1915 Ermeni Tehciri ve Bugün

 

Büyük
ayaklanma 20 Nisan 1915’te Van’da başladı.


 

Akdamar
Adası’ndaki Rahipler Okulu karargahlarıydı.
Günümüzde bu
karargah ‘dinlerarası diyalog’ adıyla onarılacak, Ermeniler bu tarihsel misyonu
olan bu karargahta yeniden toplanma fırsatını yakalayacaklardır.

 

Ayaklanmayı
ilk başlatan Rusya’da ölüm cezasına çarptırılmış olan iki Ermeni komitacı oldu.


 

1915
yılı Şubat ayında,
Tımar bucak merkezinde koyun sayımı yüzünden
çıkan ayaklanmayla olayların önüne artık geçilemedi; sayıları 5.000’i bulan
Ermeniler saldırıya geçtiler. Osmanlı Bankası, Genel Dış Borçlar Yönetimi,
Tekel, Posta-Telgraf ve hükümet binalarına bombalar atılarak Müslüman
mahalleler ateşe verdiler.

 

700
kişilik ayrı bir Ermeni komitacı Van Kalesi’ne saldırmış, hükümet kuvvetlerinin
bu noktada savunmaya geçmesiyle çatışmalar Nisan ayı sonuna kadar sürmüştü.


 

Ermeni mevzilerinde bulunan ve üzerinde ‘öç’ yazısı bulunan Ermeni kalpakları ile Rus ve
Fransız şapkaları olayların ardındaki tarihsel süreci iyi anlatıyordu.

 

Böylesi
bir ortamda, 27 Mayıs 1915’te, günümüzde çok konuşulan Ermenilerin tehcir
edilmesi kararı çıkarıldı.


 

Kararın
gerekçesi şuydu;




‘Savaş
yörelerine yakın bölgelerde oturan Ermenilerin bir kısmı ordunun harekatını
zorlaştırır davranışlarda bulunmakta, halk saldırmakta ve isyancılara yataklık
etmektedirler.
Bu yüzden Van, Bitlis, Erzurum vilayetleriyle Adana, Mersin,
Osmaniye ve Kozan kazaları, Maraş’ın merkezi dışında Maraş Mutasarrıflığında,
Halep vilayetinde, İskenderun, Antakya kazalarında oturan Ermenilerin yerleri
değiştirilecektir. Bunlar, Musul ve Zor mutasarrıflılıklarının Van vilayetiyle
bitişik kuzey kısımlarına,
Halep vilayetinin doğu ve
güneydoğusuna ve Suriye vilayetinin doğusuna

nakledileceklerdir’.


 

Talat
Paşa, Osmanlı’yı Ermeni tehcirine zorlayan nedenleri ABD büyükelçisine şöyle
açıklıyordu;




Ermenilere
karşıtlığımız üç noktadadır:




İlk
olarak
Ermeniler Türklerin zararına olarak kendilerini varlıklı
yaptılar;

İkinci
olarak
bizi yargılamaya ve ayrı devlet kurmaya kalktılar;

Üçüncü
olarak
, açıkça düşmanlarımızı yüreklendirdiler. Kafkasya’da
Rusları desteklemişlerdir.



Sarıkamış
başarısızlığımız geniş ölçüde Ermenilerin eylemleriyle açıklanabilir. Bu
nedenlerle savaş son bulmadan onları güçsüz bırakmaya kesin kararlıyız.’


 

Şimdi
bugüne dönersek, PKK terör örgütünün Ermeni Taşnak çeteseiyle olan bağı
biliniyor, zaten PKK da gizlemek gereğini artık duymuyor yani PKK bir Ermeni
ittifak örgütüdür.


 

Bugün
çok önemli bir başka mesele daha var, o da sığınmacılar


1915
Techir kararına bakıldığında, çok sayıda Ermeni’nin Suriye/Halep’e ve
Suriye’nin doğusuna tehcir edildiği biliniyor.


 

Şimdi
bu tabloya 1915 ve 1924 isyanlarından kaçan Nesturileri de eklersek, Halep ve
Suriye doğusundan çok sayıda Nesturinin de bulunduğu biliniyor.


 

Bugün
burada PYD/YPG adıyla PKK’nın kollarının silahlı faaliyet gösterdiği de
biliniyor.


 

Türkiye’ye
alınan milyonlarca sığınmacının da bu bölgeden gelerek Türkiye’ye yerleştiği de
biliniyor.


 

Bu
durumda sakın bu sığınmacılar 1915 Ermeni isyanından kaçan ve tehcir edilen
Ermeniler ile 1915 ve 1924 isyanlarından kaçan Nesturiler olmasın! Çünkü 1915
tehcirinde Suriye’ye yerleştirilen Ermenilerin bulunduğu yerler ile Suriye’den
gelen sığınamcıların geldikleri yerler çakışıyor!


 

Bu
önemli çünkü eğer ki bunlar o Ermeniler ve o Nesturiler ise Türkiye, 1915’teki
tehdit ve tehlikeyle şimdi yeniden karşı karşıyadır; nüfus yoğunluğunu
Türkiye’nin belli bölgelerinde elde edecek olanlar “ileri demokrasi” gölgesinde
yarım bıraktıkları işe devam edeceklerdir demektir!


 

Birinci
Dünya Harbi’nde İngiliz projesi Türkiye’nin doğusunda bir Ermeni devleti, bir
Kürt devleti ve aralarında bir Nesturi devletine planına dayanıyordu.


 

İkinci
Dünya Harbi sonunda Stalin Projesi, Kürtlerin desteğinde bu Ermeni ve Nesturi
çeteleriyle Akdeniz’e inmek ve Ortadoğu’da at koşturmak planına dayanıyordu.


 

Şimdi
bugüne bakıldığında, Birinci ve İkinci Dünya harbinde gerçekleştirilemeyen
İngiliz ve Rus planlarının yeniden hayata geçirilmek istendiği görülüyor.


 

Planın
taşları PKK-PYD-YPG-Barzani üzerine kurulu. IŞİD de bonusları oldu.




Şimdi
Kilis bombalanıyor; Gazinatep’e saldırılıyor; Güney hattı tedirginlik içinde
belki de göç ediyor…




Peki
bu böyle sürerse, göç edilen bölgelere yoksa bu Ermeni-Nesturi eski isyancılar
mı yerleştirilecek, merak ediyoruz doğrusu!


 

Durum
bu; tespitlerimiz doğru değilse eğer, buyursun AKP Hükümeti bize bu gelen milyonlarca
sığınmacının kim olduklarını açıklasın!


BİLGETÜRK


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet