FETÖ’cüler
“ByLock”u takip edilmeyeceğini düşünerek yüklemiş
 

Erzurum’da “yasa dışı dinleme” iddialarına
ilişkin 20 sanıklı davanın sanıklarından eski polis S.D, kendisinin ve eşinin
telefonuna FETÖ’nün gizli haberleşme programı “ByLock”u yüklediğini,
örgüt evinde kaldığını itiraf etti – Sanık S.D: – “İstihbarat Şube’de
çalıştığım eski mesai arkadaşlarımla Line isimli programdan görüşüyorduk.
Arkadaşlarımız bu programın takip edilebilir bir program olduğundan bahsedince
yazılımı basit, az kişi tarafından kullanılan ByLock’u onların tavsiyesiyle
devletin takip etmeyeceğini düşünerek indirdik” – “ByLock isimli
programdan görüşebiliriz düşüncesiyle eşimin cihazına bu programı ben yükledim.
Daha sonra hem eşim hem de kendi cihazımdan bu programı sildim”

Erzurum’da “yasa dışı dinleme” iddialarına ilişkin
20 kişinin yargılandığı davanın sanıklarından olan ve Fetullahçı Terör
Örgütü’nün (FETÖ) gizli haberleşme programı “ByLock”u kullandığı
belirlenen eski polis S.D, bu programı güvenlik birimlerince takip
edilmeyeceğini düşünerek telefonlarına yüklediklerini itiraf etti.

Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve eski Erzurum
İstihbarat Şube Müdürü Hurşit Uçak ile “böcek davası” hükümlüsü eski
EGM İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şube Müdür Yardımcısı Sedat Zavar’ın da
bulunduğu 20 kişinin yargılandığı davanın tutuklu sanıklarından S.D, etkin
pişmanlık hükümlerinden yararlanarak örgüt hakkında mahkemeye itiraflarda
bulundu.

Eski polis S.D, mahkemeye celse arası verdiği ifadesinde, FETÖ’yle
2002-2003 yıllarında tanıştığını belirtti.

Arkadaşlarının üniversiteye hazırlandığı dönem
“abiler”den ders alabileceğini ilettiğini aktaran S.D, “Beni
üniversite öğrencisi olan bir kişiyle tanıştırdılar. Bu kişi bizi yaklaşık 8-9 ay
boyunca üniversite sınavına hazırlık mahiyetinde ders çalıştırdı. Sınava
girerek hem biyoloji öğretmenliğini hem de polis okulunu kazandım. Kısa yoldan
hemen meslek sahibi olup aileme de ekonomik anlamda destek olabilmek adına
polis okulunu tercih ederek eğitime başladım.” dedi.

– “Örgütün evinde kaldım”

S.D, okulun ilk yılında söz konusu yapıdan kendisine karşı
herhangi bir yaklaşım olmadığını anlatarak, şu bilgileri verdi:

“İkinci sınıfta bir arkadaşımın davetiyle gittiğim piknikte
biriyle tanıştım. Bu kişinin verdiği sohbetlere yaklaşık 3-4 ay boyunca
katıldım. Zonguldak’a atandıktan sonra arkadaşım kendisiyle kalabileceğimi
söylemesi üzerine o eve yerleştim. Ev, örgüte ait evdi. Ev sahibi kişi aynı
zamanda örgütün abilerindendi. Zamanla bu kişi ve ev arkadaşlarımla tartışma
yaşadım ve yaklaşık 2-3 ay kadar kaldığım evden ayrılarak müstakil ev
kiraladım.”

Evden ayrılmasına rağmen örgütün “sohbetleri”ne
katılması yönünde kendisine telkinlerde bulunulduğunu aktaran S.D,
“İstihbarat Şubesi’nde çalışan arkadaşlarla tanışmıştım. Bilgisayara ve
teknolojiye ilgisi olan birisiydim. Arkadaşlarım bundan dolayı ismimi önerince
şube ile görüşmelerim oldu, Ankara’da bir sınava tabi tutuldum ve İstihbarat
Şube’ye geçtim. Bu şubeye geçmemde örgütün alakası olmadı.” dedi.

S.D, kendisi gibi polis olan eşiyle bu süreçte tanıştığını
anlatarak, daha sonra tayinin eşiyle Erzurum’a çıktığını anlattı.

Bu kentte de örgütün “sohbetleri”ne katıldığını itiraf
eden S.D, “İstihbaratçı olmamızdan ötürü dinlemelere takılma ihtimalimizin
bulunduğunu biliyorduk. Bu sebepten dolayı aramızda WhatsApp, Line ve Telegram
gibi haberleşme programları kullanıyorduk.” ifadesini kullandı.

– “Eşimin cihazına ByLock’u kendim yükledim”

S.D, şöyle devam etti:

“Örgütün sohbetlerine bir taraftan devam ederken öteki
taraftan da İstihbarat Şube’de çalıştığım eski mesai arkadaşlarımla Line isimli
programdan görüşüyorduk. Arkadaşlarımız bu programın takip edilebilir bir
program olduğundan bahsedince yazılımı basit, az kişi tarafından kullanılan
ByLock’u onların tavsiyesiyle devletin takip etmeyeceğini düşünerek indirdik.
Program üzerinden bazı arkadaşlarla birbirimizi ekledik ve bu program üzerinden
dua paylaşımında bulunduk. Bir dönem söz konusu programa girilemedi. Arkadaşlarımdan
VPN kullanarak programa girebildiklerini duyunca ben de VPN yükleyerek programa
girmeye devam ettim. İstanbul’da gerçekleştirilecek bir seminere katılmak için
izin alarak gitme kararı aldım. Eşimi de ablası orada ikamet ettiği için yanımda
götürecektim. ‘ByLock’ isimli programdan görüşebiliriz düşüncesiyle eşimin
cihazına bu programı ben yükledim. Daha sonra hem eşim hem de kendi cihazımdan
bu programı sildim.”

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminden sonra gözaltına alındığını,
ardından serbest bırakıldığını aktaran S.D, ikinci defa gözaltına alındığında
ByLock kullanıcısı olduğundan tutuklandığını söyledi.

S.D, ByLock, Eagle ve Kakaotalk programlarının örgüt tarafından
kullanıldığını veya tasarlandığını bilmediğini öne sürerek, “Bilseydim bu
yapıdan kopmaya çalışırken bunlara ait bu programları kesinlikle kullanmazdım.
Eşimin hiçbir dönem bu yapıyla ilişkisi olmamıştır. Hakkındaki ByLock isnatı
yukarıda anlattığım ve tarafımca cihaza yüklenmesiyle ortaya çıkmıştır. Tüm bu
anlattıklarımda samimiyim. Pişmanım ve etkin pişmanlık hükümlerinden
faydalanarak tahliyemi talep ediyorum.” dedi.




































Mahkemece tutukluluğunun devamına karar verilen S.D’nin de
aralarında bulunduğu 20 sanığın “haberleşmenin gizliliğini ihlal”,
“kişisel verilerin kaydedilmesi”, “kamu görevlisinin resmi
evrakta sahteciliği”, “suç uydurma”, “suç işlemek
maksadıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma” suçlarından 25 yıldan 130
yıla kadar hapsi talep ediliyor.