Ermenileri
1933’e kadar Yahudiler gibi bir alt ırktan gören Naziler, daha sonra keskin bir
dönüşle Ari ırktan saydılar. 1940’lara gelindiğinde Alman Nazi ordusunda toplam
asker sayısı 100 bine yaklaşan Ermeni lejyonları kurulmuştu


Ali Erdinç / General
(E.)




Almanya’da ırkçılığın ve Antisemitizmin (Yahudi düşmanlığı) tarihi 1880’lere
kadar gider. Bu konuda ilk bilinen eser Hans. F. Günther tarafından 1887
yılında hazırlanan (Catechismofthe Anti-Semites / Antisemitizmin rehberi) adlı
kitaptır. Bu şahıs daha sonraki yıllarda (1920) Nazilere temel kaynak ve
doküman olan (Racial Handbook of the German People -Alman Ari ırkının el
kitabı) adlı kitabı da yazmıştır. Dolayısıyla 1880’li yıllardan itibaren Alman
toplumunda yeşermeye başlayan Irkçılık müteakip yıllarda sistemli ve düzenli
olarak gelişmiş ve Hitler döneminde ise en agresif ve en saldırgan seviyeye
ulaşmıştır. Irkçı Aryan Teorisi’ne göre Ermeniler de Yahudiler gibi bir alt ırk
grubunda mütalaa edilmekteydiler.

Hitler 1933’ten önce yaptığı birçok konuşmada (1927 – 1930) Ermenileri de
Yahudiler gibi aşağılamakta ve nefretini dile getirmekteydi. Ancak 1930’dan
sonra ne olduysa Hitler bu siyasetinden keskin bir dönüş yapmış ve Ermeniler
birden Alman ari ırkı ile akraba ve Arian ırkının güzide bir üyesi olarak
mütalaa edilmeye başlanmıştır. Dolayısı ile Naziler ve Ermeniler 1930 -1945
yılları arasında yakın birer dost ve müttefik iki ulustur.



NAZİ-ERMENİ
İŞBİRLİĞİNİN İDEOLOJİK ZEMİNİ



Nazilerle Ermeniler (Taşnaklar) arasındaki işbirliğinin ideolojik zemini
1930’larda döşenmeye başlanmıştır. Öncelikle Goebbels 1933 yılında Ermenileri
Aryan olarak tanımlamıştır. Almanların İşgal Edilmiş Doğu Bölgeleri Bakanı
Alfred Rosenberg, 1926-1936 yılları arasında Şarkiyat Enstitüsü’nün başında
bulunan Dr. Artaşes Abegyan’ı Ermenilerin antropolojisini ve tarihini incelemek
üzere bir komite kurmakla görevlendirmiştir. Artaşes Abegyan ve Paul Rohrbach
1934 yılında “Aryan Ermenilerin Nazi entelektüelleri ile işbirliği” adında
kitap yayınladılar. Bu kitapta Ermenilerin ve Ermeni dilinin Aryan kökenli
olduğu dile getirildi. Komitenin 1934’te kurulmasından beş ay sonra Rosenberg,
Hitler’e Ermenilerin arî ırktan geldiğini gösteren bir rapor sunmuştur. Bu
dönemden itibaren savaş sonuna kadar Almanya’da Ermeniler, antik tarihleri, arî
ırka aidiyetleri ve “1915-Ermeni kırımı” üzerine onlarca kitap yayımlanmıştır.
“Ermenilik-Arîlik”, “Zeytun”, “Ermeniler ve Almanların Tarihi Dostluğu”,
“Arîler Sana Bakıyor”, “Gönüllülerimizin Tarihi Rolü” bunlardan bazılarıdır.



TÜRK
KASABI VE YAHUDİ AVCISI




Taşnakların Nazi Almanya’sının yanında yer almasında başrolü oynayan isim,
Birinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında Müslüman Türk ve Azeri nüfusa
yönelik katliamlarıyla nam salmış olan “Türk Kasabı ve Yahudi avcısı lakaplı”
Drastamat Kanayan (Dro) Dro’dur. Bu şahıs 1918 yılında kurulan ve daha sonra
Bolşeviklerce işgal edilen kısa ömürlü Bağımsız Ermenistan devletinin ilk
savunma bakanı olmuştur. Bu şahısın 1919-1921 yıllarında Doğu Anadolu ve Güney
Kafkasya da yaptığı katliamlar olayların bizzat görgü tanığı olan (o dönemde
Türkiye’de de fakto ABD elçisi ve yüksek komiseri olan Amiral Mark L.Bristol’un
İstihbarat subayı) Robert Steed Dunn tarafından tespit edilmiş ve daha sonra
hazırladığı kitapta “World Alive” açıkça belgelenmiştir.



8
BİN KİŞİLİK ERMENİ LEJYONU




Bu arada 30 Aralık 1941’de General Dro komutasında 812’nci Ermeni lejyonu (8000
kişi) ve Ermeni taburları kurulmuştur. Bu birlik yavaş yavaş büyüyerek 20 bin
kişilik bir askeri güce ulaşmış ve Kırım’da, Kuzey Kafkasya’da ve Hollanda’da
Almanların yanında Müttefiklere karşı savaşmıştır. Ayrıca Fransa ve Almanya’da
yaşayan Ermeniler, 58. Panzer Kolordusu ile Alman ordusu Wehrmacht’ın Doğu
lejyonu olan 19. Ordu’ya katılmışlardır. Böylece Alman ordusundaki Ermeni
nüfusu giderek 100 bine kadar ulaşmıştır. Dro savaştan sonra savaş suçlusu
olarak yargılanma korkusu ile ABD’ye kaçmış (Ermeni diasporasının yardımı ile)
ve burada ölmüştür. Nazi artığı bu kanlı katil bugün Ermenistan’da bir ulusal
kahraman olarak anılmaktadır.




1944 Şubat’ında Rosenberg’in emriyle Birleşik Ermeni Karargâhı da kurulmuştur.
Başında Vartan Sarkisyan’ın bulunduğu bu kurum, Alman silahlı kuvvetleri
Wehrmacht ve askeri istihbaratı olan Abwehr bünyesindeki bütün Ermeni askeri ve
istihbarat gruplarının faaliyetlerini koordine etmiştir. Ayrıca Ermeniler Alman
askeri istihbaratının başkanı olan Amiral Canaris’e yakın çalışmışlardır. Bu
maksatla İstanbul’da teşkil edilen (Kraiegs organisation Naher Osten) Ortadoğu
istihbarat network teşkilatında ajan olarak görev almışlardır. Bu dönemde
İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Londra’ya gönderdiği tekstlerde Türkiye’deki
Ermenilerin Alman haber alma faaliyetleri için uygun bir kaynak haline
geldiklerini belirtmiştir. (Public Record Office, Foreign Office document: F.O
371/ 30031/ R5337)



HİTLER’İN
KONUŞMASINA ERMENİLERİN TAHRİFATI




Görüldüğü gibi Ermeniler 1930-1945’li yıllarda Nazilerle yakın işbirliği ve
dayanışma içinde çalıştılar. Ayrıca burada yeri gelmişken bugün Ermeni
iddialarını destekleyen çevreler tarafından sıkça gündeme getirilen ve
Hitler’in 22 Ağustos 1939 tarihinde Bavaria Alplerindeki Obersalzberg’de
Polonya’nın işgali emrini verirken “Türkiye’de katledilen Ermenilerden şimdi
kim hala bahsediyor?” şeklinde bir ifade kullanıp kullanmadığı konusuna
değinmek istiyorum. Yapılan araştırmalar sonunda Hitler’e izafe edilen cümlenin
hiç bir zaman kullanıl≠madığı ve Obersalzberg toplantısı tutana≠ğı üzerinde
tahrifat yapılarak bu cümlenin sonradan eklendiği ortaya çıkmıştır. Zira
Ermeniler ve Ermeni yanlısı çevreler “Ho≠lokost eşittir tehcir” şeklindeki
iddialarını kanıtlayabilmek için en çok bu cümleyi kullanmaktadırlar. Amerikan
Kongresi’nde 24 Nisan Ermeni günü münasebetiyle yapılan konuşmalarda hep bu
cümle sarf edilmektedir. Nitekim bu sözleri ihtiva eden ve sahte olduğu
sonradan ispat edilen bir belge Nüremberg Mahkemelerinde Alman Savaş
Suçlularının Yargılanması sırasında delil olarak kullanılmak üzere mahkemeye sunulmuş
ancak savcılık tarafından doğruluğu kabul edilmemiş ve kullanılması
reddedilmiştir. Buna rağmen anı≠lan iddia halen bazı ülkelerde Ermeniler ve
işbirlikçileri tarafından her ortam ve fırsatta dile getirilmektedir. Ancak
birçok tarihçi de bu ifadenin gerçekliğini kabul etmemektedir.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet