Yavuz Selim DEMİRAĞ

ysd592@gmail.com

Şifrenin anahtarı…

TBMM’de kurulan
“15 Temmuz Darbesini Araştırma Komisyonu” heyecanla
karşılanmıştı. Başkan olarak Reşat
Petek atanınca baştan kadük kaldı. Her şeye rağmen tarihe not düşmek
adına komisyonda 4,5 saat bilgi verdim. Kim bilir 3-5 yıl sonra komisyondaki
ifadeler tez konusu olur. Karanlığa ışık tutar.

***

Bir kaç gündür Genelkurmay
Personel Başkanı Korgeneral İlhan Talu’nun ifadelerini, savunmasını
inceliyorum. 2013 yılında Korgeneral olan Talu, Ankara Garnizon Komutanı
oluyor. 17-25 Aralık hadisesinden sonra yani bir yıl sonra Genelkurmay Personel
Başkanlığı’na getirilerek FETÖ ile mücadele için görevlendiriliyor. 7 Ağustos
2014 tarihli Hürriyet Gazetesi bu olayı “Genelkurmay’da
anlamlı değişiklik” başlığı ile duyuruyor. Talu, savunmasında
göreve gelince kritik yerlerde görev yapan ve terfi listesine girenler için MİT
ve Emniyet’ten istihbarat talep ettiğinin altını çiziyor. FETÖ ile iltisaklı
olduğu şüphesi olanların dosyasını da kuvvet komutanlarına gönderdiğini buna
rağmen 2015 Şura’sında Kuvvet Komutanlarının teklifi, Cumhurbaşkanı’nın onayı
ile terfi ettiklerini belirtiyor. O halde darbenin şifresinin çözülmesi için o
dosyalardaki “FETÖ iltisaklı”
belgelerinin mahkemelere verilmesi gerekmiyor mu? Talu, şüpheli personelden
bazılarının örneğin ÖKK’da 3 Tugay komutanından ikisinin görevden alındığını
vurgularken darbeci Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık ve Tuğgeneral Şener Topuç’un
görev yerlerinin değiştirildiğini vurguluyor. 2015 Şura’sında terfi potasına
giren 14 general/amiralin emekli edildiğini 19 general/amiralin görev
yerlerinin değiştirildiğini ekliyor. Hâl böyle iken bu personelin isimlerinin
de dava klasörlerine girmesi gerekmiyor mu? Talu, bütün bu çalışmalara rağmen
FETÖ’cülerin terfi etme sebebinin MİT raporlarının sağlıklı olmayışı ve
komutanların personeli yeterince tanımamasından kaynaklandığını ifade ediyor. O
halde MİT ve komutanların en azından görevi ihmal suçu ile yargılanması şart
değil mi?

Talu’nun savunmasında FETÖ’cü
şüphesiyle MİT ve emniyetin dışında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri
Kasırga, MGK Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, Devlet Denetleme ve
Değerlendirme Başkanı Yunus Arınçı, AKP İstanbul Milletvekili E. General Şirin
Ünal, Hâkim Albay Kenan Kenan, E. Alb. Baki Kaya’dan bilgiler alındığı ve
kayıtlara geçtiğini söylüyor. Söz konusu isimlerin duruşmalarda tanık olarak
dinlenmesi sis perdesini aralamaz mı?

***

Darbecilerin beyin takımından
Mehmet Partigöç ile ilgili iki ayrı istihbarat raporunda FETÖ iltisakı olduğu
belirlenmiş. Talu, durumu Genelkurmay İkinci Başkanı Yaşar Güler ve KKK’ya
bizzat bildirmiş. Kendisinden bir yıl önce atanan Partigöç’ün sakıncalı
olduğunu açıkça ifade etmesine rağmen komutanlar “gelen kayda inanmadıklarını” belirtip “Faydalanacağız. Biz ona
güveniyoruz” demişler.

Personelin istihbarat çalışmaları
Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı görev alanında olmasına rağmen Genelkurmay
Bşk. Talu’ya “Gen.Kur.İsth.Başkanının
FETÖ/PDY hususunda şaibeli olduğu” bu sebeple 2016 Şura’sında
değerlendirmeye girecek personel hakkında hassas kaynak araştırmasının
Per.Bşk.lığınca yapılmasını emretmiş ve emir yayınlamış.

Demek ki Hulusi Akar,
karargahındaki istihbarat başkanından kuşkulanıyor buna rağmen görevden almıyor
veya alamıyor, İlhan Talu’ya bu kadar güveniyor. Peki öyle ise Talu niye
içeride 16 aydır yatıyor. Geç gelen adalet, adalet değildir. Zira “Komutanlar sadece yaptıklarından değil,
yapamadıklarından da sorumludur.”






















Kaynak: Şifrenin anahtarı… – Yavuz
Selim DEMİRAĞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet