Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Tutku
DİLAVER
: ERMENİ İDDİALARI İSTİSMARA AÇIK MIDIR ???

Yorum No : 2019 / 67


Geçtiğimiz
hafta Türkiye’nin sınır güvenliğini sağlamak amacıyla Suriye’de başlattığı
“Barış Pınarı Harekâtı” ABD ve Rusya ile yapılan görüşmeler sonrasında
neticelendi. Ancak harekâtın yarattığı ortamı değerlendirmek isteyen çıkar
grupları Türkiye aleyhtarı politikalarına devam ediyor. Bunların arasında en
dikkat çekeni Avrupa ülkelerinde ve Amerika’daki Ermeni lobisinin yaptığı
faaliyetler oluyor.


Özellikle
Amerika Birleşik Devletlerinde başkanlık seçimlerinin de yaklaştığı ve Başkan
Donald Trump’ın görevden azli önergesinin gündeme alınmasının tartışıldığı bir
dönem, Ermeni lobisinin baskılarını artırması için uygun bir ortam oluşturuyor.
Başkanlık için başlayan yarışta ABD’nin Türkiye politikası iç siyasete
taşınıyor. Bilindiği üzere, Türkiye’nin Suriye’de yürüttüğü operasyon nedeniyle
geçtiğimiz hafta ABD Türkiye’ye karşı yaptırımlar uygulayamaya başlamış ancak
harekâtın bitmesiyle bu yaptırımlar kaldırılmıştı. Basında sonradan yer alan
haberlere göre, Başkan Trump’ın danışmanları, Türkiye üzerinde baskıyı
artırabilmek için, Türkiye’nin Ermeni soykırımını tanımakla tehdit
edilmesini önerdi. Ancak yine basında yer alan haberlere göre Başkan Trump bu
öneriyi kabul etmedi.[1]


Başkan Trump’ın
öneriyi reddetmesi üzerine, ikili ilişkilerde gergin dönemden yararlanmak
isteyen bu çıkar gruplarının bir diğer adresi ABD Kongresi oldu. ABD Kongresi
ile Başkan Trump arasında Suriye politikaları ve Ukrayna’yla ilgili gelişmeler
nedeniyle yaşanan çekişmeler, Türkiye konusunun da Kongre gündemine taşınmasını
kolaylaştırdı. Türkiye’ye karşı Trump’ın politikalarının zayıf kaldığını
savunan demokratlar, 9 Nisan’da Temsilciler Meclisi ve Senatoya sundukları
Ermeni soykırımı tasarısının ivedilikle oylanması için harekete geçtiler.[2] 


9 Nisan’da
Temsilciler Meclisi üyesi Adam Schiff tarafından Kongreye sunulan taslaklarda,
ABD’nin 1915 olaylarını soykırım olarak resmen tanıması ve böylece ABD’nin
“inkârcı” politikalarla ilişkilendirilmesinin önüne geçilmesi gibi maddeler yer
alıyor. Kongrenin her iki kanadına da sunulan öneriler, ABD’nin İstanbul’daki
Elçisi Morgenthau’nun gönderdiği raporlar, ABD’nin 1981’deki başkanı Ronald
Reagan’ın 4838 sayılı beyanatı ve Raphael Lemkin’in soykırım üzerine
çalışmaları gibi referanslara dayandırılıyor.[3] Ancak bahsedilen referansların hiçbiri
tasarı için tutarlı dayanakları oluşturmuyor.


Öncelikle
ABD’nin İstabul’daki Elçisi Morgenthau’nun Washington’a gönderdiği raporları
İstanbul dışına çıkmadan, Ermeni kökenli yardımcıları aracılığıyla yazdığı
biliniyor.[4]  Dolayısıyla, Morgenthau’nun
raporlarına atıfta bulunarak yazılan akademik çalışmalar, siyasi açıklamalar ve
karar tasarıları güvenilir olmayan kaynaklara dayandığı için ciddi olmaktan son
derece uzaktır.


Diğer yandan
Raphael Lemkin’in soykırım suçu hakkındaki kişisel çalışmalarına yapılan atıf
da kendi içinde bir çelişki barındırmaktadır. Lemkin 1950’lerde soykırım suçu
üzerinde çalışmalarını yayınlamış ve dünyanın pek çok yerinde soykırım niteliği
taşıyabilecek 62 ayrı vakadan bahsetmiştir. Bunlar arasında Yunanlıların
Türklere karşı yaptığı katliam gibi şu an hiçbir ülke tarafından soykırım
olarak adlandırılmayan olayların yanı sıra; Amerika ve Kızılderililer arasında
yaşanan mesele de soykırım olarak yer almaktadır. Dolayısıyla Kongrenin Lemkin’in
notlarından yola çıkılarak hazırlanmış bir tasarıyı kabul etmesi, diğer birçok
ülkenin yanı sıra kendisine yöneltilebilecek ciddi bir suçlamanın kapısını da
aralamaktadır. Amerika’nın çıkarlarını korumak adına “Türkiye’ye ders vermek
isteyen” Kongrenin böyle bir kararı onaylaması, Amerika tarihinin yeniden
sorgulamasına yol açacaktır.


Son olarak,
Reagan’ın 1981’de “Ermeni soykırımı, Kamboçya soykırımı ve Yahudi soykırımından
çıkarılan derslerin asla unutulmaması gerektiği” şeklinde yaptığı konuşmanın
yazarı Ermeni kökenli bir Amerikalıdır. Reagan’ın bu konuda tarafsız bir
açıklama yapmadığı daha sonra kaydedilmiştir.[5] Diğer yandan Reagan’a o dönem hukuk
danışmanlığı yapan Bruce Fein’in, Başkan Reagan’ın kendilerine Ermeni
iddialarını araştırttığına dair açıklamalarından da bahsetmek yerinde
olacaktır. Fein, Reagan’a bu konuda bir rapor hazırladıklarını ve lobiler
tarafından anlatılan tarihin gerçekle bağdaşmadığını kanıtladıklarını iddia
etmektedir.[6] Kaldı ki Başkan Reagan 1981 yılındaki
konuşması dışında 1915 olaylarını soykırım olarak değerlendirmemiştir.


ABD Kongresine
sunulan bu taslaklar, ABD’li propagandist Ermenilerin kendi çıkarlarını,
vatandaşı oldukları ülkenin çıkarları önüne koyduklarını göstermektedir. Öyle
anlaşılıyor ki, Ermeni lobisi gibi “tek gündemli” (single issue) ve
özel çıkarlarını herşeyin önünde tutan (special interest) grupların ABD iç
politikasındaki etkinlikleri sürdüğü müddetçe, ABD’nin gerçek çıkarlarının
ikinci planda kalmaya devam ettiğini görmek kaçınılmaz olacaktır. Tarihi
gerçekleri çarpıtan Ermeni iddialarından hareketle Türkiye üzerinden Başkan
Trump’ı cezalandırmaya çalışmak, Amerika’ya hiçbir şey kazandırmayacağı gibi,
stratejik bir hataya neden olacaktır. Türkiye-ABD ilişkilerine hem ciddi oranda
zarar verecek hem de Türkiye’nin NATO müttefikine duyduğu güveni önemli ölçüde
zayıflatacaktır.


[1]“Trump’s Advısers Gave Hım Optıon To Recognıze
Armenıan Genocıde As Tactıc To Pressure Turkey,” Newsweek, 18 Ekim 2019, https://www.newsweek.com/trump-option-armenian-genocide-pressure-turkey-1466115.


[2] “U.S. House Set To Vote On Armenian Genocide
Resolution,” Asbarez,
24 Ekim 2019,  https://www.azatutyun.am/a/30234744.html.


[3] H. RES. 296, USA
Congress
, 04 Ağustos 2019, https://www.congress.gov/bill/116th-congress/house-resolution/296/textUSA Congress,
04 Ağustos 2019,
https://www.congress.gov/bill/116th-congress/senate-resolution/150/text.


[4] “24 Nisan’ı Anlamak,” 30 Nisan 2019, https://avim.org.tr/tr/Yorum/24-NISAN-I-ANLAMAK.


[5] “Soykırım’ tasarısının tam metni ve Türk Tarih
Kurumu’nun cevabı,”T24,
4 Mart 2010, https://t24.com.tr/haber/soykirim-tasarisinin-tam-metni-ve-turk-tarih-kurumunun-cevabi,71800.


[6] “In the Snowden case, Bruce Fein finds the apex of a
long Washington legal career,” Washington
Post
, 11 Ağustos 2013, https://www.washingtonpost.com/lifestyle/style/in-the-snowden-case-bruce-fein-finds-the-apex-of-a-long-washington-legal-career/2013/08/11/82ad187a-011b-11e3-9a3e-916de805f65d_story.html.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış