Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


ÜLKÜ BAŞSOY : Belçika
Parlamentosunun Rwanda ve Srebrenica Soykırımları Yasasında sözde Ermeni SOYKIRIMI
neden yok ???


Belçika
Parlamentosunun 24-25 Nisan 2019 tarihinde almış olduğu Rwanda ve Srebrenica’ya
ilişkin ” soykırımının değillenmesinin (inkarının) cezalandırılması”na
ilişkin olarak çıkardığı Yasa’nın (“Yasa”yı konuyla iligili olarak
gönderdiğim bir örneğini aşağıda sunduğum bir iletide, yanlışlıkla “
Karar” diye nitelendirmişim+), “Ermeni Soykırımı savları”nı
içermemesi, Türk tezleri açısından olumlu ve önemli bir gelişmedir;
savlarımızın bundan sonraki savunulmasında, bu yasa içeriğinin doğrudan ve
dolaylı anlamlarının ileri sürülebileceğini düşünüyorum:


1) Belçika Parlamentosu söz konusu “Yasa”yı, Adalet ve
Demokrasi için Avrupa Ermeni Federasyonu (EAFJD) raporları, Belçika’daki
örgütlü Ermeni Topluluğu, ” Ermeni soykırımı” savları yanlısı bir
bölük Belçika milletvekilinin tüm çabaları, Belçika’nın en önemli yayın
organlarında yayımlanan yazılar, bir sürü insan hakları derneği taraftarının
aylarca sürdürülen çalışmaları ve Yasa’da değişiklik yapılmasına yönelik
önergeler veren milletvekillerinin çabalarına karşı çıkarak kabul etmiş; “
soykırımı” gibi çok ağır bir suçlamanın öteki ülkelere yüklenen
siyasal/dinsel baskılar, dayatmalar; boğucu bir propaganda yoğunlaştırmasıyla
gerçekleştirilemeyeceğinin altını çizmiştir. Umulur ki Ermenistan ve
diyasporası bu “Yasa”dan gerekli dersleri çıkaracak ve konunun
ciddiyet ve önemini anlayacak ve şimdiye değin sürdürdükleri davranış ve
siyasetleri bir kenara bırakıp, gerçekci ve barışcı bir yol izlemeğe
başlayacaklardır.


Rwanda
ve Srebrenica soykırımlarının değillenmesinin cezalandırılması yasası kapsamına
alınmamasının nedeni olarak Ermeni soykırımı savları için gösterilen haklı
gerekçe, ileri sürülen sav (Ermeni soykırımı) hakkında “uluslarararası bir
yargı kararı bulunmaması”dır. Parlamento’nun bu yaklaşımında
Perinçek-İsviçre davası hükmünün gerekçesinde ortaya konmuş olan hukuksal
değerlendirmelerin payı olduğu kuşkusuzdur.


2) Özetle Belçika, “Ermeni
soykırımı” savlarını, ülkenin en yüksek düzeyinde, “yasa
koyarak” değillemiştir.


3) Parlamento bu yasayla, önceki yıllarda
Belçika Temsilciler Meclisi, Senatosu, Başbakan Charles Michel’in açıklaması
yoluyla Hükümet tarafından 3 aşamada gerçekleştirilen “Ermeni Soykırımı
tanımaları”nı da ortadan kaldırmıştır.


4) Bu “yok sayma”nın (null and
void), geçmişteki gibi bir “karar”la değil de bir “yasa”yla
yapılmış olması, parlamentolar tarafından alınan, alınmış
“Karar”ların bir yasayla kesin olarak değiştirilebileceği gerçeğinin
altını bir kez daha çizmiş ve Belçika sözde “Ermeni Soykırımı”nı
tanımış olan parlamentolar ile hukuka saygılı öteki ülkelere örnek* oluşturmuş,
bu kapsamda Türk tezleri güç kazanmıştır.


5) Parlamento Kararı “Ermeni
Soykırımı” savlarını savunanların üstüne beklenmedik bir çığ gibi düşmüş
görünüyor: Bundan güçlü biçimde etkilenen biri, tutucu ve bağnaz Ermeni
öbeklerinin birinde, ” görünen o ki bunlar, Ermeni savlarını tanıyan
ülkeler (başta Almanya, Fransa, Hollanda vb); -ülkelerindeki Ermeni kökenli
vatandaşlarının oylarını almaktan başka birşey düşünmüyorlar.
Topraklarında yaşayan Ermenilerin sayısı ne
denli yüksekse o denli yüksekten havlıyorlar….!” diyor.


6) Daha önce AİHM (Perinçek-İsviçre Davası),
İspanyol ve Fransız Anayasa Mahkemelerinin hükümlerinde de saptandığı gibi
“Ermeni Soykırımı”, Shoah, Rwanda ve Srebrenica soykırımları
niteliğinde değerlendirilemez. ” Ermeni Soykırımı” yalnızca bir
Ermeni savıdır ve geçmiş yıllarda Belçika ve bir bölük ülke parlamentosu ve
hükümetleri tarafından, politik nedenlerle (bunun değerlendirilmesi ayrıca
yapılmalıdır) tanınmıştır.


7) Önümüzdeki yıllarda Ermeni Soykırımı
karaçalmasının uluslararası bir Mahkemeye getirilmesi söz konusu olursa Belçika
Parlamentosunun 24/25 Nisan 2019 tarihli “yasası”, Türk tezleri için
önemli dayanaklardan birini oluşturacaktır.


*
Dördünce maddedeki ” örnek olma” konusu Avrupa Ermenilerini
telaşlandırmış görünüyor. Bunun ayırdında olan


Avrupa
Ermeni Federasyonu (EAFJD) Karampetian “….-Önümüzdeki -Belçika’da
yapılacak- seçimlerden sonra yeni Belçika Parlamentosuyla yakın bir çalışmaya
girerek konuyu yeniden gündeme getireceğiz” demiştir.


+”I think the Belgian Parliament’s genocide criminilization
decision of 24-25 April 2019 is right and well reasoned: Rwandese and the
Srebrenica massacres have been named as genocide by verdicts of competent
international courts whereas the Armenian genocide remains merely an allegation
based on propaganda, Christian solidarity, anti-Turkish bias, etc.


The recognition of “Armenian genocide” through
parliamentary resolutions or laws by certain countries has indeed no value.
Because they are merely transient political pronouncements which might only
provide certain deceptive satisfactions for their initiators.


The latest Belgian law is consistent with verdicts of the French
Conseil Constitutionel, the Spanish Constitutional Court and the verdicts of
the ECJ and that of ECHR. Besides it is in confirmity, and conformity with the
UN 1948 Genocide Convention.


Mind also, and please understand that denial of genocide is different
from justifying genocide.


I believe that should Armenians and Armenia insist on a valid
“recognition of Armenian genocide” they should better seek for a
verdict, a “sine quo non” for genocide from a competent international
court”.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış