E. J. KID.
ALB. HASAN ATİLLA UĞUR : “Alnı secde edenler ile ne uğraşıyorsunuz”

FETÖ’nün Ergenekon kumpasında
yıllarca hapis yatan Hasan Atilla Uğur…


Emekli Albay Hasan Atilla Uğur’un,
yakın tarihin kısa özetini yazdığı “Dün Bugün Yarın” Destek Yayınları etiketiyle
raflardaki yerini aldı.


PKK terör örgütü lideri Abdullah
Öcalan’ı sorgulayan komutan olarak bilinen Hasan Atilla Uğur, birebir yaşadığı
kimi trajikomik, mucizevi ve terörle mücadelede yaşadığı olaylarla ilgili
anılarını kaleme aldı.


FETÖ’nün Ergenekon kumpasında
yıllarca hapis yatan Uğur, kitabı yazarken yaşadığı olaylarda yanı başında
olan kahraman silah arkadaşları ile de görüştüğünü dile getirdi.


Emekli Albay Uğur, “Fetö ile
Mücadele (Erken Uyarı)”
başlıklı bölümde, 1996 yılından
itibaren bulunduğu istihbarat hizmetlerinde FETÖ tehlikesi üzerine bir rapor
hazırladıklarını anlattı. Uğur, 1990’larda ABD güdümlü FETÖ tehlikesinin
giderek arttığına dair, birçok rapor hazırladıklarını fakat devletin üst
makamlarına sundukları bu raporlara “Alnı secde edenler ile ne uğraşıyorsunuz” cevabının
verildiğini belirtti.


İşte “Fetö ile Mücadele (Erken Uyarı)” başlıklı o bölüm:


“Özellikle 15 Temmuz 2016 tarihindeki
alçak darbe ve işgal girişimi sonrasında yapılan açıklamaları, yayımlanan
makaleleri okudukça acı acı tebessüm ettim. Kimler kimler meğerse FETÖ ile
büyük (!) mücadeleler vermişler, onlar zaten biliyorlarmış da falan filan. Daha
15 Temmuz 2016’dan kısa süre önce Fetullah Gülen ve adamlarına methiyeler
düzenler, sözde hoca için gözyaşlarını tutamayanlar, Amerika’ya gidip bu
terörist başının önünde diz çöküp el bağlayanlar, Ergenekon, Balyoz gibi FETÖ
kumpaslarında bu alçakları alkışlayanlar bir anda FETÖ düşmanı oluverdiler. Bu
nasıl adamlıktır, bu nasıl yüzsüzlüktür! Aslında bu ihanetin daniskasıdır.
Komedidir. Ama Türk milleti bunları asla unutmayacaktır.”


“TEHLİKENİN GİDEREK BÜYÜDÜĞÜ ÇOK AÇIKTI”


“Özellikle 1990-1995 yılları
arasındaki dönemde PKK terör örgütü adeta ordulaşma sürecine girmişti. Köyler
mezralar silah deposu haline getirilmişti. İşte o tarihlerde Türk ordusu
generali, subayı, astsubayı, uzman çavuşu ve Mehmetçiği ile büyük bir mücadele
vererek PKK terör örgütünün dış destekli bu hamlelisini, bu oyununu bozmuştu.
Elbette kahraman Türk polisi de yanımızdaydı. Birçok şehit verildi ama vatan
verilmedi. Peki bu mücadeleyi yapan personele ne oldu? Birçoğu NATO
operasyonları ile FETÖ maşası kullanılarak bitirildi. Emekli edildi, kumpas
davalarla esir alındı. Onların yerlerine ise NATO’cu, FETÖ’cü tipler getirildi.


Amerikan güdümlü FETÖ’nün arz ettiği
ölümcül tehlike aslında yıllar öncesinde devlet tarafından fark edilmiş ve buna
karşı mücadele başlatılmıştır. 1996 yılından itibaren bulunduğum istihbarat
hizmetlerinde biz de jandarma olarak onlarca rapor hazırladık. Tehlikenin
giderek büyüdüğü çok açıktı. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat
Teşkilatı’mızın da uyarıcı ve bilgilendirici mahiyette kayıtlara girmiş
raporları vardır. Bizzat kendi yaşadığım hususu sizlere nakletmek isterim.”


“ALNI SECDE EDENLER İLE NE UĞRAŞIYORSUNUZ”


“2001 yılında Jandarma Genel
Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı’nda görevli iken FETÖ ve faaliyetleri ile
ilgili çok ciddi bir çalışma yapmıştık. Yaklaşık iki klasör ebadındaki bu
çalışmayı devletimizin en üst makamlarına elden sunduk. Bu makamların hadiseye
bakışları o zaman beni çok üzmüş ve hiddetlendirmişti. Hiç unutmuyorum
dosyaları sunduğum çok üst düzey makamdaki bir kişi bana hitaben ‘Alnı secde
edenler ile ne uğraşıyorsunuz?’
demişti. O şahıs sonraki
yıllarda bu konuyu hatırlamadığını söyledi ama kendisinin Ergenekon, Balyoz
gibi FETÖ kumpaslarında da takındığı tutumu görünce fazla da şaşırmadım.
Elbette hazırladığımız o klasörler şu anda yok. FETÖ’cü alçaklar tarafından yok
edildiği çok açık. Mızrak çuvala sığmaz. Ne yaparlarsa yapsınlar FETÖ ve onlara
yol verenler hem tarih hem de adalet önünde mutlaka hesap verecekler. Kimsenin
şüphesi olmasın.


Biz bu mücadeleyi verirken ABD
güdümlü FETÖ ve içerideki hamileri Ergenekon, Balyoz ve benzeri kumpasları
hazırlamak ile meşgullerdi. Emniyet, yargı ve TSK içindeki şakirtleri ile
toplantılar yapıyor, sahte deliller hazırlıyorlardı. Bizi saf dışı bırakmazlar
ise başaramayacakları kesindi. Bu taşeron ajan örgütü hakkında fikir sahibi
olmak için itirafçı FETÖ’cülerden birinin tutanaklara geçen ifadesine kısaca
bakalım. GATA Haydarpaşa’da saymanlıkta görev yapan A.M. itirafçılık ifadesinde
aynen şöyle diyor: ‘2011 yılında GATA Haydarpaşa Komutanlığı’na atandım. Sultanbeyli’de
İngilizce öğretmeni olan örgüt imamı benden GATA’da görevli albay T.A. ve
kurmay başkanı İ.E.’nin makam odalarından bazı evrakları çalmamı söyledi.
Anladım ki o albaylar örgütün hedefi idi ve istedikleri evrakları bir yerlere
koyup yakalatacaklar, sonra da o insanları tutuklatacaklardı.’

Bu basit örnek bile bu terör örgütünün iğrençlik boyutunu gözler önüne
sermektedir. Sonra düğmeye bastılar.”


Odatv.com