• ERMENİ SORUNU DOSYASI : 1930 Ağrı Ayaklanmaları... Büyük Ermeni İsyanına Giden Süreç...
  • Yayın Tarihi : 20 Mayıs 2016 Cuma
  • Kategori : ERMENİ SORUNU


1930 AĞRI İSYANI’NA GİDEN SÜREÇ…

Olaylar, yerler ve kişiler…

Türkiye’yi, ‘Ağrı isyanları’ adıyla bilinen olaylar ne tek başına bir isyandır, ne de tek başına eşkıyaya karşı düzenmiş bir askeri harekattır. İçinde, hem ayaklanmayı hem de eşkıyalığı barındıran bir seri asayiş olayları zinciridir.

Ağrı Dağı, İran sınırına çok yakındır. Büyük Ağrı Türkiye sınırında kalırken, Küçük Ağrı Dağı İran’la müşterektir, sınır hemen hemen zirvesinden geçer. Bölgenin İran tarafı nispeten az engebeli ama Türk topraklarında kalan kısımları oldukça yüksek, sarp, kayalık, dolayısıyla gizlenmeye oldukça elverişlidir.

Bu bölgede gerçekleştirilecek bir askeri harekatta, hedef olan eşkıya ve asiler kolayca İran’a kaçabilir, bölgede saklanabilir, buna elverişli çok uygun geçiş patikaları ve gizlenecek arazi vardır.

Dolayısıyla Ağrı bölgesinde çıkarılacak bir isyanı bastırmak, elde mevcut kuvvet çok olsa da, düşünüldüğü kadar kolay olmayacaktır…
Şimdi Ağrı’da Ermeni ayaklanması sürecine yakından bakalım; İsyan Öncesi…

1927 yılında Lübnan’da, Şeyh Said isyanından kaçanlar Ermeni Taşnak örgütü ile bir ittifak kurdular.

Bu ittifakın adına HOYBUN dediler…

Amaçları; Doğu Anadolu’da yaşayan Kürt kökenleri insanlarımızı bu Ermeni ittifakına çekerek bir güç oluşturmak ve bu gücü Türk Milleti’ne karşı kullanarak bu toprakları ele geçirmek ve bir Ermeni Devleti kurmak idi…

Kürtler sadece bir aracı idi, Ermeni emellerine ulaşabilmek için bir araç…

Ama Ermeni İttifak Örgütü Hoybun’un Başkanı Celadet Bedirhan’ın kardeşi Süreyya öyle demiyor aksine Kürdistan’tan bahsediyordu, şöyle ki;
’28 Ekim 1927’de, Hoybun Kurd Ava tarafından Kürdistan’ın bağımsızlığını ilan edildi. Kürdistan’ın geçici başkenti Ağrı Dağı kabul edildi. Kürtler ve Türkler arasındaki savaş ediyor ve Kürtler hedeflerine ulaşana kadar devam edecek.’

Molla Mustafa Barzani’nin Oramar piyade bölüğüne saldırıp Hakkari’de isyan çıkartarak desteklediği Hoybun’un planlanmış bu eylemi, 1930’da Ağrı’da ortaya çıkacaktı...
1930 Ağrı isyanı öncesinde Türkiye’nin karşısında bu kez Hatay meselesi vardı.

20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Antlaşması ile Suriye sınırları içinde bırakılan İskenderun Sancağına özel bir idare şekli tanınmıştı. Türk parası burada resmi niteliği haiz olacak ve Sancak halkı milli kültürlerinin korunmasında her türlü kolaylıktan yararlanacaktı.

1924 yılında, Suriye’deki Fransız manda yönetimince, 12 üyeli bir Sancak Meclisi oluşturulmuş; 1925 yılında da, Fransızca ve Arapça’nın yanı sıra Türkçe resmi dil olarak kabul edilmişti. Halep Valiliği’ne bağlı olan bu Sancak, bu yönetim şekliyle doğrudan Suriye Hükümeti’ne bağlanıyordu. 

30 Mayıs 1926’da, Türkiye ile Fransa arasında Ankara’da bir ‘Dostluk ve İyi Komşuluk İlişkileri’ sözleşmesi imzalanmasıyla Türkiye-Suriye ilişkileri düzenlenirken, sınır çizgisi de belirlenmiş, ayrıca Sancak için ön görülmüş olan özel yönetimi de karşılıklı mutabakatla teyit edilmişti.

Ancak imzalanan bu sözleşmeye rağmen Türkiye Suriye sınırını hala belirsizliği koruyordu; Hatay üzerinde Suriye’nin de hak talepleri vardı.
Ağrı isyanları Hoybun tarafından hazırlanırken, Türkiye işte böylesi bir dış meseleyle de karşı karşıya idi…

BİRİNCİ AĞRI HAREKATI

Uğur Mumcu, ‘1925’ten sonra ‘Raçkotan ve Rama Tedip Harekatı’ başlamış, harekatın 12 Ağustos’ta tamamlanmasından sonra Siirt ve çevresinde ‘Sason Ayaklanmaları’ ortaya çıkmıştı’ diyor ve Ağrı İsyanı’na giden süreci şöyle özetliyor...

1925-37 yılları arasında bu ayaklanmaları bastırmak üzere Tümgeneral Osman Tufan komutasında, birbirini izleyen beş ayrı harekat düzenlendi. Bu ayaklanmaların bastırılması ile uğraşılırken Ağrı ayaklanmaları başladı.

16 Mayıs 1926 günü, Beyazıt’ın Muson ilçesine bağlı Kalecik köyünde Yusuf Taşo tarafından başlatılan ayaklanma kısa sürede büyüdü. Ayaklanmacılar, 28’nci Alayı kısa sürede bozguna uğrattılar. Bu bozgun üzerine yöreye ek birlikler gönderildi.

7 Ekim günü 1926, Dersim’de Koçuşağı ayaklanması başladı. Albay Mustafa Muğlalı komutasındaki birlikler, bu ayaklanmayı 1 Aralık günü bastırdılar.

26 Mayıs 1927 günü, Sason ayaklanmasında ele geçirilemeyen elebaşlarından M. Ali Yunus liderliğindeki ‘Mutki Ayaklanması’ patlak verdi. Bu ayaklanmayı, ‘Alikan Aşireti’ reisi Halil Semi’nin ayaklanması izledi. Ayaklanmacılar bir binbaşıyı öldürdüler. Ayaklanmacıların bir kısmı öldürüldü, bir kısmı tutuklandı, bir kısmı da İran’a kaçmayı başardı.
Harekat 25 Ağustos’ta tamamlandı.
 
İKİNCİ AĞRI HAREKATI

25 Ağustos 1927 günü, 3’ncü Ordu Müfettişi General Kazım Orbay, Genelkurmay Başkanlığı’na başvurup hükümetin İran hükümeti ile görüşerek gereken önlemleri almasını istedi. Alınan bilgilere göre Ağrı Dağı’nda 800 silahlı adam dolaşmaktaydı .
İkinci Ağrı harekatı 14 Eylül sabahı başladı. İki tümen askerle yapılan harekat kesin başarı sağlayamadı.

7 Ekim 1927 günü, Şeyh Sait Ayaklanması’ndan kaçanları yakalamak üzere Silvan, Lice, Genç, Bicar, Çapakçur ve çevresinde ‘Bicar Tenkil Harekatı’ başlatıldı.
Harekat ilk aşamada başarısızlıkla sonuçlandı.

Genelkurmay, bu bozgun üzerine bölgeye 7’nci Kolordu Komutanı Korgeneral Salim Solok ile Elazığ ve Havalisi Komutanı Albay Mustafa Muğlalı’yı gönderdi. Yepyeni bir harekat planı yapıldı. Bu planda, Hasenalı Şeyh Selim Efendi ve yöre halkından oluşan milislere de görev verildi.
Harekat 17 Kasım’da tamamlandı.
 
ÜÇÜNCÜ AĞRI HAREKATI

1’nci Umum Müfettişi İbrahim Tali Bey, Ağrı Dağı’nda Kürtlerin Ermenilerle işbirliği yaptıklarına dair haber almış, bu istihbaratı Genelkurmay Başkanlığı’na bildirmişti. Ayaklanmacılar ele geçirilemiyordu. Doğa koşulları da elverişsizdi…

1 Kasım 1928’de bir komando birliği oluşturuldu. Bu birliğin adı ‘Karaköse Takip Komutanlığı’ydı. Bu birliğin çalışmaları da sonuç vermedi.
22 Mayıs 1929 günü, ‘Asi Resul Ayaklanması’ başladı. Eruh’un Lodi bucağı Tilmişar köyünde, Jiyan aşireti reisi Resul tarafından başlatılan ayaklanma kısa sürrede Midyat ve Eruh çevresine yayılarak büyüdü.

Ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilen 7’nci Kolordu’ya bağlı 2’nci Tümen Komutanlığı hükümete bağlı Kürt milislerini de görevlendiren bir plan yaptı. Asi Resul ele geçirilemedi ancak ayaklanma bastırılmıştı.
3 Ağustos 1929 günü harekata son verildi.

DÖRDÜNCÜ AĞRI HAREKATI

14 Eylül 1929 günü yeni bir harekat başladı. Harekatın hedefi, İranlı aşiret reisi Şeyh Abdulkadir’di. Şeyh Abdulkadir ‘Koptan’ ve ‘Sekan’ aşiretleriyle geçinemiyordu.
Genelkurmay bu aşiretlerden de yararlanmayı düşündü. Şeyh Abdulkadir’in yakalanması görevi ‘Karaköse Takip Komutanlığı’ ve 2’nci Seyyar Jandarma Alayı’na verildi. Ancak şeyh Abdulkadir, yakalanmadan İran’a geçmeyi başardı.
27 Eylül günü de harekatın bittiği bildirildi.

BEŞİNCİ AĞRI HAREKATI

Mayıs 1930’da ‘Savur Tenkil Harekatı’ başladı. Bu harekat 9 Haziran günü sonuçlandı.
20 Haziran 1930’da, Çaldıran-Beyazıt telgraf tellerini kesen Hayderan aşiretinden Kör Hüseyin ve Emin Paşa oğulları Memo ve Nadir Zeylan, bucak merkezini bastılar. Ayaklanmacılar daha sonra Erciş ilçesini kuşattılar. Patnos da ayaklanmacıların denetimine geçti. Daha önce yakalanamayan asi Resul da ayaklanmacılara katıldı.

Ayaklanmayı İhsan Nuri Paşa(Paşa ünvanını Hoybun örgütü vermişti), Bro Hüseyin Telli, Şeyh Tahir ve Şeyh Abdulkadir yönetiyordu. Kör Hüseyin Paşa’nın amcazadeleri ve birkaç ayaklanmacı dışındaki ele geçirilemedi.
10 Ağustos günü harekata son verildi. Sürgünde bulunan ve gizlice Suriye’ye kaçan Hayderanlı aşiret reisi Kör Hüseyin Paşa, Barzaniler’den yardım istedi.

16 Ağustos 1930’da, Barzani şeyhi Ahmet liderliğindeki ‘Oramar/DAĞLICA Ayaklanması’ başlamıştı.
 21 Temmuz günü kışlaya saldırı başlamış, Oramar sınır bölüğü ayaklanmacılarca kuşatılmıştı. Sınır bölgesindeki Herki ve Cırgi aşiretleri de Barzani’ye katıldılar.

Ahmet Barzani’nin Oramar saldırısını, kardeşi Mustafa Barzani’nin Ferhat Ağa’yı cezalandırmak için Oramar’a düzenlediği saldırı izledi. Hükümet kuvvetleri ile yerel milisler karşısında fazla dayanamayan Barzani kuvvetleri, İran topraklarına kaçtılar. Ayaklanmaya katılan Kürt liderleri de hükümetten af dilediler.
10 Ekim 1930’da, harekat tamamlanmıştı.’        

Büyük Ağrı Ermeni isyanına giden süreç buydu…
Cumhuriyet Ağrı’da Ermeni İttifak Örgütü HOYBUN’la karşı karşıya idi ve Ermeniler büyük bir ayaklanmaya hazırlanıyordu…

BİLGETÜRK