çocuklar, diğer tarafta dini kurallarla yetişen çocuklar. Aralarında resmen bir
fay hattı var.


‘GÜLEN’İ
CİA KORUYOR’



Ne tuhaf değil mi, emperyalizme karşı savaşırken kendinizi Amerika’da buldunuz?


Amerika
beni siyasi mülteci olarak kabul etti. “Sana asla oturma izni vermezler”
dediler, o sırada Obama ve Erdoğan’ın arası çok iyi. Ama öyle belgeler çıkardık
koyduk ki, mülakatı yapan hukukçu, kahroldu kaldı. Oturma müsaadesi aldık,
fakat günler geçmek bilmiyor. Bir gün ben attım kendimi sokağa, dolaşıyorum.
Eşim Yaşar’a telefon açtım, “Ben keyif yapacağım, unutmak için” derken, Yaşar
dedi ki “Gülseven, eve iki FBI ajanı geldi, şu anda buradalar.” İnanmadım
tabii, atladım arabaya. İki tane pırıl pırıl, tertemiz giyinmiş genç adam,
FBI’dan.


ABD,
GÜLEN’İ VERMEZ BAŞKA ÜLKEYE YOLLAR



Neden geliyorlar?


Çünkü
ben terörizm suçlaması ile orada bulunuyordum. Dediler ki “sizi tanımaktan çok
mutlu olduk, maalesef CIA Fetullah Gülen’i koruyor, ama biz her şeyi biliyoruz
ve farkındayız.” Ne kadar şaşırdım anlatamam. FBI, CIA’nin bir projesi olduğunu
biliyordu her şeyin. Kartlarını bıraktılar “hukuken güvendesiniz, sizi burada
kimse rahatsız etmez” dediler. Hayretler içinde kaldık, teşekkür ettik,
gönderdik.



İade eder mi sizce ABD Gülen’i?


Etmez,
edemez. Ama başka bir ülkeye gönderebilir diye düşünüyorum. Zaten mahkeme
süreci de çok uzun sürecektir.


‘1988’DE
4 MİLYON ÇOCUĞU VARDI’



Şu anda vakıf ne durumda?


O
gençlerle bizim bağımızı koparmak için her şeyi yaptılar. Ama vakfımız açık,
burs programı devam ediyor. Bu vesileyle bir de çağrıda bulunayım, hiçbir şey
yapamıyorsanız, bir öğrenciye destek olun. ÇEV olur, ÇYDD olur, bir çocuğun
elinden tutun. Bu bizim Atatürk’e olan borcumuz, Cumhuriyet’e olan borcumuz.
Fetullah çok sinsice ve hiç denetimsiz kurduğu Işık Evleri ile hareketini bu
noktaya getirdi. Eskinin pas tutmuş fikirleri ile bugünü dizayn etmeye
çalışanlar bu okullardan çıkanlar.



O zaman geleceğimiz daha da kötü. Çünkü şimdi eğitim tamamen bu oldu ve birkaç
iyi okul da yok ediliyor…


Cumhuriyet’i
yenmek adına kendilerini yok eden bir kitle, nerede okuyacak onların da
çocukları? Çok yazık. Cehalet, insan potansiyelini ve enerjisini yok eden en
büyük düşman. Türkiye’de cehalet aldı yürüdü. İsmail anlatırdı, “Hocam, Fetullah’ın
şu anda 4 milyon çocuğu var.” Bakın daha o tarihte, 1998’te Milli Eğitim
Gülen’in elindeydi. Hepsi çok yoksul, Anadolu çocukları bunlar. İsmail ile
Serhat’ın anlattıklarına göre Atatürk’ün heykeline her sabah mecburi
tükürtüyorlarmış bu çocuklara, düşünün.



Devlet nerede bu sırada?


Devlet
hikaye! Demirel dönemi ve hepsi, tarikatlara dayandılar oy almak için. Ecevit
dahil. Biliyor musun o sözünü ettiğin Fetullah kasetlerini biz ilk Ecevit’e
gönderdik, izlemedi bile! Biz, bu sonucu çok evvelden söyledik, iş dünyasına
kaç mektup yazdık…



İş dünyası neden dikkate almadı bu uyarıları?


Çünkü
çıkarları her şeyin önünde… Çok sağlam bilgiler, kanıtlar gösterdik onlara,
sayısız toplantı yaptık. Eğitim Komisyonlarına katıldık, anlattık, dedik ki
“Yeşil sermaye denen bir şey var, bütün okulları ele geçiriyorlar, gelecek çok
korkunç.” En sonunda TÜSİAD temsilcisi bize dedi ki “Peki bu okullar kârlı mı,
onu söyleyin asıl!” Var mı ötesi, ne denir buna?


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet