Ahmet ERDOĞDU
: EMPERYALİZMİN, ATATÜRK’Ü VE TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ SOYKIRIMCI İLANINA BİR
CEVAP – YENİ ADANA – 22.04.2020
 

Blog No : 2020 / 12




29.04.2020


Yeni Adana (22 Nisan
2020)


Ahmet ERDOĞDU


Türk Toplumu, Sözde
Ermeni Soykırımı gündeme geldiğinde bunun 1915 olayları ile ilgili olduğu
yanılgısına düşer. “Su uyur düşman Uyumaz” ata sözümüze uygun olarak ırkçı
emperyalizmin hedefi ise Atatürk ve onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’dir.


Atatürk, Amerikalı
gazeteci Clarence K. Streit’in Ermenilerin zorunlu göçe tabi tutulmasının
gerekçelerini sorması üzerine şöyle söylemiştir: “Rus ordusu 1915’te bize karşı
büyük taarruzu başlattığı bir sırada o zaman Çarlığın hizmetinde bulunan Taşnak
Komitesi, askeri birliklerimizin gerisinde bulunan Ermeni ahalisini isyan
ettirmişti. Düşmanın sayı ve malzeme üstünlüğü karşısında geri çekilmeye mecbur
kaldığımız için kendimi daima iki ateş arasında kalmış gibi görüyorduk. İkmal
ve yaralı konvoylarımız acımasız bir şekilde katlediliyor, gerimizdeki köprüler
ve yollar tahrip ediliyor ve Türk köylerinde hüküm sürdürülüyordu…” 


İşte bu nedenlerden
dolayıdır ki bugün Doğu Anadolu’da birçok köyde yapılan kazılarda Ermeniler
tarafından öldürülen Türklerin toplu mezarları çıkmaktadır. 


Lozan görüşmeleri
öncesinde Büyük Millet Meclisi Hükümeti, İsmet Paşa’nın Lozan’da hangi
konularda taviz vermeden müzakereleri yönetmesi gerektiğini belirten 14
maddelik bir talimat hazırlamıştır. İki konuda Türk hükümeti savaşı göze
alabilecek kadar kesin kararlıdır: Biri “Ermeni Yurdu”, diğeri
Kapitülasyonlardır. Lozan’da Ermeni Yurdu istenirse yani Anadolu’dan toprak
koparılmaya çalışılırsa görüşmeler derhal kesilecektir.


Lozan görüşmelerinde Lord
Curzon’un İsmet Paşa’ya hitaben Türkiye gibi geniş bir ülkede Ermenilere bir
köşe bulunup bulunmayacağını sorması üzerine İnönü: “Bu konuya ilişkin olarak
Türkiye’nin yüzölçümü ile kıyaslanmayacak kadar büyük toprakları olan
devletlerin bulunduğunu hatırlatırım” diyerek Ermenileri bu kadar çok
seviyorsanız onlara siz toprak verin demek istemişti.


Ermeniler, Lozan
görüşmeleri öncesi ve sonrasında İngiltere, Fransa ve Rusya’ya I. Dünya
Savaşı’nın başından sonuna kadar nasıl hizmet ettiklerini anlatan başvurular
yapmışlardır.  Bunlardan bazıları: Ermeni Heyeti Reisi Bogos Nubar’ın 30
Kasım 1918 tarihli yazısı: “Ermeniler savaşın başından beri tarafınızdan da
bilindiği üzere ağır fedakârlıklar ve devamlı ıstıraplara uğrayarak bütün
cephelerde İtilaf devletlerinin yanında savaşmışlardır…”


Bir başka başvuruyu da
Birleşik Ermeni Heyeti Lozan Konferansında yapmış “Genel Savaş sırasında Ermeniler
açıkça müttefiklere karşı görevlerini yapmışlar ve bunlar tarafından (iyi
savaşçı) ve (Müttefik Millet) olarak tanınmışlardır…”


2 Şubat 1923 tarihli
Ermeni Heyeti’nin bildirisi, “…Ermeniler genel savaş içinde itilaf devletlerine
yapmış oldukları sayısız hizmetler sebebiyle yapmış oldukları vaatleri şüphesiz
hatırlarlar. İtilaf devletlerinin çağrısı sebebiyledir ki Ermeni Gönüllüleri,
alay alay bunları buyrukları altında toplanmışlardır…”


9 Şubat 1923’te Müttefik
Devletler Temsilcilerine: “Lozan Konferansı’ndan sonra Sevr Antlaşması yerine
yeni bir belge imzalanmıştır ki bunda Ermeni sorununa dair bir tek söz yoktur…”
diyerek düştükleri durumu anlatmışlardır. Ermenistan’ın ilk Başbakanı Kaçaznuni
ise, “…Müttefik büyük devletler yaslı ve umutsuz jestler yaptılar: Zavallı
Ermeniler için bütün vasıtalarımızı kullandık, her çareye başvurduk, mümkün
olan ve olmayan her şeye teşebbüs ettik, artık bir şey yapmaya gücümüz yetmez
dediler… Dağ fare mi doğurdu? diye sorup sonra da hatta fare bile doğurmadı…”
diyor”.


Kısacası Ermeni sorunu
Lozan’da bitirilmiştir. Buna rağmen emperyalistler 1915 tarihini 1923’e kadar
genişleterek, senaryolarına Atatürk’ü de katarak Türkiye Cumhuriyetini yıkma
amaçlarından vazgeçmemişlerdir.


Şimdi sizlere Cambridge
Üniversitesince 2011 yılında onaylanan Stephan Ihrıg tarafından verilen doktora
tezinin 20 Kasım 2014’te Amerika’da Harvard Üniversitesi yayını olarak piyasaya
çıkartılması konusundaki gelişmeleri anlatalım:


Harvard Üniversitesi
yayınevi Stephan Ihrıg’ın kitabını tanıtırken “Türk Hükümetlerinin Nazilerin
doğrudan Alman Yahudileri ile karşılaştırdığı Ermeni ve Rum azınlıklarla nasıl
acımasız bir şekilde uğraştığı, Hitler’in dikkatinden kaçmadı” diyerek Hitler
için bir model olduğu ifade edilmektedir. Kitabın daha ABD’de yayınlanmasından
10 gün sonra kitabın kendisini görmeden 30 Kasım ve 1 Aralık 2014’te Türkiye
gazetesinde Yıldıray Oğur, 1 Aralık 1914’te Yeni Şafak gazetesinde Hilal Kaplan
“Hitler’in Atatürk’ü nasıl rol model aldığını” kitaba dayanarak büyük bir
keyifle anlatırlar. Böylece Atatürk düşmanı iç ve dış çevreler el ele vererek
yayınlarına gerek ülkemizde gerekse yurt dışında devam etmişlerdir. Oysaki
Hitler 18 Ekim 1928’deki konuşmasında: “Kuzey Amerika bir zamanlar çok farklı
bir insana Kızılderililere aitti. Beyazlar onlardan topraklarını aldı, onları
sürdü ve onlara ateş suyu verdi. Beyazlar milyonlarca Kızılderili’yi birkaç yüz
bine indirdikten sonra…” derken Nazi Almanya’sınca kimi örnek alındığını
anlatıyordu.


Yukarıda sözünü ettiğimiz
kitaba cevabı Cengiz Özakıncı “Tarih Üzerinden Psikolojik Savaş ve Atatürk
Dersi” adlı belgesel kitabıyla verdi. Mehmet Haberal; “Bu kitap yurt dışında
Cambridge ve Harvard Üniversitelerine, Başkent Üniversitesinin bir cevabıdır”
der. 


Özakıncı kitabında Nazi
Partisi ileri gelenlerinden Göbbels’in günlükleri, Ernest Röhm’ün anıları ve
Hitler’in konuşma ve yazılarından bazı bölümlerinin nasıl çarpıtıldıklarını,
Nazi Partisi programı, Nazi Alfred Rosenberg’in günlüğü ve Atatürk Türkiye’sinin
Yahudi bilim insanlarına nasıl kucak açtığı gibi birçok konuyu tüm detayları ve
belgeleriyle ortaya koymaktadır.


Değerli okur; bu gibi
yayınlarla mücadele etmek görevimizdir. Bir önceki yazımızda da belirttiğimiz
üzere Hitler gerek Amerika gerekse İngilizler tarafından belli çerçevelerce
desteklenmiştir. Sovyetlerde 1917 devrimini yapan yöneticilerin bir kısmının
Yahudi olması ve Komünizme karşı Hitler desteklenmiştir. İngiltere’nin Hitlerci
Kara Gömleklileri ile I. Edward’ın Nazi selamını ailesine öğrettiği görüntüleri
çeşitli İngiliz gazetelerinde yayınlanmıştır. 1933’te Hitler iktidara
geldiğinde İngiltere’de büyük kalabalıklar halinde destek yürüyüşleri
yapılmıştır. Amerika’da ırkçı Ku Klux Klan örgütünün 1865’li yıllardaki
töreninde haç amblemi ile Nazi selamı verdiklerini, Amerikan okullarında bayrak
törenlerinde 1940’lı yıllara kadar bu selamın verilmeye devam ettiğini ve 1936
Berlin Olimpiyatlarında Amerikalı sporcuların selamlarını da ekleyelim.


1943 yılında Henry Ford;
sadece Ford, Opel, Standart Oil, İnternational Telefon değil 59 Amerikan
firmasının Hitler’e hizmet verdiğini açıklamıştır. Bu arada 1917’den beri
ABD’de Düşmanla Ticaret Yasağı Kanunu yürürlüktedir. Ama onlar nedense masum
Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti soykırımcıdır. Öylemi?  Hadi oradan.


Şimdi soruyoruz: Atatürk
ve Türkiye Cumhuriyeti soykırımcı ise;


1-
Venizelos, Atatürk’ü Nobel Barış Ödülüne nasıl aday gösterdi?


2-
Milletler Cemiyeti Atatürk Türkiye’sini üyeliğe davet edip, oy birliği ile
üyeliğe niçin aldı?


3- UNESCO,
Atatürk’ün ölümünün 25. Yılında ve Atatürk’ün doğumunun 100. Yılında
uluslararası etkinliklerle anılması kararını ve uygulamasını yaparken
soykırımcı olduğu için mi yapmıştı? İşte emperyalizm budur. Hala kafalarında
Türk düşmanlığı, Sevr vardır. Elbette bizim de onlara tokat gibi cevaplarımız
olacaktır.


LİNK : http://yeniadana.net/kose-yazilari/emperyalizmin_ataturku_ve_turkiye_cumhuriyetini_soykirimci_ilanina_bir_cevap-4325.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet