Tarih
yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen
hakikat, insanlığı şaşırtacak bir hâl alır. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (1931)


2. Dünya
Harbinde Yahudilere karşı planlı, proğramlı ve sistemli bir soykırım
uyguladıkları Birleşmiş Milletler tarafından resmen tescil edilerek soykırım
yapan bir devlet olduğu dünyaca kanıtlanan Almanya’nın; tarihin hiç bir
döneminde soykırım yaptığı görülmeyen Türk milletini “soykırımcı” olarak nitelendirmesi
ve bu durumu parlamentosuna onaylatması abesle iştigaldir. Asla kabul edilemez.


1. Dünya
Savaşı’nın mağlubu Almanya, barış antlaşmalarının ağır şartları altında zor
durumda idi ve galip devletlerin yaptırımları karşı çıkış yolu bulamıyordu. Her
alanda aşağılanma ve çöküş devam ederken halkın içine düştüğü bunalımı fırsat
bilen “Alman Halkının bu yapılanları hak etmediği” savı ile partisini iktidara
taşıyan Nazi Partisi lideri Adolf Hitler önce Almanların moralini yükseltmekle
işe başladı.


Kurduğu
propaganda bakanlığının başına getirdiği Dr. Paul Joseph Goebbels, bütün gücünü
bunalımdaki Almanların “En üstün ırk olduğu ve dünyaya diğer ırkları yönetmek
için gönderildiği ” temasına bağlamış ve bu propaganda etkili olmuştur.


Almanlar;
Avusturyalı bir sıhhiye onbaşısının nutuklarındaki hezeyanlarla kendinden
geçmiştir. Sonunda tamamen boş hayallerin peşinden ülkeyi yıkıma
sürüklemişlerdir.


Milyonlarca
Alman, yıllardır yan yana yaşadığı komşusu, bakkalı, manavı, berberi ve
arkadaşı olan Yahudilerin evleri, dükkânları SS’ler tarafından yakılıp,
yıkılırken, kendileri ölesiye dövülürken ses çıkarmamış, savaş başlayınca alıp
meçhul yerlere götürülürlerken de seyirci kalmıştır. Hatta bizzat kendisi ihbar
etmiştir.


Alman ulusunun
çoğunluğu histerik bir biçimde Führer’lerini çılgınca desteklerken, onun
yolunda bin yıllık Alman İmparatorluğunu yeniden kurmak için cephelere
giderken, devletin çok basit ama etkin usullerle gerçekleştirdiği
propagandasına inanmıştır.


Aslında
Nazilerin propaganda temaları; çok iyi seçilmiş ve sıradan halkın
anlayabileceği bir dilde vurgulanan seçilmiş bir kaç konuyla sınırlıydı..
Führer’in göklere çıkartılıp dâhiliğinin vurgulanması, düşmanları olan
komünistlerin ve Yahudilerin daima karalanması, anti-komünizmin ve
anti-semitizmin hep diri tutulması, Alman ulusunun önünde bu iki kötülüğün
sürekli gösterilmesi ısrarla tekrarlanan, zihinlere mıhlanan temalardı.


Nazi
Almanya’sı işgâl ettiği ülkelerde de ayni tarz ve şiddette propagandaya önem
verdi. İşgâl edilen tüm ülkelerde o ülkelerin iş çevrelerinden, polisten,
bürokrasiden, basından, organize suç örgütlerinden işbirlikçiler bulundu veya
parayla satın alındı.


Nazi
Propaganda Bakanı Goebbels’e göre; Yahudiler milliyetsiz idiler. Dünyanın her
yanında fesat yayıyorlardı ve halkları kamplara bölüyorlardı.


Komünist SSCB
ile kapitalist Anglo-Sakson devletleri Almanya’ya karşı ittifak kurunca, fatura
yine Yahudilere çıkmıştı. Çünkü liberalleri ve komünistleri de Yahudiler
yönetiyordu. Zaten ülkelerin sermayesi de Yahudi veya Mason sermayesiydi. Karşı
kamptakilerin teorisyeni Karl Marx da Yahudiydi. Dünyanın en üstün ulusu olan
Almanlar “Semitik-Marksist-Mason” komplosuyla karşı karşıyaydı.


Hitler’e göre;
” Bir yalan ne kadar büyük olursa, inanılırlığı o kadar artardı.”


Alman halkı ve
Alman ordusu Yahudilere uygulanan devlet şiddetini ve soykırımı benimseyip
destekledi. Çünkü yapılan propagandanın ana teması “Yahudi Düşmanlığı” üzerine
kurgulanmıştı.


Alman
yönetiminin Yahudilere karşı yapacağı vahşi uygulamadan önce kendi halkını
hazırlamak ve kendisini mazur göstermek için başvurduğu yöntem en az toplama
kamplarında yapılanlar kadar kötü ve acımasızdı. Bu propagandanın gayesi;
yapılanlara Alman halkını hazırlamak, ülkede istikrarı ve kanun hâkimiyetini
sağlamak gibi basit bir amaca yönelikti. Onlara göre; Alman Askeri ve polis
güçleri tamamen yasaların verdiği görevleri icra ediyorlardı. Yani kanunsuz bir
durum asla mümkün değildi.


Hitler dönemi
Yahudilere uygulanan politika adeta bu milleti tarihten silecek kadar
önemliydi. Önce kendileri kendi politikalarına inandılar. Sonra adım adım bunun
uygulamasına geçtiler.


Şimdi
1939-1945 yılları arasında Alman Parlamentosu tarafından çıkartılan Alman
Kanunlarında yer alan “Yahudi Yasakları” konusuna göz atalım ve yapılan korkunç
baskının dayanılmazlığını görelim.


Konuyu 2.
Dünya Harbini anlatan “Büyük Dünya Olayı” isimli altı ciltlik belgesel eserden
çıkardığım maddelerle ortaya koymaya çalışacağım. “Büyük Dünya Olayı” Herbert
Von Moos, tarafından kaleme alınmıştır. Harp zamanı günü gününe tutulan notları
içeren bir dev eserdir. Bu eser 1952’de T.C. Genelkurmay Başkanlığı tarafından
yayınlanmıştır.


Şimdi
Almanların, Alman şehirlerinde iç içe yaşadıkları komşuları Yahudi cemaati için
kanunla getirdiği yasaklardan bazılarını sıralayalım. Gözlerimizi kapayalım ve
kendimizi o günlerin Almanya’sına götürelim ve bu yasaklarla karşı karşıya olan
Yahudilerin ruh halini düşünelim.


Aşağıda özet
olarak sıralanan maddeler üzerinde biraz akıl yoranlar toplama kamplarında
yakılmadan dahi, Yahudi halkının kendi evlerinde imha tehlikesi ile karşı
karşıya kaldıklarını göstermektedir. 2 Haziran 2016’da Türkiye’ye “soykırım”
suçlaması yapma cüretini gösterebilen Alman halkı, inkâr etseler dahi o
günlerde bu vahşi kanunları başarıyla uygulayan askerlerine yardımcı olmakta hiç
bir sakınca görmemişlerdir.


İşte 1939-1945
arasında tamamen kanunlar ile getirilen Yahudi Yasakları;


* Altı yaşın
üzerindeki Yahudi çocukları dükkândan bal, kakao ve marmelât alamazlar,


* Yahudiler,
yerel polisin yazılı izni olmadan yaşadıkları muhtarlık bölgesini terk
edemezler,


* Yahudiler
Madalya ve nişan taşıyamazlar,


* Yahudiler
mülkiyetinde radyo bulunduramazlar,


* Yahudilerin
Alman kültüründen yararlanmaları yasaktır.


* Yahudilere
kitap satmak veya kiralamak yasaktır,


* Yahudiler
sol yakalarında devamlı olarak Yahudi yıldızı taşıyacaklardır.


* Yahudi
evlerine Yahudi yıldızı her yerden görülecek şekilde asılacaktır.


* Yahudi
mülkiyetinde bulunan tüm kürk ve yün eşyası teslim edilecektir. Sadece mutlak
lüzumlu giyecek maddeleri taşımalarına izin verilecektir.


* Yahudiler
evlerinde kedi, köpek ve kuş besleyemezler,


* Yahudiler
berberlik yapamazlar,


* Yahudiler
sigara içemezler, sigara için kartı taşıyamazlar,


* Yahudiler
gözlükleri dahil ellerindeki bütün optik aletleri Alman makamlarına teslim
edeceklerdir.


* Yahudiler
soba, ısıtma yastığı, tava, süpürge, ütü gibi elektrikli ev aletleri ile
plakçalar, plak, yazı makinesi, teksir makinesi, bisiklet, fotoğraf makinesi ve
malzemesi, film, dürbün gibi malzemelerini derhal yerel makamlara teslim
edeceklerdir.


* 19 Ekim 1942
‘den itibaren Yahudiler et, et ürünleri, yumurta, buğday ürünleri ve süt
mamullerini bulunduramazlar,


* Yahudiler
miras bırakamazlar. Ölen Yahudilerin malları Alman devletine intikal edecek,


* Erkek Yahudi
isimleri sonuna İSRAEL, kadın Yahudi isimlerinin sonuna SARA ismi
getirilecektir.


* Bütün
Yahudilerin şoför ehliyetleri iptal edilmiştir. Bundan sonra Yahudiler şoförlük
yapamazlar,


*
İlk-Orta-Lise ve Üniversite dâhil Alman okullarından okuyan Yahudilerin okulları
ile ilişkileri kesilecektir.


* Yahudiler
elbise hammaddesi ve iplik mamulâtı bulunduramazlar,


* Yahudiler
akşam 20: 00 ‘den itibaren gün ışıyıncaya kadar hiçbir şekilde ikametgahlarını
terk etmeyeceklerdir.


* Yahudiler
araç sahibi olamazlar. Bütün Yahudilerin araç ruhsatları iptal edilmiştir.


* Yüzük dahil
her türlü ziynet eşyası bulundurmaları ve takmaları yasaktır. İlgili makamlara
derhal teslim edilecektir.


* Yahudiler
otelde yatamazlar,


* Yahudiler
Almanların devam ettiği genel banyo ve hamamlara gidemezler,


* Yahudilerin
kullanabilecekleri cadde ve sokaklar belirlenmiştir. Bunun dışına çıkmaları
yasaktır.


* Yahudiler,
tiyatro, sinema, konser salonu, konferans salonu, müzeler, lunaparklar, spor
salonları gibi kamuya açık alanlara giremezler,


* Yahudiler
demiryollarını kullanamazlar,


* Yahudilerin
sahip oldukları Alman pasaportları iptal edilmiştir,


* Alman
öğretmenler Yahudiler hiçbir şekilde ders veremezler, Yahudi çocuklar Alman
çocukları ile bir arada oturamazlar,


* Yahudiler
gazete, dergi, kanun, kararname ve bültenleri temin edemezler, satın alamazlar
ve okuyamazlar,


Yukarıda
sıralanan kanun maddeleri bugün Türkiye’ye insan hakları dersi vermeye çalışan
ve tarihi çarptırarak olmayan bir tarihi olayı “Ermeni Soykırımı” olarak
nitelendirerek Türkiye üzerinde baskı uygulamaya çalışan günümüz Almanya’sının
gerçek yüzünü göstermesi açısından önem arz etmektedir.


Dünyada
demokratik düşüncelerin geçen 70 yılda aldığı mesafe oldukça iyimserdir. Ama
daha da iyi olması için insanlığın çok çalışması gerekmektedir.


Sonuçta;
Atatürk Türkiyesinin ve Türk milletinin geçmişinde utanılacak hiç bir nokta
yoktur. İnsanlık aleminin karşısında başımız daima dimdiktir. Ve dimdik kalmaya
devam edecektir.


Dr.Tahir Tamer
Kumkale

http://www.kumkale.net

http://www.kumkale.wordpress.com




(1) Daha fazla bilgi için bakınız; Dr.Tahir Tamer Kumkale’nin PSİKOLOJİK SAVAŞ
kitabı,” İKİNCİ DÜNYA HARBİNDE NAZİLERİN PROPAGANDA MAKİNESİ” SS:368-379


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet