İnkarcı sanık İSTİHBARATÇI YÜZBAŞI aktif ByLock kullanıcısı çıktı 

FETÖ’nün darbe
 girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığının Beştepe Karargahı’ndaki
 eylemlerle ilişkin davanın duruşmasına sanık savunmalarıyla devam edildi.
Sanık  eski istihbaratçı Yüzbaşı Oğuz, dava dosyasına giren görüntülerini
kendisine  benzemediği gerekçesiyle inkar etti. Örgütün kriptolu
haberleşme programı  ByLock’a 927 kez giriş yaptığı tespit edilen Oğuz,
aynı programı kullandığı  gerekçesiyle öğretmen eşinin kamudan ihraç
edildiğini söyledi.

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe  girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığının Beştepe Karargahı’ndaki
 eylemlerle ilgili 244 kişinin yargılandığı duruşmaya, sanık
savunmalarıyla devam  edildi.

Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları  Kampüsü’nde görülen
duruşmada, sanık eski Yüzbaşı Ahmet Tamer Oğuz hakim  karşısına çıktı.

Olay tarihinde Jandarma Genel Komutanlığının Güvercinlik
Karargahında  Açık Kaynak İstihbarat Kısım amiri olarak görev yaptığını
söyleyen Oğuz, FETÖ’cü  olmadığını, darbe girişiminde yer almadığını iddia
ederek savunmasına başladı.  Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz’da bir
çalışmayı arz etmek için Jandarma  Genel Komutanlığına gittiğini savunan
Oğuz, söz konusu belgeyi komutana takdim  ettikten sonra Güvercinlik’teki
kışlasına döndüğünü anlattı.

Saat 21.00 sıralarında evine gittiğini, bu sırada İstihbarat
 Değerlendirme Merkezi’nde (İDM)   bir belge unuttuğunu fark ettiğini
öne süren  Oğuz, “İDM’e çok hareketli, yoğun bir yerdir. Eşimle akşam
yemeği yedikten sonra   bu evrakım kaybolmasın diye Jandarma Genel
Komutanlığındaki İDM’ye gidip belgemi  alacaktım. Nizamiyeden giriş
yaptım. Doğrudan İDM’ye gittim, kapısı açıktı.  Evrakı bulmak için etrafa
baktım ama bulamadım.” iddiasında bulundu.

Bu sırada dışarıdan gelen sesler üzerine koridora çıktığını,
herkesin  silah alması için emir verildiğini öne süren Oğuz, kendisinin de
MP-5 silah  aldığını ancak emir veren rütbeliyi tanımadığını ileri sürdü.
Bu gelişmenin  darbeye kapsamında bir eylem olduğunu bilmediğini,
karargaha yönelik terör  saldırısı olabileceğini düşündüğünü iddia eden
Oğuz, neler olduğunu anlamak için  tekrar İDM’ye gittiğini, buradaki
televizyondan İstanbul‘daki köprülerin
askerler  tarafından kapatıldığına ilişkin haberleri izlediğini söyledi.

Bir zaman sonra internetten Başbakan Binali Yıldırım‘ın darbe girişimi
 olduğuna yönelik açıklamalarını da okuduğunu aktaran Oğuz, “Küçük
bir gurubun  kalkışmada bulunduğunu öğrenmiştik. Ancak jandarmanın içinde
olabileceği aklımıza  gelmedi. Dışarı çıkmak istedik ama nizamiyede
çatışma vardı. En güvenilir yerin  odamız olduğu düşüncesiyle burada kaldık.”
savunmasını yaptı. İlerleyen saatlerde  silahlı bir şekilde diğer
personelle Bodrum katına indiklerini, daha sonra spor  salonun penceresinden polis araçlarını
gördüklerini ifade eden Oğuz, silahını  bırakarak polise teslim olduğunu
anlattı.

Görev bilinciyle hareket ettiğini, karargahtaki darbe girişimine
 yönelik eylemleri, gözaltında olduğu sırada öğrendiğini öne süren Oğuz,
silahlı  bir şekilde güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerdeki kişinin
kendisi  olmayabileceğini iddia etti.

Kamera görüntülerinden elde edilen fotoğrafların net olmadığını
 savunan Oğuz, görüntülerdeki kişinin kendisine benzemediğini, fotoğrafların
özel  programlarla netleştirilmesini istedi.

927 kez ByLock’a
giriş yapmış

Mahkeme Başkanı Abdullah Köksal, sanık Oğuz’a 27 Eylül 2014’ten
 itibaren örgütün kriptolu haberleşme programı ByLock’u kullandığı ve 927
kez  giriş yaptığına yönelik tespiti hatırlatarak, savunmasını sordu.
ByLock  kullanmadığını, programın ismini cezaevinde öğrendiğini iddia eden
Oğuz, dijital  verilerin delil olamayacağını savundu.

Oğuz, soru üzerine eşinin de ByLock kullanıcısı olduğu
gerekçesiyle  FETÖ üyeliği suçundan öğretmenlikten ihraç edildiğini
söyledi.

Başbakanlık Avukatı Hayrettin Bıyıklıoğlu’nun “Karargaha
iki çanta ile  giriş yaptığınız kameralara yansıyor. Neden çantalarla
giriş yaptınız?”  sorusu  üzerine Oğuz, DİM’de unuttuğu iddia
ettiği evrakların hacimli olduğunu bu nedenle  karargaha boş çantalarla
girdiğini ileri sürdü.

Avukat Bıyıklıoğlu’nun “Peki, unuttuğunuzu iddia ettiğiniz
evrakların  akıbeti ne oldu?” sorusuna Oğuz, söz konusu evraklara
ulaşmak için avukatı  aracılığıyla başvuruda bulunduğunu söyledi.
































Duruşma, verilen aradan sonra devam edecek.