• ERMENİ SORUNU DOSYASI : IRKÇI ERMENİ MİLLİYETÇİLERİNİN LOS ANGELES’DE TÜRKLERE VE TÜRKİYE’YE KARŞI KARALAMA KAMPANYASI VE NEFRET SÖYLEMİ SÜRÜYOR
  • Yayın Tarihi : 14 Şubat 2019 Perşembe
  • Kategori : ERMENİ SORUNU & SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI


IRKÇI ERMENİ MİLLİYETÇİLERİNİN LOS ANGELES’DE TÜRKLERE VE TÜRKİYE’YE KARŞI KARALAMA KAMPANYASI VE NEFRET SÖYLEMİ SÜRÜYOR

“ Los Angeles’da Meydana Gelen ve Provokasyon Kokan Bir Olay Vasıtasıyla Türkiye’ye ve Türklere Karşı Nefret Söylemi Devreye Sokuldu”[1]  başlıklı 1 Şubat 2019 tarihli AVİM yorumumuzda, Los Angeles'taki iki Ermeni okulunda meydana gelen bir olay konusunda Ermenice-İngilizce olarak iki dilde yayımlanan Asbarez gazetesinde yer alan Türklere ve Türkiye'ye karşı nefret ve düşmanlıkla dolu özel bir habere atıfta bulunmuştuk. Asbarez haberinde, “Ferrahian ve Manoogian-Demirdjian okullarının yetkilileri Salı sabahı erken saatlerde okula geldiklerinde Türk bayraklarıyla kaplı binalarla karşılaştılar” iddiasında bulunuluyordu.

Asbarez gazetesinin Los Angeles'ta (Kaliforniya) Batı ABD Ermeni Devrimci Federasyonu Merkez Komitesi tarafından yayınlandığının bir kez daha altının çizilmesi gerekir. Söz konusu “Devrimci Federasyon”, tarihsel olarak Taşnaktsutyun veya Taşnak olarak bilinmektedir. 1890'da Rus İmparatorluğu'nda kurulan bir Ermeni milliyetçisi ve sosyalist siyasal partidir. Anılan parti günümüzde Ermenistan'da ve Ermeni diasporasının bulunduğu ABD gibi ülkelerde faaliyet göstermektedir. Ermeni Devrimci Federasyonu, açık bir ırkçı gündeme sahip tipik bir milliyetçi parti olarak nitelendirilebilir.

Yukarıda belirtilen Asbarez haberinde, Los Angeles Şehir Konseyi üyesi Paul Koretz’in Ermeni okullarındaki bu olayı; “Bu, bir Yahudi okulunun yanına Nazi gamalı haç konulmasına eş değerdedir” şeklindeki nitelendirmesine yer verilmektedir.  Paul Koretz'in biyografisinden, babasının Nazi Almanya'sının 1939'da Yahudilere zulmünden kaçarak Amerika'ya geldiğini anlıyoruz. Adı geçenin, ailesinin geçmişte yaşadığı trajik deneyimden etkilenerek bu talihsiz ve yaralayıcı yorumda bulunmuş olması kuvvetli bir ihtimaldir.  Bununla birlikte, Türk milletinin sembolü olan Türk bayrağına ilişkin hakaret niteliğindeki bu yorumu kesinlikle kabul edilemez. Bu nedenle, konuyla ilgili son AVİM yorumumuzda “Türk bayrağını Nazi rejiminin simgesiyle eşitlemek bir cehalet, ayrımcılık ve hakaret eylemidir. Koretz, Türk bayrağını iğrenç ve ölüm saçan Nazi rejiminin simgesine benzettiği için kendisinden utanmalıdır”  denilmiştir.  Koretz esasen, bu uygunsuz benzetme nedeniyle Türklere ve Türkiye’ye özür borçludur.

Ancak, özür dilemek yerine, Paul Koretz ve işbirlikçilerinin Türklere ve Türkiye’ye yönelik karalama kampanyalarına ve nefret söylemine devam ettiğini görüyoruz. Koretz’in Ofisi tarafından 6 Şubat 2019 tarihinde “Ermeni Toplumuna Karşı Geçen Hafta Meydana Gelen Nefret Suçundan Sonra Konsey Üyesi Korentz’in Ofisi Ermeni Kurumları ile Kolluk Kuvvetlerinin Ortak Emniyet/Güvenlik Forumuna Ev Sahipliği Yaptı” başlıklı bir açıklama yayımlanmıştır. Açıklamaya göre söz konusu Ofis,  “Pazartesi günü Los Angeles Polis Operasyonları Vadi Bürosu ve Ermenistan Amerikan Kurumları'nın katıldıkları, geçtiğimiz Çarşamba gecesi San Fernando Vadisi'ndeki iki Ermeni Amerikan okuluna gece karanlığı sırasına Türk bayrakları asılması olayını ele almak üzere ” bir toplantı düzenlemiştir. Açıklamada ayrıca, “Okullara izinsiz şekilde girilmesini içeren olayların her ikisinin de Los Angeles Polis Dairesi tarafından olası nefret suçları olarak soruşturulduğu” vurgulanmaktadır.[2]

Kolayca fark edilebileceği gibi, açıklamanın başlığı ile Los Angeles Polis Dairesinin (LAPD) soruşturmasına ilişkin tümce arasında açık bir çelişki mevcuttur. LAPD'nin bu olayı “olası nefret suçu” olarak gördüğünü söz konusu tümceden anlıyoruz. Söz konusu tümcede bu olayın bir “nefret suçu” olduğuna dair bir yargı yoktur. Ne failleri ne de olaya dair niyetin ne olduğu bilindiğinden, bu olay yalnızca “olası bir nefret vakası” olarak değerlendirilebilir. Bu olay,  bazı profesyonel “devrimciler” tarafından gerçekleştirilen kışkırtıcı bir eylem de olabilir. Bu gerçeğe rağmen Ermeni milliyetçilerinin bu olayı Türkler tarafından Ermenilere karşı işlenen bir “nefret suçu” olarak tanımladıkları görülmektedir.

Paul Koretz Ofisi tarafından yayımlanan açıklamadan, “toplantının Konsey Meclisi üyesi Koretz’in Kamu Güvenliği Yöneticisi Gregory Martayan tarafından yönetildiğini” anlıyoruz. Kısa bir web taraması Gregory Martayan'ın militan bir Ermeni eylemcisi olduğunu gösteriyor,  Ermenilere yönelik her olayı “nefret suçu” olarak tanımlamanın adı geçen için oldukça normal bir davranış olması kuvvetli bir olasılıktır.

LAPD’nin “nefret suçu” tanımı bu takıntılı anlayışa uymamaktadır. LAPD kendi web sayfasında “nefret suçunu” şu şekilde açıklamaktadır:

“Nefret suçu, bir kişiye veya kişilere yönelik fiili veya algılanan ırkı, milliyeti, dini, cinsel yönelimi, engelliliği veya cinsiyeti temel alınarak gerçekleştirilen suç veya suça teşebbüs eylemleridir.

Nefret suçu örnekleri şunlardır:

Yaralanma, hafif olsa bile yaralanmaya neden olan eylemler.

Gerçekleşebilecek gibi görünen şiddet tehditleri.

Maddi hasarla sonuçlanan eylemler.

Kamu kurumlarına veya özel kurumlara yöneltilen mülk zararları dâhil olmak üzere, herhangi bir suç veya suça teşebbüs eylemi”  

LAPD'nin yukarıda belirttiği “nefret suçu” tanımı ışığında Ermeni okullarındaki olayı bir “nefret suçu” olarak nitelendirmek mümkün olabilir mi? Bu sorunun basit cevabı olumsuzdur. Kendi Ofisinde çalışanlar da dâhil olmak üzere ırkçı Ermeni milliyetçilerinin bu olayı “nefret suçu” olarak yaymak için Paul Koretz’i bir araç olarak kullandıkları ve bu iddiaya dayanarak Türklere ve Türkiye'ye suçlama yöneltmeye çalıştıkları görülmektedir.

1939’da Nazi Almanya’sının Yahudi kovuşturmalarından kaçan bir ailenin çocuğu olan Paul Koretz’in , “1941-1944 yılları arasında, bir grup Türk diplomatının yüzlerce, hatta binlerce Avrupalı Yahudi’nin Nazilerin ellerindeki muhtemel bir ölümden kaçmasına yardım ettiğini, bunun Holokost’ tan kurtulmanın az bilinen öykülerinden biri olduğunu, bunun ancak olaydan 70 yıl sonra, bu olağanüstü destanın ayrıntılarının 'Türk Pasaportu' adlı yeni belgesel filmin çekilmesiyle ortaya çıkmaya başladığın” bilmesi gerekir.[3] Bu tümceler, halen İsrail’de en uzun süredir yayınlanmakta olan bir gazeteden yapılan bir alıntıdır. Ayrıca İspanya’dan kovulan birçok İspanyol ve Portekizli Yahudi’nin o zamanki Osmanlı İmparatorluğu’na kabul edildiklerinin ve Türk toplumu için değerli bir toplumsal varlık haline geldiklerinin de belirtilmesi gerekir. Bunların yanı sıra, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1933 yılında dünyanın büyük bölümü Yahudilere sırtını dönerek bu insanları Nazi soykırımının dehşetine terk ederken, Alman üniversite profesörlerini Türkiye’ye davet ettiği unutulmamalıdır. Çok uzun yıllar sonra, Nazilerin zulmettiği bir ailenin çocuğunun, Türk milletinin sembolünü, Türk bayrağını, seçmenlerinden oy toplamak için iğrenç, ölüm saçan ve soykırım yapan Nazi rejimine benzetmesi çok üzücüdür.

Türklere ve Türkiye'ye yönelik karalama kampanyası ve nefret söylemi Los Angeles'taki Türk toplumunu taciz etmektedir. Los Angeles, birçok Türk diplomatın Ermeni diasporası tarafından finanse edilen veya desteklenen Ermeni teröristleri tarafından vahşice öldürüldüğü bir kenttir.

Los Angeles yerel yetkilileri ve özellikle şehir Konseyi üyesi Paul Koretz, Los Angeles'taki Türk-Amerikan Topluluğuna yönelik olabilecek her türlü sözlü veya fiziksel saldırıdan sorumlu olacaktır. Los Angeles kenti yetkilileri, Türklere ve Türkiye'ye yönelik bu kışkırtmaları durdurmalı ve ırkçı Ermeni milliyetçilerinin elinde birer piyon olmamalıdır.

[1] AVİM, “Hate Speech Put Into Action Against Turkey and Turks: Foul-Smellıng Provocation”, Center for Eurasian Studies (AVİM) 2019, sy 8 (31 Ocak 2019), https://avim.org.tr/en/Yorum/HATE-SPEECH-PUT-INTO-ACTION-AGAINST-TURKEY-AND-TURKS-FOUL-SMELLING-PROVOCATION.

[2] Alison Simard, “The Office of Councilmember Koretz Hosts Joint Safety/ Security Forum with Armenian Institutions and Law Enforcement After Last Week’s Hate Crimes Against The Armenian Community” (From the Office of the Council Member Paul Koretz, 06 Şubat 2019).

[3] Judy Maltz, “When Turkish Diplomats Saved Jews From the Nazis”, Haaretz, 10 Şubat 2019, blm. Jewish World, https://www.haaretz.com/jewish/.premium-how-turk-diplomats-saved-jews-from-nazis-1.5194339.