TERÖR

Anadolu Cumhuriyet
Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, FETÖ’nün ‘başyüceler şurası’ isim isim
açıklandı.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Fetullahçı Terör
Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) bünyesinde faaliyet gösterdiği
iddiasıyla Kaynak Holding’e yönelik soruşturma kapsamında, 130 şüpheliye
yönelik hazırlanan fezlekede, şüphelilerden Mustafa Özcan’ın, örgütün
hiyerarşik yapılanmasında önemli yer tutan tayin ve terfilerin karara
bağlandığı, sözde “Başyüceler Şurası Başkanı” olarak geçtiği, örgütün
korkutucu gücünü kullanmaktan çekinmediği ve örgütün
sözde Türkiye imamı olduğunun tespit edildiği belirtildi.

Anadolu Cumhuriyet
Başsavcılğınca FETÖ/PDY bünyesinde faaliyet gösterdiği iddiasıyla Kaynak
Holding’e yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan
ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere hazırlanan
707 sayfalık fezlekede, örgütün üst düzey yönetiminde bulunan isimler yer aldı.

Fezlekede, Mustafa
Özcan’ın, FETÖ’nün imamlarından, örgütün hiyerarşik yapılanmasına önemli
yer tutan tayin ve terfilerin karara bağlandığı, sözde “Başyüceler Şurası
Başkanı” olarak geçtiği anlatılarak, Özcan’ın örgütün bir numaralı finans
kaynağı olan Kaynak Holding’in yönetici ve ortaklarından olması ve ele
geçirilen belge, doküman ile dijital metaryallerde holdingte tek söz sahibi
olduğunun anlaşıldığı kaydedildi.

Bu soruşturma
dosyasında da Özcan’ın şüpheliler arasında birinci sırada yer aldığına vurgu
yapılan fezlekede, Özcan’ın holding dışında Kimse Yok Mu Derneği, Bank Asya ile
örgüte ait diğer tüm şirket, okul, dershane ve diğer kurumlarında da söz
sahibi olduğu ifade edildi.

‘Holdingin perde arkasındaki ismi’

Fezlekede, Özcan’ın
örgütün korkutucu gücünü kullanmaktan çekinmediği, örgüt üyeleri üzerinde de
söz sahibi olduğu anlatılarak, şüphelinin örgütün sözde Türkiye imamı olduğunun
tespit edildiği vurgulandı.

FETÖ elebaşı
Fetullah Gülen’in ABD’ye gittikten sonra Türkiye’de örgütün temsilcisi
konumunda bulunan Özcan’ın ABD ile Türkiye arasında köprü oluşturduğu
belirtilen fezlekede, Kaynak Holding’de perde arkasında işleri koordine eden,
emirleri veren, yetkili olan, işe alınan personel dahil herkes ve herşeyden haberi
olan ve haberdar edilen kişinin Mustafa Özcan olduğu kaydedildi.

Fezlekede, örgüt
içerisinde “Mustafa Özcan grubu” diye bir grup oluştuğu ve şüphelinin
halen firarda olmasının da örgütsel tavır olarak değenlendirildiği anlatıldı.

‘Sözde imam ve medya sorumlusu Naci Tosun’

Fezlekede, firari
olan şüphelilerden Naci Tosun’un, FETÖ/PDY’nin sözde imamlarından olduğu ve
medya sorumluluğunu yaptığı belirtildi.

Tosun’un, Mustafa
Özcan ile birlikte örgütün tayin ve istişare heyetinde olduğu aktarılan fezlekede,
şüphelinin yine örgütün finans merkezi olarak kurulan Kaynak Holding’in birçok
şirketinde ortaklık ve yöneticiliğinin bulunduğu anlatıldı.

Fezlekede, FETÖ’nün
tepe noktası ile olağan dışı sıklıkta görüşmeleri bulunan Tosun’un, terör
örgütünün sözde Türkiye imamı olan Mustafa Özcan’ın yardımcısı konumunda olduğu
kaydedildi.

‘Darbenin kilit ismi Kemal Batmaz’

Fezlekede, Kaynak
Holding’den elde edilen dijital verilerle “dua listesi” adıyla elde
edilen veride birinci sırada FETÖ/PDY elebaşı Fetullah Gülen’in bulunduğu,
ikinci sırada örgüt yapılanmasından şakirdler, üçüncü sırada ise “nur
talebesi abi” başlığı ile 944 ismin bulunduğu liste elde edildiğine
dikkati çekildi.

Söz konusu listenin,
örgütte hiyerarşi ve yapılanma ile kişilerin bağlılık ve motivasyonu için
hazırlandığı belirtilen fezlekede, listedeki birçok ismin örgütün üst
yapılanmasında yer aldıkları, listenin Gülen’in örgüt üyelerinden firari Akın
İpek için söylediği, “mizandan kırmızı pasaport ile geçecek 1000 kişi
var” sözünde geçen liste olabileceği anlatıldı.

Fezlekede, söz
konusu listede Kemal Batmaz’ın da adının bulunduğunun tespit edildiği
vurgulanarak şu ifardelere yer verildi:

“Kemal
Batmaz’ın 15 Temmuz 2016 günü gerçekleştirilmeye çalışılan darbeteşebbüsü
esnasında darbenin yönetildiği 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda bulunduğu, hain
darbe girişiminde etkin rol alan sivil kişilerden oluştuğu, rütbeli askerlerin
kendisine selam verdikleri, perde arkasında Adil Öksüz ile birlikte hareket
ettikleri, örgütün önemli yöneticilerinden Mehmet Sungur ile ortak olduğu,
Sungur’un ortaklarından Abdulhadi Yıldırım’ın da Adil Öksüz’ün ABD’de ortak
oldukları, Batmaz’ın 15 Temmuz hain darbe girişiminin planlayıcılarından ve
uygulayıcılarından olduğu belirlenmiştir.”

‘Batmaz, suçlamaları kabul etmedi’

Terör örgütünün
finans merkezi olan Kaynak Holding’in birçok şirketinde ortaklık ve
yöneticiliği bulunan Batmaz’ın, örgütün üst düzey yöneticilerinden olduğuna
vurgu yapılan fezlekede, şüphelinin örgüt adına eylemlerde bulunduğu
kaydedildi.

Fezlekede, soruşturma
kapsamında ifadesi alınan Batmaz’ın, “Ben 2006 yılından itibaren Kaynak
Holding ve bağlı şirketlerine sermaye koyarak ortak oldum. Ben görev yaptığım
süre içerisinde örgütsel bir faaliyete tanık olmadım. Kendim de sohbet dahil
hiçbir eylemine katılmadım. Hayatım boyunca Altunizade’deki FEM binasına gitmiş
değilim. Bank Asya’daki hesap hareketlerim kullanmış olduğum kredi ile
alakalıdır. FETÖ lideri Fetullah Gülen’in talimatıyla Bank Asya’ya para
yatırmış ya da katılım hesabı açmış değilim. Adil Öksüz ile benim hiçbir bağım
yoktur.” şeklinde ifade vererek suçlamaları kabul etmediği belirtildi.

Harun Biniş

Şüphelilerden
tutuklu Harun Biniş’in de 15 Temmuz 2016 günü gerçekleştirilmeye çalışılan
darbe teşebbüsü esnasında darbenin yönetildiği 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda
bulunduğu aktarılan fezlekede, Biniş’in darbe girişiminde etkin rol alan sivil
kişilerden olduğu ve rütbeli askerlerin kendisine selam verdikleri anlatıldı.

Perde arkasında
Batmaz’la birlikte Adil Öksüz ile hareket eden Biniş’in, soruşturma kapsamında
SEGBİS sistemi ile ifadesi alınmak istenirken örgütsel bir tavırla “Ben
SEGBİS sistemi ile ifade vermek istemiyorum. Kendimi tam olarak ifade etmek
için yüzyüze ifade vermek istiyorum. Sorulara cevap vermeyeceğim.” diyerek
ifade vermekten kaçındığı belirtildi.

Fezlekede örgütün
şifreli haberleşme programı ByLock kullandığı belirlenen Biniş’in, FETÖ’nün üst
düzey yöneticilerinden olduğu kaydedildi.

‘Gülen’in ‘silahşörü’ Cevdet Türkyolu’

Fezlekede,
şüphelilerden firari Cevdet Türkyolu’nun, örgütün mahrem hizmetlerinden sorumlu
sözde imamı olduğu ve teröristbaşı Fetullan Gülen’in özel kalem müdürlüğünü
yaptığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Bu kişi,
teröristbaşının uzun yıllardır yanında yaşamasına rağmen, çeşitli FETÖ
şirketlerinde ortak ve yönetici olarak gözükmesinin bir nedeni de FETÖ
liderinin Türkiye’deki bütün şirketlerden ve onların işleyişinden haberdar
olmak istemesidir. Yine tüm ülkelerden toplanan himmet paralarının birkaç
kişiyle birlikte şüpheli Cevdet Türkyolu’nda toplandığı da değerlendirildiğinde,
şüphelinin konumu çok daha iyi ortaya çıkacaktır. Şüpheli, bir nevi FETÖ
elebaşının ‘silahşörü’ konumundadır. Esasında hiçbir işi gözükmemesine rağmen,
ABD’de normal şartlarda çalışmayla elde edilmesi mümkün olmayan mal varlığının
mevcut olması ise düşündürücüdür.”
























































Fezlekede ayrıca,
şüpheli Cevdet Türkyolu’nun FETÖ elebaşı Gülen’in yeğeni ile evli olduğu,
damadı olarak bilindiği ve bunu da örgütsel eylemlerde kendi lehine kullandığı
belirtildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir