Dilipak : FETÖ
telefonlarınızın IP’sini klonlayıp, kullanıyor…


Akit Yazarı Abdurrahman Dilipak, bugünkü köşesinde
‘FETÖ’nün iletişim ağı’ başlıklı bir yazı kaleme aldı.


Dilipak
yazısında “Sizin telefonunuzun IP’sini klonlayıp, telefon numaranızı
klonlayıp twin simcard üzerinden sizin adınıza başka bir telefona ByLock ve
benzeri medya ağları yükleyip, abuk-subuk yazışmalarla hedef seçtikleri
kişileri şüpheli duruma düşürmeye çalışıyorlar ya da bu işin inanılırlık ve
ciddiyetini sulandırmaya çalışıyorlar
” ifadelerini kullandı.



Dilipak şunu da ekledi: “ByLock’u sulandırarak, FETÖ’cülere yönelik
soruşturmayı kitlemek için bu işin teknik altyapısını oluşturmaya
çalışıyorlar.”


İşte yazının
ilgili bölümleri:


“BİLMEDİKLERİ BİR ŞEY VAR”


Ama
bilmiyorlar ki, Ankara ByLock serverini klonladı. Hatta geriye dönük işlem
yapmak isteyenler de bir şekilde tesbit edilebilecek.


“İSRAİL DE ULAŞABİLİYOR”


Bu sosyal
medya ağlarını izleme konusunda İsrail’in ürettiği cihazlar ve yazılımlar var..
Uzaktan erişim de sağlayabiliyorlar ve cep telefonlarının geçmişini
kopyalayabiliyorlar. Hatta silinmiş dosyaları bile. Bu cihazları kullanan
resmi, özel kim varsa, onların yaptıkları işlemler de eş zamanlı
kopyalanabiliyor.


“CIA, MOSSAD ve BİZİMKİLER…”


Aslında CIA
da, MOSSAD da bu bilgilere sahip. İngilizler, Ruslar, başkaları da sahip.
İsrail bu teknoloji ve yazılımları dışarıya satıp, onları da vakumluyor.
Bizimkiler de bir şeyler yapmaya çalışıyorlar..


“FETÖ’NÜN İLK İŞİ: DİNLEME”


Biliyoruz,
FETÖ kaba kulak. Ankara’da “muhaberat” eğitimi almış, askerken acemilik
döneminde, sonra gitmiş İskenderun’da askeri istihbarat için “telefon dinleme”
görevinde bulunmuş. Yani ilk işi telefon dinleme. Ama bu işlerin onun aklının
ereceği şeyler değil. Ama etrafında bu işleri bilen bir sürü insan var da, bu
konudaki asıl gücü CIA, MOSSAD, MI6 ve Vatikan’ın desteğinden geliyor. BND’nin
desteğinden geliyor. BND şefi Türkiye’yi eleştirip Gülen’i savunurken, “şecaat
arzedeyim derken” sirkatin söylemedi mi?


“BYLOCK’U KULLANIRKEN TEREDDÜT ETMEDİLER ÇÜNKÜ…”


Bunlar ByLock
gibi ağları kullanırken aslında fazla tereddüt etmediler. Her köşede kendileri
vardı ve zaman geçici bir süre için bu ağı kullanacaklardı. Sonrasında zaten
iktidarı ele geçirmiş olacaklardı.


FETÖ’nün
adamları GSM üzerinde hem HW ve SW olarak çalışıyorlardı ve bu maksatla
şirketler de kurmuşlardı. Dubai, Çin, Fransa gibi ülkelerde ofisleri de vardı.
Türkiye’de de ciddi ARGE çalışmaları yapıyorlardı. Zaten TUBİTAK ya da BTK-TİB
ve benzeri yapılarda etkin konumlardaydılar. Korkuları yoktu. CIA, MOSSAD gibi
istihbarat örgütleri her türlü desteği sağlıyorlardı..


“GÜLEN’İ FAZLA BÜYÜTMEYİN, BASİT DE GÖRMEYİN”


Gülen’i
gözünüzde fazla büyütmeyin. Tamam, bazı özellikleri var ama nadirattan,
bulunmaz Hint kumaşı türünden biri değil. BÇG’liler 3 ayda Kalkancı gibi birini
şeyh yapmadılar mı? Kalkancı da BÇG’nin Gülen’i idi. Basit de görmeyin, özgül
ağırlığı fazladır, çünkü arkasında CIA, MOSSAD, MI6 filan vardır. Kantar’ın
ince ayarı ile oynarlar.


“O KADAR ÇOK FARKLI KAYNAKLAR KULLANIYORLAR Kİ…”


O kadar çok
kişi hakkında o kadar çok farklı kaynaklardan bilgi topluyorlar ki. Sadece
telefon ve bilgisayarlar değil. Bindiğiniz aracın plakasından, MOBESE
kayıtlarından da izleniyorsunuz. Mesela, şimdi bilgisayarlı sağlık taraması
yapan yeni modern cihazlar var. Bütün sağlık bilgilerimiz, gen haritamız
depolanıyor ve internet üzerinden belli merkezlere aktarılıyor..


“TAŞERON ÖRGÜTLER: FETÖ ve PKK”


FETÖ ve PKK
onların taşeron örgütleri. Onlar üzerinden her şey yapıyorlar.. Birilerinin
Ankara’ya öfkeleri, bu merkezlerin içimize uzanan ellerinin kesilmesinden
dolayı biraz da..


“TÜRKİYE İÇİN BİR FIRSAT”


Hani “kötü
komşu insanı kap kacak sahibi yapar” derler ya. Bu olaylar aslında Türkiye’nin
siber istihbarat ve siber savaşa hazırlanması için önemli bir fırsata döndü.